2015-03-19 - 14:27
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, "torba kanun teklifi" olarak adlandırılan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 13 maddesi daha kabul edildi, üç de yeni madde ihdası yapıldı.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Nevruz Bayramı hakkında gündem dışı söz aldı.
Nevruz Bayramının kutlandığı meydanlardaki taleplerin arasında antidemokratik düzenlemeler içeren İç Güvenlik Paketi'nin tamemen çekilmesi ve özgürlükler için mücadele verirken cezaevine düşenlerin salıverilmesi olduğunu ifade eden Tüzel, Çözüm Süreci'nin izleme heyeti ve benzeri süreçlerinin de acilen hayata geçirilmesinin öncelikli konular arasında olduğunu söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da yerel medya üzerine yaptığı gündem dışı konuşmada, bu alanda yaşanan sorunlara değindi.
Yerel medya çalışanlarının 212 sayılı Basın Kanunu'ndaki haklarından yararlanamadığını, işverenlerin basınla ilgisi olmayan kişileri düşük ücretlerle çalıştırmayı tercih ettiklerini belirten Akar, en büyük sorunlarının başında da örgütlenmenin geldiğini söyledi. Akar, meslekten gelmeyenlerin gazete patronu olmasının önüne geçilmesinin basındaki sorunların giderilmesinde önemli bir adım olduğunu da vurguladı.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan da gündem dışı konuşmasında Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ve Kars iline yönelik yatırımlara değindi.
TANAP'ın barış ve kardeşlik projesi olduğunu, Türkiye'nin dünyada söz sahibi ülke konumunda bulunduğunu gösterdiğini belirten Arslan, Kars'ın da bu yatırımlarla enerji nakil koridorlarının merkezi haline geldiğini söyledi.
TBMM Genel Kurul'da, Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ve siyasi parti grupları 21 Mart Nevruz Bayramı'nı kutladı.
Bahçekapılı, Başkanlık Divanı olarak Nevruz Bayramı'nı kutladıklarını belirterek, "Kardeşliğe ve barışa yol açması dileğiyle Nevruz Bayramı'nın tüm Türkiye'ye çiçekler getirmesini diliyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Orta Asya ve Anadolu'da yeni yıl, Ergenekon'dan çıkış, bahar bayramı olarak bilinen Nevruz Bayramı'nı kutlayarak, huzura, esenliğe, güzelliğe vesile olmasını temenni etti.
Vural, 21 Mart Cumartesi günü MHP'nin 11. kurultayının yapılacağını ifade ederek, "Böylesine anlamlı bir günde kurultay gerçekleşiyor. Bütün vatandaşlarımızı bu kurultaya davet ediyoruz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da Balkanlardan Orta Asya'ya kadar uzanan müşterek kültür coğrafyasında yüzyıllardan bu yana kutlanan Nevruz'un ortak değeri ve bayramı olduğunu belirtti. Bahçekapılı,şunları söyledi: "Bizler dili, dini, mezhebi, inancı, etnik kökeni ve siyasi görüşü ne olursa olsun aynı gökkubbenin altında yaşıyoruz. Nevruz Bayramı bu sarsılmaz gerçeği bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Onun için bu anlamlı günü elele gönül gönüle vererek kutlayacak, birbirimize her zamankinden daha fazla sıkı sarılacağız. Başta aziz milletimiz olmak üzere müşterek kültür coğrafyamızda yaşayan tüm halkların Nevruz Bayramı'nı kutluyor, Nevruz'un barış ve esenliğe vesile olmasını diliyorum."
Satır, bu hafta sonu MHP'nin kongresini yapacağını belirterek, hayırlı olması dileğinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Satır'a, kurultayları dolayısıyla yaptığı başarı dileklerine teşekkür etti.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, CHP olarak Orta Asya'da, Türk dünyasında doğanın yılbaşı, yeni yılın gelişi, bahar bayramı olarak kutlanan özellikle Azerbaycan'da bir hafta tatil ilan edilen Nevruz'u kutladıklarını belirterek, "Nevruz'un ülkemize ve bölgeye barış, kardeşlik, huzur getirmesini diliyoruz. İnşallah bu Nevruz ile birlikte baharda açan çiçekler gibi ülkemizde de yeni bir dönem başlar ve insanların yüzünde çiçekler açar" dedi.
Genel Kurul'da AK Parti'nin CHP'nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ile HDP'nin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hakkında verdiği gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin bugün yapılması ve daha önce 20 Mart Cuma günü toplanması kararlaştırılan Genel Kurul'un toplanmamasına ilişkin önerisi kabul edildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınması TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.
İslam, Genel Kurul'da yaptığı konuşmasına, "Biraz önce ve daha önce sorulan soruların tümüne cevap vermeye çalışacağım. Ama bu kürsüde bundan önce, bundan sonra ve şu anda hiçbir hezeyana, hiçbir ön yargıya, hiçbir hakarete, hiçbir sözlü şiddet girişimine cevap vermedim, vermiyorum, vermeyeceğim. Bunu peşinen ilan etmek istiyorum" diyerek başladı.
