2007-05-29 - 16:00
TBMM Başkanı İletişim Başdanışmanı Kemal Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, eski büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın açıklamalarından yola çıkılarak, TBMM Başkanı Arınç hakkında gerçeği yansıtmayan haberler yer aldığını belirtti. Öztürk, MHP'den milletvekili aday adayı olan eski Büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın, Meclis Başkanı Bülent Arınç hakkında ileri sürdüğü iddiaların, ''Kanunlar, devlet gelenekleri ve ciddiyetle bağdaşmadığını'' bildirdi.
TBMM Başkanı İletişim Başdanışmanı Kemal Öztürk,
MHP'den milletvekili aday adayı olan eski Büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın, Meclis
Başkanı Bülent Arınç hakkında ileri sürdüğü iddiaların, ''Kanunlar, devlet
gelenekleri ve ciddiyetle bağdaşmadığını'' bildirdi.
Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, eski
büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın açıklamalarından yola çıkılarak, TBMM Başkanı Arınç
hakkında gerçeği yansıtmayan haberler yer aldığını belirtti. Öztürk, şunları
kaydetti:
''Sayın Bölükbaşı, yaptığı açıklamalarda, 1 Mart Tezkeresi'nin kapalı
oturumunda kendilerinin Genel Kurula bilgi vermelerinin, bizzat TBMM Başkanı
tarafından engellendiğini iddia etmiştir.
1 Mart Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kapalı bir oturumda görüşülmüştür. Bu
görüşmelerde hükümet, uzmanlığından ve bilgisinden yararlanmak istediği
görevlileri yazılı olarak Başkanlığa bildirmekte, Başkanlıkça Genel Kurulun onayı
alındıktan sonra ilgililer, kapalı oturumda bulunma hakkına sahip olabilmektedir.
Kapalı oturumda Meclisin muhatabı hükümettir. Başbakan ya da ilgili bakanın
haricinde, Genel Kurula bilgi sunmaları istenen uzmanlar, hükümetin yazılı talebi
halinde yine TBMM Genel Kurulunun onayı ile mümkün olabilmektedir.
Dolayısıyla TBMM Başkanının, kimin konuşacağına, kimin konuşmayacağına karar
vermesi diye bir durum söz konusu değildir. Konu, tamamen İçtüzükte belirlenen
kurallar çerçevesinde büyük bir ciddiyet içinde cereyan eder.''
-''TEKNİK BİLGİDEN YOKSUN''-
Bölükbaşı'nın açıklamalarının bu teknik bilgiden yoksun olduğunu savunan
Öztürk, ''Buna rağmen 'konuşmamızı TBMM Başkanı engelledi' ifadesi tamamen
gerçeği yansıtmayan, bilgi eksikliği içeren beyanlardır'' dedi.
Öztürk, TBMM İçtüzüğünün 71. maddesine göre, kapalı oturum sırasında
görüşmeler hakkında, kapalı oturumda bulunanlar ve bulunma hakkına sahip olanlar
tarafından hiçbir açıklama yapılamayacağını hatırlatarak, şöyle devam etti:
''Bunlar, 10 yıl süreyle devlet sırrı olarak saklanır ve açıklanması suç
teşkil etmektedir.
Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü çok gizli ve önemli temasların, TBMM'deki
gizli oturumda yaşananların, Bakanlığındaki görevine geri dönmesi muhtemel bir
büyükelçi tarafından, yanlış bilgilerle karıştırılarak basın yayın organlarında
açıklanması, kanunlar, devlet gelenekleri ve ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Siyasi bir partiden aday adayı olan söz konusu kişinin, 'konuşmamız
engellenmeseydi PKK terörü olmazdı, Kürt devleti bu aşamaya gelmezdi vb.'
ifadelerinin ciddiyetten uzak, aday adayı olduğu partisine siyasi rant sağlamaya
yönelik beyanlar olduğunu ifade etmek isteriz.''
NOT: Açıklamanın tam metnine haberin "İlgili Dökümanlar" bölümünden
ulaşabilirsiniz.
MHP'den milletvekili aday adayı olan eski Büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın, Meclis
Başkanı Bülent Arınç hakkında ileri sürdüğü iddiaların, ''Kanunlar, devlet
gelenekleri ve ciddiyetle bağdaşmadığını'' bildirdi.
Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, eski
büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın açıklamalarından yola çıkılarak, TBMM Başkanı Arınç
hakkında gerçeği yansıtmayan haberler yer aldığını belirtti. Öztürk, şunları
kaydetti:
''Sayın Bölükbaşı, yaptığı açıklamalarda, 1 Mart Tezkeresi'nin kapalı
oturumunda kendilerinin Genel Kurula bilgi vermelerinin, bizzat TBMM Başkanı
tarafından engellendiğini iddia etmiştir.
1 Mart Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kapalı bir oturumda görüşülmüştür. Bu
görüşmelerde hükümet, uzmanlığından ve bilgisinden yararlanmak istediği
görevlileri yazılı olarak Başkanlığa bildirmekte, Başkanlıkça Genel Kurulun onayı
alındıktan sonra ilgililer, kapalı oturumda bulunma hakkına sahip olabilmektedir.
Kapalı oturumda Meclisin muhatabı hükümettir. Başbakan ya da ilgili bakanın
haricinde, Genel Kurula bilgi sunmaları istenen uzmanlar, hükümetin yazılı talebi
halinde yine TBMM Genel Kurulunun onayı ile mümkün olabilmektedir.
Dolayısıyla TBMM Başkanının, kimin konuşacağına, kimin konuşmayacağına karar
vermesi diye bir durum söz konusu değildir. Konu, tamamen İçtüzükte belirlenen
kurallar çerçevesinde büyük bir ciddiyet içinde cereyan eder.''
-''TEKNİK BİLGİDEN YOKSUN''-
Bölükbaşı'nın açıklamalarının bu teknik bilgiden yoksun olduğunu savunan
Öztürk, ''Buna rağmen 'konuşmamızı TBMM Başkanı engelledi' ifadesi tamamen
gerçeği yansıtmayan, bilgi eksikliği içeren beyanlardır'' dedi.
Öztürk, TBMM İçtüzüğünün 71. maddesine göre, kapalı oturum sırasında
görüşmeler hakkında, kapalı oturumda bulunanlar ve bulunma hakkına sahip olanlar
tarafından hiçbir açıklama yapılamayacağını hatırlatarak, şöyle devam etti:
''Bunlar, 10 yıl süreyle devlet sırrı olarak saklanır ve açıklanması suç
teşkil etmektedir.
Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü çok gizli ve önemli temasların, TBMM'deki
gizli oturumda yaşananların, Bakanlığındaki görevine geri dönmesi muhtemel bir
büyükelçi tarafından, yanlış bilgilerle karıştırılarak basın yayın organlarında
açıklanması, kanunlar, devlet gelenekleri ve ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Siyasi bir partiden aday adayı olan söz konusu kişinin, 'konuşmamız
engellenmeseydi PKK terörü olmazdı, Kürt devleti bu aşamaya gelmezdi vb.'
ifadelerinin ciddiyetten uzak, aday adayı olduğu partisine siyasi rant sağlamaya
yönelik beyanlar olduğunu ifade etmek isteriz.''
NOT: Açıklamanın tam metnine haberin "İlgili Dökümanlar" bölümünden
ulaşabilirsiniz.
