2014-12-27 - 11:15
TBMM BAŞKANVEKİLİ YAKUT ÇHC TİBET ÖZERK BÖLGESİ HALK KONGRESİ DAİMİ KOMİTESİ HEYETİNİ KABUL ETTİ
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Tibet Özerk Bölgesi Halk Kongresi Daimi Komitesi heyetini makamında kabul etti.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Tibet Özerk Bölgesi Halk Kongresi Daimi Komitesi heyetini makamında kabul etti.

TBMM Başkanvekili Yakut, konuk komite heyetini TBMM'de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İki ülke arasındaki karşılıklı ilişkilerin son yıllarda siyasi güven temelinde kaydettiği çok yönlü gelişmelerden memnuniyet duyduklarını söyleyen Yakut, Çin ile ilişkilerin her zaman uzun vadeli bir yaklaşımla değerlendirdiklerini kaydetti. Yakut, ÇHC'nin toprak bütünlüğünün korunması Türkiye için önemli konulardan biri olduğunu belirterek, karşılıklı üst düzey temaslarda yakalanan ivmenin sürdürülmesini arzu ettiklerini bildirdi.

Parlamentolararası ilişkilerin karşılıklı temas ve ziyaretlerle güçlendirilmesinin en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Yakut, "İlişkilerin geliştirilmesinin, hükümetler arası ilişkilere ve genel anlamda ikili ilişkilerimize önemli ölçüde katkı sağlayacağına inanıyoruz. Siyasi partiler ve milletvekillerinin karşılıklı ziyaretleri bu bağlamda önem arz etmektedir." diye konuştu.

"Önümüzdeki aylarda ÇHC Dostluk Grubu üyelerinin de dahil olacağı TBMM'den bir heyetin Çin'i ziyaretinin ikili ilişkiler açısından çok yerinde ve yararlı olacağını düşünüyoruz." diyen Yakut, 2010 yılında kabul edilen Ortak Bildirgeyle ikili ilişkilerinin "stratejik işbirliği" düzeyine çıkarıldığını dile getirerek, " Bu ilişkilerimiz kapsamlı hale getirmek arzusundayız." dedi.

Siyasi ilişkilerinin gelişimine paralel olarak ekonomik ve ticari ilişkilerin de hızla ilerlemekte olduğunu söyleyen Yakut sözlerine şöyle devam etti:

"Ekim 2010'da, ülkelerimizin belirlemiş oldukları ikili ticaret hacminin, 2015 yılında 50 milyar, 2020 yılında ise 100 milyar ABD Dolan seviyesine çıkarılması hedefini gerçekleştirmek için birlikte çalışmamız gerekmektedir. Çin tarafından beklentimiz, Çin'in doğrudan yurtdışı yatırımları içerisinde, Çin'in ithalatında ülkemizin payının arttırılmasıdır. Bu artış ülkenize ve Türkiye aleyhine olan ticaret açığının dengelenmesine katkı sağlayacaktır. Çinli büyük firmaların ülkemizdeki büyük alt-yapı projelerine daha fazla katılım göstermelerini arzu ediyoruz. ÇHC ile üçüncü ülkelerde de ortak altyapı projelerinin sayışım arttırmak için çaba sarf etmemiz gerektiğini düşünüyoruz.
İpek Yolu projemiz, ülkelerimiz arasında ekonomik, ticari ve kültürel temasların güçlendirilmesi, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlayacaktır.

Son dönemde gerçekleştirdiğimiz köklü yasal düzenlemeler ve kapsamlı reformlar sayesinde Türkiye, yabancı yatırımlar için çok elverişli bir yatırım ortamı sunmaktadır. Özellikle enerji, müteahhitlik, otomotiv, bankacılık, bilişim ve iletişim alanında önemli işbirliği potansiyeli mevcuttur. Başta bu sektörler olmak üzere Çinli yatırımcıların ülkemize yatırım yapmaları ülkelerimiz için de yararlı olacaktır.

Çin'in 1,1 milyar dolar tutarındaki Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi'nde Türk ortağıyla başarılı çalışmalar yaptığını memnuniyetle müşahede etmekteyiz. Edirne-Kars Demiryolu gibi yüksek profilli projeler, ekonomik ilişkilerimizin arttırılması için kritik öneme sahiptir. Bu proje sadece iki ülke için değil, tarihi "İpek Yolu" nu canlandırabilecek tamamlayıcı bir unsur olarak Asya ve Avrupa için de büyük öneme sahiptir. Çin tarafının Edirne-Kars Demiryolu projesi için 30 milyar ABD dolarlık yatırım teklifini memnuniyetle karşıladık.

2013 yılında yaklaşık 140 bin Çinli ülkemizi ziyaret etmiştir. Bu sayı, yurtdışına seyahat eden Çin vatandaşlarının sayısıyla kıyaslandığında oldukça düşük bir sayıdır. Ülkemizi ziyaret eden Çinli turist sayısının artması ülkelerimizce yararlı olacaktır. THY'nin ÇHC'nin diğer bölgelerine gerçekleştirdiği uçuşlarının ve uçuş noktalarının artırılması iki ülkenin ortak menfaatinedir. Vize konusundaki kolaylıklar turizmi teşvik etmektedir. Ülkemiz, tek taraflı olarak Çinli işadamları ve turistlere vize kolaylığı getiren e-vize uygulamasını 15 Mayıs 2013 tarihinde başlatmış bulunmaktadır. ÇHC tarafından da benzer kolaylıklar sağlanmasına önem atfetmekteyiz. ÇHC'nin 51 ülkenin vatandaşına Çin'den transit geçişlerde Pekin dahil olmak üzere on şehrinizin 72 saatliğine vizesiz ziyaret edebilme imkanı sağladığı uygulamaya Türkiye'nin de dahil edilmesi gerektiği düşüncesindeyiz."

