2012-02-21 - 20:15
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Gündeme geçmeden önce Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.TBMM Genel Kurulunda, AK Parti, CHP ve MHP'nin, internet kullanımı ve çocukların internetin zararlarından korunmasına ilişkin araştırma önergeleri birleştirilerek görüşüldü.TBMM Genel Kurulunda, internet kullanımı ve çocukların internetin zararlarından korunması konusunda Meclis Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, yarın saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Gündeme geçmeden önce Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz alacak.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, ilk gündem dışı sözü alarak Dilovası'nda sanayileşmenin yarattığı çevre kirliliği ve kanser hastalıklarındaki artış konusunu dile getirdi.

Türkkan, bölgede kanserden ölümlerin ülke ortalamasının üstünde olduğunu belirterek, ''Vatandaşa 'kanser ol erken öl' fermanı yazılmıştır. Dilovası'nın sanayi kuruluşlarının nedeniyle kirlendiğini gösteren kanıtlar her geçen gün artmaktadır'' dedi.

Ardından Hükümet adına Sağlık Bakanı Recep Akdağ söz aldı. Akdağ Dilovası'da çalışma başlattıklarını ve sürdürdüklerini, belli hastalıklarda artış olup olmadığının araştırıldığını belirterek küçük ve bilimsel araştırmalardan uzak çalışmalarla karar verilemeyeceğini ifade etti. Akdağ, Dilovası'nda bu sene içerisinde yapılan detaylı çalışmanın sonuçlarını alacaklarını ve bu sonuçlara göre yeni ek tedbirlerin alınacağını belirtti.

Bütün sanayi kuruluşlarının Çevre Bakanlığı tarafından izlenmesi ve gerekli tedbirleri almasının elzem haline geldiğini anlatan Akdağ, ''Çevre ve Sağlık Bakanlığı, öteden beri bu konuda ciddi bir çalışma içindedir. Bölgede hem biz bakanlık olarak belirli çalışmalar yaptık hem de bunların sonuçlarını Çevre Bakanlığının çalışmalarıyla birleştirdik ve Çevre Bakanlığı ciddi tedbirler aldı. Bundan sonra da ciddi tedbirler almaya devam edeceğiz'' dedi.

Akdağ, şöyle konuştu:

''Sağlık Bakanlığı olarak bölgede çok ciddi bir çalışmayı, halk sağlığı uzmanlarıyla başlatmış durumdayız. Özellikle coğrafi bölge sistemleri esas alınarak belli bir merkez ve belirli hastalıkta yoğunlaşma var mı, bir ciddi çalışmayı sürdürüyoruz. Bu yıl içinde bu çalışmayı sonuçlandıracağız ve alınması gereken ek tedbirleri varsa, bölge için bunların da alınması hususunda gerekenleri mutlaka yapacağız. Bölgede daha önce özellikle Kocaeli Üniversitesinde bir bilim adamının yaptığı çalışmalarla ya da iddia ettiği sonuçlarla ilgili olarak kendisinden ve üniversitesinden bilgi istedik. Maalesef bu bilgiler, bize kamuoyuna yansıdığı biçimde ulaştırılamadı. Güvenli bir çalışma yapmak ve bunun sonuçlarını şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşmak, bölgede alınması gereken yeni tedbirleri gözden geçirmek üzere bir çalışma yürütüyoruz. Bu detaylı çalışmanın sonuçlarını bu yıl içinde alacağız, inşallah gerekenleri yerine getirmeye devam edeceğiz.''

Ardahan'ın düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü ve Ardahan Mebusu Milli Mücadele Şark Komutanı Halit Paşa'nın vefatının 87. yıl dönümü konusunda konuşmak üzere AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay da gündemdışı söz aldı.Atalay, ''93 Harbi'' olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı'nda Ruslara tazminat olarak bırakılan Ardahan'ın 43 yıl aradan sonra 23 Şubat 1921'de bağımsızlığına kavuştuğunu belirtti.

