2011-04-08 - 12:28
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kayıp Tolga Baykal Ceylan ile ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
TBMM İnsan Haklarnı İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, parlamentoda düzenlediğ
i basın toplantısında kayıp Tolga Baykal Ceylan ile ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında basın
mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
TBMM İnsan Haklarnı İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, kayıp Tolga Baykal Ceylan
olayı ile ilgili yaptığı açıklamalarda Tolga Baykal Ceylan olayının bir asayiş sorunu gib
i göründüğünü düşündüklerini ve siyasi bir yönünün olmadığı kanaatine vardıklarını ifade etti.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, "Tolga Baykal Ceylan
gözaltında olup da kaybolan biri değildir. Faili meçhul olarak da değerlendirmek mümkün değildir."
Üskül, "Yaptığımız araştırmalar sonucunda; Tolga Baykal Ceylan'ın 08.08. 2004 tarihinde İğneada
- Beğendik köyü yolunda durdurularak kimlik sorgusunun yapıldığı ve bu sorgulama sonucunda
aranan şahıslardan olmadığı anlaşıldığından hakkında başkaca bir işlem yapılmadığı, Jandarma
veya diğer güvenlik güçlerinde gözaltına alınmadığı dolayısıyla gözaltında kaybedilmesi gibi bir
olgunun şu aşamada olduğunu söylemek mümkün değildir."
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, sözlerinde şunları kaydetti:
" Tolga Baykal Ceylan 07 Ağustos 2004 tarihinde İstanbul'dan Kırklareli ili Demirköy ilçesi İğneada
Beldesine gitmiş ve 08 Ağustos 2004 tarihinden itibaren ailesi kendisinden haber alamamıştır.
Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığınca o dönemde yürütülen soruşturma sonucunda 10.10. 2006 tarihinde
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Soruşturma dosyası Komisyonumuzca istenmiş ve dosya içeriğinde eksik görülen ve araştırmaya
muhtaç birçok konu olduğu görülmüş bu hususlar ilgili Başsavcılığa iletilmiş ve 14 Şubat 2011 tarihinde
2011/41 soruşturma numarası ile yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu soruşturma kapsamında
araştırma yapmak, bilgi ve belge toplamak amacıyla tük yurt genelinde 5 Subay,
7 Astsubay ve 6 Uz.J.Çvş. görevlendirilmiştir.
Yaptığımız araştırmalar sonucunda; Tolga Baykal Ceylan'ın 08.08. 2004 tarihinde İğneada - Beğendik
köyü yolunda durdurularak kimlik sorgusunun yapıldığı ve bu sorgulama sonucunda aranan şahıslarda
n olmadığı anlaşıldığından hakkında başkaca bir işlem yapılmadığı, Jandarma veya diğer güvenlik güçlerinde
gözaltına alınmadığı dolayısıyla gözaltında kaybedilmesi gibi bir olgunun şu aşamada olduğunu söylemek mümkün değildir.
Komisyonumuzca Tolga Baykal Ceylan'ın etrafındaki kişilere sıkça yurt dışına çıkmak istemesini
dile getirmesi, İğneada'ya gitmesi ve orada sınıra çok yakın olan köylerden Beğendik ve Limanköy'de
keşif olarak tabir edilebilecek eylemlerde bulunması, buralarda bulunan kişilere sınırı ve Bulgaristan'ı
sorması? verileri değerlendirildiğinde Bulgaristan'a geçme isteğinde olduğu ancak bu isteğini
gerçekleştirmiş olup olmadığını net olarak- şimdilik- kaydıyla ortaya koyulamadığı için kaybının ve
akıbetinin ne olduğuna tam olarak ulaşılamamıştır.
Ancak Tolga Baykal Ceylan'ın kaybolması olayından itibaren dönemin Jandarma karakolunda
görevli personelin olaya sıradan bir sınır geçme ve kayıp olayı olarak değerlendirmeleri sonucunda
adli işlemlerin ifasında gösterilen dikkatsizlikler nedeniyle aile de haklı olarak bazı şüpheler oluşmuştur.
Komisyonumuz bu aşamada, elindeki verilerin değerlendirilmesi sonucunda, Tolga Baykal
Ceylan'ın gözaltında kaybolmadığına ancak bugüne kadar ailesi ve çevresinden hiçbir kişiyle
temas kurmaması gerçekliği karşısında da normal asayiş
olayı olarak değerlendirilmesi gereken bir kayıp olayı ile karşı karşıya olduğumuz sonucuna
ulaşılmaktadır.
Komisyonumuz bu aşamada bu olay ile ilgili çalışmalarını tamamlamış değildir. Çalışmalar
devam etmektedir. Bu değerlendirmeler eldeki mevcut bilgilere dayalı değerlendirmelerdir.
Gerek bizim olay ile ilgili incelememiz gerekse adli
makamların çalışmaları devam etmektedir.