"Türkiye ile ÇHC arasında diplomatik ilişki kurulmasının 40. yıldönümü olan 2011' in ardından 2012 yılı Türkiye'de Çin Kültür Yılı, 2013 ise Çin'de Türk Kültür Yılı olarak kutlanmıştır." diyen Yakut, karşılıklı Kültür Merkezleri açılmasına ilişkin Anlaşma'nın imzalanması sürecinde son aşamaya gelindiğini söyledi. Yakut, "Mutabakatın en kısa sürede imzalanmasına önem veriyoruz." dedi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve bir özel üniversite bünyesinde Konfüçyüs Enstitülerinin bulunduğunu belirten Yakut, Çin'de açılması öngörülen Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'nin bir an önce faaliyete geçmesini arzu ettiklerini söyledi.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin ÇHC topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğuna vurgu yapan Yakut, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çin merkezi hükümetinin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin kalkınmasına ve dış dünyaya daha fazla açılmasına yönelik çabalarım takdirle karşılıyoruz. Türk Halkı ile Uygurlar arasında etnik, dini ve kültürel bağlar mevcut olup, ÇHC'deki Uygurlara ilişkin gelişmeler Türk kamuoyu tarafından yakından takip edilmektedir.

Bu bağlamda, Uygurların kendi benliklerini koruyarak, uyum içinde temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde faydalanmaları, güvenlik, istikrar ve refah içinde yaşamaları ve yaşam düzeylerinin yükseltilmesi oldukça önemlidir.
Çok sayıda etnik grubun yaşadığı ÇHC'de, Uygurlar önemli bir grubu teşkil etmektedir. Uygurların Türk-Çin işbirliğine olumlu katkıda bulunabileceklerini düşünüyoruz.

Bölge, köklü kültürü, zengin doğal kaynakları ve çalışkan insanlarıyla müreffeh bir gelecek vaat etmektedir. Türkiye ile Çin arasındaki mevcut kapsamlı işbirliğinin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni de kapsayacak şekilde daha da geliştiğini görmek arzusundayız.

Bu bağlamda, Türk işadamlarının bölgeye yatırım yapmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Urumçi'de Eylül 2012'de "Erdaoqiao Türk Ticaret Merkezi" kurulmuş olup, Türk Sanayi Bölgesi kurulması için çalışmalar sürdürüldüğünü biliyoruz.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden Türkiye'ye doğrudan uçuşların başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Bölge'ye yönelik uçuşların artırılması, bölgenin kalkınması bakımından önemlidir.

Son dönemde Güneydoğu Asya ülkeleri üzerinden Türkiye'ye gelmeye çalışan ve kendilerini Türk olarak tanıtan kişilerin olduğunu biliyoruz. Tarihi, etnik ve kültürel yakınlığımız bulunan Uygur kökenli Çin vatandaşlarından, herhangi bir suça bulaşmamış olanlardan, ülkemize gelmek isteyenlere kapımızı kapatmamız mümkün değildir.

Bununla birlikte, çok net olarak, göçü teşvik eden taraf olmadığımızı ve esas beklentimizin Uygurların kendi anavatanları olan topraklarında huzur ve güven içinde yaşamaları olduğunu belirtmek isterim. Ayrıca, Uygurların tamamının terörle özdeşleştirilmesini uygun bulmayız ve kabul edemeyiz. Öte yandan, birçoğu kadın ve çocuklardan oluşan bu insanların insan kaçakçılarının eline düşmesinden çok büyük üzüntü duyuyoruz. Bu konuda işbirliğine açık olduğumuzu da tekrar ifade etmek isteriz."

Komite Başkanı ise kendilerini Meclis'te ağırladıklarından dolayı TBMM Başkanvekili Yakut'a teşekkür etti.

Çin ile Türkiye'nin coğrafi olarak uzak olmasına karşın halklar arasındaki ilişkilerin daha yakın olduğunu söyleyen Komite Başkanı, ikili ilişkilerin uzun vadede olumlu yönde ilerlemekte olduğunu belirtti. Komite Başkanı, iki ülke çıkarları için parlamento olarak ellerinden gelen gayreti göstereceklerini kaydetti.

Çin Halk Kongresi ile TBMM arasındaki ilişkilerin sürekli gelişmekte olduğunu vurgulayan Komite Başkanı, iki ülke haklarının yararı için parlamentolarımız elinden gelen gayreti göstermektedir." dedi.

Görüşmenin ardından Komite Başkanı, TBMM Başkanvekili Yakut'a Tibet Lhasa tapınağı figürlü halı ve kaşkol, Yakut ise fincan takımı hediye etti.