2016-10-25 - 16:56
FETÖ 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun bugünkü toplantısına gelmesi beklenen eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı bildirildi.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun bugünkü toplantısına gelmesi beklenen eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı bildirildi.

FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek'in başkanlığında toplandı.

Toplantının açılışını yapan Petek, bugünkü toplantının programında Büyükanıt'ın yer aldığını, ancak yakınlarının, Büyükanıt'ın hastaneye kaldırıldığı ve gelemeyeceği yönünde bilgi verdiklerini söyledi.

Büyükanıt'a geçmiş olsun dileğinde bulunan Petek, bugünkü toplantıda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, gazeteciler Nedim Şener ile Hüseyin Gülerce'nin dinleneceğini aktardı.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray'ın, "ByLock" kullanıcılarının listesinin talep edilip edilmediğini sorması üzerine Petek, "Başbakanlıktan bir brifing heyetinin komisyonumuzu bilgilendirmesini talep ettik. Dün bu konuda 2 müsteşar yardımcımız bu işin detaylarını görüşmek üzere ziyarette bulundular. Buradaki talepleri dikkate alarak detaylı bir brifing istediğimizi beyan ettik. Önümüzdeki hafta bilgilendirmenin yapılacağını ümit ediyorum." açıklamasında bulundu.

Komisyon Başkanı Petek, komisyon üyeleri dışında da diğer milletvekillerinin komisyona katıldıklarını ve konuğa sorular yönelttiklerini anlatarak, "Baştan takip edilmediği için önce konuşulan, hatta sorulmuş sorular mükerrer olarak sorulmaya başlanıyor." diye konuştu.

Bazı konukların uzun süre konuştuklarını ve bu nedenle çeşitli sitemlerde bulunduklarını aktaran Petek, komisyon üyelerinin 3'er, dışarıdan gelen milletvekillerinin de birer soru yöneltmesini teklif etti.

Komisyonda yapılan görüşmelerin ardından komisyon üyesi milletvekillerinin azami 5 dakika içinde, komisyon üyesi olmayanların ise 2 dakikayla görüşlerini açıklaması, sorularını yöneltmesi oylama ile kabul edildi.

Muhalefet partilerinden milletvekilleri, 15 Temmuz'da görevde bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da davet edilmesini talep etti.

AK Parti Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan şehit ve gazi yakınlarının, AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın, CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray eski YSK Başkanı Tufan Algan'ın, AK Parti Erzincan Milletvekili Serkan Bayram FETÖ üyelerinin kendi aralarında kullandığı şifreli mesajlaşma programı "ByLock"un kuruluşundan bu yana patentini elinde bulunduran David Keynes'in dinlenilmesini istedi.

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan da komisyonun, başta yabancı ülkelere iltica talebinde bulunanların araştırması gerektiğini söyledi.

Petek, bu tür taleplerin yazılı olarak belirtilmesi gerektiğini kaydetti. Ekim ayı içinde taslak programın daha önce sunulduğunu ancak kasım ayı için henüz bir davet listesinin hazırlanmadığını dile getiren Petek, bugünkü toplantıda konukların dinlenmesinin ardından komisyon üyeleriyle istişare edeceklerini belirtti.

Komisyonda, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın dinlenmesine geçildi.

Gazeteci yazar Nedim Şener, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, "Askerlerin ifadelerini görüyoruz, tiyatro ifadesi geçmiyor, hiçbiri 'biz Erdoğan ile, hükümet ile anlaştık' demiyor. Tiyatro savunmasına giren bu işin failidir, zihnen ve fiilen içindedir." dedi.

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığında toplanan, 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Nedim Şener'i dinledi.

Konuşmasını görsel sunumla yapan ve Hrant Dink cinayeti ile kendisinin yargılandığı Ergenekon operasyonlarına ilişkin belgeleri gösteren Şener, darbe girişimiyle Türkiye'nin çok acı bir yüzleşme ile karşı karşıya geldiğini belirtti.

