2008-04-25 - 17:49
Öğrenci Meclisi Üyeleri, başta eğitim sistemi olmak üzere, dildeki yozlaşma, yabancılaşma, illerine dair sorunlar, sınav sistemindeki eksiklikler gibi çeşitli konularda görüşlerini dile getirdiler.
5. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi verilen aranın ardından, başkanlığa
seçilen Mersin Öğrenci Meclisi Başkanı Caner Çelik başkanlığında saat
14.00'de toplandı.
Zonguldak Öğrenci Meclisi Başkanı Ülkem Çengel, Türkçenin yozlaşması
konusunda yaptığı gündemdışı konuşmada, ''Bir yabancı dili öğrenmek,
kendi dilini kaybetmek değildir'' dedi.
Reklam tabelalarının çoğunun yabancı dilde olmasını eleştiren Çengel,
Türk dilinin yaygınlaştırılması çalışmalarına daha fazla önem
verilmesini istedi.
Eğitimdeki genel sorunlar konusunda gündemdışı konuşan Şırnak Öğrenci
Meclisi Başkanı Hüseyin Ceylan, acil çözülmesi gereken sorunların
başında eğitim geldiğini söyledi.
Şırnak'ın olumsuz yönleriyle ve yaşanmayacak bir yer gibi gösterilmesi
nedeniyle, doktor ve öğretmenlerin iline gelmek istemediğini ifade eden
Ceylan ''Basın da Şırnak'la ilgili haber yaparken, reytingini
düşünüyor. Ancak haberini yaparken, yaptığı haberin oradakileri nasıl
etkileyeceğini düşünmüyor'' dedi.
-ÖNERGE VERİLDİ-
Gündemdışı konuşmaların ardından, ''Eğitimin sınavlara odaklanması,
meslek liselerine önem verilmesi ve katsayı sorununun giderilmesi ile
Türkçe dilinin yozlaşmasının önlenmesi'' konulu bir önerge verildi.
Eğitimin sınavlara odaklanması, meslek liselerine önem verilmesi ve
katsayı sorununun giderilmesine ilişkin önerge üzerinde konuşan Sivas
Öğrenci Meclisi Başkanı Salih Ayberk Özer, kendisinin de bu yıl gireceği
ÖSS'nin mağduriyetini çok iyi bildiğini belirtti.
Özer, Avrupa ülkelerinde öğrencilerin küçük yaşlarda alanlarına
yönelirken, Türkiye'de 12. sınıfta yöneldiklerine işaret ederek, bu
durumu eleştirdi.
Öğrencilerin hayatının 3 saat 15 dakika süren bir sınava bağlanmaması
gerektiğini kaydeden Özer, ''Daha ölçülü ve belirgin bir ÖSS sistemi
istiyoruz'' dedi.
ÖSS'de katsayı adaletsizliği yaşandığını ve bu durumun kendisini
rahatsız ettiğini belirten Özer, düz liselerle aynı sınava tabi tutulan
meslek lisesi öğrencilerinin yarışa mağlup başladıklarını kaydetti.
Salih Ayberk Özer, ''Sınavda herhangi bir lisedeki öğrenciyle aynı puanı
alsalar dahi onlardan çok geriye düşüyorlar. Mesela geçen yıllarda bir
imam-hatip lisesi öğrencisi, ham puanda Türkiye 16. olmuştur. Ama
katsayı adaletsizliği nedeniyle çok istediği tıp fakültesine giremedi.
Ben burada adalet göremiyorum. Belki de bu olay yüzünden nice yetenekler
üniversite dışında kalıp kaybolup gidiyor. Sayın büyüklerim, lütfen bu
konuda biraz daha adaletli olun'' diye konuştu.
-'HAYATIMIZA YÖN VEREN S'LER''-
Önerge üzerinde konuşan Bursa Öğrenci Meclisi Başkanı Hüseyin
Aydemir, ''Hayatımıza yön veren S'lerden bahsetmek istiyorum'' diyerek,
sınavları eleştirdi.
