2006-05-03 - 18:00
TÜRKİYE-AB KARMA PARLAMENTO KOMİSYONU 56. GENEL KURUL TOPLANTISI..
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, ''Kıbrıs sorununun taraflarından birinin AB üyesi olmasının yarattığı dengesizliğin, soruna hakkaniyete dayalı bir çözüm bulunması çabalarını güçleştirdiğini'' söyledi.
Gül, TBMM'de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) 56. Genel Kurul Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmaya, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin başlatılmasına verdikleri destekten ötürü komisyon üyelerine teşekkür ederek başladı.

Gül, AB'nin diğer aday ülkelere uyguladığı muameleyi Türkiye'den esirgemeyeceğine inandığını söyledi.

Siyasi reformlar konusunda Türkiye'nin çalışmalarının yavaşladığı ve kararlılığın azaldığı yönünde bazı endişelerin varlığından haberdar olduklarını belirten Gül, reform çalışmalarının daha da hızlanarak süreceğini, fiili müzakerelerin başlamasının reform çabalarına da ivme kazandıracağını vurguladı.

Türkiye'nin 3 yıl içinde her alanda önemli adımlar attığını anlatan Gül, 12 nisanda açıklanan 9. Uyum Paketi'nin içeriğine değindi.

''Uygulamada bazı eksikliklerimiz olduğunun farkındayız'' diyen Gül, yeni kural ve düzenlemelerin getirdiği yeniliklere uyum sağlamanın başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de zaman alabileceğine işaret etti.

Gül, kendisinin başkanlık ettiği Reform İzleme Grubu'nun da uygulama sürecini yakından takip ettiğini söyledi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Yeni Ceza Kanunu'nun Avrupa Konseyi ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlandığını hatırlatan Gül, yeni kanunun uygulaması yerleştikçe bazı münferit olayların azalacağına inandığını, sorunların ortaya çıkması durumunda ise hükümet ve parlamentonun gereken önlemleri almaktan geri kalmayacağını söyledi.

Türkiye'de ifade özgürlüğü kapsamında açılmış davaların önemli kısmında takipsizlik kararı alındığını hatırlatan Gül, kanunun uygulanmasıyla ilgili içtihat oluşmasını bir süre beklemenin daha uygun olacağını düşündüklerini kaydetti.

Hükümetin temel amacının Türk halkının ifade özgürlüğünü sağlamak olduğuna işaret eden Gül, Türkiye'deki reform sürecinin en belirgin göstergesinin ülkede artan özgür tartışma ortamı olduğunu belirtti.

İfade özgürlüğünün kapsamı ve sınırlarının yakın zamanda Danimarka'da yayımlanan karikatürler dolayısıyla Avrupa'nın da gündemine geldiğini hatırlatan Gül, ''karikatür krizi''nin ifade özgürlüğü ve dini/kültürel değerler arasındaki hassas dengeyi ortaya koyduğunu söyledi.

Dini ve kültürel değerlere saygıyla ifade özgürlüğünün birbirleriyle çelişen kavramlar olmadığına işaret eden Gül, demokrasinin korunması için bu iki kavrama sorumlulukla yaklaşmak ve birbirlerini tamamlamalarını sağlamak gerektiğini belirtti.

''Türkiye'nin AB üyeliği farklı kültürlerin bir arada barış içinde yaşayabileceklerini, İslam ile modernliğin bağdaştığını ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır'' diyen Gül, Türkiye'nin üyeliğinin Hıristiyanların ve Müslümanların aynı siyasi ve ekonomik birlik içinde ortak değerler etrafında bir arada yaşayabileceğini göstereceğini söyledi.

-KIBRIS-

Konuşmasında, Kıbrıs sorununa da değinen Gül, ''Kıbrıs sorununun taraflarından birinin AB üyesi olmasının yarattığı dengesizlik, soruna hakkaniyete dayalı bir çözüm bulunması çabalarını güçleştirmektedir'' dedi.

Türkiye'nin buna rağmen, BM Genel Sekreteri'nin soruna kapsamlı bir çözüm bulma çabalarına aktif olarak katkıda bulunmaya devam ettiğini kaydeden Gül, ''Mevcut durum, başta adadaki iki halk olmak üzere sorunun tüm taraflarının çıkarlarına ters düşmektedir. Çözümsüzlük, Türkiye-AB ilişkilerine de zarar vermektedir'' diye konuştu.

Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik çabalar çerçevesinde, Türkiye'nin 24 ocakta açıkladığı Eylem Planı'na da değinen Gül, bu planın Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılıncaya kadar bir geçiş süreci oluşturacağına inandıklarını belirtti. Gül, şunları söyledi:

''Bu girişimle karşılıklı güvenin tesisi ve ekonomik kalkınma için elverişli bir ortam yaratmak istiyoruz. Bu planla liman ve havaalanlarımızı Rum bandıralı gemi ve uçaklara açmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz. Fakat aynı zamanda Kıbrıs Türk tarafına yönelik bütün kısıtlama ve ambargoların kaldırılması gerekmektedir.''

Gül, Türkiye'nin vizyonunun, ''birleşmiş bir Kıbrıs çerçevesinde Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın AB içerisinde birlikte yer alacakları bir işbirliği sütunu oluşturulması yönünde olduğunu'' kaydetti.

ENERJİ
Gül konuşmasında, enerji kaynaklarına güvenli ulaşım konusuna da değindi.

Geçen kış ortaya çıkan doğal gaz krizinin, enerji kaynaklarının üretici ülkelerinden, tüketici ülkelere nakli için stratejik konumda bulunan Türkiye'nin bölgesel ve küresel enerji arzı güvenliği açısından önemini bir kere daha ortaya koyduğuna dikkati çeken Gül, Türkiye'nin bu konuda üzerinde çalıştığı projelere değindi.

Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattından, petrolün Mayıs ayında Ceyhan'a ulaşmasının beklendiğini söyleyen Gül, akü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının da 2006 yılında faaliyete geçeceğini bildirdi.

Bu projelerden bir diğerinin de, Samsun-Ceyhan by-pass boru hattı olduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanı Gül, ''bu çerçevede kısa süre önce açıklanan AB'nin yeni enerji stratejisine ilişkin 'Yeşil Kağıt'ta Türkiye'nin üstleneceği önemli role yeterli ölçüde yer verilmediğini düşünüyoruz'' diye konuştu.