Bu terör örgütünün ilk yüzünü, Hrant Dink cinayetinde gördüğünü anlatan Şener, Dink cinayetinin ardından Malatya'da Zirve Yayınevi'nde katliam gerçekleştirildiğini, ardından Ümraniye'de bombalar bulunduğunu ve Ergenekon operasyonunun da başladığını aktardı.

Belgelere göre Hrant Dink'in öldürüleceğinin açık bir şekilde ihbar edildiğini ancak hiçbir kurumun bir tedbir almadığını dile getiren Şener, cinayeti işleyen Ogün Samast'ın FETÖ'cü güvenlik güçlerince yönlendirildiğini ifade etti.

"Hrant Dink cinayeti ve İstihbarat Yalanları" adlı bir kitap yazdıktan sonra hayatının tamamen değiştiğini, tehditler almaya başladığını söyleyen Şener, "Karşımda polisleri değil, FETÖ'cüleri buldum. AKP'lileri kızdıracak çok kitap yazdım ama böyle tehditler, esrarengiz telefonlar almamıştım, tutuklanma endişesi yaşamamıştım. Erdoğan ile cemaatin kavgasının tohumunun Hrant Dink cinayeti olduğunu düşünüyorum. 7 Şubat 2012 MİT krizi, 3 bakanın karıştığı yolsuzluk operasyonları da FETÖ darbe girişiminin devamıdır." diye konuştu.

Gazeteci Şener, MİT'in 24 Haziran 2004 yılında yaptığı Milli Güvenlik Kurulu sunumunda FETÖ'cülerin yapılanması konusunun açıkça belirtildiğini ifade etti. Devletin FETÖ'nün yapılanması hakkında bilgi sahibi olduğunu öne süren Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, yaptığı sunumda 'FETÖ'cü irtica grubu devletin tüm kadrolarında, özellikle de Milli Eğitim Bakanlığı, emniyet teşkilatı ve TSK'da kadrolaşmayı, bünyesinde bulunan vakıf, okul, dershanelerde eğittiği gençlerle bir taban oluşturmayı ve kendisine maddi destek sağlayacak sermayeyi oluşturarak, dini ele alarak bir devlet kurmayı esas alan bir strateji geliştirmiştir.' diyor. Yani bunu okuduğunuz zaman, ekonomide nasıl yapılandığını, çok büyük ölçekli 695 şirketinin bulunduğunu, devlete paralel bir yapı oluşturduğunu, devlet içinde devlet olduğunu anlatıyor, bu sunum. Bunlar gizli belgeler falan değil. Paralel devlet yapılanmasının tarif edildiğini ama hiçbir önlem alınmadığını, sadece siyasetçiler değil, bürokratların da hiçbir tutum takınmadığını görebiliyoruz. MİT'in kendi personeline eğitim kitabında FETÖ'den bahsettiğini görebiliyoruz. Dolayısıyla her şeyi bildiklerini görüyoruz. FETÖ yapılanmasına göz yumulmasının kilit isimlerden birisinin Hilmi Özkök olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar 2004 yılı sunumunda 'TSK içinde, emniyette, eğitimde örgütlenmiştir' dese de kendi kurumu içindeki bu yapılanmaya karşı hiçbir mücadele vermemiştir."

FETÖ'cü generallere, kadrolara yer açılması için Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının yapıldığını ifade eden Şener, 15 Temmuz darbe gecesinde de yeni oluşan kadroların etkili olduğunu kaydetti. FETÖ'nün 2000'den sonra devlet içindeki yapıyı ele geçirmek istediğini, bunun için toplumu endişeye sevk edecek provokatör eylemlere göz yumduğunu belirten Şener, TSK içinde de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, eski Genelkurmay Başkanları Necdet Özel, Hilmi Özkök dönemlerinde FETÖ ile mücadele edilmediğini savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Hilmi Özkök'e yönelik iddialar üzerine konukların tekrar dinlenmesini istedi ve komisyonda bu konunun görüşülmesini teklif etti.

