2013-12-04 - 18:13
TBMM Genel Kurulu, AK Parti"nin 2014 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin grup önerisi kabul edildi. Bütçe, 10-20 Aralık tarihleri arasında görüşülecek.
TBMM Genel Kurulu, AK Parti"nin 2014 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin grup önerisi kabul edildi. Bütçe, 10-20 Aralık tarihleri arasında görüşülecek.
TBMM Danışma Kurulu, uzlaşma sağlanamaması üzerine AK Parti, önerisini Genel Kurul'a taşıdı. 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine 10 Aralık Salı günü saat 14.00'te başlanacak, resmi tatil günleri dahil her gün saat 11.00'den günlük program bitimine kadar çalışılacak. Görüşmeler 11 günde tamamlanacak. Bütçe görüşmelerinin son günü olan 20 Aralık Cuma günü görüşmelere saat 14.00'ten başlanacak ve bitimine kadar sürecek.
Başlangıçta bütçenin tümü üzerinde gruplar ve Hükümet adına yapılacak konuşma hakkı, Hükümet'in sunuş konuşması hariç, birer saat olarak birden fazla konuşmacı tarafından kullanılabilecek, kişisel konuşmalar ise 10'ar dakika ile sınırlı olacak.
Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmeler 12 turda tamamlanacak. Bu görüşmelerde gruplar ve Hükümet'e bazı turlarda 50'şer, bazılarında ise 40"ar dakika, kişisel konuşmalar ise beşer dakika süre verilecek. Görüşmelerin sonunda gruplar ve Hükümet'e birer saat, kişisel konuşmalara ise 10'ar dakika süre verilecek.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, bütçe görüşmeleri üzerinde uzlaşmazlık nedeninin görüşme takviminden değil, Sayıştay raporlarından kaynaklandığını söyledi. Günal, bütçe hakkının Meclis'in en önemli hakkı olduğunu ve bunu da Sayıştay aracılığıyla tüm kam idarelerinin denetimiyle yaptığını kaydederek, Sayıştay raporlarıyla ilgili sorunun bu yıl daha da derinleşmiş olarak karşılarına geldiğini söyledi.
Günal, "Bu sorun düzelecek derken maalesef raporların bu yıl da gelmediğini görüyoruz. Hükümet işi yokuşa sürüyor. Sayıştay tarafından sanki rapor hazırlanıyormuş gibi yapılıp, hazırlanamamıştır denilip bize sunuluyor. 358 kamu idaresi için düzenlilik denetim raporu hazırlanmasına rağmen. bize 146'sı geldi. Bunlar da 4-5 sayfa ve içinde hiçbir şey yok, dört satırlık denetim görüşü var. O da 'görüş bildirilmediği' ibaresi, bize rapor olarak sunuluyor. Meclis'in denetim yapma yetkisi elinden alınmış durumdadır. AKP iktidarını Sayıştay ile ilgili iyi niyetli olmadığı kanaatindeyiz. AKP, kurumları Sayıştay denetiminden kaçırıyor" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, 1927 yılında yürürlüğe giren Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nu değiştiren, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nu çıkaran partinin AK Parti olduğunu belirterek, "İlk kez bizim dönemimizde mali saydamlık ve hesap verilebilirlik kavramları hayata geçirilmiştir. Nakit esaslı muhasebe sisteminden tahakkuk esaslı muhasebe sistemine bizim zamanımızda geçilmiştir. Hükümetlerimizi denetimden kaçmakla suçlamak son derece yanlıştır. Uluslararası standartlarda denetim yapılmasına imkan sağlayan AK Parti hükümetleri olmuştur" diye konuştu.
Geçmişte denetim yapılmadığını, teftiş yapıldığını savunan Elvan, şimdi denetim değil, teftiş yapılmasının istendiğini söyledi. Mali raporların kesinhesap ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Elvan, 146 raporun Meclis'e geldiğini, 42'sinde mali tabloların oluşturulamadığını belirtti. Elvan, "Çünkü bakanlığın kendisine ait kasası yoktur, bilançosu söz konusu değildir. Sayıştay'ın istediği hususların teknik olarak bakanlık tarafından yerine getirilmesi mümkün değildir. Maliye Bakanlığı ile ilgili kamu kurumları ve kuruluşları, Sayıştay'ın istediği tüm bilgi ve belgeleri vermiştir. 25 milyonun üzerinde bilgi ve belge verilmiştir. Denetim raporlarında 600'ün üzerinde bulgu tespit edilmiştir, bunun 400'ünden fazlası ilgili bakanlıklar ve kurumlarca kabul edilmiştir. 100 kurumun mali tabloları gelmiştir. Kimse denetimden kaçmıyor, bilakis denetimin gerçek anlamında yapılmasını isteyen bizatihi bizleriz" diye konuştu.
