2010-06-22 - 20:42
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Adana Altın Koza Film Festivali'nin mutlaka sürmesi gerektiğini belirterek, o konuda arkadaşlarını uyardığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Kan gölüne dönen Türkiye'de, Meclis'in
tatil yapmaya hakkı yoktur'' dedi.
Anadol, ''TBMM'nin 1 Temmuz'da tatile girmeyerek, çalışmalarını
sürdürmesi'' isteğini içeren AK Parti grup önergesi hakkında söz aldı.
''Meclis'in çalışma saatlerinin AK Parti'ye göre ayarlandığını'' öne süren
Anadol, bu durumun Anayasa ve İçtüzüğe aykırı olduğunu savundu.
''Terör, artık kentlere indi. Kadınları, çocukları hedef alıyor'' diyen
Anadol, şöyle devam etti:
''Terörün kentlere ineceği zaten kendisine yakın kaynaklar tarafından
daha önce açıklandı. Türkiye, bu haldeyken TBMM'nin tatile girmeye hakkı yoktur.
Kendi milletvekillerine şeker verir gibi 'Saat 24.00'e kadar çalışırsanız, sizi
16 Temmuz'da tatile göndereceğiz' deniliyor. TBMM tatile girme kararı
almamalıdır. Kan gölüne dönen Türkiye'de, Meclis'in tatil yapmaya hakkı yoktur.
Başbakan, halen TBMM'yi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden ayırt edemiyor.
'Çalışın' diyor size. Biz, Recep Tayyip Erdoğan'ın marabası değiliz. Türk
milletinin temsilcisiyiz. Böyle diretiyorsunuz, Anayasa Mahkemesi'ne gidiyoruz
sonra bize kızıyorsunuz. TBMM çalışacak siz de kuzu kuzu geleceksiniz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''Bir kanunun 30 maddesinde
aynı önergeyi verenler, sonra da 'manifesto veriyoruz' diyorlar'' dedi.
Anayasa değişikliğine ilişkin görüşmelerin ardından parti gruplarını
ziyaret ederek, 30 kanunun 1 Temmuz'a kadar çıkarılması durumunun söz konusu
olduğunu anlattıklarını belirten Elitaş, ''2 veya 3 kanun ilave ettik. Bunun
17'si gerçekleşti. 15 kanun tasarısı veya teklifinin bu dönem içerisinde
çıkarılmasını arzu ediyoruz'' diye konuştu.
Kanunların çıkarılmasında uzlaşı aradıklarını ifade eden Elitaş, ''Biz
Anadolu çocuğuyuz. Bizde lafın ağızdan çıkması imzadır. Bugün gelin şu
Karayolları Kanunu'nun 1. bölümünü çıkaralım. Yarın da ikinci bölümünü çıkaralım.
Burada herkesin her şeyi bilme durumu olamaz. Çünkü her siyasi partinin konulara
hakim uzmanları vardır komisyonlarda. Komisyonlar Meclis'in mutfağıdır. Burası
sadece bilgilendirme içindir'' görüşünü aktardı.
Muhalefet partilerinde milletvekillerinin bazı önergeleri grup baskısıyla
imzaladıklarını öne süren Elitaş, ''Bu arkadaşların düştükleri hal beni üzüyor.
Bir kanunun 30 maddesinde aynı önergeyi verenler, sonra da 'manifesto veriyoruz'
diyorlar'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da iktidarın 3 yılı geçen bir sürede
muhalefet ile anlaşmayı başaramadığını söyledi.
Genel Kuruldaki kanun tasarısı ve teklifi görüşmelerinde verdikleri
önergelerin kabul edilmemesinden yakınan Şandır, ''Biz yaparız, güçlüyüz'
dayatmasıdır bu. Yarın bu yaptıklarınız yazılacak, siz de utanacaksınız. 'Bir
günde bitecek' diye şart koştuğunuz 4 kanun 2 haftada bitti. Dayatmayla, inatla
Meclis'i çalıştıramazsınız. Bunu neden yapıyorsunuz? Meseleyi ciddiyetinden
uzaklaştırıyorsunuz. Buna itiraz ediyoruz. Öyle, 'söz ağızdan çıktığında imzadır'
deyip zor duruma düşmeyin'' diye konuştu.
Öte yandan, MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, ''hırsızlık
suçuna ceza artırımı'' öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması isteği
reddedildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Adana
Altın Koza Film Festivali'nin mutlaka sürmesi gerektiğini belirterek, o konuda
arkadaşlarını uyardığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtlayan
Günay, festivalin iptal edileceğine ilişkin söylentileri yalanladı. Buna şiddetle
karşı çıktığını belirten Günay, ''Altın Koza gelenekselleşmiş bir festivaldir ve
mutlaka sürmesi gerekiyor. O konuda arkadaşlarımızı uyardım'' dedi. Günay, bu
tür festivallere hiçbir siyasi ayırım yapmadan yardımda bulunduklarını ifade
etti.