FETÖ'nün ana soruşturmalarının son derece sağlıklı yürütüldüğünü aktaran Şener, Fetullah Gülen'in darbe girişimine "tiyatro" diyenlerin iddialarına ilişkin ise "Bu bir savunma ifadesidir. Askerlerin ifadelerini görüyoruz, tiyatro ifadesi geçmiyor, hiçbiri 'biz Erdoğan ile hükümet ile anlaştık' demiyor. Tiyatro savunmasına giren bu işin failidir, zihnen ve fiilen içindedir." dedi.

Şener, Fetullah Gülen'in kendi örgütü içinde de güvenirliliğini yitirmeye başladığını belirterek, "Son zamanlarda videolarındaki o saçma sapan konuşmaları, örgütü tekrar toparlamaya çalışmasıdır." ifadesini kullandı.

Fetullah Gülen'in ABD'de kalış şeklinin CIA'nın bir operasyonu olduğunu anlatan Şener, "Dünyaya ve Türkiye'ye büyük bir oyun oynuyorlar. Her gün videolar önünde 'Fetullah Gülen' denilen bir şizofrenik yapı, bize sanki bütün örgütü 'o temsil ediyormuş' görüntüsü veriyor; hayır. Beyaz Saray ile ABD Dışişleri Bakanlığı ile istihbarat örgütleriyle ilişkilerini yürüten bir sürü adamları var. Arkada bir laboratuvar var, başka türlü ayakta durmaları mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.

Darbenin ana hedeflerinden birinin Erdoğan'ın yok edilmesi olduğunu belirterek, bütün siyasi parti liderlerinin iyi şekilde korunması gerektiğini ifade eden Nedim Şener, şu ana kadar ihraç edilenlerin, edilmesi gerekenin yüzde 10'u kadar olduğunu kaydetti.

Komisyon üyelerine seslenen Şener, "Çok iyi niyetli olduğunuza eminim, dışarıda sizin yaptığınız çalışmaları takip eden FETÖ çetesi var, siz kavga ederseniz onlar kazanacaklar. Siyasi tartışmaları bir kenara bırakın, karşınızda FETÖ diye bir çete var." dedi.

Komisyon Başkanı Petek, bugünkü konuklar arasında yer alacağı belirtilen gazeteci yazar Hüseyin Gülerce'nin, programın uzun sürmesi nedeniyle yarın dinleneceğini söyledi.

Bu arada komisyon, gazeteci yazar Nedim Şener'den önce Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ı dinledi.

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Kışanak'a sorular yöneltti. Özdağ, AK Parti iktidarıyla birlikte demokratikleşme konusunda çok ciddi adımlar atıldığını, Türkiye'de insanların artık çok rahat şekilde Kürtçe, Zazaca, Farsça konuşabildiğini belirterek, bütün bunlara rağmen PKK'nın eylemlerine devam ettiğini anımsattı.

Özdağ, "çözüm süreci" denilirken bir yandan da PKK'nın eylemlerine devam ettiğini dile getirerek, "Siz halen çözüm sürecini baltalayanlar, şunlar şunlar diyorsunuz. KCK tutuklamalarında, Oslo'nun bozulmasında, Paris olayında paralel yapının ciddi rolü var diyorsunuz. Ne zaman bu rolleri öğrendiniz? Bu kanaate Dumanlı ile görüşmeden önce vardıysanız neden Dumanlı ile görüştünüz? Önce değilse siz de mi kandırıldınız? Öcalan, 'Gülen'i en iyi anlayacak olan benim. Kendisi sulhta hayır var demişti. Ben de aynen katılıyorum' demişti. Öcalan'ın bu görüşüne katılıyor musunuz? Öcalan da mı yanıldı, kandırıldı?" diye sordu.

Kışanak, "Dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan'ın sulhta hayır vardır lafı üzerine, okyanus ötesine nasıl kucak dolusu selamlar gönderdiğine dair kendi konuşması var. O zaman siz buna ne diyorsunuz?" dedi.