2010-10-13 - 14:25
Eletromanyetik Kirliliği Önleme, Ölçme, Araştırma ve Eğitim Derneği (TEMKODER) Başkanı Mehmet Bayramoğlu, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda yaptığı sunumda, derneğin,
elektromanyetik kirlilik açısından farkındalık yaratmak ve bilgi eksiklerini
gidermek amacıyla kurulduğunu ifade etti.
Eletromanyetik Kirliliği Önleme, Ölçme,
Araştırma ve Eğitim Derneği (TEMKODER) Başkanı Mehmet Bayramoğlu, elektromanyetik
saçılım ölçümü yapan bağımsız kuruluş sayısının artırılması gerektiğini
söyledi.
Bayramoğlu, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda yaptığı sunumda, derneğin,
elektromanyetik kirlilik açısından farkındalık yaratmak ve bilgi eksiklerini
gidermek amacıyla kurulduğunu ifade etti.
Elektromanyetik saçılıma neden olan ilgili sektörlerde, ortaya çıkan
kirliliği ölçme işini yapanların eğitimsizliğinden yakınan Bayramoğlu,
Türkiye'de, insan sağlığı açısından elektromanyetik kirlilik limit değerlerinin
düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Birçok kurumda, elektromanyetik kirlilik ölçümlerinin kendi bünyelerinde
oluşturdukları birimler kanalıyla yapıldığına dikkati çeken Bayramoğlu, ''Ne
yazık ki elektromanyetik saçılım ölçümü yapan bağımsız kuruluş çok az. Bu durumun
düzeltilmesi gerekiyor'' dedi.
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, söz alarak, son yıllarda
özellikle, uzun süreli cep telefonu kullanımına bağlı olduğunu düşündüğü, beyin
zarı tümörü vakalarında artış gözlendiğini belirterek, bu durumun araştırılması
gerektiğini söyledi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Bekir Aslaner,
ithal edilen tekstil ürünlerinin, insan sağlığı açısından incelendiğini
söyledi.
Eşyalarda kullanılan kanser yapıcı boyanın kamu sağlığını tehdit eder
boyuta ulaştığına dikkati çeken Aslaner, ''Özellikle, Uzakdoğu menşeli mallarda
bunu belirledik. Bu nedenle çok önemsediğimiz bir denetim mekanizması
oluşturduk'' dedi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı Standardizasyon Genel Müdürlüğü İthalat
Denetimleri Daire Başkanı Bumin Kaan Köktürk ise ithal edilen oyuncakların
denetim sürecine ilişkin bilgi verdi.
Oyuncakların, AB standartlarına göre bazı özellikleri taşıması
gerektiğini anlatan Köktürk, ''Örneğin, oyuncağın, küçük parçaları yutulabilir
düzeyde mi? Çocuk, pili içerisinden çıkarıp emebilir mi? Paslı, sivri uçları var
mı? İçeriğinde ne gibi kimyasal maddeler kullanılıyor? Bunlar önemli kriterler''
diye konuştu.
Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hınç Yılmaz da ülke
sanayisinde yüz binlerce kimyasal madde kullanıldığını ifade etti.
Kimyasal maddelerden kaynaklanan mesleki kanserlerin mutlaka üzerine
gidilmesi ve bu konuda tedbir alınması gerektiğini belirten Yılmaz, ''Burada
sorun şu, koruyucu hekimlik yerine tedavi edici hekimlik uygulamasına
rastlıyoruz. Asıl önemli olan, vaka ortaya çıkmadan tedbir almaktır. İş yerine
giren maddelerin kanserojen olup olmadığına dair bilgilere ulaşabileceğimiz
malzeme kontrol formunun dikkate alınması gerekiyor. İş yeri hekimleri buna göre
tedbir almalıdır'' diye konuştu.
Sanayide, ''kumlama'' uygulamasının sadece kot pantolonda
kullanılmadığına dikkati çeken Yılmaz, cam işleri, gemi sanayi, diş protezi
yapımında da bu uygulamanın kullanıldığını anlattı.
Meslek hastalığına yakalanmış çalışan sayısına ilişkin kesin bir veri
bulunmadığını dile getiren Yılmaz, ''Sadece sigortalı işçiler dikkate alındığında
ve uluslararası standartlar uygulandığında bizim yılda 110 bin civarında vaka
belirlememiz gerekiyor ancak bizim en iyi rakamımız 2007 yılında bin 200
işçidir'' dedi.
Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığında görevli
Eczacı Ahmet Sami Boşnak da üniversite bünyesinde gerçekleştirilen onkoloji
eczacılığı hakkında bilgi verdi. (14.25)
Araştırma ve Eğitim Derneği (TEMKODER) Başkanı Mehmet Bayramoğlu, elektromanyetik
saçılım ölçümü yapan bağımsız kuruluş sayısının artırılması gerektiğini
söyledi.
Bayramoğlu, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda yaptığı sunumda, derneğin,
elektromanyetik kirlilik açısından farkındalık yaratmak ve bilgi eksiklerini
gidermek amacıyla kurulduğunu ifade etti.
Elektromanyetik saçılıma neden olan ilgili sektörlerde, ortaya çıkan
kirliliği ölçme işini yapanların eğitimsizliğinden yakınan Bayramoğlu,
Türkiye'de, insan sağlığı açısından elektromanyetik kirlilik limit değerlerinin
düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Birçok kurumda, elektromanyetik kirlilik ölçümlerinin kendi bünyelerinde
oluşturdukları birimler kanalıyla yapıldığına dikkati çeken Bayramoğlu, ''Ne
yazık ki elektromanyetik saçılım ölçümü yapan bağımsız kuruluş çok az. Bu durumun
düzeltilmesi gerekiyor'' dedi.
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, söz alarak, son yıllarda
özellikle, uzun süreli cep telefonu kullanımına bağlı olduğunu düşündüğü, beyin
zarı tümörü vakalarında artış gözlendiğini belirterek, bu durumun araştırılması
gerektiğini söyledi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Bekir Aslaner,
ithal edilen tekstil ürünlerinin, insan sağlığı açısından incelendiğini
söyledi.
Eşyalarda kullanılan kanser yapıcı boyanın kamu sağlığını tehdit eder
boyuta ulaştığına dikkati çeken Aslaner, ''Özellikle, Uzakdoğu menşeli mallarda
bunu belirledik. Bu nedenle çok önemsediğimiz bir denetim mekanizması
oluşturduk'' dedi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı Standardizasyon Genel Müdürlüğü İthalat
Denetimleri Daire Başkanı Bumin Kaan Köktürk ise ithal edilen oyuncakların
denetim sürecine ilişkin bilgi verdi.
Oyuncakların, AB standartlarına göre bazı özellikleri taşıması
gerektiğini anlatan Köktürk, ''Örneğin, oyuncağın, küçük parçaları yutulabilir
düzeyde mi? Çocuk, pili içerisinden çıkarıp emebilir mi? Paslı, sivri uçları var
mı? İçeriğinde ne gibi kimyasal maddeler kullanılıyor? Bunlar önemli kriterler''
diye konuştu.
Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hınç Yılmaz da ülke
sanayisinde yüz binlerce kimyasal madde kullanıldığını ifade etti.
Kimyasal maddelerden kaynaklanan mesleki kanserlerin mutlaka üzerine
gidilmesi ve bu konuda tedbir alınması gerektiğini belirten Yılmaz, ''Burada
sorun şu, koruyucu hekimlik yerine tedavi edici hekimlik uygulamasına
rastlıyoruz. Asıl önemli olan, vaka ortaya çıkmadan tedbir almaktır. İş yerine
giren maddelerin kanserojen olup olmadığına dair bilgilere ulaşabileceğimiz
malzeme kontrol formunun dikkate alınması gerekiyor. İş yeri hekimleri buna göre
tedbir almalıdır'' diye konuştu.
Sanayide, ''kumlama'' uygulamasının sadece kot pantolonda
kullanılmadığına dikkati çeken Yılmaz, cam işleri, gemi sanayi, diş protezi
yapımında da bu uygulamanın kullanıldığını anlattı.
Meslek hastalığına yakalanmış çalışan sayısına ilişkin kesin bir veri
bulunmadığını dile getiren Yılmaz, ''Sadece sigortalı işçiler dikkate alındığında
ve uluslararası standartlar uygulandığında bizim yılda 110 bin civarında vaka
belirlememiz gerekiyor ancak bizim en iyi rakamımız 2007 yılında bin 200
işçidir'' dedi.
Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığında görevli
Eczacı Ahmet Sami Boşnak da üniversite bünyesinde gerçekleştirilen onkoloji
eczacılığı hakkında bilgi verdi. (14.25)
