2008-03-25 - 14:00
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'Nevruz'dan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüştüklerini ve Tertip Komitelerinin istediği yerde ve tarihlerde kutlama yapmalarına izin verilmesini talep ettiklerini söyledi.
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, ''Bizim parti
kapatmayla ilgili bir derdimiz yok. Alışmışız, telaşlanmıyoruz. Yeniden
dokunulmazlığımızı kaldırabilir, partimizi kapatabilir, cezaevlerinin
kapılarını bize açabilirsiniz; bunu önemsemiyoruz'' dedi.
Türk, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, Nevruz'dan
önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüştüklerini ve Tertip
Komitelerinin istediği yerde ve tarihlerde kutlama yapmalarına izin
verilmesini talep ettiklerini söyledi.
İçişleri Bakanı Atalay'ın bu konudaki inisiyatifi valilere bıraktığını
bildiren Türk, ''Talep edildiği gibi izin verilseydi Nevruz, bayram
havasında kutlanacaktı. Biz uyarımızı yaptık. Belirlediğimiz takvimde
kutlasaydık, parti olarak disiplini sağlardık, sahip çıkardık.
'Kutlamalar bir günde olduğu zaman topluluğu disiplin altına almaya
gücümüz yetmez' dedik. Sonuçta yaşamak istemediğimiz üzüntülü manzarayla
karşı karşıya kaldık. İzin verildiği yerlerde coşkuyla kutlandı.
Diyarbakır'da en ufak sıkıntı yaşanmadı'' diye konuştu.
Nevruz kutlamalarında yaşananlara ilişkin, ''Bu manzaraları Filistin'de,
Darfur'da gördük. Türkiye'de kendi halkını coplayan, kurşunlayan bir
anlayışı şiddetle kınıyoruz'' diyen Türk, ''saldırı ve gözaltılar''
hakkında görüşlerini anlattı.
DTP'li bazı milletvekillerinin görüşmeye gittiği bir emniyet müdürünün
''PKK'ya terör örgütü demezseniz, elinizi sıkmam'' diyerek,
tokalaşmadığını anımsatan Türk, milletvekillerine bu şekilde davranan
devlet memuru polisin görevden alınmasını beklediklerini söyledi.
Nevruz'daki görüntüleri Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakana
göndereceklerini, gelişme olmaması halinde dünya kamuoyuna
ulaştıracaklarını anlatan Türk, ''Demokrasi, ucuz bir kavram değildir.
Demokrasiye inanmayanların, bu kavramı kullanmasına izin vermeyeceğiz.
Herkesin bunu iyi bilmesi gerekir'' dedi.
-''ERGENEKON ORTADAN KALKMADAN, DEMOKRASİYİ İŞLETEMEZSİNİZ''-
Ahmet Türk, partilerin kapatılması konusunda, ''Bizim parti kapatmayla
ilgili bir derdimiz yok. Alışmışız, telaşlanmıyoruz. Yeniden
dokunulmazlığımızı kaldırabilir, partimizi kapatabilir, cezaevlerinin
kapılarını bize açabilirsiniz; bunu önemsemiyoruz. Biz demokrasiyi,
barışı önemsiyoruz'' diye konuştu. Türk,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Partimiz hakkında kapatma davası açıldığında hiç refleks göstermeyen
Hükümet, bugün kendini kurtarma formülü arayışı içinde. Demokratik bir
Türkiye yaratılması için çaba göstermelisiniz. Parçalı demokrasi,
Türkiye'yi demokratik yapmaz. Getirin Anayasa taslağını Parlamentoya,
sayı yetmezse götürün halkın önüne. Ancak siz, demokrasi için değil,
sizin için olan yerlerde düzenleme yapmaya çalışıyorsunuz. AK Parti'yi
kurtarma operasyonu başladı. Gelin demokrasiyi kurtaralım.
