2012-02-20 - 13:33
TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonuna yeni Anayasa konusunda önerilerini sunan Fener Rum Patriği Bartholomeos, toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine yapılan daveti çok önemli bir olay olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, ''Cumhuriyet döneminde ilk defa azınlıklara böyle resmi bir davet oluyor'' dedi.
TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonuna yeni Anayasa konusunda önerilerini sunan Fener Rum Patriği Bartholomeos, toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine yapılan daveti çok önemli bir olay olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, ''Cumhuriyet döneminde ilk defa azınlıklara böyle resmi bir davet oluyor'' dedi.
Bartholomeos, ikinci sınıf vatandaş olmak istemediklerini belirterek, ''Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor'' diye konuştu.
Azınlıkların görüşünün yeni anayasa yapım sürecinde istendiğini, dinlendiğini ve takdir edildiğini anlatan Bartholomeos, problemlerini, beklentilerini Komisyona arz ettiklerini söyledi. ''Yeni anayasanın hepimizin anayasası olmasını istiyoruz'' diyen Bartholomeos, sözlerine şöyle devam etti:
''Biz ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyoruz. Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu, haksızlıklara maruz kaldık. Bütün bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor. Umutlarımızı hiçbir zaman yitirmedik. Şu an çok memnunuz. Görüşlerimiz eminiz ki gözönüne alınacak çünkü, biz Türk vatandaşı olarak haklarımızdan daha fazla bir şey istemiyoruz. Ayrımcılık istemiyoruz, eşitlik istiyoruz. Çünkü, biz vatandaşız, doğma büyüme buralıyız, askerliğimizi yapıyoruz, vergilerimizi ödüyoruz, oy hakkımızı kullanıyoruz. Onun için bugüne kadar olan haksızlıkların tekrar olmaması için ricada bulunduk. Bütün bunların yeni anayasa ile garanti altına alınmasını rica ettik. Eminiz ki böyle olacak.''
Bartholomeos, ''Yeni anayasa konusunda somut olarak ne istediniz-'' sorusuna, ''Eşitlik istedik. Eğitimde Ruhban Okulunun tekrar açılmasını istedik. Din ve vicdan hürriyeti, ibadet özgürlüğü istedik. İbadet ve eğitim alanına devletin yardımlarını istedik. Çünkü, şu ana kadar herhangi bir kiliseye ve azınlık okuluna maddi yardımda bulunulmadı devlet tarafından. Halbuki eşitlikten bahsediyorsak, nitekim anayasamızda bahsediyor, bu eşitliğin her alanda uygulanması gereklidir'' yanıtını verdi.
Bir gazetecinin ''Din adamların için maaş talebiniz oldu mu-'' sorusu üzerine Bartholomeos, Komisyona 18 sayfalık bir metin sunduklarını belirterek, bu metnin tüm azınlıkların hukukçularının yardımıyla hazırlandığını, içinde tüm konuların yer aldığını söyledi.
Bartholomeos, daha önce TBMM'ye gelip gelmediği sorusuna, ''Ankara'ya çok geldim. Meclise rahmetli Turgut Özal'ın cenaze törenine gelmiştim. Fakat muhtelif bakanlıkları, bakanlarımızı geçmişte ziyaret etmiştik. Gerek bugünkü Başbakan gerekse seleflerini ziyaret etmiştim cemaat ve patrikhanenin sorunları hakkında. Her zaman hüsnü niyetle kabul edildik. Fakat verilen sözler her zaman tutulmadı. Onun için tekrar tekrar geliyoruz. Bu sefer yazılı olarak da görüşlerimizi, beklentilerimizi devletimize arz ettik. Umutlu ayrılıyoruz ve son derece müteşekkiriz'' diye cevapladı.
Mor Gabriel Manastır Vakfı Başkanı Kuryakos Ergün ise, Süryanilerin 6 bin yıldan beri Anadolu topraklarında yaşadıklarını belirterek, ''Bu ülkede misafir değiliz'' dedi.
Ergün, ''Bugün bizler için tarihi bir gündür. Süryaniler, 6 bin yılı aşkın burada yaşıyorlar. Bu ülkenin en eski halklarından biridir. Misafir değiliz bu ülkede'' diye konuştu.
Meclisin kendilerini çağırıp önerilerini dinlemek istediğini kaydeden Ergün, ''Bizler dünyadaki tüm Süryaniler adına buradayız. Sadece vakıf adına değil, ister diaspora, ister Türkiye'de, Avrupa, ABD, Ortadoğu'daki tüm Süryanilerin isteklerini dile getirmek için buradayız'' dedi.