''Artık yolun sonu'' denilen bir ortamda Anadolu'nun Müslüman milletinin, tüm hesapları alt üst eden bir ruhla tarihte örneğine az rastlanır destanlar yazdığını ifade eden Atalay, ''Ancak ne var ki Kurtuluştan hemen sonra bu ruhun zayıfladığını görmek gerekir. 1. Meclisin feshinden sonra hayata geçirilen totaliter uygulamalardan sonra yaşanan kırgınlıklar, kurulan darağaçları, ulus devlet hatırına ihanete uğradıklarını düşünen Kürtler, tek tip toplum hatırına ölüm fermanı yazılan Aleviler, nihayet 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat sürecinde hepimizi içeren geniş dairenin, kardeşlik çınarımızın köklerine ağır darbeler indirdiğini görmemiz lazım'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz ise Hocalı Kartliamı konusunda konuşmak üzere gündem dışı söz aldı. Özgündüz i konuşmasında, Hocalı'da 613 kişinin vahşice katledildiğini belirterek, ''Karabağ savaşı boyunca Ermeni birliklerine komuta eden kişi, şu anda Ermenistan'ın Cumhurbaşkanlığını yapmaktadır. Hükümet yetkilileri, bu kişiyle el sıkışırken, o günleri hatırlasınlar. Karabağ bizim için en az Gazze kadar önem taşımaktadır. Bu vahşeti yapan Ermenistan ile ilişkilerimizi ona göre kurmalıyız'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Danışma Kurulu'nun; internet kullanımı, çocukların internetin zararlarından korunmasına ilişkin araştırma önergelerinin birleştirilerek bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edildi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, emeklilerin sendikalaşması için verdiği kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerisi ise kabul edilmedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını cevapladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, yerel yönetimlerdeki sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi konusundaki çalışmasının sürdüğünü belirten Şimşek, 2002-2010 döneminde, sahte veya yanıltıcı belge düzenleyen ve kullanan mükellefler nezdinde toplam 48 bin 655 rapor tanzim edildiğini bildirdi. Şimşek, ''Bu mükellefler hakkında 25 bin vergi suçu raporu düzenlenmiş; 35 bin 35 mükellef hakkında mahkumiyete hükmedilmiş, 14 bin 11 mükellef beraat etmiş, 6 bin 626 mükellef hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı çıkmıştır'' dedi.
Şimşek, tam otomasyona geçilen 2005 yılından 2010 yılının sonuna kadar düzenlenen sahte fatura tutarlarının 34,9 milyar lira, kesilen toplam cezanın ise 846 milyon lira olduğunu kaydetti. Emekliler arasındaki maaş farklılıklarının giderilmesine ilişkin tasarının Meclis'te görüşüldüğünü ifade eden Şimşek, kıymetli taşların teslimlerinin KDV'den istisna olduğunu ancak bu malların ithali veya imalatçılar tarafından teslimi aşamasında yüzde 20 oranında ÖTV alındığını bildirdi. Şimşek, ''Dünya ve AB uygulamalarında kıymetli taş ve mücevherat teslimleri KDV'ye tabi olup ÖTV'ye tabi değildir. Ülkemizde böyle bir sistem oturtulmuş. Bunun nedenini soruşturdum. Zamanında sektör böyle bir talepte bulunmuş ve bu çerçevede düzenleme yapılmış. Kıymetli taşlarla donatılmış veya donatılmamış şahsi kullanıma mahsus ziynet eşyası ile bunların aksam ve parçaları ÖTV'nin kapsamına girmemektedir'' dedi. Şimşek, ücretlilerin, işçi-memur ayırımı olmaksızın artan oranlı vergi tarifesi uygulanmak suretiyle vergilendirildiğini söyledi.