'Ergenekon' ortadan kalkmadan demokrasiyi işletemezsiniz. Farklı bir
iktidar, farklı bir çete anlayışı Türkiye'ye taşınmamalıdır. Bu ülke,
birçok dönemde Ergenekon'a benzer çeteler, görmüş, yaşamış. 1915-17
yıllarında başlayan Teşkilatı Mahsusiye'nin, bazı olayları çözmek için
katillerden yararlandığını biliyoruz. ASALA eyleminde, benzer çeteler
kullanıldığını görüyoruz. Ancak Kürt halkının taleplerinin gündeme
girdiği bu dönemlerde çetelerin yoğunluk kazandığını görüyoruz. Kürt
sorunu gündeme geldiğinde, bu çeteler, toplumun her kesimini ahtapotun
kolları gibi sarmalıyor. Ekonomik rant, siyasi rant, iktidarı hedefleyen
bir mantığın ortaya çıktığını görüyoruz.''
-GRUPTA GERGİNLİK...-
Öte yandan DTP grup toplantısı başlamadan önce, ölen İkbal Yaşar ve
Zeki Erinç ile Nevruz kutlamalarında çıkan olaylarda çekilmiş
fotoğraflar, kimliği açıklanmayan bir kişi tarafından Salondaki
partililere dağıtılmaya başlandı.
Bu kişi, TBMM'de görevli sivil polisler tarafından ''izinsiz bildiri
dağıtmaktan'' gözaltına alınmak istendi. Fotoğraflara el koyan polisler,
gözaltına aldıkları bu kişiyi toplantı salonundan dışarı çıkardı.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, kuliste karşılaştığı polislere,
''Herkes görevini yapsın'' diyerek, gözaltına alınmak istenen DTP'liyi
yeniden toplantı salonuna getirdi.
Grupta dağıtılmak istenen fotoğrafların, gazetelerde yayınlandığını
belirten Kaplan, ''Tüm dünyanın gördüğü fotoğrafları, elimizde
tutamayacak mıyız? Burada da mı sansürle karşılaşacağız'' diyerek tepki
gösterdi.
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş da gözaltı gerginliğinin
yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirterek, ''Grup sekretaryamız
tarafından hazırlanan dövizler, görevlilerimizce dağıtılmak istendi.
Bunu dağıtan kişi, Grubumuzda yeni göreve başladı. Bu arkadaşımızı
tanımayan polisler, engellenmeye çalışmışlar. Grubumuza yönelik bu
engelleme, yanlış anlaşılmaktan kaynaklanmıştır'' diye konuştu.
kapatmayla ilgili bir derdimiz yok. Alışmışız, telaşlanmıyoruz. Yeniden
dokunulmazlığımızı kaldırabilir, partimizi kapatabilir, cezaevlerinin
kapılarını bize açabilirsiniz; bunu önemsemiyoruz'' dedi.
Türk, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, Nevruz'dan
önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüştüklerini ve Tertip
Komitelerinin istediği yerde ve tarihlerde kutlama yapmalarına izin
verilmesini talep ettiklerini söyledi.
İçişleri Bakanı Atalay'ın bu konudaki inisiyatifi valilere bıraktığını
bildiren Türk, ''Talep edildiği gibi izin verilseydi Nevruz, bayram
havasında kutlanacaktı. Biz uyarımızı yaptık. Belirlediğimiz takvimde
kutlasaydık, parti olarak disiplini sağlardık, sahip çıkardık.
'Kutlamalar bir günde olduğu zaman topluluğu disiplin altına almaya
gücümüz yetmez' dedik. Sonuçta yaşamak istemediğimiz üzüntülü manzarayla
karşı karşıya kaldık. İzin verildiği yerlerde coşkuyla kutlandı.
Diyarbakır'da en ufak sıkıntı yaşanmadı'' diye konuştu.
Nevruz kutlamalarında yaşananlara ilişkin, ''Bu manzaraları Filistin'de,
Darfur'da gördük. Türkiye'de kendi halkını coplayan, kurşunlayan bir
anlayışı şiddetle kınıyoruz'' diyen Türk, ''saldırı ve gözaltılar''
hakkında görüşlerini anlattı.
DTP'li bazı milletvekillerinin görüşmeye gittiği bir emniyet müdürünün
''PKK'ya terör örgütü demezseniz, elinizi sıkmam'' diyerek,
tokalaşmadığını anımsatan Türk, milletvekillerine bu şekilde davranan
devlet memuru polisin görevden alınmasını beklediklerini söyledi.