Meclis'in yargılama makamı olmadığını, bu nedenle yargıya esas raporların Meclis'e gönderilmesinin söz konusu olmayacağını savunan Elvan, o zaman yargıya müdahale edilmiş olacağını ifade etti. Elvan, "Denetçinin raporunu Meclis'e gönderilmesini isteyemezsiniz. Meclisin isteyeceği rapor, Sayıştay raporudur. O zaman Sayıştay başkanlığını kaldıralım, üç denetçiyi görevlendirelim, bize rapor göndersin. Denetçinin hazırladığı, taslak rapordur" görüşünü kaydetti.
CHP Grup Başkanekili Akif Hamzaçebi, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Kamu Mali Yönetim ve Kontrolü Kanunu'nun 2003 yılında AK Parti ve CHP tarafından birlikte çıkarıldığını belirterek, önemli düzenlemeler içeren yasanın 2006 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Elvan'ın verdiği bazı bilgilerin doğru olmadığını savunan Hamzaçebi, "Yasa, kamu zararı olup olmasın yasa, bütün raporların TBMM'ye gelmesini emreder. Siz diyorsunuz ki 'bu yasaları yanlış çıkarmışız, kendimizi bağlayan yasalar çıkarmışız, biz bu bağları istemiyoruz, hesap vermek istemiyoruz.' İşin özeti budur. Kamu harcamalarının denetimi sonucunda düzenlenen raporlar, uygunluk denetimi raporlardır. Bu raporlar, asıl gelmemiştir. Diğerleri, Maliye Bakanlığı'nın bilgi vermemesi olmasından dolayı düzenlenemeyenler, mali denetim raporlarıdır. Ama asıl kamu harcamalarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin denetim bulgularını içeren raporlar Meclis'e gelmemiştir. Biz o nedenle bütçenin Sayıştay raporları olmadan görüşülmesine karşıyız" dedi.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 112 acil servis istasyonu ile ilgili basında çıkan haberlerdeki iddialara ilişkin, "Pazartesi günü itibariyle bakanlık olarak gerekli soruşturmayı, incelemeyi başlattık" dedi.
Müezzinoğlu, kamuoyunda "tam gün" tasarısı olarak bilinen, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı'nın TBMM Genel Kurulu'nda birinci bölümü üzerindeki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin uzman hekim açığını özellikle bütün parlamentonun iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Müezzinoğlu, "20 bin uzman açığı olan ülkeyiz. Bundan 5 yıl öncesine kadar da ne yazık ki bu ülke 'Türkiye'de hekim fazlası var' diye bir kamuoyu oluşturmasının baskısı altında kaldı. İlk defa 5 yıldır fakültelerimize 2 bin 500 fazla kontenjan almaya başlandı" dedi.
Bu sıkıntının paylaşarak ve mevcut hekimlerden azami verimliliği ve istifadeyi sağlayarak çözülebileceğini belirten Müezzinoğlu, "Mevcut uzman hekim kadromuzla her uç noktaya hastane, her uç noktadaki hastanemizde de 24 saat uzman hekim sistematiğini kurabilme şansımız önümüzdeki 5 yılda asla söz konusu değil. Mevcut planlamalarımızı hekimleri verimli kullanabilme adına bir daha bir daha değerlendiririz ama her istediğimiz mekanda 24 saat uzman hekim ihtiyacı verebilme şansımız ne yazık ki yok" diye konuştu.
Müezzinoğlu, 112 acil servis istasyonu ile ilgili basında çıkan haberlerdeki iddiaların sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Yanlış yapanlar hukuk önünde her türlü cezasını çeker. Ama pazartesi günü itibariyle biz bakanlık olarak gerekli soruşturmayı, incelemeyi başlattık. Bunların sonucunda kim, hangi yanlışı yaptıysa bunu gerek bakanlığın idari boyutuyla, gerekse hukuk boyutuyla muhatap olduğu müeyyideyle de çeker. Ama bizim bakanlık olarak '4 bin acil sağlık merkezi, 112 merkezi' diye herhangi bir şeyimiz söz konusu değil."