Kamu personeline ödenen tazminatlar ve ek ödeme gibi bazı ödemelerin, gelir vergisinden istisna edilmesi nedeniyle ücretlerin vergilenmesinde farklılıklar ortaya çıktığını ifade eden Maliye Bakanı Şimşek, kamuda memur ya da işçi ücretleri belirlenirken ödenen net ücretlerin esas alındığını ve böylece vergi farklılığının telafi edildiğini kaydetti. Şimşek, ücret gelirlerinin vergilendirilmesindeki farklılıkların, Gelir Vergisi Kanununun yeniden yazımı çalışmalarında değerlendirilebileceğini bildirdi.
''Akaryakıt ürünlerinden alınan'' vergilere ilişkin soruları da yanıtlayan Şimşek, şöyle konuştu:
''Bir çok ülkede ve özellikle AB ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de akaryakıt ürünlerinden ÖTV ve KDV alınmaktadır. Petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan özel tüketim vergisinde, 2002'den 2005 başına kadar otomatik olarak enflasyon oranında aylık artış yapılırken, 2005 yılı başından itibaren maktu vergiye geçilmiştir. Ocak 2005'ten Kasım 2007'ye kadar, akaryakıt ürünlerinde herhangi bir vergi artışı yapılmamıştır. En son ÖTV artışı, 31 Aralık 2009'da olup, o tarihten bu yana tek kuruşluk vergi artışı yapılmamıştır. Bu çerçevede, 100 liralık benzin fiyatının içerisinde KDV ve ÖTV dahil, toplam vergi yükü 2002 sonunda 70,2 lira iken; 2012 Ocak ayı itibariyle 58,5 liraya düşmüştür. 100 liralık motorinde ise 2002'de vergi yükü 59,2 lira iken, 2012 Ocak ayı itibariyle 48,3 liraya düşmüştür. AK Parti Hükümetleri, diğer vergilerde olduğu gibi akaryakıt ürünlerinde de vergi yükünü aşağı çekmiştir.
2002-2011 döneminde Brent tipi ham petrol varil fiyatı, TL bazında yaklaşık yüzde 349 oranında artarken, ülkemizde akaryakıt pompa satış fiyatları ortalama sadece yüzde 139 ile yüzde 208 arasında artmıştır. Halen 1 litre benzinde 189 kuruş, mazotta 130 kuruş ÖTV alınmakta olup, akaryakıt teslimlerinde KDV yüzde 18'dir. Son 6 yılda akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV ve KDV'nin toplamı 219,5 milyar lira olup, vergi gelirlerinin yüzde 20'sine tekabül etmektedir.
Mazot ve benzinin fiyatını belirleyen birden fazla faktör vardır. Vergi bunlardan bir tanesidir. Vergi yükü yüksektir, bunu kabul ediyorum. Dünyanın en pahalı mazotu vergisi bizde değil, Ocak sonu itibariyle Avrupa'da 4. sıraya düştük. Neden- Çünkü son yıllarda ÖTV'yi enflasyona paralel artırmadığımız için, ÖTV ve KDV'nin nihai fiyat içindeki yükü azalmıştır. Benzinin fiyatı 1,60 liradan 4,43 liraya çıkmış. Niye- Petrol fiyatları 2002'de ortalama brent tipi ham petrol ithalatındaki fiyat 24 dolardı, bu hafta itibariyle petrol fiyatları 120 dolar. Sadece ham petrol fiyatlarına kalsa... Benzinin bir litresinin 1,60 liradan 4 liranın üstüne çıkması kadar doğal bir şey olamaz. Petrol fiyatlarını Türkiye belirlemiyor.''
Bakan Şimşek, ''10 numara yağ'' adıyla bilinen ürünün doğrudan akaryakıt olarak kullanılmasını önlemek amacıyla ÖTV'de geçen yıl artışa gidildiğini anımsattı.
Maliye Bakanı Şimşek, taksicilerin yeni bir modele geçmeleri halinde bir defalık satın alımlarda ÖTV ve KDV istisnası uygulanmasına, vergide adalet ve eşitlik ilkesine aykırılığı nedeniyle olumlu bakılmadığını, bunun diğer meslek gruplarının da benzer taleplerine yol açacağını ve mali disiplini zedeleyeceğini söyledi.
Üniversite birimleri yapılması amacıyla Hazine taşınmazı üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi uygun görülen vakıf üniversitelerinin; Kadir Has, Bilkent, Başkent, Fatih, Atılım, Doğuş, Çankaya, Maltepe, Okan, Ufuk, Acıbadem, İstanbul Şehir, Gazikent, Zirve, İstanbul Medipol, Mevlana, Turgut Özal, İstanbul 29 Mayıs, Uluslararası Antalya, Avrasya ve Türk Hava Kurumu üniversiteleri olduğunu dile getiren Şimşek, Başkent, Çankaya, Karatay, Yeditepe ve Gazikent üniversitelerine satış yapıldığını kaydetti. Şimşek, 190 sayılı KHK kapsamında kamuda; 225 sosyolog, 177 müze araştırmacısı, 5 kitap pataloğu, 1 arşivci ve 674 kütüphaneci bulunduğunu belirtti.

2011'de Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanunla, cumhuriyet tarihinin en kapsamlı mali yapılandırmasını uygulamaya koyduklarını dile getiren Şimşek, ödemelerini yapan mükelleflere teşekkür etti.

Mehmet Şimşek, tüm mükelleflerin vergi borçlarının elektronik ortamda takip edildiğini ve tahsilatı geciken vergi borçları için gerektiğinde elektronik haciz uygulaması yoluyla mükelleflerin banka hesaplarına anında müdahale edilebildiğini bildirerek, 2011 yılı için 200 bin lirayı geçenlerin vergi dairelerinde, 1 milyon lirayı geçenlerin de Gelir İdaresinin internet sitesinde ilan edildiğini kaydetti.