Hükümet olarak 13 yıl içerisinde sosyal hizmet, sosyal yardım ve genel olarak sosyal politika alanında neler yapıldığının herkes tarafından bilindiğini belirten İslam, bundan sonra da bu çalışmaların artarak devam edeceğine hiç kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini söyledi.
Bu gerçeğin AK Parti hükümetlerinden önce bu hizmetler için ayrılan kaynaklar ile bugün ayrılan rakamlara bakıldığında açıkça görülebileceğini ifade eden İslam, AK Parti iktidarlarından önce dağınık bir durumda bulunan sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşlarının tek çatı altında toplandığını söyledi.
Bakanlık bünyesinde aile, çocuk, kadın, yaşlı, engelli, sosyal yardımlar, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetlerin bütünsel bakış açısıyla uygulandığını, hizmetlerde etkinlik ve verimlilik sağlandığını vurgulayan İslam, temel hedeflerinin vatandaşların hayat kalitesini yükseltmek, sosyal devlet anlayışı ile hak temelli hizmeti esas alarak onları her türlü ihmal, istismar ve dışlanmaya karşı korumak, muhtaçlıklarını ve mağduriyetlerini gidermek olduğunu kaydetti.
Ülkenin geleceği olan çocukları her şeyin üstünde tuttuklarını belirten İslam, "İstikbalimiz için önce çocuk, çocuklarımız için de önce aile' diyoruz" dedi.
Çocuklar için en iyi bakım ortamının aile olduğu düşüncesiyle çocuk politikasının temel eksenini aile yanında bakım olarak belirlediklerini vurgulayan Çiçek, politikalarının korunmaya ihtiyacı olan çocukların öncelikle öz aileleri veya yakınlarının yanında bakımlarını sağlamaya yönelik tedbirler almak, bunun mümkün olmaması halinde ise çocukların ev tipi bakım kuruluşları olan çocuk evi veya çocuk evi sitelerinde bakılmalarını sağlamak olduğunu söyledi.
Bu kapsamda son 10 yılda kuruluşlarda kalan çocukların ailelerine yönelik psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetinin yanı sıra sosyo-ekonomik destek sağlayarak 10 bin 616 çocuğu ailesine döndürdüklerini ifade eden İslam, bu ay itibarıyla 1000 kadar çocuk evinde yaklaşık 5 bin çocuğa 24 saat aralıksız bakım esasına göre bakıldığını, 500?e yakın çocuk evi sitesinde de 4 bin 500 kadar çocuğun bakım altında bulunduğunu kaydetti.
Bakanlığın aile odaklı bakım uygulamalarından bir diğerinin de koruyucu aile sistemi olduğuna dikkati çeken İslam, bu sistemi anlattı. Bugün itibariyle 4 bin 150 çocuğun koruyucu aile hizmetinden yararlandırıldığını, sıcak ve şefkatli aile ortamında yaşayıp yetişmelerinin sağlandığını söyledi. İslam, bu uygulamayı geliştirerek yaygınlaştırdıklarını bildirdi.
Evlat edindirme hizmetine de değinen İslam, bu kapsamda da 13 bin 694 çocuğu evlat edindirerek sıcak bir aile ortamına kavuşturduklarını anlattı.
"Bize göre en iyi bakım kuruluşu aile, en iyi bakım ortamı ise aile ortamıdır" diye konuşan İslam, sosyal ve ekonomik yoksunluk sebebiyle çocuklarına bakmakta zorluk çeken ailelere, kendi çocuklarına baktıkları için ekonomik ve sosyal destek sağladıklarını, bu uygulama kapsamında yıllık ortalama 60 bin çocuğun kuruluş bakımına alınmadan sosyal ve ekonomik destekle ailesi yanında bakılmasını sağladıklarını söyledi. İslam, böylelikle hem çocuğu ailesinden, hem de aileyi çocuklarından mahrum etmediklerini kaydetti.
Kurum bakımındaki çocukların akademik ve sosyal başarılarını artırmak için ayrılan kontenjanlarla 377 çocuğun özel okullara ücretsiz olarak yerleştirilmesini sağladıklarını ifade eden İslam, 2013- 2014 eğitim ve öğretim yılında lisans yerleştirme sınavına giren 415 çocuğun 293?ünün yüksek öğrenime girmeye hak kazandığını söyledi.
İslam, bakanlık bünyesindeki kuruluşlarda korunmaya muhtaç çocukların bedensel, eğitsel, duygusal, psiko-sosyal gelişimlerini sağlamak ve sağlıklı bir kişilik kazandırmak amacıyla çocukların hürriyetlerini sınırlamadan, okula gitmelerinin, sportif ve kültürel faaliyetlere katılmalarının sağlandığını belirterek, sosyal hayatın içinde yer aldıkları bir sistem olan açık kapı sistemi ile çalışıldığını kaydetti.