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, tasarının birinci bölümünün görüşülmesi sırasında söz alarak, bu kanun teklifinin anayasal olarak, İçtüzük ve genel hukuk kuralları açısından tutulacak bir tarafı bulunmadığını iddia etti. Özel, şunları söyledi:
"Bu torbanın içinde tam gün var, doktorlar var, eczacılar var, diş hekimleri var, sünnetçiler var, Özel Harekat Dairesi var, organ nakli var, aile hekimlerine kazık var, sülük var. Torba kanun ucubesine bir ucube daha ekliyorsunuz. Bunu temel kanun olarak getiriyorsunuz. Bu yaptığınız yasama garabetini ve Meclisi hiçe saymayı vatandaşlarımıza şikayet ediyoruz. Bu torba meselesi yasamanın başına torba geçirmektir, Meclis'in kafasına torba geçirmektir, demokrasinin kafasına torba geçirmektir. Bu yaptıklarınızı tarih yazıyor, bunun hesabını günün birinde vereceksiniz."
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, bir milletvekili olarak, son 15 beş gündür TBMM'de slayt gösterileriyle belediye başkanı açıklanmasını, sürekli olarak buna yönelik davranışlar, politik biçimler geliştirilmesini kınadığını belirtti. Halaman, "TBMM ring alanı mı? Yani spor müsabakasının yapıldığı yer mi? Bakıyorum, Salı Pazarı gibi, herkes eline bir adam almış, haydi o başkan, bu başkan? Seçim bürosu mu? Git dışarıda açıkla kardeşim" dedi.
Meclis Başkanvekili Meral Akşener, yerinden söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın tasarıyla ilgili açıklamaları üzerine gülerek, "Niye arıza çıkarıyorsunuz, her seferinde ben yönetirken. Bakın ben diyorum ki şu televizyon verinceye kadar milletvekilleri sorularını sorsun, konuşmalarını yapsın. Bütün prosedürleri geçmiş gelmiş. Buldunuz garibanı, vur babam vur. Her seferinde aynı arıza. Şimdi şu televizyona kadar olan sistemi sizler adına efendice götürmeye çalışıyorum. Beni telaşa kaptırdığınız zaman Türkçem de bozuluyor. Saat 7'den sonra her türlü arıza ve gıcıklığa açığım" dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, bölümde değişiklik önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, tasarıdaki ruhsatsız hekimlik uygulamasına ilişkin düzenlemeyi eleştirerek, "Bunu Gezi direnişi nedeniyle getiriyorsunuz. Orada ilk müdahaleyi yapan hekimleri suçlu ilan eden bir tasarıyı kabul etmek mümkün değil. Ayrıca, hastanın kendi hekimiyle paylaşacağı ve sır olması gereken bilgileri, bir şekilde teşhir edecek bir düzenleme getiriyorsunuz" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, vatandaşların aile hekimliğine verdiği bilgilerin bir süre önce hackerlerin eline geçtiğini iddia ederek, hastalara ait bilgilerin çalındığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığı'nın, nüfus müdürlüğünün görevine soyunduğunu ileri süren Baluken, "Bakanlık lohusa kadına çocuğunun gayri meşru mu, meşru mu olduğunu, dinini soruyor. Bu ayıp değil mi, bunu nasıl sorarsınız? Gelin bu ayıbı kaldıralım. Hastaların kişisel bilgileri verilmesin. Bir ukala çıktı, 'Türkiye'de kürtaj patlaması var' dedi. Herkesi, genç kızları töhmet altında bıraktı. Bunu sizin elinizdeki bilgilere bakarak söyledi. 'Kayseri'de alkol patlaması var' denilse, Kayserililerin hoşuna gider mi, gitmez" diye konuştu.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, aile hekimlerinin zorunlu nöbet uygulamasına karşı tepki gösterdiklerini ifade ederek, "75 milyon nüfusluk Türkiye'de geçen yıl acil servislere 90 milyon başvuru oldu. Bakanlığın adı değiştirilsin; ya hastalandırma ya tedavi bakanlığı olsun çünkü sağlık sunmadığımız aşikar" görüşünü ifade etti.
