2006-06-07 - 15:43
ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI MUMCU: ''İSTİKRAR YALANLARINI BİR AVANTAJ GİBİ GÖRENLER, HERKESTEN ÇOK PANİKLEDİ''
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Gazeteci Kemal Saydamer'in vefatından duyduğunu üzüntüyü ifade ederek başladı ve ''Yararlı insan olmanın seçkin örneklerinden biriydi'' dedi.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''İstikrar yalanlarını bir avantaj gibi görenler, herkesten çok panikledi'' dedi.

Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Gazeteci Kemal Saydamer'in vefatından duyduğunu üzüntüyü ifade ederek başladı ve ''Yararlı insan olmanın seçkin örneklerinden biriydi'' dedi.

Türkiye'nin, yapay gündemlerin etkisinden bir türlü çıkamadığını savunan Mumcu, ''Bu ülkede yıllardır bir yalan rüzgarı, bir masal, hakikatmiş gibi anlatılıyor. 4 yıl istikrar masalı dinledik, fakat 4 günde yıkıldı. İstikrar taş gibidir, en küçük esintide sarsılmamalıdır'' diye konuştu.

Hükümetin, vatandaşlardan ''3 yıl sabır istediğini'' belirten Mumcu, vatandaşların bu süreyi ''Brezilya dizileri gibi masallar dinlemekle'' geçirdiğini söyledi.

Mumcu, şöyle devam etti:

''Hipnoz bozuldu, yeni bir dizi başladı; acı gerçekler... İstikrar yalanlarını bir avantaj gibi görenler, herkesten çok panikledi. Türkiye, gerçekle masallar arasındaki uyumsuzluğu görüyor. İnsanlar, herkes için adil yönetim istiyor. Ne yazık ki Türkiye'yi yönetenler, gerçek gündeme arkalarını dönüyor.''

Gazetelerde yayınlanan bazı haberlere de değinen Mumcu, ''18 yaşın altındaki kız çocuklarına kürtaj yapılmasının sorumluluğunun, devleti yönetenlere ait olduğunu'' ifade etti.

Geçen yıl, boşanmak için 1 milyon kişinin mahkemelere başvurduğunu belirten Mumcu, ''boşanmak isteyenlerin büyük çoğunluğunu, aile terbiyesi ve kültürü almış çok sabırlı kadınların oluşturduğunu'' söyledi. İstanbul'da her üç evden birine hırsız girdiğini kaydeden Mumcu, insanların evlerinde huzurlu bir şekilde yatamadıklarını belirtti.

''Kasımpaşalılığın bir değer haline getirilmesi sonucu şiddet olaylarının arttığını'' ifade eden Mumcu, ''Kaba gücü bir marifetle alkışlaya alkışlaya öyle bir profil sunuldu ki 'siz de çocuklarınızı öyle yapın'.... Okul bahçelerinde çeteleşenler tarafından parasına, kitabına, telefonuna el konulup, dayak yiyen çocuklar var'' diye konuştu.

İŞSİZLİK SORUNU
Dünyada yoksulluk sınırının günlük 4.5 doların altında kazançlar olduğunu belirten Erkan Mumcu, bu kriterler doğrultusunda Türkiye'de 18 milyon kişinin yoksulluk sınırının altında olduğunu kaydetti.

Çalışanlardan 7 milyon 800 bininin, sosyal güvenlik şemsiyesinden mahrum olduğuna dikkati çeken Mumcu, şöyle devam etti:

''Bu insanlar işsiz kalmamak pahasına, köle gibi çalışmaya mahkum ediliyor. Sosyal güvencesiz çalışanların bir evde 3 kişiyi ilgilendirdiği düşünülürse 24 milyon insan eder. İşsizlik oranı, iş arayıp da bulamayanlar baz alındığında, yüzde 11.9 oluyor. İş bulmaktan ümidini kesenler, iş gücüne sahip olup da çalışamayanlar bazında düşünülürse işsizlik, yüzde 60-70. Her evde bir işsiz var. Çalışmak, üretmek, kimseye muhtaç olmadan onuruyla yaşamak isteyen insanlar, yoksullukla karşılaşıyor. Onlara verdiğimiz yegane şey umutsuzluk.''

