2010-04-26 - 14:20
Devlet Bakanı Faruk Çelik ve beraberindeki milletvekilleri ile birlikte parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, 115 milletvekilinin imzası ile Çorum'da, Kahramanmaraş'ta, Sivas'ta, Başbağlar'da ve 1 Mayıs Taksim'de meydana gelen olayların bütün yönleriyle aydınlatılması için Meclis Araştırması Komisyonunun kurulması için TBMM Başkanlığına önerge verdiklerini söyledi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik ve beraberindeki milletvekilleri ile birlikte parlamentoda
düzenledikleri basın toplantısında, 115 milletvekilinin imzası ile Çorum'da,
Kahramanmaraş'ta, Sivas'ta, Başbağlar'da ve 1 Mayıs Taksim'de meydana gelen
olayların bütün yönleriyle aydınlatılması için Meclis Araştırması Komisyonunun
kurulması için TBMM Başkanlığına önerge verdiklerini söyledi.
Bakan Çelik, yakın zamanda Alevi Çalıştayı yaptıklarını hatırlatarak,
hoşgörü ve diyalogu bu Çalıştay'da başardıklarını vurguladı.
Alevi Çalıstayı'nda sorunların çözümü için yoğun taleplerin olduğunu
ifade eden Çelik, Meclis Araştırma önergesinin taleplerinin bir olduğunu kaydetti.
Bakan Çelik,sözlerine şöyle devam etti:
''Olayların araştırılması ve aydınlatılması hem kendimize olan saygının
hem de milletimize karşı olan sorumluluğun bir gereğidir. Artık, Türkiye, bir
yandan sorunlarıyla yüzleşirken diğer yandan da bu sorunları istismar eden
mihrakların yakasına yapışacak demokratik ve hukuki olgunluğa sahiptir. Yakın
geçmişimizdeki karanlık noktaları ne kadar aydınlatırsak, toplumsal barış ve
güven ortamı o kadar gelişecek. Ülkemizin geleceğinin daha parlak olacağı
muhakkak...''
Komisyonun elde edeceği somut verilerin savcı, hakim ve mahkemelere yeni
önemli doneler sunacağına inancını dile getiren Çelik, ayrıca ''mağdurların
yüreğine bir nebze de olsa su serpeceğini'' vurguladı. Diğer siyasi partilerin
de bu sürece katkı sağlayacağına inandığını belirten Çelik, şöyle konuştu:
''Çalıştaylarda öne çıkan ve çözüme kavuşturulması istenen konulardan
biri buydu. Diğerleri ise devletin bu konudaki hafızasının yenilenmesiydi.
Önümüzdeki yakın bir zaman dilimi içinde Çalıştaylardaki konuşmaları içeren
kitapçık ve geniş bir raporunu basınla paylaşacağız.
Ayrıca, Madımak Oteli'nin kamulaştırılarak yeni şekil alması talebi
vardı. Sivas Valiliği bu çalışmayı sürdürüyor, kamulaştırması son aşamaya
geldi.
Diğer bir konu, Din Kültürü ve Ahlak Kültürü dersi müfredatının yeniden
ele alınması konusunda komisyon, bu hafta ilk toplantısını gerçekleştirecek ve
kısa sürede çalışmasını tamamlayacak. Cemevlerinin statüsü konusunda da komisyon
kurma aşamasındayız. Tüm bu konuların çalışmalarını sürdürüyoruz. Kısa sürede
bunları sonuçlandırıp, tarihsel derinliği olan, 1400 yıllık geçmişi olan, birçok
çatışma ve huzursuzlukların konusu olan bu önemli konunun, barış ve demokrasimizi
güçlendirecek şekilde çözümünü sağlamış olacağız.''
Verilen önergeyle, çalıştaylarda ortaya çıkan bir sonucun Mecliste ele
alınmasının önemli olduğuna dikkati çeken Çelik, buna destek olan
milletvekillerine teşekkür etti.