Bu arada tasarının 9. maddesinin ikinci fıkrası ile ilgili AK Parti Grubu'nun verdiği önerge kabul edildi. Buna göre fıkra, "Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır" şeklinde değiştirildi.
Değişiklikle, insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmaların gelir elde etmek amaçlı çalışma ilişkisi olmaması sebebiyle fıkra metninden çıkarıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "tam gün" olarak bilinen torba kanunu tasarısının birinci bölümünde yer alan 20 maddesi kabul edildi.
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı'nın TBMM Genel Kurulu'nda birinci bölümü üzerindeki görüşmeleri sırasında söz alan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, kamu-özel ortaklığıyla yapılan hastanelere değindi.
Özel, Yozgat, Bursa, Elazığ hastanelerinin projelerini kimlerin aldığına bakmak gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Ama özellikle Elazığ'ınki çok enteresan olmuştu. Biliyorsunuz, ilk önce şartnamede yeterli şartlar sağlanamazsa o sırada ihaleye giremeyenlere, teklif veremeyenlere özel bakan oluruyla izin vardı. Elazığ hastanesinde bir şirkete böyle bir izin verildi. Bu şirket, bizim o çok yakından tanıdığımız meşhur bir hastane grubu. Bu şirketin yandaş gazeteleri, televizyonları var. Hatta bu şirketle ilgili bazı şüpheler, bazı iddialar var. Deniliyor ki 'bunun ortaklarından bir tanesi first lady.' Ya, 'first lady' deyince durdum düşündüm, aklıma Michelle Obama geldi. Ümit ediyorum Michelle Obama'dır. Sizin aklınıza bir başka first lady'nin ortaklığı geliyorsa, o da artık sizin bileceğiniz iş..."
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, koruyucu sağlık hekimliğine değinerek, "Sayın Bakan 'Türkiye'nin konumu nedeniyle günümüzde yaşanan insan hareketliliği' diye bir ifade kullanarak kızamık ve benzeri hastalıkların arttığını, Türkiye'de polionun (çocuk felci) görülme ihtimali olduğunu ve bununla ilgili çalışma yaptıklarını söylüyor. Sayın Bakan sanırım Suriyeli sığınmacılardan bahsediyor. Sağlık stratejik bir konu, her kapıdan geleni içeri alırsanız ülkenin o aldığı o beyaz kartlar, karnelerde karalanıyor" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, CHP olarak tam günden yana olduklarını ifade ederek, "Ama adam gibi tam günden yanayız. İki sene önce 'tam gün nasıl olur ve Türkiye'ye tam gün nasıl uygulanır' diye büyük bir çalışma yaptık. 26 maddelik bir kanun teklifi hazırladık, sizlere sunduk. Ama siz elinizin tersiyle bu kanunu ittiniz. Şimdi saplandınız bir çamura çıkamıyorsunuz" görüşünü savundu.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, tam gün tasarısının tam günlük hali kalmadığını savunarak, "Buna şimdi ben de yeni bir isim daha takıyorum; Yarım porsiyon tam gün yasası. Neresinden tutarsanız tutun, iştahınız ne zaman açılırsa o zaman yiyebilirsiniz. Bu öyle bir yasa. Böyle bir garabet olur mu? Uçan öğretim üyelerinden sonra, kiralık öğretim üyeleri dönemini başlatıyorsunuz" ifadesini kullandı.
Tasarı üzerinde AK Parti, CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin ortak önergesiyle değişiklik yapıldı. Buna göre; yeni düzenleme yapılıncaya kadar yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığı'na uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk devlet hizmeti yükümlülüğü kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam edecek.
Tasarının 20 maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verildi. Aradan sonra TBMM Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Genel Kurul, bugün ve yarın toplanmayacak.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, yerinden söz aldı. Genel Kurul'dan çıkmakta olan Sağlık Bakanı Mehmet Mehmet Müezzinoğlu'na, "Sayın Başbakan'ın hastalandığı ve GATA'ya kaldırıldığı konusunda sosyal medyada ciddi bir dolanım var. Bu konuda bilginiz varsa, bizi de bilgilendirirseniz sevinirim" dedi.
Atıcı, tasarıya işaret ederek, "Hükümet, askere ve polise acil tıbbi müdahale yetkisi verdiğinin farkında mıdır? Bakın ilk yardım demiyorum. Acil tıbbi müdahale yapıyor, sağlıkçı olmayan asker ve polisler... Bunun farkındalarsa diyecek bir şeyimiz yok" diye konuştu.