Ayrıca Tolga Baykal Ceylan'ın yurtdışında aranmasını sağlamak amacıyla Demirköy C.
Savcılığı tarafından 28.02.2011 tarihinde EGM ( İnterpol-Europol-Sirene)'ne talimat yazısı
yazıldığı öğrenilmiştir.
Komisyonumuzca elde edilen verilerin değerlendirilmesi için Demirköy Cumhuriyet Savcılığı
arasında karşılıklı iletişim de devam etmektedir."
Daha sonra soruları yanıtlayan Üskül, Ceylan'ın denize açıldığı ve
denizde kaza sonucu boğulduğuna ilişkin ellerinde bilgi olmadığını ifade ederek,
''Genellikle bu tür boğulma olayı olduğunda cesedin en geç bir hafta içinde
ortaya çıktığı belirtiliyor. 'Boğulmuştur' deme imkanına sahip değiliz'' diye
konuştu.
Bir soru üzerine, Ceylan'ın yurt dışına çıkmış olmasının da bir ihtimal
olduğunu ifade eden Üskül, bu ihtimali düşünerek Demirköy Cumhuriyet
Savcılığının Ceylan'ın yurt dışında aranması için emniyetle irtibata geçtiğini
kaydetti. Üskül, ''Bulgaristan'a geçmiş olabilir. Geçmişse orada mıdır, oradan
başka yerlere geçmiş midir? Bu konuda araştırmaların yapılması gerekir'' dedi.
Ceylan'ın ıslak elbiselerinin bulunduğunun anımsatılması üzerine Üskül, o
günlerde havanın yağışlı olduğunu, deniz suyu ile ıslanmamış da olabileceğini
kaydetti. Üskül, şunları söyledi:
''Ceylan'ı en son muhtemelen 10 ya da 11 Ağustos'ta deniz kenarında bir
çoban görüyor ve o sırada hava yağışlı. 16 Ağustos'ta da bir köylü kayığının
kaybolduğunu jandarmaya bildiriyor. Kayığın bulunduğu yerde Ceylan'ın
çamaşırlarını buluyor. Bu çamaşırların Ceylan'a ait olduğu tespit edildi. Ne
olmuştur, bilemiyoruz. Bir teori; belki kayığı aldı, hava o sırada yağışlı olduğu
için ıslanmıştı, elinde bir poşet vardı ve poşette başka giysiler vardı. Islak
giysileri bıraktı kuruları giydi ve açıldı. Kayığın bulunduğu yerden
Bulgaristan'a 1 ya da 1,5 saatte kürek çekerek geçmek mümkün.''
Tolga'nın İğneada'ya gitmeden dedesinden 300 lira alıp ''yurt dışına
gitmek istediğini'' söylediğini aktaran Üskül, ''Herkesin söylediği, Tolga yurt
dışına geçmek istediğini belirten bir kişi. İğneada'da da karşılaştıklarına
Bulgaristan'a nasıl geçileceği konusunda sorular soruyor'' diye konuştu.
Ancak ''yurt dışına gitmiştir'' denilebilecek kanıtların ortada
olmadığını ifade eden Üskül, ''İlginçtir, biz epey süredir konu üzerinde
çalışıyoruz, annesi hiç bizi arayıp 'ne yaptınız, hangi noktaya geldiniz?' diye
sormadı. Konuyla ilgilenmiyor. En azından bizim çalışmalarımızla ilgilenmiyor.
Nedenini bilmiyoruz'' dedi.
''Annenin oğluyla iletişime geçtiğini mi düşünüyorsunuz?'' sorusuna ise
Üskül, ''Bilemem'' karşılığını verdi.
Üskül, Cemil Kırbayır olayıyla ilgili büyük olasılıkla gelecek hafta
ayrıntılı bir açıklama yapacaklarını bildirdi.
Komisyon üyesi CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve diğer CHP'li
üyelerin Ayhan Çarkın ile ilgili alt komisyon kurulması için talebi olduğunun
anımsatılması üzerine Üskül, ''Ahmet Ersin sık sık dilekçelerle komisyonumuza
başvurur, bunu size iletir, haber yapar ve işi orada bitirir, takip etmez''
dedi.
''Bu saatten sonra komisyonun toplanma ihtimali yok'' diyen Üskül, ''Onun
için önemli olan komisyonla ilgili olarak bu tür olayları gündeme getirip haber
olmaktır. Zafer Üskül'ü eleştirmek, sataşmak eğer bazı CHP'lilere prim
getiriyorsa benim açımdan bir sakıncası yok'' ifadesini kullandı.
51 rapor yayınladıklarını, bunlardan sadece üçünde Ersin'in imzası
olduğunu dile getiren Üskül, ''Onun derdi alt komisyon kurulması ve bir araştırma
yapılması değil. Bunu ortaya atarak haber olmaktır'' diye konuştu.