Bu kuruluşların cezaevi gibi düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan İslam, şöyle devam etti:
"Bizler bu çocukları hapsetmiyoruz, özgürlüklerini tamamen kısıtlamıyoruz. Bu nedenle de nasıl ki ailelerinin yanında yaşayan çocuklar içinde ailesinden izinsiz olarak eve dönmeyen, evden kaçan çocuklar var ise bizim kuruluşlarımızda bakım altında olan çocuklarımızın bir kısmı da zaman zaman kuruluşlardan izinsiz ayrılmaktadır.
Haklarında korunma ve bakım tedbiri kararı alınan her çocuk kuruluşlarımızda kayıt altına alınmaktadır. Ancak bazı çocuklarımızın yüksek yararı gereğince geçici olarak ailesi, yakını ya da gönüllü aileler yanına izinli verilmesi, eğitim veya kurs amacıyla bu yerlerde yatılı kalmaları, kamp ve sosyal etkinliklere katılmaları veya hastanede olması durumunda fiilen kuruluşta bulunmayan ancak istatistiklerimizde kayıtlı olan çocuk şeklinde yer almaktadır. Bir kısım çocuğumuz ise kuruluştan izinsiz ayrılan ve geri dönmeyen çocuklarımızdır.
İstatistiklerde yer alan kayıtlı çocuk sayısı ile fiilen kurumlarımızda kalan çocuk sayısı arasındaki farkın kamuoyu tarafından 'nerede olduğu bilinmeyen çocuk' şeklinde bir yanlış algıya neden olmaması için istatistik sistemimizde yeni bir düzenlemeye gidilmiştir. Yeni sistemde istatistikler daha ayrıntılı verilecek ve çocuklarımızın durumları ile ilgili olarak kamuoyu daha detaylı bilgilendirilecektir.
Ancak, yüce Meclis çatısı altında çocuklarımızla ilgili konularda kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi hedefleyen yaklaşım tarzlarının doğru olmadığını belirtmek isterim. Çocuklar, özellikle de korunma ve bakım ihtiyacı olan, devletin ve esasen toplumun himayesine muhtaç olan çocuklar, her türlü siyasi anlayışın üzerinde düşünülmeli ve gündelik siyasetin malzemesi yapılmamalıdır. Hizmetlerimizin daha iyi kurgulanması ve uygulanması için söyleyecek sözü ve herhangi bir uygulama önerisi olan arkadaşlarımıza kapımızın sonuna kadar açık olduğunu daima belirttim, bu davetimi huzurunuzda açıkça tekrar ediyorum. Gelin bu konuda işbirliği yapalım. Hizmetlerimizi birlikte bir adım ileri taşıyalım. Ayrıca bütün milletvekili arkadaşlarımı bakanlığımıza ait kuruluşları ziyaret etmeye ve tespitlerini bizimle paylaşmaya davet ediyorum. Bizim bütün kuruluşlarımız açık kapı sistemiyle çalışmaktadır. Buralar hapishane değildir. Bu nedenle zaman zaman bu kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan çocuklarımız olabilmektedir."
Herhangi bir sebeple kuruluşlardan izinsiz ayrılan bir çocuk olduğunda durumun derhal ilgili güvenlik birimlerine, varsa çocuğun ailesine bildirildiğini ve mahkemeye bilgi verildiğini belirten İslam, çocukların en önemli izinsiz ayrılma nedenlerinin "çocuğun ailesinden ve alıştığı sosyal çevreden ayrılarak kuruluştaki yeni hayatını ilk etapta benimseyememesinden ve ailesi ile geçirdiği zamanlara özlem duymasından" kaynaklandığını söyledi.
İslam, kuruluştaki kurallı ortamın ilk aşamada bazı çocukların uyum sorunu yaşamalarına yol açtığını, bu durumdaki çocukların önemli bir kısmının ailesinin yanına gittiğini, bir bölümünün geçmişte yaşadığı sosyal ve arkadaş çevresine döndüğünü belirtti. İslam, "Sonuçta bu çocuklarımızın yeri tespit edilmekte ve gerekli mesleki çalışmalar yapılmaktadır. İzinsiz olarak ailesi ve akrabası yanına giden çocukların durumu yeniden değerlendirilerek yararlanacağı uygun hizmet modelleri belirlenmektedir" diye konuştu.
Bu durumdaki çocukların aranması ve bulunup tekrar kuruluşlara döndürülmesi süreçlerinde gerek emniyet teşkilatının ve gerekse kırsalda jandarma kuvvetlerinin her türlü desteğini gördüklerini belirten İslam, bütün kayıp ihbarlarının muhatabı olan ve bunları ortalama yüzde 97 oranında olumlu sonuçlandırma başarısı gösteren güvenlik birimlerine teşekkür etti.
