2010-04-28 - 15:26
BAKAN BAĞIŞ'IN AÇIKLAMASI...
Devlet Bakanı Egemen Bağış, gazetecilere yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın yarın 200 kadınla yapacağı Brüksel seyahatinin, ''Türk kadının AB sürecine sahip çıktığını göstermesi açısından'' önemli olduğunu söyledi.
Devlet Bakanı Egemen Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine
Erdoğan'ın yarın 200 kadınla yapacağı Brüksel seyahatinin, ''Türk kadının AB
sürecine sahip çıktığını göstermesi açısından'' önemli olduğunu söyledi.

Bağış, gazetecilere yaptığı açıklamada, seyahate kendisinin de
katılacağını belirtti.

Heyetin, Brüksel'e varır varmaz, Avrupa Parlamentosunun Anna Lindh
salonunda ''Türkiye'nin AB Sürecinde Kadınların Rolü'' konulu panele katılacağını
belirten Bağış, panelde AB'nin genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle'nin de
bulunacağını söyledi.

Panelin açılış konuşmalarını Erdoğan, kendisi ve Füle'nin yapacağını
bildiren Bağış, panele hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın önde gelen kadın
siyasetçileri ile sivil toplum kuruluşlarındaki temsilcilerinin katılacağını
ifade etti.

Bağış, Türk heyetine akşam bir sunum yapacağını, Sertab Erener'in de daha
sonra bir konser vereceğini anlattı.

Bağış, Emine Erdoğan'ın bezer seyahatleri daha önce Suriye ve Katar'a
gerçekleştirdiğini anımsatarak, ''Ülkelerimiz arasındaki kadın diyaloğunun
artması için çok önemli başarılar elde edilmiştir. Bu seyahati, Türk kadınının
AB'ye sahip çıktığını göstermesi ve Türkiye'nin AB sürecinde nasıl tek yumruk
olduğunu göstermesi açısından önemsiyorum. Ülkemizin kadın zenginliğinin
Avrupalılar tarafından görülmesinin çok önemli olacağını düşünüyorum'' diye
konuştu.

Bağış, bir soru üzerine, Türkiye'nin önde gelen kadın sivil toplum
kuruluşlarının üye listelerine davetiyeler yapıldığını söyledi. Bağış, Emine
Erdoğan'ın gezilerine katılma konusunda arzusunu kendileriyle paylaşan kişilere
davetiye gönderildiğini belirtti.

Bağış, ilk başvuranlar arasından bir liste oluştuğunu söyledi.

Bağış, katılımcıların kendi masraflarını kendilerinin karşıladıklarını da
bildirdi.

Şu anda planlanmış başka seyahatin olmadığını belirten Bağış, ''Hele bunu
bir atlatalım, ondan sonra inşallah'' diye konuştu.

Brüksel'deki programın, kendisinin Emine Erdoğan'a önerisi üzerine
gerçekleştiğini ifade eden Bağış, panelin Anna Lindh salonunda gerçekleşmesini
kendilerinin istediklerini söyledi. Bağış, suikasta kurban giden İsveç eski
Dışişleri Bakanı Lindh'in ve İsveç'in Türkiye'nin AB sürecine desteğini
vurguladı.

Bağış, ''Biz, insanların bizi tanımasına fırsat verdikçe, Avrupa'daki
bazı ülkelerin, siyasi grupların Türkiye ile ilgili şüpheleri, endişeleri ve
korkularını ortadan kaldırdıkça Türkiye'nin AB yolu da açılacaktır. Türkiye'de
kadının rolünü çok iyi anlayamayan bazı Avrupalıların da Türkiye ile ilgili
ortaya attıkları iddialar var. Bu yüzden bu seyahati çok önemsiyorum. Orada
kadınlarımızın kendilerini bizzat anlatmaları Türkiye ile ilgili bazı endişeleri
ve şüpheleri ortadan kaldıracaktır'' diye konuştu.

Bağış, et ithali kararının Avrupa ülkelerinin baskısı sonucu alındığına
ilişkin iddiaların anımsatılması üzerine ise Gümrük Birliği anlaşması
çerçevesinde Türkiye'nin et ithali ile ilgili bazı yükümlülüklerinin olduğunu
söyledi. Bağış, ''Avrupa'nın yerine getirmediği bazı yükümlülükler olduğu gibi
bizim de et ithali ile ilgili yerine getirmediğimiz bir yükümlülük olduğu
gerçektir'' dedi.

Bağış, şöyle devam etti:

''Ama bu son kararda sayın Başbakanımızın talimatı ile hem dış ticaretten
sorumlu Devlet Bakanımızın hem Tarım Bakanımızın aldığı kararlar ve yaptıkları
açıklamalar tamamen Türk tüketicisinin çıkarları gözetilerek atılmış adımlardır.
Bunların hiçbir yerinde, Avrupalı hiçbir şahsın herhangi bir ricası, talebi
yoktur. Bu konuda herhangi bir sürecin içinde olmam söz konusu olmamıştır.

Şu anda tarım faslı üzerinde çalışmıyoruz. Gıda güvenliği faslı üzerinde
çalışıyoruz. Bu fasılda et ithali ile ilgili herhangi bir talep yoktur.''

Bağış, AB sürecini Avrupalıları memnun etmek için değil, vatandaşların
yaşam standartlarını yükseltmek, daha güçlü bir demokrasi ve daha şeffaf bir ülke
olması için sürdürdüklerini vurguladı. (15.26)