Başkanvekili Meral Akşener, Komisyon'un yerine oturmaması üzerine birleşimi 9 Aralık Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Danışma Kurulu, uzlaşma sağlanamaması üzerine AK Parti, önerisini Genel Kurul'a taşıdı. 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine 10 Aralık Salı günü saat 14.00'te başlanacak, resmi tatil günleri dahil her gün saat 11.00'den günlük program bitimine kadar çalışılacak. Görüşmeler 11 günde tamamlanacak. Bütçe görüşmelerinin son günü olan 20 Aralık Cuma günü görüşmelere saat 14.00'ten başlanacak ve bitimine kadar sürecek.
Başlangıçta bütçenin tümü üzerinde gruplar ve Hükümet adına yapılacak konuşma hakkı, Hükümet'in sunuş konuşması hariç, birer saat olarak birden fazla konuşmacı tarafından kullanılabilecek, kişisel konuşmalar ise 10'ar dakika ile sınırlı olacak.
Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmeler 12 turda tamamlanacak. Bu görüşmelerde gruplar ve Hükümet'e bazı turlarda 50'şer, bazılarında ise 40"ar dakika, kişisel konuşmalar ise beşer dakika süre verilecek. Görüşmelerin sonunda gruplar ve Hükümet'e birer saat, kişisel konuşmalara ise 10'ar dakika süre verilecek.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, bütçe görüşmeleri üzerinde uzlaşmazlık nedeninin görüşme takviminden değil, Sayıştay raporlarından kaynaklandığını söyledi. Günal, bütçe hakkının Meclis'in en önemli hakkı olduğunu ve bunu da Sayıştay aracılığıyla tüm kam idarelerinin denetimiyle yaptığını kaydederek, Sayıştay raporlarıyla ilgili sorunun bu yıl daha da derinleşmiş olarak karşılarına geldiğini söyledi.
Günal, "Bu sorun düzelecek derken maalesef raporların bu yıl da gelmediğini görüyoruz. Hükümet işi yokuşa sürüyor. Sayıştay tarafından sanki rapor hazırlanıyormuş gibi yapılıp, hazırlanamamıştır denilip bize sunuluyor. 358 kamu idaresi için düzenlilik denetim raporu hazırlanmasına rağmen. bize 146'sı geldi. Bunlar da 4-5 sayfa ve içinde hiçbir şey yok, dört satırlık denetim görüşü var. O da 'görüş bildirilmediği' ibaresi, bize rapor olarak sunuluyor. Meclis'in denetim yapma yetkisi elinden alınmış durumdadır. AKP iktidarını Sayıştay ile ilgili iyi niyetli olmadığı kanaatindeyiz. AKP, kurumları Sayıştay denetiminden kaçırıyor" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, 1927 yılında yürürlüğe giren Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nu değiştiren, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nu çıkaran partinin AK Parti olduğunu belirterek, "İlk kez bizim dönemimizde mali saydamlık ve hesap verilebilirlik kavramları hayata geçirilmiştir. Nakit esaslı muhasebe sisteminden tahakkuk esaslı muhasebe sistemine bizim zamanımızda geçilmiştir. Hükümetlerimizi denetimden kaçmakla suçlamak son derece yanlıştır. Uluslararası standartlarda denetim yapılmasına imkan sağlayan AK Parti hükümetleri olmuştur" diye konuştu.
Geçmişte denetim yapılmadığını, teftiş yapıldığını savunan Elvan, şimdi denetim değil, teftiş yapılmasının istendiğini söyledi. Mali raporların kesinhesap ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Elvan, 146 raporun Meclis'e geldiğini, 42'sinde mali tabloların oluşturulamadığını belirtti. Elvan, "Çünkü bakanlığın kendisine ait kasası yoktur, bilançosu söz konusu değildir. Sayıştay'ın istediği hususların teknik olarak bakanlık tarafından yerine getirilmesi mümkün değildir. Maliye Bakanlığı ile ilgili kamu kurumları ve kuruluşları, Sayıştay'ın istediği tüm bilgi ve belgeleri vermiştir. 25 milyonun üzerinde bilgi ve belge verilmiştir. Denetim raporlarında 600'ün üzerinde bulgu tespit edilmiştir, bunun 400'ünden fazlası ilgili bakanlıklar ve kurumlarca kabul edilmiştir. 100 kurumun mali tabloları gelmiştir. Kimse denetimden kaçmıyor, bilakis denetimin gerçek anlamında yapılmasını isteyen bizatihi bizleriz" diye konuştu.