Bakanlık olarak kuruluştan izinsiz ayrılan çocuklara yönelik çalışmaların ve ilgili mahkeme tarafından çocuk hakkında verilen tedbir kararının devam etmesi nedeniyle, bu çocukların kuruluştaki kayıtlarının silinmediğini, istatistiklerde fiilen kuruluşta kalmayan çocuk olarak değerlendirildiğini anlattı. İslam, bu teknik konunun, Meclis'te ve kamuoyunda değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Hizmet verdikleri ve bakım altına aldıkları çocuk profiline de değinen İslam, şunları kaydetti:
"Çocuklarımızın büyük bir kısmı bir çocuğun başına gelebilecek en ağır travmaları yaşamış ve bununla tek başına baş etmesi mümkün olmayan çocuklar. Kuruluş bakımındalar ve aile desteğinden mahrumlar. Davranışlarını kontrol etmekte zorlanıyorlar. Kuruluşların disiplinli ortamına uyum problemi yaşıyorlar. Aralarında madde bağımlılığı olanlar var. Önemli bir kısmı, suç mağduru olmuş, istismara uğramış, suça sürüklenmiş, sokakta yaşama alışkanlığı edinmiş ve sokağın her türlü riskini yaşamış, şiddet görmüş çocuklar. Sosyal uyum problemleri yaşıyorlar. Bu tür sosyal uyum problemleri sebebiyle kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan çocuklarımızın sayıları, kuruluşlarımızda fiilen kalmakta olan çocuk sayıları, günlük olarak, hatta gün içinde bile değişiklik göstermektedir. Gün içinde bir yandan mahkemelerce verilen koruma kararları sonrası kuruluşlarımıza çocuk sevk edilmekte veya herhangi bir şekilde kuruluşumuzda kayıtlı olup fiilen bulunmayan, (hastanede yatmakta iken taburcu olan, kuruluş dışında bir ilde okumakta iken okulu bitirip gelen, ailesinin yanında izinli iken izni biten... Çocukların kuruluşa dönmesiyle sayı artmaktadır. Reşit olma, aileye izinli gitme, koruyucu aileye verilme, evlat edindirilme gibi nedenlerle de bu sayı azalmaktadır. Kısaca sayısal veriler sürekli değişiklik göstermektedir."
Bugün itibarıyla, bakanlık kuruluşlarında 15 bin 179 kayıtlı çocuk bulunduğunu, bunlardan kuruluşlarda fiilen kalmayan çocuk sayısının 2 ben 985 olduğunu aktaran İslam, bu çocukların 2 bin160?ının izinli, hastanede, yatılı okulda, koruyucu ailede bulunduğunu, 825 çocuğun kuruluştan izinsiz ayrıldığını söyledi. İslam, "Bu 825 çocuğumuzun 551?inin ailesi ve akrabası yanında olduğu bu sabah tespit edilmiştir. 275 çocuğumuzun kurumlarımızdan izinsiz ayrıldığı ise kolluk kuvvetlerine derhal bildirilmiş ve aranmalarına başlanmıştır" dedi.
İslam, haklarında korunma ve bakım tedbir kararı verilen, özel surette korunması gereken, aile içi veya dışı istismara uğramış, suça sürüklenmiş, sokak geçmişi olan ve sokağın her türlü risklerine maruz kalmış, şiddet görmüş, madde bağımlısı çocukların rehabilite edilmelerini sağlamak üzere Çocuk Destek Merkezleri kurduklarını anımsattı.
İslam, ülke genelinde bu amaçla 62 merkezin hizmet verdiğini ve bu sayıyı ihtiyaca göre artırmayı planladıklarını ifade ederek, bugün itibariyle, bölgesel ihtiyacı karşılayacak Çocuk Destek Merkezlerinin oluşturulması amacıyla 27 Çocuk Destek Merkezi'nin inşaat çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Bu merkezlerde uygulanan bilimsel güvenilirliği, etkililiği ve geçerliliği olan bir iyileştirme ve rehabilitasyon programının eksikliğini fark ederek bu ihtiyacı karşılamak üzere geçen yıl hazırlanan ve yaklaşık 3 aydan bu yana bu kuruluşlarda uygulanan psikososyal destek programına ANKA adını verdiklerini anlatan İslam, bu programla çocukların yaşadıkları travmaları atlatıp, yeniden hayata kazandırılmalarını sağlamayı amaçladıklarını kaydetti.
İslam, bu programla suça sürüklenen, suç mağduru olan ve sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan bu çocukları, düşünen, kendini geliştiren, kendine ve başaracağına inanan, yaşam becerisini zenginleştiren, entellektüel kapasitesini geliştiren, çocuklar olmalarının hedeflendiğini vurguladı.
İslam, konuşmasının sonunda milletvekillerine, "Desteğinize, denetiminize ve kontrolünüze ihtiyacımız var" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, eleştirinin bir kültür ve seviye gerektirdiğini, hezeyanın ise bir tanımlama, teşhis olduğunu ifade ederek, "Bir anekdotu Sayın Bakan'a ithaf etmek istiyorum. Sayın Mazhar Osman diyor ki birisine, 'senin bana deli demen bir mana ifade etmez ama vay ki ben sana deli dersem.' O yüzden hezeyan sözünü iade ediyorum" dedi.
Bunun üzerine İslam, konuşmasının başındaki sözlerini tekrarlayarak, "Hiç kimsenin adını anmadım, hiç kimseyi işaret etmedim arkadaşımız kendini bu kapsama dahil etmişse yapabileceğim bir şey yok, özür diliyorum" karşılığını verdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Nevruz Bayramı hakkında gündem dışı söz aldı.
