2011-12-19 - 17:50
TBMM PLAN BÜTÇE KOMİSYONU?
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine başlanan, Kütahya-Simav ve Van depremi mağdurlarına maaş bağlanmasını öngören, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz aldı.

Komisyonlara 9 yıldır gidip geldiklerini belirten Akdağ, ''Tekkeyi burada bekliyoruz hep beraber. Komisyon üyesi olmayan milletvekilleri geliyor, veriyor, veriştiriyorlar. Ondan sonra çekip gidiyorlar. Kime cevap vereceğiz, gıyabında ne söyleyeceğiz, bilemiyoruz. Yanımızda bir bürokratla istişare için iki kelime konuşsak bize tepki gösteriyorlar'' diye konuştu.

''Koruyucu sağlık hizmetlerini zirvesine çıkaran hükümetiz'' ifadesini kullanan Akdağ, ''Bulaşıcı hastalıkları yendik. Tüberkülozu geriletme noktasında Avrupa ortalamasının çok önündeyiz. Kızamıkta da durum böyle. Asırlardır devam eden sıtma problemlerini sıfıra düşürdük. Anne ve bebek ölümlerini tüm dünyanın takdir ettiği şekilde aşağıya çekmiş bir ülkeyiz. Aşılama oranlarını yüzde 97'ye çekmiş bir ülkeyiz. Bunu AK Parti hükümetleri yaptı. Elbette milletçe beraber kazandık'' dedi.

Sağlıkta son 9 yılın altın harflerle tarihe yazıldığını vurgulayan belirten Akdağ, ''Bunu tüm yabancı kaynaklar teslim ediyorlar. Bu gerçekliği kabul edelim'' ifadesini kullandı. Milletvekillerinin konuşmalarında, ''özel hastanelerin kara para aklama merkezi haline getirildiğini'' söylediklerini anımsatan Akdağ, şöyle devam etti: ''Sektör kendisini savunacak durumda değil. Onun için haksızlık etmeyelim. Böyle bir bilgi, belge varsa verilsin, gereğini yerine getirelim. Biz de böyle bir belge, en ufak bir bilgi yok. Özel hastaneler halka hizmet için yapılan yatırımlardır. Bunları halkın hastaneleri haline getirdik. Üstelik özel hastanelerin büyümelerini de kontrol altına aldık.''

Sağlık harcamalarının artması kadar tabii bir şey olamayacağına belirten Akdağ, nüfusun ve istihdama katılan birey sayısının arttığına dikkati çekti. Akdağ, ''Ama bunların ötesinde biz bir refah ülkesi olmaya doğru süratle ilerliyoruz'' görüşünü ifade etti.

Akdağ, ''Sağlığa harcadığımız para, kişi başına 550 dolarlar civarındadır. Türkiye'de biz sağlığa hala istediğimiz gibi para ayıramıyoruz. Harcamaların artması tabiidir. Hükümetlerin bu harcamaları kontrol altında tutmaya çaba göstermesi de tabiidir. Sağlık harcamaları, toplam kamu bütçesinde yüzde 8'den yüzde 12'ye çıkmıştır. Biz bununla iftihar ediyoruz. Eğitimin de diğer sosyal harcamaların da payı arttı. Neden- Faize daha az para ödüyoruz da ondan. Faize daha az para ödeyip, oradan arta kalan parayı sağlığa diğer sosyal hizmetlere ayırıyoruz ama sağlığa daha fazla para harcamalıyız'' diye konuştu.

Tasarı ile amaçlarının lüzumsuz ilaç kullanımını önlemek olduğunu belirten Akdağ, sosyal haklar açısından dünyanın en ileri ülkeleri arasına sayılan Kuzey Avrupa ülkelerinde bile toplamda yüzde 40'a kadar varan katkı payları bulunduğunu anlattı. Akdağ, ''Türkiye'de bu rakamlara ulaşılsın istemiyorum ama 'gereksiz ilaç kullanımını önleyeceğiz' diyorsak bu da bir enstrümandır'' dedi.

Türkiye'de bir zamanlar herkesin, ''IMF'siz yapamayız'' sözlerini ettiği bir dönemden geçildiğine anlatan Akdağ, ''Bunun tersini başarabilmiş tek hükümet, AK Parti hükümetidir. 'Artık size ihtiyacımız yok, kendi yağımızla kavrulacak hale geldik' diyebilen bir ülke haline geldik. Bununla iftihar ediyorum'' diye konuştu.