El sanatlarının geliştirilmesi konusundaki çalışmaları anlatan Günay,
müze ve ören yerleri içindeki eskimiş mağazaları yenilemeye çalıştıklarını,
oralarda geleneksel el sanatlarının da satılması şartını getirdiklerini, bunun da
el sanatlarının gelişmesine katkı yapacağını kaydetti.
Aspendos antik tiyatrosunun 6 kilometre kuzeyinde bir taş ocağının
bulunduğunu, ocağın sit alanı dışında yer aldığını bildiren Günay, ocaktan
çıkarılan malzemenin Aspendos'tan uzak bir noktadan taşınması için çalışma
yapıldığını ifade etti. Günay, bu tür ocakları olabildiğince sit ve arkeolojik
alanlardan uzak tutmaya özen gösterdiklerini söyledi.
Türkiye'deki müze sayısını çoğaltmaya çalıştıklarını belirterek, buna
ilişkin çalışmaları anlatan Günay, Zeugma Müzesini bu yıl sonuna kadar açmaya
çalıştıklarını dile getirdi.
Günay, bakan olduğunda TÜRKSOY'un neredeyse atıl durumda olduğunu,
çalışmaları canlandırmak için çaba sarf ettiğini, Türkiye'nin parasal katkısını
artırdığını söyledi. Bazı ülkelerin parasal katkılarını yapmadığını belirten
Günay, TÜRKSOY'un şu anda daha faal durumda olduğunu ifade etti.
Güneydoğu bölgesinin terör belasından kurtulması durumunda çok önemli bir
turizm destinasyonu haline geleceğini anlatan Günay, ''Güya o bölge halkına
yardım etmek amacıyla terör eylemlerine girişenler bence önce bölge halkına çok
büyük zarar veriyorlar ve ihanet ediyorlar'' dedi.
-''SAROYAN'IN EVİ''-
Ermeni asıllı yazar William Saroyan'ın Bitlis'teki evi konusunda bir
tespit yapamadıklarını belirten Günay, ''Eğer böyle bir tespit olur ve özel müze
olması konusunda bir başvuru olursa gereğini yerine getirmeye çalışırız. Çünkü
biz bizim topraklarımızdaki herkese dostuz. Bizim topraklarımızdaki bütün
değerler de bizimdir diye bakıyoruz. İnançlarına, itikatlarını, etnik kökenlerine
bakmıyoruz'' dedi.
Arkeolojik kazılara çok önem verdiğini ifade eden Günay, kazıları düzene
bağlamak için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Kazılara ayrılan ödeneklerin
yetersizliğinden yakınan Günay, ödenekleri artırmaya çalıştıklarını kaydetti.
Nemrut'taki koruma çalışmalarının yavaş gittiğini belirten Günay,
Türkiye'deki turizm yatırımlarının kararlı bir şekilde geliştiğini kaydetti.
Günay, Türkiye'nin geçen yıl ön gelen 10 turizm ülkesi arasında yılı artıyla
kapatan tek ülke olduğunu da söyledi.
-''ÖZEL DÜŞMANLIK OLMAZSA''-
Günay, şöyle konuştu:
''Turizmin gelişmesi için altyapıdan önce barış gerekiyor. Atatürk'ün
'yurtta barış, dünyada barış' sözüne her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Türkiye, dünyanın 7. turizm ülkesi. İnanıyorum ki Türkiye, özel bir düşmanlık
olmazsa önümüzdeki birkaç yıl içinde İngiltere'yi geçecek, ilk 5 içine girecek...
Ama bütün bunlar için kendi aramızda birliğimizi, bütünlüğümüzü korumamız lazım.
Türkiye'de ve bölgede barışın sürekli olması lazım. Onun için bir ihanet, bir
saldırı, bir tuzak ile karşı karşıya geldiğimiz zaman öfkemizi birbirimizden
çıkarmaya kalkmayalım. Hangi tuzaklarla karşı karşıya olduğumuzu ve bizi nereye
sürüklemeye çalıştığını beraberce düşünmeliyiz. Bu çatının altında bir kaderi
paylaşıyoruz. Daha anlayışlı, daha dayanışmacı, daha yardımlaşmacı olmaya
çalışalım. Bu tür ihanetlere karşı bir siyasi parti tavrı değil, TBMM tavrı
olsun. Böylece çok daha güçlü oluruz.''
Günay, ''siyasi düşüncelerine katılınsın, katılınmasın Türkiye'nin önemli
bir yazarı olduğunu'' belirttiği İlhan Selçuk'a Allah'tan rahmet diledi.