Nevruz Bayramının kutlandığı meydanlardaki taleplerin arasında antidemokratik düzenlemeler içeren İç Güvenlik Paketi'nin tamemen çekilmesi ve özgürlükler için mücadele verirken cezaevine düşenlerin salıverilmesi olduğunu ifade eden Tüzel, Çözüm Süreci'nin izleme heyeti ve benzeri süreçlerinin de acilen hayata geçirilmesinin öncelikli konular arasında olduğunu söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da yerel medya üzerine yaptığı gündem dışı konuşmada, bu alanda yaşanan sorunlara değindi.
Yerel medya çalışanlarının 212 sayılı Basın Kanunu'ndaki haklarından yararlanamadığını, işverenlerin basınla ilgisi olmayan kişileri düşük ücretlerle çalıştırmayı tercih ettiklerini belirten Akar, en büyük sorunlarının başında da örgütlenmenin geldiğini söyledi. Akar, meslekten gelmeyenlerin gazete patronu olmasının önüne geçilmesinin basındaki sorunların giderilmesinde önemli bir adım olduğunu da vurguladı.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan da gündem dışı konuşmasında Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ve Kars iline yönelik yatırımlara değindi.
TANAP'ın barış ve kardeşlik projesi olduğunu, Türkiye'nin dünyada söz sahibi ülke konumunda bulunduğunu gösterdiğini belirten Arslan, Kars'ın da bu yatırımlarla enerji nakil koridorlarının merkezi haline geldiğini söyledi.
TBMM Genel Kurul'da, Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ve siyasi parti grupları 21 Mart Nevruz Bayramı'nı kutladı.
Bahçekapılı, Başkanlık Divanı olarak Nevruz Bayramı'nı kutladıklarını belirterek, "Kardeşliğe ve barışa yol açması dileğiyle Nevruz Bayramı'nın tüm Türkiye'ye çiçekler getirmesini diliyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Orta Asya ve Anadolu'da yeni yıl, Ergenekon'dan çıkış, bahar bayramı olarak bilinen Nevruz Bayramı'nı kutlayarak, huzura, esenliğe, güzelliğe vesile olmasını temenni etti.
Vural, 21 Mart Cumartesi günü MHP'nin 11. kurultayının yapılacağını ifade ederek, "Böylesine anlamlı bir günde kurultay gerçekleşiyor. Bütün vatandaşlarımızı bu kurultaya davet ediyoruz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da Balkanlardan Orta Asya'ya kadar uzanan müşterek kültür coğrafyasında yüzyıllardan bu yana kutlanan Nevruz'un ortak değeri ve bayramı olduğunu belirtti. Bahçekapılı,şunları söyledi: "Bizler dili, dini, mezhebi, inancı, etnik kökeni ve siyasi görüşü ne olursa olsun aynı gökkubbenin altında yaşıyoruz. Nevruz Bayramı bu sarsılmaz gerçeği bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Onun için bu anlamlı günü elele gönül gönüle vererek kutlayacak, birbirimize her zamankinden daha fazla sıkı sarılacağız. Başta aziz milletimiz olmak üzere müşterek kültür coğrafyamızda yaşayan tüm halkların Nevruz Bayramı'nı kutluyor, Nevruz'un barış ve esenliğe vesile olmasını diliyorum."
Satır, bu hafta sonu MHP'nin kongresini yapacağını belirterek, hayırlı olması dileğinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Satır'a, kurultayları dolayısıyla yaptığı başarı dileklerine teşekkür etti.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, CHP olarak Orta Asya'da, Türk dünyasında doğanın yılbaşı, yeni yılın gelişi, bahar bayramı olarak kutlanan özellikle Azerbaycan'da bir hafta tatil ilan edilen Nevruz'u kutladıklarını belirterek, "Nevruz'un ülkemize ve bölgeye barış, kardeşlik, huzur getirmesini diliyoruz. İnşallah bu Nevruz ile birlikte baharda açan çiçekler gibi ülkemizde de yeni bir dönem başlar ve insanların yüzünde çiçekler açar" dedi.
Genel Kurul'da AK Parti'nin CHP'nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ile HDP'nin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hakkında verdiği gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin bugün yapılması ve daha önce 20 Mart Cuma günü toplanması kararlaştırılan Genel Kurul'un toplanmamasına ilişkin önerisi kabul edildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınması TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.
İslam, Genel Kurul'da yaptığı konuşmasına, "Biraz önce ve daha önce sorulan soruların tümüne cevap vermeye çalışacağım. Ama bu kürsüde bundan önce, bundan sonra ve şu anda hiçbir hezeyana, hiçbir ön yargıya, hiçbir hakarete, hiçbir sözlü şiddet girişimine cevap vermedim, vermiyorum, vermeyeceğim. Bunu peşinen ilan etmek istiyorum" diyerek başladı.