Türkiye'de 2003'te 359 bin binek ve hafif ticari araç satılırken, 2011'de bu rakamın 865 bine ulaştığını belirten Şimşek, Türkiye'nin, Avrupa ülkeleri arasında 2003 yılında motorlu araçlar satışında 9. sıradayken, 2011 yılında 6. sıraya yükseldiğini bildirdi.

Şimşek, toplam 15 bin 723 kişinin çalıştığı TÜRKŞEKER'in Amasya, Kütahya ve Adapazarı fabrikalarındaki kamu hisselerinin 2004 ve 2005 yıllarında özelleştirildiğini hatırlatarak, Özelleştirme Yüksek Kurulunun, TÜRKŞEKER A.Ş'nin özelleştirme işlemlerinin 2014 yılı sonuna kadar tamamlanmasını kararlaştırdığını vurguladı.

Devri gerçekleşmeyen elektrik dağıtım bölgeleri, elektrik üretim tesisleri ve şeker fabrikalarının özelleştirilmesine devam edileceğini kaydeden Şimşek, ''Köprü ve otoyollar, Başkent Doğalgaz, İzmir limanı ile İstanbul Salıpazarı ve Derince limanlarının özelleştirmesi gündemimizdedir'' dedi.

Şimşek, 2006-2011 döneminde Maliye Bakanlığının aldığı 8 bin 800 personelin yüzde 80'inden fazlasının İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi mezunu olduğunu belirterek, Maliye Bakanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında, Kamu İhale Kurumu ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu hariç, 2011 yılı itibariyle 68 bin 133 kişinin çalıştığını, bunun bin 405'inin özürlü olduğunu sözlerine ekledi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti, CHP ve MHP'nin, internet kullanımı ve çocukların internetin zararlarından korunmasına ilişkin araştırma önergeleri birleştirilerek görüşüldü.
Önergeler konusunda Hükümet adına konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hayatı kolaylaştıran internetin yanlış ve kötü kullanımından doğan riski de bulunduğunu belirtti. ''Bize düşen bu konudaki mevzuatı geliştirmek, toplumun internete erişimini kolaylaştırırken zararlarından korumaktır'' diyen Akdağ, konunun farklı boyutları bulunduğunu vurguladı.
İnternetin ''güvenlik'' boyutu bulunduğuna işaret eden Akdağ, kişisel verilerin kötüye kullanılabildiğini kaydetti. Akdağ, ''İnternet üzerinden istenmeyen mesajlara maruz kalmak, siber zorbalıkla karşılaşılması konusunda hem mevzuatı geliştirmeli hem de gerekli tedbirleri almalıyız'' dedi.
Konunun ''internet bağımlılığı'' olarak adlandırılan sağlık boyutunun da olduğuna dikkati çeken Akdağ, bilim dünyasında henüz yerine tam oturmuş bir tanımı olmamakla birlikte çocuk, ergin ve yetişkinler açısından internetin bağımlılığa dönebildiği, hayatı olumsuz etkileyebildiğinden söz edildiğini belirtti.
İnternet alanının uygunsuz içeriklere karşı da çok iyi düzenlenmesi gereğine dikkati çeken Akdağ, ''Sadece müstehcenlik değil, şiddet içeren bilgi ve görüntüler çocukların ve gençlerin ruhunu ve zihnini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin yerine göre bir müptela şeklinde bağlanabileceği bilgisayar oyunlarının vasfı çok önemlidir. Çocukları bu hususta korumalıyız'' dedi.
BTK tarafından yapılan bir araştırmada ebeveynlerin yüzde 90'nın çocuklarının ''müstehcen ve şiddet içeren görüntülere maruz kalabileceği, internet bağımlısı olabileceği, kişisel bilgilerin yabancıların eline geçebileceği, istismara maruz kalabilecekleri ve kötü niyetli kişilerle tanışabileceği'' endişesini dile getirirken, çocuklarına güvendikleri ve sorun yaşamadıklarını düşündüklerini anlatan Akdağ, ailelerin çocuklarına göre interneti daha iyi kullanamadığı için riskleri konusunda bilgi sahibi olmadığını kaydetti.
Ailelerin çocukların günlük yaşam ile sanal dünyadaki tavır ve davranışlarındaki farklılığı göremediklerini ifade eden Akdağ, konuyla ilgili olarak toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Akdağ, internette zararlı içeriklerle karşılayan çocukların bunu aileleriyle paylaşmadığını belirtti.
Vatandaşlara her türlü zarardan arınmış, güvenli internet ortamı sunmak için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Akdağ, Ulaştırma, Sağlık, Aile ve Sosyal Politikalar bakanlıklarının konu üzerinde çalıştıklarını bildirdi.
Akdağ, ''Belki hastalık olarak net şekilde psikiyatri kitaplarında belirlenmiş değil ama yapılan araştırmalar, konunun bağımlılık şekilinde ele alınmasının zamanı geldiğini gösteriyor. Biz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz'' dedi.
Hükümet olarak TBMM'de konuyla ilgili Komisyon kurulmasını olumlu karşıladıklarını belirten Akdağ, ''İnternetin komplikasyonlarıyla, özgürlükleri kısıtlamadan akılcı şekilde mücadele ederken, bilgi teknolojilerinin geliştirilmesini teşvik etmek ve toplumda çok daha yaygın kullanılmasını sağlamak zorundayız'' diye konuştu.

CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, çocuğu 8 yaşına gelinceye kadar eve bilgisayar sokmadığını belirterek, ''Çünkü bilgisayar komut veriyor. Sosyallikten kopan çocuk, dışarıya çıktığında da komut veriyor'' dedi.
Konuyla ilgili olarak Eylem Planı hazırlanması ve ''Bilişim Bakanlığı'' kurulması gerektiğini savunan Aksünger, ''2011 yılında 50 milyon tablet satıldı, 2012'de 80 milyon satılacak. Biz 17 milyon tablet alacağız. Bunları çocuklara verdiğinizde Türkiye'yi çöplüğe atma ihtamali var. 17 milyon tablette, uluslararası şirketin yazılım programını kullanacaksınız. Çocuklar bu yazılımların müptelası olacak'' görüşünü ifade etti.
İnternetin güvenlik boyutunun önemine işaret eden Aksünger, bilişim ve internet hukukunun hayata geçirilmesi gerektiğini, ama bu konuda önemli çalışmalar görmediğini söyledi. Aksünger, ''Üniversiteler bu işe dahil edilmeli'' dedi.
MHP Grubu adına konuşan Tokat Milletvekili Reşat Doğru, internetin de diğer bağımlılıklar gibi bir hastalık olduğunu anlatarak, ''Sadece çocuğun kendisini değil ailesini, akraba ve yakınlarını da ilgilendiren bir hastalıktır. Ailelerin boşanmasında da internet etkili olmaktadır'' dedi.
Meclisin konuyla ilgili Araştırma Komisyonu kurmasının önemli olduğunu, ancak geç kalındığını savunan Doğru, güvenli internet konusunda aile ve okullara görev düştüğünü, internet bağımlısı çocuk ve gençlerin sayısının artacağını vurguladı. 72 saat bilgisayar karşısında kaldığını söyleyen insanların olduğuna işaret eden Doğru, bunun başta damar hastalıkları olmak üzere çeşitli hastalıklara neden olabileceğini vurguladı.
Doğru, ''İnternet yoluyla partimize haince saldırılar olmuştur ama bunları yapanlar ortaya çıkarılmamıştır. Bu başkalarının da başına gelebilir. Bu konuda ciddi çalışmalar yapılmalı'' şeklinde konuştu.

AK Parti Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Cevdet Erdöl, internet bağımlılığının ''yeni bir bağımlılık türü olduğunu'' belirterek, Meclisin, geçmişte bağımlılıkla mücadele konusunda olduğu gibi bu konuda da üzerine düşeni yapacağını söyledi.
Erdöl, ''Sigara, alkol, uyuşturucuya bir nebze de olsa kısıtlama koyabilirsiniz, yasaklayabilirsiniz ama sanal aleme yasaklama getirmek söz konusu olamaz. Bunlar olmazsa olmazlardır, çağımızın gerekleridir. Mutlaka kullanacağız ama en uygun şekilde kullanacağız'' dedi.
İnternetin obezite başta olmak üzere bazı hastalıklara davetiye çıkardığını anlatan Erdöl, ''Bilgisayar, modern dadı değil. Çocuğunuzu bilgisayarıyla odasına göndermek doğru değil. Çocuklarımızı böyle bir bağımlılıktan sevgiyle ve bilgiyle kurtarabiliriz, yasaklarla koruyamayız'' diye konuştu.(20:15)