Genel Kurulda, daha sonra verilen aranın ardından Karayolları Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarı üzerindeki görüşmelere
geçildi.
(09.04)
tatil yapmaya hakkı yoktur'' dedi.
Anadol, ''TBMM'nin 1 Temmuz'da tatile girmeyerek, çalışmalarını
sürdürmesi'' isteğini içeren AK Parti grup önergesi hakkında söz aldı.
''Meclis'in çalışma saatlerinin AK Parti'ye göre ayarlandığını'' öne süren
Anadol, bu durumun Anayasa ve İçtüzüğe aykırı olduğunu savundu.
''Terör, artık kentlere indi. Kadınları, çocukları hedef alıyor'' diyen
Anadol, şöyle devam etti:
''Terörün kentlere ineceği zaten kendisine yakın kaynaklar tarafından
daha önce açıklandı. Türkiye, bu haldeyken TBMM'nin tatile girmeye hakkı yoktur.
Kendi milletvekillerine şeker verir gibi 'Saat 24.00'e kadar çalışırsanız, sizi
16 Temmuz'da tatile göndereceğiz' deniliyor. TBMM tatile girme kararı
almamalıdır. Kan gölüne dönen Türkiye'de, Meclis'in tatil yapmaya hakkı yoktur.
Başbakan, halen TBMM'yi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden ayırt edemiyor.
'Çalışın' diyor size. Biz, Recep Tayyip Erdoğan'ın marabası değiliz. Türk
milletinin temsilcisiyiz. Böyle diretiyorsunuz, Anayasa Mahkemesi'ne gidiyoruz
sonra bize kızıyorsunuz. TBMM çalışacak siz de kuzu kuzu geleceksiniz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''Bir kanunun 30 maddesinde
aynı önergeyi verenler, sonra da 'manifesto veriyoruz' diyorlar'' dedi.
Anayasa değişikliğine ilişkin görüşmelerin ardından parti gruplarını
ziyaret ederek, 30 kanunun 1 Temmuz'a kadar çıkarılması durumunun söz konusu
olduğunu anlattıklarını belirten Elitaş, ''2 veya 3 kanun ilave ettik. Bunun
17'si gerçekleşti. 15 kanun tasarısı veya teklifinin bu dönem içerisinde
çıkarılmasını arzu ediyoruz'' diye konuştu.
Kanunların çıkarılmasında uzlaşı aradıklarını ifade eden Elitaş, ''Biz
Anadolu çocuğuyuz. Bizde lafın ağızdan çıkması imzadır. Bugün gelin şu
Karayolları Kanunu'nun 1. bölümünü çıkaralım. Yarın da ikinci bölümünü çıkaralım.
Burada herkesin her şeyi bilme durumu olamaz. Çünkü her siyasi partinin konulara
hakim uzmanları vardır komisyonlarda. Komisyonlar Meclis'in mutfağıdır. Burası
sadece bilgilendirme içindir'' görüşünü aktardı.
Muhalefet partilerinde milletvekillerinin bazı önergeleri grup baskısıyla
imzaladıklarını öne süren Elitaş, ''Bu arkadaşların düştükleri hal beni üzüyor.
Bir kanunun 30 maddesinde aynı önergeyi verenler, sonra da 'manifesto veriyoruz'
diyorlar'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da iktidarın 3 yılı geçen bir sürede
muhalefet ile anlaşmayı başaramadığını söyledi.
Genel Kuruldaki kanun tasarısı ve teklifi görüşmelerinde verdikleri
önergelerin kabul edilmemesinden yakınan Şandır, ''Biz yaparız, güçlüyüz'
dayatmasıdır bu. Yarın bu yaptıklarınız yazılacak, siz de utanacaksınız. 'Bir
günde bitecek' diye şart koştuğunuz 4 kanun 2 haftada bitti. Dayatmayla, inatla
Meclis'i çalıştıramazsınız. Bunu neden yapıyorsunuz? Meseleyi ciddiyetinden
uzaklaştırıyorsunuz. Buna itiraz ediyoruz. Öyle, 'söz ağızdan çıktığında imzadır'
deyip zor duruma düşmeyin'' diye konuştu.
Öte yandan, MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, ''hırsızlık
suçuna ceza artırımı'' öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması isteği
reddedildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Adana
Altın Koza Film Festivali'nin mutlaka sürmesi gerektiğini belirterek, o konuda
arkadaşlarını uyardığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtlayan
Günay, festivalin iptal edileceğine ilişkin söylentileri yalanladı. Buna şiddetle
karşı çıktığını belirten Günay, ''Altın Koza gelenekselleşmiş bir festivaldir ve
mutlaka sürmesi gerekiyor. O konuda arkadaşlarımızı uyardım'' dedi. Günay, bu
tür festivallere hiçbir siyasi ayırım yapmadan yardımda bulunduklarını ifade
etti.