Hükümet olarak 13 yıl içerisinde sosyal hizmet, sosyal yardım ve genel olarak sosyal politika alanında neler yapıldığının herkes tarafından bilindiğini belirten İslam, bundan sonra da bu çalışmaların artarak devam edeceğine hiç kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini söyledi.
Bu gerçeğin AK Parti hükümetlerinden önce bu hizmetler için ayrılan kaynaklar ile bugün ayrılan rakamlara bakıldığında açıkça görülebileceğini ifade eden İslam, AK Parti iktidarlarından önce dağınık bir durumda bulunan sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşlarının tek çatı altında toplandığını söyledi.
Bakanlık bünyesinde aile, çocuk, kadın, yaşlı, engelli, sosyal yardımlar, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetlerin bütünsel bakış açısıyla uygulandığını, hizmetlerde etkinlik ve verimlilik sağlandığını vurgulayan İslam, temel hedeflerinin vatandaşların hayat kalitesini yükseltmek, sosyal devlet anlayışı ile hak temelli hizmeti esas alarak onları her türlü ihmal, istismar ve dışlanmaya karşı korumak, muhtaçlıklarını ve mağduriyetlerini gidermek olduğunu kaydetti.
Ülkenin geleceği olan çocukları her şeyin üstünde tuttuklarını belirten İslam, "İstikbalimiz için önce çocuk, çocuklarımız için de önce aile' diyoruz" dedi.
Çocuklar için en iyi bakım ortamının aile olduğu düşüncesiyle çocuk politikasının temel eksenini aile yanında bakım olarak belirlediklerini vurgulayan Çiçek, politikalarının korunmaya ihtiyacı olan çocukların öncelikle öz aileleri veya yakınlarının yanında bakımlarını sağlamaya yönelik tedbirler almak, bunun mümkün olmaması halinde ise çocukların ev tipi bakım kuruluşları olan çocuk evi veya çocuk evi sitelerinde bakılmalarını sağlamak olduğunu söyledi.
Bu kapsamda son 10 yılda kuruluşlarda kalan çocukların ailelerine yönelik psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetinin yanı sıra sosyo-ekonomik destek sağlayarak 10 bin 616 çocuğu ailesine döndürdüklerini ifade eden İslam, bu ay itibarıyla 1000 kadar çocuk evinde yaklaşık 5 bin çocuğa 24 saat aralıksız bakım esasına göre bakıldığını, 500?e yakın çocuk evi sitesinde de 4 bin 500 kadar çocuğun bakım altında bulunduğunu kaydetti.
Bakanlığın aile odaklı bakım uygulamalarından bir diğerinin de koruyucu aile sistemi olduğuna dikkati çeken İslam, bu sistemi anlattı. Bugün itibariyle 4 bin 150 çocuğun koruyucu aile hizmetinden yararlandırıldığını, sıcak ve şefkatli aile ortamında yaşayıp yetişmelerinin sağlandığını söyledi. İslam, bu uygulamayı geliştirerek yaygınlaştırdıklarını bildirdi.
Evlat edindirme hizmetine de değinen İslam, bu kapsamda da 13 bin 694 çocuğu evlat edindirerek sıcak bir aile ortamına kavuşturduklarını anlattı.
"Bize göre en iyi bakım kuruluşu aile, en iyi bakım ortamı ise aile ortamıdır" diye konuşan İslam, sosyal ve ekonomik yoksunluk sebebiyle çocuklarına bakmakta zorluk çeken ailelere, kendi çocuklarına baktıkları için ekonomik ve sosyal destek sağladıklarını, bu uygulama kapsamında yıllık ortalama 60 bin çocuğun kuruluş bakımına alınmadan sosyal ve ekonomik destekle ailesi yanında bakılmasını sağladıklarını söyledi. İslam, böylelikle hem çocuğu ailesinden, hem de aileyi çocuklarından mahrum etmediklerini kaydetti.
Kurum bakımındaki çocukların akademik ve sosyal başarılarını artırmak için ayrılan kontenjanlarla 377 çocuğun özel okullara ücretsiz olarak yerleştirilmesini sağladıklarını ifade eden İslam, 2013- 2014 eğitim ve öğretim yılında lisans yerleştirme sınavına giren 415 çocuğun 293?ünün yüksek öğrenime girmeye hak kazandığını söyledi.
İslam, bakanlık bünyesindeki kuruluşlarda korunmaya muhtaç çocukların bedensel, eğitsel, duygusal, psiko-sosyal gelişimlerini sağlamak ve sağlıklı bir kişilik kazandırmak amacıyla çocukların hürriyetlerini sınırlamadan, okula gitmelerinin, sportif ve kültürel faaliyetlere katılmalarının sağlandığını belirterek, sosyal hayatın içinde yer aldıkları bir sistem olan açık kapı sistemi ile çalışıldığını kaydetti.