Hüseyin Aydemir, ''ÖSS, LDS, KPSS... Bunları geçersen varsın, geçemezsen
yoksun. Ancak ben bunun yerine MSS'yi öneriyorum, milletvekili seçme
sınavı... Milletvekilleri de seçimle gelmeli. Onları da sınavla
seçersek, okullarda sınavlar kalkar. Çünkü, onlar sınava girmenin ne
demek olduğunu bilmiyor'' diye konuştu.
Sakarya Öğrenci Meclisi Başkanı Oğuz Özen ise eğitim sistemini
eleştirerek, bir öğrencinin aldığı 12 yıllık eğitimin sonucunun, 3 saat
15 dakika süren sınavla belirlenmesinin yanlış olduğunu bildirdi.
Özen, ''Ben jokeyin atın sırtına çıkarak kırbaçlamasına izin veremem.
Ama biz aynı şekildeyiz. Jokeyler çıkıyor sırtımıza, kırbacı vuruyor,
hadi oğlum kazanırsın, hadi oğlum yaparsın diye... Bu uygulama yanlış.
Ben jokeyin sırtına bindiği at değilim, jokeyin kendisi olmak istiyorum.
Bu yüzden de bu eğitim sistemine karşıyım'' dedi.
Bilecik Öğrenci Meclisi Başkanı Lütfiye Yılmaz da önerge üzerinde
yaptığı konuşmada, üniversiteye giriş sınavında sözel yerine sayısal
öğrencilerin tercih edildiğini iddia ederek, bu durumun düzeltilmesini
istedi.
''Denklemlerle ve formüllerle mi kurtaracağız bu ülkeyi?'' diye soran
Yılmaz, sözel öğrencilere de önem verilmesini istedi.
5. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi üyesi
öğrenciler, katsayı sorununun çözülmesini ve eğitim sisteminin,
farklılıkları tehdit olarak algılamamasını istedi.
TBMM Genel Kurulundaki Öğrenci Meclisinde, öğrenciler meslek liselerinin
sorunları ve katsayı uygulamasıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.
Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı, Kızılcahamam İmam Hatip Lisesi öğrencisi
Osman Çetiner, Avrupa'da yüzde 70 meslek liselerinde, yüzde 30 genel
liselerde eğitim verilirken, Türkiye'de tam tersi olduğunu söyledi.
Çetiner, meslek liselerinin, kapasitelerinin altında eğitim verdiğini ve
kapanmanın eşiğinde olduğunu ifade etti.
Meslek lisesi mezunları arasından da iyi hukukçu, edebiyatçı, sosyal
bilimci ve siyasetçi çıkabileceğini dile getiren Çetiner, ''Bırakın
kaderimizi belirlemede bizler söz sahibi olalım. Eşit sorularda, eşit
puanla yarışalım. 'Şu okuldan mezun olursan şu mesleği yapmak
zorundasın' dayatmasının, insan hakları ihlali olduğunu düşünüyorum''
dedi.
Çetiner, katsayı sorunun çözülmesi çağrılarına kulak verilmesini istedi.
-NAZIM HİKMET'İN DİZELERİ-
Gaziantep Öğrenci Meclisi Başkanı, İslahiye İmam Hatip Lisesi öğrencisi
Seher Gürler de konuşmasına, 'Uyuduğumuzun farkındayız ama lütfen biraz
silkinelim olmaz mı?'' diyerek başladı.
Bir eğitim sisteminin, ülke ve halkının mutluluğu için ortak değerleri
önemsediği gibi, bireysel farklılıkları da önemseyip, güvence altına
alması gerektiğini vurgulayan Gürler, ''Farklılıklar bir tehdit olarak
algılanmamalıdır. Ortak yanlarımız kadar, farklılıklarımızı da
sevebilmeliyiz. Şairin dediği gibi ''Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman
gibi kardeşçe yaşayabilmeliyiz'' diye konuştu.