Meclis'in yargılama makamı olmadığını, bu nedenle yargıya esas raporların Meclis'e gönderilmesinin söz konusu olmayacağını savunan Elvan, o zaman yargıya müdahale edilmiş olacağını ifade etti. Elvan, "Denetçinin raporunu Meclis'e gönderilmesini isteyemezsiniz. Meclisin isteyeceği rapor, Sayıştay raporudur. O zaman Sayıştay başkanlığını kaldıralım, üç denetçiyi görevlendirelim, bize rapor göndersin. Denetçinin hazırladığı, taslak rapordur" görüşünü kaydetti.
CHP Grup Başkanekili Akif Hamzaçebi, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Kamu Mali Yönetim ve Kontrolü Kanunu'nun 2003 yılında AK Parti ve CHP tarafından birlikte çıkarıldığını belirterek, önemli düzenlemeler içeren yasanın 2006 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Elvan'ın verdiği bazı bilgilerin doğru olmadığını savunan Hamzaçebi, "Yasa, kamu zararı olup olmasın yasa, bütün raporların TBMM'ye gelmesini emreder. Siz diyorsunuz ki 'bu yasaları yanlış çıkarmışız, kendimizi bağlayan yasalar çıkarmışız, biz bu bağları istemiyoruz, hesap vermek istemiyoruz.' İşin özeti budur. Kamu harcamalarının denetimi sonucunda düzenlenen raporlar, uygunluk denetimi raporlardır. Bu raporlar, asıl gelmemiştir. Diğerleri, Maliye Bakanlığı'nın bilgi vermemesi olmasından dolayı düzenlenemeyenler, mali denetim raporlarıdır. Ama asıl kamu harcamalarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin denetim bulgularını içeren raporlar Meclis'e gelmemiştir. Biz o nedenle bütçenin Sayıştay raporları olmadan görüşülmesine karşıyız" dedi.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 112 acil servis istasyonu ile ilgili basında çıkan haberlerdeki iddialara ilişkin, "Pazartesi günü itibariyle bakanlık olarak gerekli soruşturmayı, incelemeyi başlattık" dedi.
Müezzinoğlu, kamuoyunda "tam gün" tasarısı olarak bilinen, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı'nın TBMM Genel Kurulu'nda birinci bölümü üzerindeki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin uzman hekim açığını özellikle bütün parlamentonun iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Müezzinoğlu, "20 bin uzman açığı olan ülkeyiz. Bundan 5 yıl öncesine kadar da ne yazık ki bu ülke 'Türkiye'de hekim fazlası var' diye bir kamuoyu oluşturmasının baskısı altında kaldı. İlk defa 5 yıldır fakültelerimize 2 bin 500 fazla kontenjan almaya başlandı" dedi.
Bu sıkıntının paylaşarak ve mevcut hekimlerden azami verimliliği ve istifadeyi sağlayarak çözülebileceğini belirten Müezzinoğlu, "Mevcut uzman hekim kadromuzla her uç noktaya hastane, her uç noktadaki hastanemizde de 24 saat uzman hekim sistematiğini kurabilme şansımız önümüzdeki 5 yılda asla söz konusu değil. Mevcut planlamalarımızı hekimleri verimli kullanabilme adına bir daha bir daha değerlendiririz ama her istediğimiz mekanda 24 saat uzman hekim ihtiyacı verebilme şansımız ne yazık ki yok" diye konuştu.
Müezzinoğlu, 112 acil servis istasyonu ile ilgili basında çıkan haberlerdeki iddiaların sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Yanlış yapanlar hukuk önünde her türlü cezasını çeker. Ama pazartesi günü itibariyle biz bakanlık olarak gerekli soruşturmayı, incelemeyi başlattık. Bunların sonucunda kim, hangi yanlışı yaptıysa bunu gerek bakanlığın idari boyutuyla, gerekse hukuk boyutuyla muhatap olduğu müeyyideyle de çeker. Ama bizim bakanlık olarak '4 bin acil sağlık merkezi, 112 merkezi' diye herhangi bir şeyimiz söz konusu değil."