Bu kuruluşların cezaevi gibi düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan İslam, şöyle devam etti:
"Bizler bu çocukları hapsetmiyoruz, özgürlüklerini tamamen kısıtlamıyoruz. Bu nedenle de nasıl ki ailelerinin yanında yaşayan çocuklar içinde ailesinden izinsiz olarak eve dönmeyen, evden kaçan çocuklar var ise bizim kuruluşlarımızda bakım altında olan çocuklarımızın bir kısmı da zaman zaman kuruluşlardan izinsiz ayrılmaktadır.
Haklarında korunma ve bakım tedbiri kararı alınan her çocuk kuruluşlarımızda kayıt altına alınmaktadır. Ancak bazı çocuklarımızın yüksek yararı gereğince geçici olarak ailesi, yakını ya da gönüllü aileler yanına izinli verilmesi, eğitim veya kurs amacıyla bu yerlerde yatılı kalmaları, kamp ve sosyal etkinliklere katılmaları veya hastanede olması durumunda fiilen kuruluşta bulunmayan ancak istatistiklerimizde kayıtlı olan çocuk şeklinde yer almaktadır. Bir kısım çocuğumuz ise kuruluştan izinsiz ayrılan ve geri dönmeyen çocuklarımızdır.
İstatistiklerde yer alan kayıtlı çocuk sayısı ile fiilen kurumlarımızda kalan çocuk sayısı arasındaki farkın kamuoyu tarafından 'nerede olduğu bilinmeyen çocuk' şeklinde bir yanlış algıya neden olmaması için istatistik sistemimizde yeni bir düzenlemeye gidilmiştir. Yeni sistemde istatistikler daha ayrıntılı verilecek ve çocuklarımızın durumları ile ilgili olarak kamuoyu daha detaylı bilgilendirilecektir.
Ancak, yüce Meclis çatısı altında çocuklarımızla ilgili konularda kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi hedefleyen yaklaşım tarzlarının doğru olmadığını belirtmek isterim. Çocuklar, özellikle de korunma ve bakım ihtiyacı olan, devletin ve esasen toplumun himayesine muhtaç olan çocuklar, her türlü siyasi anlayışın üzerinde düşünülmeli ve gündelik siyasetin malzemesi yapılmamalıdır. Hizmetlerimizin daha iyi kurgulanması ve uygulanması için söyleyecek sözü ve herhangi bir uygulama önerisi olan arkadaşlarımıza kapımızın sonuna kadar açık olduğunu daima belirttim, bu davetimi huzurunuzda açıkça tekrar ediyorum. Gelin bu konuda işbirliği yapalım. Hizmetlerimizi birlikte bir adım ileri taşıyalım. Ayrıca bütün milletvekili arkadaşlarımı bakanlığımıza ait kuruluşları ziyaret etmeye ve tespitlerini bizimle paylaşmaya davet ediyorum. Bizim bütün kuruluşlarımız açık kapı sistemiyle çalışmaktadır. Buralar hapishane değildir. Bu nedenle zaman zaman bu kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan çocuklarımız olabilmektedir."
Herhangi bir sebeple kuruluşlardan izinsiz ayrılan bir çocuk olduğunda durumun derhal ilgili güvenlik birimlerine, varsa çocuğun ailesine bildirildiğini ve mahkemeye bilgi verildiğini belirten İslam, çocukların en önemli izinsiz ayrılma nedenlerinin "çocuğun ailesinden ve alıştığı sosyal çevreden ayrılarak kuruluştaki yeni hayatını ilk etapta benimseyememesinden ve ailesi ile geçirdiği zamanlara özlem duymasından" kaynaklandığını söyledi.
İslam, kuruluştaki kurallı ortamın ilk aşamada bazı çocukların uyum sorunu yaşamalarına yol açtığını, bu durumdaki çocukların önemli bir kısmının ailesinin yanına gittiğini, bir bölümünün geçmişte yaşadığı sosyal ve arkadaş çevresine döndüğünü belirtti. İslam, "Sonuçta bu çocuklarımızın yeri tespit edilmekte ve gerekli mesleki çalışmalar yapılmaktadır. İzinsiz olarak ailesi ve akrabası yanına giden çocukların durumu yeniden değerlendirilerek yararlanacağı uygun hizmet modelleri belirlenmektedir" diye konuştu.
Bu durumdaki çocukların aranması ve bulunup tekrar kuruluşlara döndürülmesi süreçlerinde gerek emniyet teşkilatının ve gerekse kırsalda jandarma kuvvetlerinin her türlü desteğini gördüklerini belirten İslam, bütün kayıp ihbarlarının muhatabı olan ve bunları ortalama yüzde 97 oranında olumlu sonuçlandırma başarısı gösteren güvenlik birimlerine teşekkür etti.