''Sağlık harcamalarının kontrollü bir şekilde arttığını'' vurgulayan Akdağ, ''Devletimizin gücü, bütçemiz bunları karşılamaya yetmektedir. Bundan sonra da bunları yetirmek için bu tedbirleri alıyoruz. Vatandaşımız sağlık hizmetlerine ve ilaca rahatça ulaşıyor, devam etsin istiyoruz. Yeşil kartla vatandaşlarımızın ödedikleri katkı paylarını sosyal yardımlaşmadan geri almaları mümkündür teknik olarak'' açıklamasında bulundu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının katkı paylarıyla ilgili bölümünü eleştirerek, ''Herşeyi halka yüklüyoruz. Sayın Faruk Çelik, 'millet bu tasarıyı bekliyor' diyordu. İlaca katkı payı getirecek tasarıyı bekliyorsa, hükümet Türk Milletini ne sanıyor'' ifadesini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, içerisinde ''intibak'' olmayan hiçbir tasarının kendileri için bir değeri olmadığını ifade etti. Aslanoğlu, ''Böyle bir yasa olmaz, insanları kandırmayın'' diyerek tepkisini dile getirdi.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, tasarının alt komisyona boşuna gönderildiğini savunarak, ''Aynen geri geldi. Boşuna zaman kaybı oldu'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, tasarıyla Hükümetin sağlık ve sosyal güvenceler konusunda elini halkın cebine attığını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç da ''ilaç'' tartışmasının sona ermesi için kesin saptamalar yapılması gerektiğini ifade etti. Domaç, ''İlaç harcamasında nüfus artış hızı, nüfusun yaşlanması, hekime ulaşımın kolaylaştırılması gibi faktörler de önemli. Milli gelirin artması da bunda bir faktördür'' diye konuştu.

Konuşmalarının ardından yapılan oylamayla Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının maddelerine geçilmesi kabul edildi.

Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Tasarıya göre, memuriyet görevlerinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanların, son defa Emekli Sandığı Kanunu veya Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun tabi görevlerde çalışıp çalışmadıklarına bakılmaksızın, tabi oldukları sigortalılık statüleri için öngörülen aylık bağlama şartlarını taşıyarak aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenecek. İkramiye ödenecekler için İş Kanunu'nun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri esas alınacak. 15 yıldan az hizmet süresi olanlara ikramiye ödenmeyecek. Ayrıca, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine de emekli ikramiyesi verilecek.

Birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık, ya da malullük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri halinde emekli ikramiyesi ödenecek. Aylık bağlananlar ile hak sahiplerinin davalardan vazgeçmeleri halinde, mahkemelerce SGK lehine hükmedilecek vekalet ücretleri kurum tarafından tahsil edilmeyecek.

Tasarıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu ana hizmet birimlerinden Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğünün bilişim personeli sayısı 50'den 80'e çıkarılıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumunca finansmanı sağlanacak veya sağlanmayacak olan sağlık hizmetlerinin kapsamı konusundaki belirsizlik gideriliyor.

Sosyal Güvenlik Kurumuna gerekli gördüğü hallerde kişilerin ulaşım hizmetlerini hizmet satın alma ve kiralama gibi usullerle temin etme yetkisi veriliyor.

İlaç kullanımında tasarrufu özendirmek maksadıyla, SGK, aile hekimlerince yazılan reçeteler dahil olmak üzere reçetede yer alan üç kutu 3 kaleme ya da 3 kutuya kadar ilaç için 3 lira, sonraki ilave her bir kalem ya da kutu ilaç için 1 lira katılım payı uygulamaya yetkili olacak.

Yeşil kart sahiplerinin Genel Sağlık Sigortasına devredilmesinden sonra da mevcut uygulamanın aynı şekilde devam ettirilmesi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilendiriliyor.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na eklenen geçici maddeyle, Van ve Simav'da meydana gelen depremler sonucunda malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalıların hak sahiplerine, en az 30 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi veya bir aylık kesenek ile karşılık bildirilmiş veya ödenmiş olmak şartıyla Kanunda öngörülen prim ödeme süresi, hizmet, prim ve prime ilişkin borcu olmama ve sigortalılık sürelerine ilişkin diğer şartlar aranmaksızın kurumca aylık bağlanacak.

Bu şekilde bağlanan aylıklarla ilgili Kanunda öngörülen prim veya kesenek ile karşılıkların eksik olan kısmı Maliye Bakanlığı tarafından SGK'ya ödenecek.

Bu kapsama girenlerden depremler sonucunda yaralanan veya sakat kalanlara verilecek protez, ortez, araç ve gereç bedelleri için katılım payı alınmayacak.

Yapılan düzenlemeyle İş Kanunu'nda yer alan bazı idari para cezaları günün şartlarına uygun olarak güncelleniyor. Tasarıyla, Mesleki Yeterlilik Kurumu, gerçek veya tüzel kişilere sağlayacağı hizmetlerden gelir sağlayacak.