Nevruz'daki görüntüleri Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakana
göndereceklerini, gelişme olmaması halinde dünya kamuoyuna
ulaştıracaklarını anlatan Türk, ''Demokrasi, ucuz bir kavram değildir.
Demokrasiye inanmayanların, bu kavramı kullanmasına izin vermeyeceğiz.
Herkesin bunu iyi bilmesi gerekir'' dedi.
-''ERGENEKON ORTADAN KALKMADAN, DEMOKRASİYİ İŞLETEMEZSİNİZ''-
Ahmet Türk, partilerin kapatılması konusunda, ''Bizim parti kapatmayla
ilgili bir derdimiz yok. Alışmışız, telaşlanmıyoruz. Yeniden
dokunulmazlığımızı kaldırabilir, partimizi kapatabilir, cezaevlerinin
kapılarını bize açabilirsiniz; bunu önemsemiyoruz. Biz demokrasiyi,
barışı önemsiyoruz'' diye konuştu. Türk,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Partimiz hakkında kapatma davası açıldığında hiç refleks göstermeyen
Hükümet, bugün kendini kurtarma formülü arayışı içinde. Demokratik bir
Türkiye yaratılması için çaba göstermelisiniz. Parçalı demokrasi,
Türkiye'yi demokratik yapmaz. Getirin Anayasa taslağını Parlamentoya,
sayı yetmezse götürün halkın önüne. Ancak siz, demokrasi için değil,
sizin için olan yerlerde düzenleme yapmaya çalışıyorsunuz. AK Parti'yi
kurtarma operasyonu başladı. Gelin demokrasiyi kurtaralım.
'Ergenekon' ortadan kalkmadan demokrasiyi işletemezsiniz. Farklı bir
iktidar, farklı bir çete anlayışı Türkiye'ye taşınmamalıdır. Bu ülke,
birçok dönemde Ergenekon'a benzer çeteler, görmüş, yaşamış. 1915-17
yıllarında başlayan Teşkilatı Mahsusiye'nin, bazı olayları çözmek için
katillerden yararlandığını biliyoruz. ASALA eyleminde, benzer çeteler
kullanıldığını görüyoruz. Ancak Kürt halkının taleplerinin gündeme
girdiği bu dönemlerde çetelerin yoğunluk kazandığını görüyoruz. Kürt
sorunu gündeme geldiğinde, bu çeteler, toplumun her kesimini ahtapotun
kolları gibi sarmalıyor. Ekonomik rant, siyasi rant, iktidarı hedefleyen
bir mantığın ortaya çıktığını görüyoruz.''
-GRUPTA GERGİNLİK...-
Öte yandan DTP grup toplantısı başlamadan önce, ölen İkbal Yaşar ve
Zeki Erinç ile Nevruz kutlamalarında çıkan olaylarda çekilmiş
fotoğraflar, kimliği açıklanmayan bir kişi tarafından Salondaki
partililere dağıtılmaya başlandı.
Bu kişi, TBMM'de görevli sivil polisler tarafından ''izinsiz bildiri
dağıtmaktan'' gözaltına alınmak istendi. Fotoğraflara el koyan polisler,
gözaltına aldıkları bu kişiyi toplantı salonundan dışarı çıkardı.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, kuliste karşılaştığı polislere,
''Herkes görevini yapsın'' diyerek, gözaltına alınmak istenen DTP'liyi
yeniden toplantı salonuna getirdi.
Grupta dağıtılmak istenen fotoğrafların, gazetelerde yayınlandığını
belirten Kaplan, ''Tüm dünyanın gördüğü fotoğrafları, elimizde
tutamayacak mıyız? Burada da mı sansürle karşılaşacağız'' diyerek tepki
gösterdi.
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş da gözaltı gerginliğinin
yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirterek, ''Grup sekretaryamız
tarafından hazırlanan dövizler, görevlilerimizce dağıtılmak istendi.
Bunu dağıtan kişi, Grubumuzda yeni göreve başladı. Bu arkadaşımızı
tanımayan polisler, engellenmeye çalışmışlar. Grubumuza yönelik bu
engelleme, yanlış anlaşılmaktan kaynaklanmıştır'' diye konuştu.