Mor Gabriel Manastır Vakfı Vekili Rudi Sümer de komisyona sundukları öneriler hakkında bilgi verdi. Anayasal güvenceye kavuşturulmasını istediklerini hususları komisyona ilettiklerini belirten Sümer, şöyle konuştu:
''Uygulamada azınlık olarak Rum, Ermeni ve Yahudiler kabul ediliyor. Lozan Antlaşması kapsamında Süryanilere hakları tanınmıyor. Lozan Antlaşması kapsamında Süryanilerin azınlık statüsünün kabul edilip bunun Anayasal güvenceye kavuşturulmasını talep ettik. Süryani halkının gerek cemaat vakıfları nezdindeki sorunları, gerekse birey olarak yaşadığı mülkiyet sorunlarını dile getirdik. Mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemenin daha genel, koruyucu, azınlıkları daha fazla koruyan bir düzenleme haline dönüştürülmesini istedik.
Bunun yanında kültürel haklarımızı dile getirdik. Süryani dilinin eğitiminin verilmesi, geliştirilmesi, yaşatılmasını istedik. Süryani dili, UNESCO tarafından tehlike altındaki dil olarak rapor edilmiştir. Ayrıca, din ve vicdan özgürlüğü konusunda yaşadığımız sorunlar var; bunların güvence altına alınmasını istedik. Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde diğer gayrimüslimlerin de temsilinin olanaklı hale dönüştürülmesini, vatandaşlık ile ilgili daha genel ve kucaklaşıcı düzenlemeler yapılmasını istedik.''
Sümer, ''Din adamları için maaş talep ettiniz mi-'' sorusuna, ''Devletin sağlamış olduğu finansmandan tüm dinlerin yararlandırılmasını, ibadethanelere aynı hakların sağlanmasını, imamlara sağlanan maaş ve diğer hakların diğer din adamlarına verilmesini de istedik'' karşılığını verdi.
Kuryakos Ergün, ''Ders kitaplarının müfredatla ilgili sıkıntılarınızı dile getirdiniz mi-'' sorusuna, ''Dile getirdik. Daha önce de yazılı olarak Milli Eğitim Bakanımıza iletmiştik, yeni öğretim yılında kaldırılacağını söylemişlerdi. Ayrıca Süryanilerin devlet makamlarında, bürokraside görev alabilmelerini dile getirdik'' şeklinde konuştu. (13.33)
Bartholomeos, ikinci sınıf vatandaş olmak istemediklerini belirterek, ''Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor'' diye konuştu.
Azınlıkların görüşünün yeni anayasa yapım sürecinde istendiğini, dinlendiğini ve takdir edildiğini anlatan Bartholomeos, problemlerini, beklentilerini Komisyona arz ettiklerini söyledi. ''Yeni anayasanın hepimizin anayasası olmasını istiyoruz'' diyen Bartholomeos, sözlerine şöyle devam etti:
''Biz ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyoruz. Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu, haksızlıklara maruz kaldık. Bütün bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor. Umutlarımızı hiçbir zaman yitirmedik. Şu an çok memnunuz. Görüşlerimiz eminiz ki gözönüne alınacak çünkü, biz Türk vatandaşı olarak haklarımızdan daha fazla bir şey istemiyoruz. Ayrımcılık istemiyoruz, eşitlik istiyoruz. Çünkü, biz vatandaşız, doğma büyüme buralıyız, askerliğimizi yapıyoruz, vergilerimizi ödüyoruz, oy hakkımızı kullanıyoruz. Onun için bugüne kadar olan haksızlıkların tekrar olmaması için ricada bulunduk. Bütün bunların yeni anayasa ile garanti altına alınmasını rica ettik. Eminiz ki böyle olacak.''
Bartholomeos, ''Yeni anayasa konusunda somut olarak ne istediniz-'' sorusuna, ''Eşitlik istedik. Eğitimde Ruhban Okulunun tekrar açılmasını istedik. Din ve vicdan hürriyeti, ibadet özgürlüğü istedik. İbadet ve eğitim alanına devletin yardımlarını istedik. Çünkü, şu ana kadar herhangi bir kiliseye ve azınlık okuluna maddi yardımda bulunulmadı devlet tarafından. Halbuki eşitlikten bahsediyorsak, nitekim anayasamızda bahsediyor, bu eşitliğin her alanda uygulanması gereklidir'' yanıtını verdi.