Mesleki Yeterlilik Kurumunun faaliyette bulunduğu dönem içinde, mali imkansızlıklar sebebiyle ödeme güçlüğü yaşayan bazı sosyal taraf temsilcilerinin, kurumsal faaliyetlere katılımlarını sürdürmeleri maksadıyla, birikmiş borçlarını ödemelerinde kolaylık sağlanarak aidat borçlarının yeniden yapılandırılıyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'nin, hane halkı harcamaları içinde cepten sağlığa en az para ayrılan ülke olduğunu söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde yapılan görüşmelerde söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, memuriyet görevlerinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanların emekli ikramiyelerinin verilmesine ilişkin maddenin, Anayasanın iki kez iptal ettiği kararlarına aykırı olarak hazırlandığını ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, aynı maddeye ilişkin konuşmasında, ''Size yalvarıyorum, Anayasa Mahkemesi nasıl karar vermişse onu uygulayalım'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, ''Birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık, ya da malullük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri halinde emekli ikramiyesi ödenmesine'' ilişkin düzenlemenin yer aldığı maddenin, haklarını arayan insanları cezalandırıcı nitelikte olduğunu, vatandaşın dava açma haklarının ellerinden alındığını savundu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, ilaçlarda katkı payına ilişkin düzenlemenin özellikle az gelirli olanlara, emekli, dul ve yetimlere ek mali külfet getireceğini ileri sürdü. Kalaycı, ''İsrafı önleme amacıyla yapılan bir düzenleme, ancak amacına hizmet etmeyeceği kanısındayız'' dedi.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, ilaçta katkı payına ilişkin düzenlemenin yoksulların cezalandırılacağı anlamına geldiğini, haksız bir uygulama olacağını savundu.

CHP'li Aslanoğlu da, aynı düzenlemeye ilişkin, herkesin gelirine göre katkı payı alınması teklifini getirdi. Aslanoğlu, ''Eğer adaleti uygulamak istiyorsanız, asgari ücretliden alınan katkı payının 20 katını benden katkı payı alın. En azında onlara katkı payı ödetmeyin'' diye konuştu.

Muhalefet milletvekillerinin sağlık politikasına ilişkin bazı eleştirilerini yanıtlayan AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, 28 yıllık hekim olduğunu, sağlık hizmetinin her alanında çalıştığını belirterek, ''Şunu söyleyebilirim, şu anda Türkiye'de sağlık hizmeti anlamında üst düzey bir hizmet veriliyor. Türkiye sağlık hizmeti açısından dünyanın en cömert ülkelerinden biridir ama müsrif değildir'' dedi.

Milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlık hizmetlerinin Türkiye'nin yüz akı olduğunu ifade etti. Tasarıda, ilaçta katkı payına ilişkin düzenlemenin ''yoksulu cezalandırmak'' anlamına gelmediğini belirten Akdağ, şunları söyledi:

''Sağlık Bakanlığının 2011 yılı bütçesi 17.5 milyar liraydı. Bunun 5 milyarı yeşil karttır. SGK'nın sağlık harcaması 45 milyar lira. Sadece ikisi 62.5 milyar lira. Bunun üzerine üniversitelerin, belediyelerin sağlık harcamalarını da eklemek lazım. Bunlar kamu sağlık harcaması. Bu kadar kamu sağlık harcaması yapan devlet, vatandaşından katkı olarak 2011'de 1 milyar 600 milyon lira aldı.

Tasarıdaki düzenleme ile üç kalemden daha fazla ilaç için '1 lira alalım' demek, 1 milyar 600 milyon liraya cüzi bir şey ekleyecektir. Bunu vatandaştan para almak için yapmıyoruz. Uluslararası ilaç firmalarının ya da her kimse, ilacı fazla satmak isteyen kişilerin daha fazla ilaç satması için ortaya koyduğu çabaları engellemenin enstrümanlarından birisi de bu. Bununla birlikte aldığımız, alacağımız bir çok tedbir var. Hekimlerin eğitilmesi, farkındalıklarının artırılması, akılcı ilaç kullanımı ile ilgili olarak toplumun aydınlatılması, tıp fakültelerinin müfredatlarına akılcı ilaç kullanımına ilişkin daha fazla ders konulmasına varıncaya kadar...

OECD ülkeleri arasında hane halkı cepten harcaması içinde sağlığa ayrılan pay, örneğin İsviçre'de yüzde 6 iken, OECD ortalamasında yüzde 3,2'dir. Bu oran Türkiye'de yüzde 1,5'tur. Türkiye, hane halkı harcamaları içinde cepten sağlığa en az para ayrılan ülkedir.''

Bakan Akdağ, ''Yeşil kart kalkıyor, vatandaş mağdur olacak'' yönündeki eleştirilerin de doğruyu yansıtmadığını söyledi. Akdağ, yalnızca yoksulluk belirlemesi ile ilgili usullerin değişeceğini, yeşil karttan yararlanması gereken kişilerin, prim ödemeyeceğini, aynı şekilde sağlık hizmeti almaya devam edeceğini söyledi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada komisyonda tasarı kabul edildi.

(23.08)