Sınav sisteminde sorunların olduğunu belirten Gürler, mevcut sistemin,
vicdanlardaki adalet duygusunu zedelediğini savundu.
-ENGELLİLERİN SORUNLARI-
Meclisin tek görme engelli üyesi Çorum Öğrenci Meclisi Başkanı Serhat
Dağ, engellilerin sorunlarını gündeme getirdi. Dağ, Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik'in, Genel Kurulda sabah yaptığı konuşmada, özürlülere
yönelik hiçbir şey söylemediğini kaydetti.
Dağ, ''Özürlülere yönelik bir okul yapıldı, bir okul özürlülere yönelik
düzenlendi mi, özürlülerin kitap gereksinimi devlet tarafından
gideriliyor mu, müfredatta özürlülerin tavsiyesi alınıyor mu?''
sorularını yönelterek, bunların hiçbirinin yapılmadığını söyledi.
Victor Hugo'nun, ''Yumuşak olma ezilirsin, sert olma kırılırsın'' sözünü
hatırlatan Dağ, bugüne kadar yumuşak olduklarını, artık sert olup,
kırılmaya karar verdiklerini kaydetti.
-''BU TABLO YAKIŞMIYOR''-
Türkçe'deki yozlaşma konulu gündem maddesinde söz alan Diyarbakır
Öğrenci Meclisi Başkanı Mehmet Necati Baylan, Türk kadınına seçme ve
seçilme hakkını dünyadaki ülkelerden önce veren TBMM'de, kadın
milletvekili sayısının az olduğunu belirtti. Baylan, ''Bu tablo
yakışmıyor'' dedi.
Elazığ Öğrenci Meclisi Başkanı Ali Ataş, yabancı kelimelere karşı
olmadıklarını, üst düzey kişilerin veya sanatçıların, ''daha entelektüel
görünmek'' adına Türkçe'de karşılığı bulunan kelimeler yerine Fransızca,
İngilizce kelimeleri tercih etmesine karşı durmak gerektiğini söyledi.
Ataş, ''yozlaşma'' kelimesinin bile Türkçe olmadığını belirterek,
departman yerine bölüm, full yerine dolu, legal yerine yasal
kelimelerinin kullanılabilineceğini vurguladı.
seçilen Mersin Öğrenci Meclisi Başkanı Caner Çelik başkanlığında saat
14.00'de toplandı.
Zonguldak Öğrenci Meclisi Başkanı Ülkem Çengel, Türkçenin yozlaşması
konusunda yaptığı gündemdışı konuşmada, ''Bir yabancı dili öğrenmek,
kendi dilini kaybetmek değildir'' dedi.
Reklam tabelalarının çoğunun yabancı dilde olmasını eleştiren Çengel,
Türk dilinin yaygınlaştırılması çalışmalarına daha fazla önem
verilmesini istedi.
Eğitimdeki genel sorunlar konusunda gündemdışı konuşan Şırnak Öğrenci
Meclisi Başkanı Hüseyin Ceylan, acil çözülmesi gereken sorunların
başında eğitim geldiğini söyledi.
Şırnak'ın olumsuz yönleriyle ve yaşanmayacak bir yer gibi gösterilmesi
nedeniyle, doktor ve öğretmenlerin iline gelmek istemediğini ifade eden
Ceylan ''Basın da Şırnak'la ilgili haber yaparken, reytingini
düşünüyor. Ancak haberini yaparken, yaptığı haberin oradakileri nasıl
etkileyeceğini düşünmüyor'' dedi.
-ÖNERGE VERİLDİ-
Gündemdışı konuşmaların ardından, ''Eğitimin sınavlara odaklanması,
meslek liselerine önem verilmesi ve katsayı sorununun giderilmesi ile
Türkçe dilinin yozlaşmasının önlenmesi'' konulu bir önerge verildi.
Eğitimin sınavlara odaklanması, meslek liselerine önem verilmesi ve
katsayı sorununun giderilmesine ilişkin önerge üzerinde konuşan Sivas
Öğrenci Meclisi Başkanı Salih Ayberk Özer, kendisinin de bu yıl gireceği
ÖSS'nin mağduriyetini çok iyi bildiğini belirtti.
