2006-12-10 - 14:20
TBMM BAŞKANI BÜLENT ARINÇ; "REJİMİMİZ GÜÇLÜ VE KÖKLÜDÜR"
"Demokrasi açısından Türkiye'nin önünde hiçbir zaman bir handikap görmedim" diyen TBMM Başkanı Arınç, ATV'de canlı yayınlanan ''Doğruya Doğru'' programında gündemdeki başlıkları değerlendirdi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, ATV'de canlı yayınlanan ''Doğruya Doğru'' programında soruları yanıtladı.

"Türkiye tercihini çağdaş uygarlıktan yana yapmıştır" diyen Arınç, son zamanlarda rejimle ilgili oluşan söylemleri de, 'sanal korku barikatları' olarak değerlendirdi.

Arınç: "Devletin güçlü eli, kanunlarımız, anayasa bu tür saldırıları engellemiştir. Demokrasi tehdit altındadır demek için birinin bir yazı yazması, birinin bir konuşma yapması kurumlarımız açısından fikir özgürlüğü adına tanınmış haklarsa demokrasi bundan zarar görmez" dedi.

"BU MECLİS ÇOK BAŞARILI ÇALIŞMALAR YAPMIŞTIR"

Avrupa Birliği ile yürütülen süreci "kolay olmayacağını biliyorduk" diyerek özetleyen Arınç, Türkiye'nin özel durumunu ve özel argümanlarını hatırlatarak: "Bu süreci bütün ülkeler yaşadı. Her ülkenin kendi konumundan kaynaklanan farklı zorlukları yaşadığını da biliyoruz. Türkiye'nin farklı konumu var, değişik argümanlar, dezavantajlar var, haliyle onlardan daha fazla zorluklarla uğraştığımızı da bilmemiz lazım" dedi.

"BU YARARLI BİR DİPLOMASİDİR"

Arınç, Kuzey Kıbrıs'a yönelik bir liman/havalimanın açılması konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu sene Ocak ayında Sayın Dışişleri Bakanı, "Güvenartırıcı Önlemler" diyebileceğimiz bir paket açıkladı. Bu pakette, adadan iki kesime de yönelik ambargoların kaldırılması halinde Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getireceği ifade edildi. Bu olumlu karşılandı. Çünkü Türkiye Kuzey Kıbrıs'a yönelik ambargoların kaldırılmasını, uluslararası tanınmanın gerçekleşmesini, Birleşmiş Milletler'in AB'nin raporlarında yer aldığı gibi Kuzey Kıbrıs'a yönelik ambargoların kalkması yönünde adım atmayı istiyor. Bu bence yararlı bir diplomasidir. Ocak'tan bu yana da bu konuda bir tartışma yükselmedi. Sayın Dışişleri Bakanının eşzamanlı olarak bu ambargoların kaldırılması sözüne bir itiraz olmadı. Dışişleri Bakanlığı bu konuda çalışıyor, böyle bir sözü de karşı tarafa öneri olarak iletmişse onu Ocak ayında açıklanan planın bir parçası olarak düşünebiliriz. İkincisi de önümüzdeki hafta bu konuda iki toplantı yapılacak ve Türkiye'nin müzakere sürecindeki tavrı bir karar altına alınacaktır. Burada Türkiye'nin elini güçlendirecek bir hamle yapması mümkündür. Ben bunu çok tabii görüyorum. Bu işleri yürüten hükümet, ülkeyi yöneten hükümettir. Hükümet bu konuda Meclis'e karşı sorumlu olduğuna göre hükümetin bu konuyu kendi kararları doğrultusunda yürütmesinden de daha normal bir şey olamaz."

"AB'NİN EN BÜYÜK HATASI.."

Arınç: "İtirazlara baktığımızda Güney Kıbrıs'ı tanımış olacaksınız, bir limanla beş liman arasında fark yok deniliyor. Bu, karşılıklı bir tekliftir, aynı şekilde Kuzey Kıbrıs da tanınmış olacaktır" dedi.

Güney Kıbrıs'ın AB'de bulunmasının AB'nin en büyük hatası olarak değerlendiren Arınç, şimdi bunun getirdiği sorunların bedellerinin Türkiye'ye ödetilmek istediğini söyledi. "Güney Kıbrıs, adanın tümünü temsil etmiyor, ben Türkiye olarak bunu söylüyorum. Güney Kıbrıs şu anda AB üyesi ve bütün dünya tarafından tanınıyor. Ortadoğu ülkeleri, İslam ülkeleri dahildir buna. Kuzey Kıbrıs ise sadece Türkiye tarafından tanınıyor. Diplomasi süratli gelişiyor, diplomaside kararlı olmak ve kendi davasının haklı olduğuna inanmak lazımdır" diyen Arınç, bu süreçte hükümete atfedilebilecek anayasal bir kusur göremediğini de sözlerine ekledi.

"DEMOKRASİ AÇISINDAN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE HİÇBİR ZAMAN BİR HANDİKAP GÖRMEDİM"

Arınç, rejime yönelik tehditlerin gündeme gelmesiyle demokrasinin de sorgulamaya açıldığını söyleyen Atav'ın "bu sorgulamalar rejimi güvence altına mı alıyor?" şeklindeki sorusuna "Rejimimiz güçlüdür ve köklüdür. Anayasal kurumlar bugüne kadar görevlerini yapmaktadırlar. Demokrasi açısından Türkiye'nin önünde hiçbir zaman bir handikap görmedim" şeklinde yanıt verdi.

Arınç: "Bizim Anayasamız, Türkiye Cumhuriyeti'nin niteliklerinden birinin de demokrasi olduğunu söylüyor. Buna inanmış ve bu vasfı Anayasa'nın değiştirilemez maddeleri içine almışız. Devletin güçlü eli, kanunlarımız, anayasa zaten bu tür saldırıları engellemiştir. Demokrasi tehdit altındadır demek için birinin bir yazı yazması, birinin bir konuşma yapması kurumlarımız açısından fikir özgürlüğü adına tanınmış haklarsa demokrasi bundan zarar görmez" dedi.


"TANKLARIN YÜRÜDÜĞÜ DÖNEM GEÇTİ"

Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaştığı bu günlerde TBMM'nin görev başında olduğunu belirten Arınç; sözlerine şöyle devam etti: "Meclis halktan aldığı yetkiyle görevini belirler. 2007 Kasım'ına kadar aldığı her karar, her seçim, her işlem meşrudur, siyasi etiğe uygundur. TBMM 2007 Kasım ayında yeni seçimler yapılıncaya kadar görevine devam edecek, biz bütün demokratik kurallara göre bu seçimi yerine getireceğiz."