Bir gazetecinin ''Din adamların için maaş talebiniz oldu mu-'' sorusu üzerine Bartholomeos, Komisyona 18 sayfalık bir metin sunduklarını belirterek, bu metnin tüm azınlıkların hukukçularının yardımıyla hazırlandığını, içinde tüm konuların yer aldığını söyledi.
Bartholomeos, daha önce TBMM'ye gelip gelmediği sorusuna, ''Ankara'ya çok geldim. Meclise rahmetli Turgut Özal'ın cenaze törenine gelmiştim. Fakat muhtelif bakanlıkları, bakanlarımızı geçmişte ziyaret etmiştik. Gerek bugünkü Başbakan gerekse seleflerini ziyaret etmiştim cemaat ve patrikhanenin sorunları hakkında. Her zaman hüsnü niyetle kabul edildik. Fakat verilen sözler her zaman tutulmadı. Onun için tekrar tekrar geliyoruz. Bu sefer yazılı olarak da görüşlerimizi, beklentilerimizi devletimize arz ettik. Umutlu ayrılıyoruz ve son derece müteşekkiriz'' diye cevapladı.
Mor Gabriel Manastır Vakfı Başkanı Kuryakos Ergün ise, Süryanilerin 6 bin yıldan beri Anadolu topraklarında yaşadıklarını belirterek, ''Bu ülkede misafir değiliz'' dedi.
Ergün, ''Bugün bizler için tarihi bir gündür. Süryaniler, 6 bin yılı aşkın burada yaşıyorlar. Bu ülkenin en eski halklarından biridir. Misafir değiliz bu ülkede'' diye konuştu.
Meclisin kendilerini çağırıp önerilerini dinlemek istediğini kaydeden Ergün, ''Bizler dünyadaki tüm Süryaniler adına buradayız. Sadece vakıf adına değil, ister diaspora, ister Türkiye'de, Avrupa, ABD, Ortadoğu'daki tüm Süryanilerin isteklerini dile getirmek için buradayız'' dedi.
Mor Gabriel Manastır Vakfı Vekili Rudi Sümer de komisyona sundukları öneriler hakkında bilgi verdi. Anayasal güvenceye kavuşturulmasını istediklerini hususları komisyona ilettiklerini belirten Sümer, şöyle konuştu:
''Uygulamada azınlık olarak Rum, Ermeni ve Yahudiler kabul ediliyor. Lozan Antlaşması kapsamında Süryanilere hakları tanınmıyor. Lozan Antlaşması kapsamında Süryanilerin azınlık statüsünün kabul edilip bunun Anayasal güvenceye kavuşturulmasını talep ettik. Süryani halkının gerek cemaat vakıfları nezdindeki sorunları, gerekse birey olarak yaşadığı mülkiyet sorunlarını dile getirdik. Mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemenin daha genel, koruyucu, azınlıkları daha fazla koruyan bir düzenleme haline dönüştürülmesini istedik.
Bunun yanında kültürel haklarımızı dile getirdik. Süryani dilinin eğitiminin verilmesi, geliştirilmesi, yaşatılmasını istedik. Süryani dili, UNESCO tarafından tehlike altındaki dil olarak rapor edilmiştir. Ayrıca, din ve vicdan özgürlüğü konusunda yaşadığımız sorunlar var; bunların güvence altına alınmasını istedik. Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde diğer gayrimüslimlerin de temsilinin olanaklı hale dönüştürülmesini, vatandaşlık ile ilgili daha genel ve kucaklaşıcı düzenlemeler yapılmasını istedik.''
Sümer, ''Din adamları için maaş talep ettiniz mi-'' sorusuna, ''Devletin sağlamış olduğu finansmandan tüm dinlerin yararlandırılmasını, ibadethanelere aynı hakların sağlanmasını, imamlara sağlanan maaş ve diğer hakların diğer din adamlarına verilmesini de istedik'' karşılığını verdi.
Kuryakos Ergün, ''Ders kitaplarının müfredatla ilgili sıkıntılarınızı dile getirdiniz mi-'' sorusuna, ''Dile getirdik. Daha önce de yazılı olarak Milli Eğitim Bakanımıza iletmiştik, yeni öğretim yılında kaldırılacağını söylemişlerdi. Ayrıca Süryanilerin devlet makamlarında, bürokraside görev alabilmelerini dile getirdik'' şeklinde konuştu. (13.33)