''BU SİYASET, İNSANIN ÖMRÜNÜ ÇÜRÜTÜYOR''
Üniversite sınavlarının yaklaştığını, kendi çocuğunun da sınava hazırlandığını belirten Mumcu, ''Üniversite sınavlarıyla çocuklara işkence yapıldığını görüyorum'' dedi.

Üniversite sınavında matematik sorularının yüzde 20'sinin ilkokulda öğretilen konular olduğunu belirten Mumcu, bu soruların cevaplandırma oranının ise yüzde 3.5 olduğunu kaydetti.

Dünya genelinde yapılan seviye tespit sınavlarında en sonlarda yer alındığını vurgulayan Mumcu, ''Sözüm ona, çocuk eğitiyoruz. Aileler, elinde ne varsa çocuğunun eğitimine veriyor, çocuğun elinde kalan kocaman bir sıfır. Çocuklar, kendi yaşıtı olan herkesi rakibi gibi görüp, onlardan korkuyor. Bilgi öğrenme, insanı sevdirme kriterlerinin hiçbirini çocuklara veremiyoruz. Ağır, hantal, rüşvetçi, israfçı, yozlaşmış, çürümüş siyaset yüzünden. Bu siyaset, insanın ömrünü çürütüyor'' diye konuştu.

Veliler tarafından yılda 4 milyar doların dershane endüstrisine aktarıldığını belirten Mumcu, ''Bu kaynak, üniversite dışında kalan çocukların tamamına, Amerika standardında eğitim vermek için yeterli kaynaktır. Türkiye, hantallığın, akılsızlığın bedelini ödüyor'' dedi.

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, kimsenin karısının başını örtmekle muhafazakar olmadığını ifade ederek, ''Elinizden, dilinizden emin olunması lazım. Üçüncüsünü söylemiyorum. Ama bu millet sizin ne elinizden ne dilinizden ne de öteki şeyinizden emin'' dedi.

Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın hükümet ortağı gibi konuştuğunu öne sürerek, ''CHP, el hak hükümetin ortağıdır'' diye konuştu.

CHP'nin, milyonlarca işsizler ve suç örgütleri varken ''gıkını'' bile çıkarmadığını, ancak Cumhurbaşkanlığı konusunda ''Kendi iradenle seçemeyeceksen, uzlaşmayla seç'' taahhüdünde bulunduğunu ifade eden Mumcu, ''Bu kadar sorun var, ama konu devlet olunca alarm zilleri
çalıyor'' dedi.

Erkan Mumcu, CHP'ye, ''Niye cumhurun başını cumhur seçmesin, gelin cumhurbaşkanını halka seçtirelim, niye korkuyorsunuz halktan? Yoksa
'bu millet laikliğe, cumhuriyete bizden daha çok sahip çıkar' diye mi korkuyorsunuz?'' diye seslendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın buğdayın taban alım fiyatını ağzını doldurarak ''410 bin lira'' diye açıkladığını, ancak mazota yapılan zammı ''kuruş'' olarak duyurduğunu kaydeden Mumcu, ''Bir zamanlar hükümetin ekonomisini öven köşebentler, şimdi de akıl veriyorlar'' dedi.

''BİZİM SAHİBİMİZ MİLLET''
ANAVATAN lideri Mumcu, ''Sizin sahibiniz patronlar, bizim sahibimiz ise millet'' diyerek, ''Milletin sesini dinliyoruz ve oradan inilti, acı, ızdırap sesleri geliyor. Sizin kulağınıza ise şakır şakır çalışan para makinalarının sesi geliyor'' diye konuştu.

Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın ''kötü kokular gelince haber verin'' demesine rağmen, Hatay Milletvekili Fuat Geçen'in ''Ali Dibo'' yolsuzluğunun hesabını sorduğu için partiden ihraç edildiğini kaydetti.

Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların büyüdüğünü öne süren Mumcu, kamu arazilerinin eş, dost ve Arap şeyhlerine peşkeş çekildiğini iddia etti. Mumcu, yolsuzluk olan bütün ihalelerinin hesabını iktidardan soracaklarını söyledi. Mumcu, ''Çankaya'ya kaçar da kurtulurum diyorsanız yanılıyorsunuz, oraya da kaçamayacaksınız'' dedi.

Mumcu, ''adam gibi'' vergi, istihdam ve sosyal güvenlik reformunun yapılması gerektiğini belirtti.

''TÜRKİYE'NİN ANAVATAN'A İHTİYACI VAR''
ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, ''Bu ülkenin önünü açacak, ışığı memleketin önüne tutacak, geliri bütün insanlara adaletle dağıtacak, bütün insanları çalışmaya üretmeye teşvik edecek, Türkiye'yi zenginleştiren fikirlerle ileriye taşıyacak bir liderliğe ihtiyacı var, Türkiye'nin ANAVATAN'a ihtiyacı var'' diye konuştu.

İktidar ve ana muhalefet partisini eleştiren Mumcu, ''Karagöz ve Hacivat gibi, biri diğerine, diğeri de ötekine atışarak, tutuşarak siyaset yaptıklarını zannediyorlar'' dedi.

Erkan Mumcu, Başbakan Erdoğan'a ''Türban sorununu çözelim, Cumhurbaşkanlığı meselesini kriz haline dönüştürmeden Anayasa değişikliği yaparak çözelim'' dediğini, ancak kendileriyle alay edildiğini, ''yok sayıldıklarını'' kaydetti. Mumcu, ''Ancak siz sadece bizi değil, milleti de yok sayıyorsunuz'' diye konuştu.

Hükümetin muhafazakarlık ve demokratlık kavramlarını ikide bir diline pelesenk etmesinin kendisini rencide ettiğini belirten Mumcu,
şöyle konuştu:

''Muhafazakarlık haysiyetli bir kavramdır. Öyle şekilden ibaret bir şey değildir. Kimse karısının başını örtmekle muhafazakar falan olmaz. Muhafazakar olmak için toplumun bütün değerlerine adam gibi sahip çıkmak, içine sindirmiş olmak, edepli ve güzel ahlaklı olmak lazım. Elinizden, dilinizden emin olunması lazım. Üçüncüsünü söylemiyorum. Ama bu millet sizin ne elinizden ne dilinizden ne de öteki şeyinizden emin.''

''SÖMÜRÜLMESİNDE BİR NUMARASINIZ''
Meclis'e cami yaptırdıklarını ama bunu siyasi malzeme haline getirmediklerini dile getiren Mumcu, ''Siz hiç bir hizmette yoksunuz ama sömürülmesinde bir numarasınız. Siz muhafazakar filan değilsiniz, düpe düz tamahkarsınız. Muhafazakarlığı ağzınıza almayın çünkü muhafazakarlığı kirletiyorsunuz. Hırsızlar muhafazakar olamaz. Bunlar demokrat da olamazlar. Toplumu bizden olan, olmayan diye ayıranlar
demokrat olamazlar'' dedi.

ANAVATAN lideri Mumcu, AK Parti ve CHP'ye, ''Bırakın kayıkçı kavgası yapmayı da gelin Siyasi Partiler Kanunu'nu, Anayasa'yı değiştirelim, dokunulmazlıkları sınırlandıralım'' diye seslendi.

''Yalandan aslan kaplan olmakla bu işler olmuyor. Millet adamı gözünden tanır'' diyen Erkan Mumcu, parti kurulduğunda 50 kişi toplanamazken, Denizli mitingine 15 bin kişinin katıldığını sözlerine ekledi.