Özer, Avrupa ülkelerinde öğrencilerin küçük yaşlarda alanlarına
yönelirken, Türkiye'de 12. sınıfta yöneldiklerine işaret ederek, bu
durumu eleştirdi.
Öğrencilerin hayatının 3 saat 15 dakika süren bir sınava bağlanmaması
gerektiğini kaydeden Özer, ''Daha ölçülü ve belirgin bir ÖSS sistemi
istiyoruz'' dedi.
ÖSS'de katsayı adaletsizliği yaşandığını ve bu durumun kendisini
rahatsız ettiğini belirten Özer, düz liselerle aynı sınava tabi tutulan
meslek lisesi öğrencilerinin yarışa mağlup başladıklarını kaydetti.
Salih Ayberk Özer, ''Sınavda herhangi bir lisedeki öğrenciyle aynı puanı
alsalar dahi onlardan çok geriye düşüyorlar. Mesela geçen yıllarda bir
imam-hatip lisesi öğrencisi, ham puanda Türkiye 16. olmuştur. Ama
katsayı adaletsizliği nedeniyle çok istediği tıp fakültesine giremedi.
Ben burada adalet göremiyorum. Belki de bu olay yüzünden nice yetenekler
üniversite dışında kalıp kaybolup gidiyor. Sayın büyüklerim, lütfen bu
konuda biraz daha adaletli olun'' diye konuştu.
-'HAYATIMIZA YÖN VEREN S'LER''-
Önerge üzerinde konuşan Bursa Öğrenci Meclisi Başkanı Hüseyin
Aydemir, ''Hayatımıza yön veren S'lerden bahsetmek istiyorum'' diyerek,
sınavları eleştirdi.
Hüseyin Aydemir, ''ÖSS, LDS, KPSS... Bunları geçersen varsın, geçemezsen
yoksun. Ancak ben bunun yerine MSS'yi öneriyorum, milletvekili seçme
sınavı... Milletvekilleri de seçimle gelmeli. Onları da sınavla
seçersek, okullarda sınavlar kalkar. Çünkü, onlar sınava girmenin ne
demek olduğunu bilmiyor'' diye konuştu.
Sakarya Öğrenci Meclisi Başkanı Oğuz Özen ise eğitim sistemini
eleştirerek, bir öğrencinin aldığı 12 yıllık eğitimin sonucunun, 3 saat
15 dakika süren sınavla belirlenmesinin yanlış olduğunu bildirdi.
Özen, ''Ben jokeyin atın sırtına çıkarak kırbaçlamasına izin veremem.
Ama biz aynı şekildeyiz. Jokeyler çıkıyor sırtımıza, kırbacı vuruyor,
hadi oğlum kazanırsın, hadi oğlum yaparsın diye... Bu uygulama yanlış.
Ben jokeyin sırtına bindiği at değilim, jokeyin kendisi olmak istiyorum.
Bu yüzden de bu eğitim sistemine karşıyım'' dedi.
Bilecik Öğrenci Meclisi Başkanı Lütfiye Yılmaz da önerge üzerinde
yaptığı konuşmada, üniversiteye giriş sınavında sözel yerine sayısal
öğrencilerin tercih edildiğini iddia ederek, bu durumun düzeltilmesini
istedi.
''Denklemlerle ve formüllerle mi kurtaracağız bu ülkeyi?'' diye soran
Yılmaz, sözel öğrencilere de önem verilmesini istedi.
5. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi üyesi
öğrenciler, katsayı sorununun çözülmesini ve eğitim sisteminin,
farklılıkları tehdit olarak algılamamasını istedi.
TBMM Genel Kurulundaki Öğrenci Meclisinde, öğrenciler meslek liselerinin
sorunları ve katsayı uygulamasıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.
Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı, Kızılcahamam İmam Hatip Lisesi öğrencisi
Osman Çetiner, Avrupa'da yüzde 70 meslek liselerinde, yüzde 30 genel
liselerde eğitim verilirken, Türkiye'de tam tersi olduğunu söyledi.
Çetiner, meslek liselerinin, kapasitelerinin altında eğitim verdiğini ve
kapanmanın eşiğinde olduğunu ifade etti.
Meslek lisesi mezunları arasından da iyi hukukçu, edebiyatçı, sosyal
bilimci ve siyasetçi çıkabileceğini dile getiren Çetiner, ''Bırakın
kaderimizi belirlemede bizler söz sahibi olalım. Eşit sorularda, eşit
puanla yarışalım. 'Şu okuldan mezun olursan şu mesleği yapmak
zorundasın' dayatmasının, insan hakları ihlali olduğunu düşünüyorum''
dedi.
Çetiner, katsayı sorunun çözülmesi çağrılarına kulak verilmesini istedi.
-NAZIM HİKMET'İN DİZELERİ-
Gaziantep Öğrenci Meclisi Başkanı, İslahiye İmam Hatip Lisesi öğrencisi
Seher Gürler de konuşmasına, 'Uyuduğumuzun farkındayız ama lütfen biraz
silkinelim olmaz mı?'' diyerek başladı.
Bir eğitim sisteminin, ülke ve halkının mutluluğu için ortak değerleri
önemsediği gibi, bireysel farklılıkları da önemseyip, güvence altına
alması gerektiğini vurgulayan Gürler, ''Farklılıklar bir tehdit olarak
algılanmamalıdır. Ortak yanlarımız kadar, farklılıklarımızı da
sevebilmeliyiz. Şairin dediği gibi ''Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman
gibi kardeşçe yaşayabilmeliyiz'' diye konuştu.
Sınav sisteminde sorunların olduğunu belirten Gürler, mevcut sistemin,
vicdanlardaki adalet duygusunu zedelediğini savundu.
-ENGELLİLERİN SORUNLARI-
Meclisin tek görme engelli üyesi Çorum Öğrenci Meclisi Başkanı Serhat
Dağ, engellilerin sorunlarını gündeme getirdi. Dağ, Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik'in, Genel Kurulda sabah yaptığı konuşmada, özürlülere
yönelik hiçbir şey söylemediğini kaydetti.
Dağ, ''Özürlülere yönelik bir okul yapıldı, bir okul özürlülere yönelik
düzenlendi mi, özürlülerin kitap gereksinimi devlet tarafından
gideriliyor mu, müfredatta özürlülerin tavsiyesi alınıyor mu?''
sorularını yönelterek, bunların hiçbirinin yapılmadığını söyledi.
Victor Hugo'nun, ''Yumuşak olma ezilirsin, sert olma kırılırsın'' sözünü
hatırlatan Dağ, bugüne kadar yumuşak olduklarını, artık sert olup,
kırılmaya karar verdiklerini kaydetti.
-''BU TABLO YAKIŞMIYOR''-
Türkçe'deki yozlaşma konulu gündem maddesinde söz alan Diyarbakır
Öğrenci Meclisi Başkanı Mehmet Necati Baylan, Türk kadınına seçme ve
seçilme hakkını dünyadaki ülkelerden önce veren TBMM'de, kadın
milletvekili sayısının az olduğunu belirtti. Baylan, ''Bu tablo
yakışmıyor'' dedi.
Elazığ Öğrenci Meclisi Başkanı Ali Ataş, yabancı kelimelere karşı
olmadıklarını, üst düzey kişilerin veya sanatçıların, ''daha entelektüel
görünmek'' adına Türkçe'de karşılığı bulunan kelimeler yerine Fransızca,
İngilizce kelimeleri tercih etmesine karşı durmak gerektiğini söyledi.
Ataş, ''yozlaşma'' kelimesinin bile Türkçe olmadığını belirterek,
departman yerine bölüm, full yerine dolu, legal yerine yasal
kelimelerinin kullanılabilineceğini vurguladı.