El sanatlarının geliştirilmesi konusundaki çalışmaları anlatan Günay,
müze ve ören yerleri içindeki eskimiş mağazaları yenilemeye çalıştıklarını,
oralarda geleneksel el sanatlarının da satılması şartını getirdiklerini, bunun da
el sanatlarının gelişmesine katkı yapacağını kaydetti.
Aspendos antik tiyatrosunun 6 kilometre kuzeyinde bir taş ocağının
bulunduğunu, ocağın sit alanı dışında yer aldığını bildiren Günay, ocaktan
çıkarılan malzemenin Aspendos'tan uzak bir noktadan taşınması için çalışma
yapıldığını ifade etti. Günay, bu tür ocakları olabildiğince sit ve arkeolojik
alanlardan uzak tutmaya özen gösterdiklerini söyledi.
Türkiye'deki müze sayısını çoğaltmaya çalıştıklarını belirterek, buna
ilişkin çalışmaları anlatan Günay, Zeugma Müzesini bu yıl sonuna kadar açmaya
çalıştıklarını dile getirdi.
Günay, bakan olduğunda TÜRKSOY'un neredeyse atıl durumda olduğunu,
çalışmaları canlandırmak için çaba sarf ettiğini, Türkiye'nin parasal katkısını
artırdığını söyledi. Bazı ülkelerin parasal katkılarını yapmadığını belirten
Günay, TÜRKSOY'un şu anda daha faal durumda olduğunu ifade etti.
Güneydoğu bölgesinin terör belasından kurtulması durumunda çok önemli bir
turizm destinasyonu haline geleceğini anlatan Günay, ''Güya o bölge halkına
yardım etmek amacıyla terör eylemlerine girişenler bence önce bölge halkına çok
büyük zarar veriyorlar ve ihanet ediyorlar'' dedi.
-''SAROYAN'IN EVİ''-
Ermeni asıllı yazar William Saroyan'ın Bitlis'teki evi konusunda bir
tespit yapamadıklarını belirten Günay, ''Eğer böyle bir tespit olur ve özel müze
olması konusunda bir başvuru olursa gereğini yerine getirmeye çalışırız. Çünkü
biz bizim topraklarımızdaki herkese dostuz. Bizim topraklarımızdaki bütün
değerler de bizimdir diye bakıyoruz. İnançlarına, itikatlarını, etnik kökenlerine
bakmıyoruz'' dedi.
Arkeolojik kazılara çok önem verdiğini ifade eden Günay, kazıları düzene
bağlamak için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Kazılara ayrılan ödeneklerin
yetersizliğinden yakınan Günay, ödenekleri artırmaya çalıştıklarını kaydetti.
Nemrut'taki koruma çalışmalarının yavaş gittiğini belirten Günay,
Türkiye'deki turizm yatırımlarının kararlı bir şekilde geliştiğini kaydetti.
Günay, Türkiye'nin geçen yıl ön gelen 10 turizm ülkesi arasında yılı artıyla
kapatan tek ülke olduğunu da söyledi.
-''ÖZEL DÜŞMANLIK OLMAZSA''-
Günay, şöyle konuştu:
''Turizmin gelişmesi için altyapıdan önce barış gerekiyor. Atatürk'ün
'yurtta barış, dünyada barış' sözüne her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Türkiye, dünyanın 7. turizm ülkesi. İnanıyorum ki Türkiye, özel bir düşmanlık
olmazsa önümüzdeki birkaç yıl içinde İngiltere'yi geçecek, ilk 5 içine girecek...
Ama bütün bunlar için kendi aramızda birliğimizi, bütünlüğümüzü korumamız lazım.
Türkiye'de ve bölgede barışın sürekli olması lazım. Onun için bir ihanet, bir
saldırı, bir tuzak ile karşı karşıya geldiğimiz zaman öfkemizi birbirimizden
çıkarmaya kalkmayalım. Hangi tuzaklarla karşı karşıya olduğumuzu ve bizi nereye
sürüklemeye çalıştığını beraberce düşünmeliyiz. Bu çatının altında bir kaderi
paylaşıyoruz. Daha anlayışlı, daha dayanışmacı, daha yardımlaşmacı olmaya
çalışalım. Bu tür ihanetlere karşı bir siyasi parti tavrı değil, TBMM tavrı
olsun. Böylece çok daha güçlü oluruz.''
Günay, ''siyasi düşüncelerine katılınsın, katılınmasın Türkiye'nin önemli
bir yazarı olduğunu'' belirttiği İlhan Selçuk'a Allah'tan rahmet diledi.
Genel Kurulda, daha sonra verilen aranın ardından Karayolları Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarı üzerindeki görüşmelere
geçildi.
(09.04)