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, tasarının birinci bölümünün görüşülmesi sırasında söz alarak, bu kanun teklifinin anayasal olarak, İçtüzük ve genel hukuk kuralları açısından tutulacak bir tarafı bulunmadığını iddia etti. Özel, şunları söyledi:
"Bu torbanın içinde tam gün var, doktorlar var, eczacılar var, diş hekimleri var, sünnetçiler var, Özel Harekat Dairesi var, organ nakli var, aile hekimlerine kazık var, sülük var. Torba kanun ucubesine bir ucube daha ekliyorsunuz. Bunu temel kanun olarak getiriyorsunuz. Bu yaptığınız yasama garabetini ve Meclisi hiçe saymayı vatandaşlarımıza şikayet ediyoruz. Bu torba meselesi yasamanın başına torba geçirmektir, Meclis'in kafasına torba geçirmektir, demokrasinin kafasına torba geçirmektir. Bu yaptıklarınızı tarih yazıyor, bunun hesabını günün birinde vereceksiniz."
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, bir milletvekili olarak, son 15 beş gündür TBMM'de slayt gösterileriyle belediye başkanı açıklanmasını, sürekli olarak buna yönelik davranışlar, politik biçimler geliştirilmesini kınadığını belirtti. Halaman, "TBMM ring alanı mı? Yani spor müsabakasının yapıldığı yer mi? Bakıyorum, Salı Pazarı gibi, herkes eline bir adam almış, haydi o başkan, bu başkan? Seçim bürosu mu? Git dışarıda açıkla kardeşim" dedi.
Meclis Başkanvekili Meral Akşener, yerinden söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın tasarıyla ilgili açıklamaları üzerine gülerek, "Niye arıza çıkarıyorsunuz, her seferinde ben yönetirken. Bakın ben diyorum ki şu televizyon verinceye kadar milletvekilleri sorularını sorsun, konuşmalarını yapsın. Bütün prosedürleri geçmiş gelmiş. Buldunuz garibanı, vur babam vur. Her seferinde aynı arıza. Şimdi şu televizyona kadar olan sistemi sizler adına efendice götürmeye çalışıyorum. Beni telaşa kaptırdığınız zaman Türkçem de bozuluyor. Saat 7'den sonra her türlü arıza ve gıcıklığa açığım" dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, bölümde değişiklik önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, tasarıdaki ruhsatsız hekimlik uygulamasına ilişkin düzenlemeyi eleştirerek, "Bunu Gezi direnişi nedeniyle getiriyorsunuz. Orada ilk müdahaleyi yapan hekimleri suçlu ilan eden bir tasarıyı kabul etmek mümkün değil. Ayrıca, hastanın kendi hekimiyle paylaşacağı ve sır olması gereken bilgileri, bir şekilde teşhir edecek bir düzenleme getiriyorsunuz" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, vatandaşların aile hekimliğine verdiği bilgilerin bir süre önce hackerlerin eline geçtiğini iddia ederek, hastalara ait bilgilerin çalındığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığı'nın, nüfus müdürlüğünün görevine soyunduğunu ileri süren Baluken, "Bakanlık lohusa kadına çocuğunun gayri meşru mu, meşru mu olduğunu, dinini soruyor. Bu ayıp değil mi, bunu nasıl sorarsınız? Gelin bu ayıbı kaldıralım. Hastaların kişisel bilgileri verilmesin. Bir ukala çıktı, 'Türkiye'de kürtaj patlaması var' dedi. Herkesi, genç kızları töhmet altında bıraktı. Bunu sizin elinizdeki bilgilere bakarak söyledi. 'Kayseri'de alkol patlaması var' denilse, Kayserililerin hoşuna gider mi, gitmez" diye konuştu.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, aile hekimlerinin zorunlu nöbet uygulamasına karşı tepki gösterdiklerini ifade ederek, "75 milyon nüfusluk Türkiye'de geçen yıl acil servislere 90 milyon başvuru oldu. Bakanlığın adı değiştirilsin; ya hastalandırma ya tedavi bakanlığı olsun çünkü sağlık sunmadığımız aşikar" görüşünü ifade etti.
Bu arada tasarının 9. maddesinin ikinci fıkrası ile ilgili AK Parti Grubu'nun verdiği önerge kabul edildi. Buna göre fıkra, "Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır" şeklinde değiştirildi.