Bakanlık olarak kuruluştan izinsiz ayrılan çocuklara yönelik çalışmaların ve ilgili mahkeme tarafından çocuk hakkında verilen tedbir kararının devam etmesi nedeniyle, bu çocukların kuruluştaki kayıtlarının silinmediğini, istatistiklerde fiilen kuruluşta kalmayan çocuk olarak değerlendirildiğini anlattı. İslam, bu teknik konunun, Meclis'te ve kamuoyunda değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Hizmet verdikleri ve bakım altına aldıkları çocuk profiline de değinen İslam, şunları kaydetti:
"Çocuklarımızın büyük bir kısmı bir çocuğun başına gelebilecek en ağır travmaları yaşamış ve bununla tek başına baş etmesi mümkün olmayan çocuklar. Kuruluş bakımındalar ve aile desteğinden mahrumlar. Davranışlarını kontrol etmekte zorlanıyorlar. Kuruluşların disiplinli ortamına uyum problemi yaşıyorlar. Aralarında madde bağımlılığı olanlar var. Önemli bir kısmı, suç mağduru olmuş, istismara uğramış, suça sürüklenmiş, sokakta yaşama alışkanlığı edinmiş ve sokağın her türlü riskini yaşamış, şiddet görmüş çocuklar. Sosyal uyum problemleri yaşıyorlar. Bu tür sosyal uyum problemleri sebebiyle kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan çocuklarımızın sayıları, kuruluşlarımızda fiilen kalmakta olan çocuk sayıları, günlük olarak, hatta gün içinde bile değişiklik göstermektedir. Gün içinde bir yandan mahkemelerce verilen koruma kararları sonrası kuruluşlarımıza çocuk sevk edilmekte veya herhangi bir şekilde kuruluşumuzda kayıtlı olup fiilen bulunmayan, (hastanede yatmakta iken taburcu olan, kuruluş dışında bir ilde okumakta iken okulu bitirip gelen, ailesinin yanında izinli iken izni biten... Çocukların kuruluşa dönmesiyle sayı artmaktadır. Reşit olma, aileye izinli gitme, koruyucu aileye verilme, evlat edindirilme gibi nedenlerle de bu sayı azalmaktadır. Kısaca sayısal veriler sürekli değişiklik göstermektedir."
Bugün itibarıyla, bakanlık kuruluşlarında 15 bin 179 kayıtlı çocuk bulunduğunu, bunlardan kuruluşlarda fiilen kalmayan çocuk sayısının 2 ben 985 olduğunu aktaran İslam, bu çocukların 2 bin160?ının izinli, hastanede, yatılı okulda, koruyucu ailede bulunduğunu, 825 çocuğun kuruluştan izinsiz ayrıldığını söyledi. İslam, "Bu 825 çocuğumuzun 551?inin ailesi ve akrabası yanında olduğu bu sabah tespit edilmiştir. 275 çocuğumuzun kurumlarımızdan izinsiz ayrıldığı ise kolluk kuvvetlerine derhal bildirilmiş ve aranmalarına başlanmıştır" dedi.
İslam, haklarında korunma ve bakım tedbir kararı verilen, özel surette korunması gereken, aile içi veya dışı istismara uğramış, suça sürüklenmiş, sokak geçmişi olan ve sokağın her türlü risklerine maruz kalmış, şiddet görmüş, madde bağımlısı çocukların rehabilite edilmelerini sağlamak üzere Çocuk Destek Merkezleri kurduklarını anımsattı.
İslam, ülke genelinde bu amaçla 62 merkezin hizmet verdiğini ve bu sayıyı ihtiyaca göre artırmayı planladıklarını ifade ederek, bugün itibariyle, bölgesel ihtiyacı karşılayacak Çocuk Destek Merkezlerinin oluşturulması amacıyla 27 Çocuk Destek Merkezi'nin inşaat çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Bu merkezlerde uygulanan bilimsel güvenilirliği, etkililiği ve geçerliliği olan bir iyileştirme ve rehabilitasyon programının eksikliğini fark ederek bu ihtiyacı karşılamak üzere geçen yıl hazırlanan ve yaklaşık 3 aydan bu yana bu kuruluşlarda uygulanan psikososyal destek programına ANKA adını verdiklerini anlatan İslam, bu programla çocukların yaşadıkları travmaları atlatıp, yeniden hayata kazandırılmalarını sağlamayı amaçladıklarını kaydetti.
İslam, bu programla suça sürüklenen, suç mağduru olan ve sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan bu çocukları, düşünen, kendini geliştiren, kendine ve başaracağına inanan, yaşam becerisini zenginleştiren, entellektüel kapasitesini geliştiren, çocuklar olmalarının hedeflendiğini vurguladı.
İslam, konuşmasının sonunda milletvekillerine, "Desteğinize, denetiminize ve kontrolünüze ihtiyacımız var" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, eleştirinin bir kültür ve seviye gerektirdiğini, hezeyanın ise bir tanımlama, teşhis olduğunu ifade ederek, "Bir anekdotu Sayın Bakan'a ithaf etmek istiyorum. Sayın Mazhar Osman diyor ki birisine, 'senin bana deli demen bir mana ifade etmez ama vay ki ben sana deli dersem.' O yüzden hezeyan sözünü iade ediyorum" dedi.
Bunun üzerine İslam, konuşmasının başındaki sözlerini tekrarlayarak, "Hiç kimsenin adını anmadım, hiç kimseyi işaret etmedim arkadaşımız kendini bu kapsama dahil etmişse yapabileceğim bir şey yok, özür diliyorum" karşılığını verdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