Değişiklikle, insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmaların gelir elde etmek amaçlı çalışma ilişkisi olmaması sebebiyle fıkra metninden çıkarıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "tam gün" olarak bilinen torba kanunu tasarısının birinci bölümünde yer alan 20 maddesi kabul edildi.
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı'nın TBMM Genel Kurulu'nda birinci bölümü üzerindeki görüşmeleri sırasında söz alan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, kamu-özel ortaklığıyla yapılan hastanelere değindi.
Özel, Yozgat, Bursa, Elazığ hastanelerinin projelerini kimlerin aldığına bakmak gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Ama özellikle Elazığ'ınki çok enteresan olmuştu. Biliyorsunuz, ilk önce şartnamede yeterli şartlar sağlanamazsa o sırada ihaleye giremeyenlere, teklif veremeyenlere özel bakan oluruyla izin vardı. Elazığ hastanesinde bir şirkete böyle bir izin verildi. Bu şirket, bizim o çok yakından tanıdığımız meşhur bir hastane grubu. Bu şirketin yandaş gazeteleri, televizyonları var. Hatta bu şirketle ilgili bazı şüpheler, bazı iddialar var. Deniliyor ki 'bunun ortaklarından bir tanesi first lady.' Ya, 'first lady' deyince durdum düşündüm, aklıma Michelle Obama geldi. Ümit ediyorum Michelle Obama'dır. Sizin aklınıza bir başka first lady'nin ortaklığı geliyorsa, o da artık sizin bileceğiniz iş..."
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, koruyucu sağlık hekimliğine değinerek, "Sayın Bakan 'Türkiye'nin konumu nedeniyle günümüzde yaşanan insan hareketliliği' diye bir ifade kullanarak kızamık ve benzeri hastalıkların arttığını, Türkiye'de polionun (çocuk felci) görülme ihtimali olduğunu ve bununla ilgili çalışma yaptıklarını söylüyor. Sayın Bakan sanırım Suriyeli sığınmacılardan bahsediyor. Sağlık stratejik bir konu, her kapıdan geleni içeri alırsanız ülkenin o aldığı o beyaz kartlar, karnelerde karalanıyor" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, CHP olarak tam günden yana olduklarını ifade ederek, "Ama adam gibi tam günden yanayız. İki sene önce 'tam gün nasıl olur ve Türkiye'ye tam gün nasıl uygulanır' diye büyük bir çalışma yaptık. 26 maddelik bir kanun teklifi hazırladık, sizlere sunduk. Ama siz elinizin tersiyle bu kanunu ittiniz. Şimdi saplandınız bir çamura çıkamıyorsunuz" görüşünü savundu.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, tam gün tasarısının tam günlük hali kalmadığını savunarak, "Buna şimdi ben de yeni bir isim daha takıyorum; Yarım porsiyon tam gün yasası. Neresinden tutarsanız tutun, iştahınız ne zaman açılırsa o zaman yiyebilirsiniz. Bu öyle bir yasa. Böyle bir garabet olur mu? Uçan öğretim üyelerinden sonra, kiralık öğretim üyeleri dönemini başlatıyorsunuz" ifadesini kullandı.
Tasarı üzerinde AK Parti, CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin ortak önergesiyle değişiklik yapıldı. Buna göre; yeni düzenleme yapılıncaya kadar yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığı'na uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk devlet hizmeti yükümlülüğü kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam edecek.
Tasarının 20 maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verildi. Aradan sonra TBMM Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Genel Kurul, bugün ve yarın toplanmayacak.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, yerinden söz aldı. Genel Kurul'dan çıkmakta olan Sağlık Bakanı Mehmet Mehmet Müezzinoğlu'na, "Sayın Başbakan'ın hastalandığı ve GATA'ya kaldırıldığı konusunda sosyal medyada ciddi bir dolanım var. Bu konuda bilginiz varsa, bizi de bilgilendirirseniz sevinirim" dedi.
Atıcı, tasarıya işaret ederek, "Hükümet, askere ve polise acil tıbbi müdahale yetkisi verdiğinin farkında mıdır? Bakın ilk yardım demiyorum. Acil tıbbi müdahale yapıyor, sağlıkçı olmayan asker ve polisler... Bunun farkındalarsa diyecek bir şeyimiz yok" diye konuştu.
Başkanvekili Meral Akşener, Komisyon'un yerine oturmaması üzerine birleşimi 9 Aralık Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