Çelik, ''Madımak Oteli'nin müze yapılması talebi vardı.
Kamulaştırıldıktan sonra ne yapılacak?'' sorusuna karşılık, şunları söyledi:
''Çorum, Sivas, Kahramanmaraş ve Başbağlar olayları, toplumda ciddi
travma oluşturmuştur. Oralarda kimse bu olaylarla anılmak istemiyor. Madımak'ın
Sivas'ta nasıl algılandığının tespit edilip sonuca ulaşılması şekilinde bir yol
haritası izlendi. Ben tüm taraflarla görüştüm. Çıkan karar kamulaştırılmasıydı.
Şimdi kamulaştırma ile meşgulüz. Kısa zamanda bu bitince binanın çok amaçlı
kullanımı söz konusu ama kesinlikle 2 Temmuz olaylarını unutturma, yeni
çatışmalara gebe olacak bakış açısı da olmayacak. Sivas'ta barış huzur var. Bunu
güçlendirecek bir bakış açısıyla çözüm noktasındayız. Girişte, orada
öldürülenlerle ilgili bir bölüm olacak. İl halk kütüphanesi olarak kullanılma
talebi var. Bu bina çok katlı... Kimse çatışma alanı olmasını istemiyor.
Sivas'ta, 'burası birilerinin gününe dönüşmesin' diye güzel bir bakış açısı
var.''
Çelik, ''Olayların üzerinden 30 yıl zaman geçti, yeniden yargılanma
mümkün mü? AK Parti 8 yıldır iktidarda, bu konuda bir geç kalmışlık söz konusu
mu?'' sorusuna, çıkacak sonucun önemli olacağını belirterek, ''Yeni tanık,
bulgular söz konusu olursa bunlar toplu raflarda kalmayacak. Bunları ele alacak
olan savcılar ve mahkemelerdir. Konuyla ilgili ısrarlı taleplere TBMM'nin cevap
vermesi önemlidir. Çıkacak tabloyu birlikte göreceğiz'' karşılığını verdi.
Önerge sahibi AK Parti'li Kafkas da yaptığı konuşmada, Türkiye'de 1
Mayıs'ların kutlamalarında hep sorun yaşandığını, ilk kez devlet ile 1 Mayıs'ın
barışmasının 2008 yılında gerçekleştiğini belirterek, 2009 yılında resmi tatil
ilan edilen 1 Mayıs'ın bu yıl ilk kez Taksim'de özgürce kutlanacağını anlattı.
Türkiye'nin demokratikleşmesi ve önünün açılması için ''Karanlık 1 Mayıs
1977'inin aydınlatılması gerektiğini'' hep vurguladıklarını ifade eden Kafkas,
önergeye 1 saat içinde 115 Ak Parti milletvekilinin imza attığını söyledi.
Çorum olaylarını yaşayan bir kişi olduğunu kaydeden Kafkas, şöyle
konuştu:
''Çorum, Sivas, Kahramanmaraş olaylarıyla anılmaktan yorulduk, bıktık,
usandık. Rencide oluyoruz. Biz asırlardır orada Alevi-Sünni dengesini kardeşlik,
muhabbet ortamı içinde yaşamış ve bunun keyfini çıkarmış insanlar olarak, bir
gün, bir sabah kalktık, bir arızanın ortaya çıkmasını ve insanların birbirini
öldürdüğü bir zemin oluştuğunu gördük. Aklın, mantığın bittiği bir sürecin
yaşandığı o günleri Allah bir daha bu topluma yaşatmasın. Halen birlikte yaşamaya
devam ediyoruz. Ergenekon olaylarına baktığınız zaman, o günün darbe hazırlığının
altyapısında bu olayların olduğunu çok rahat görme imkanını elde etmiş
oluyorsunuz.''
Kafkas, önergede, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de, Aralık 1978'de
Kahramanmaraş'ta, Mayıs-Temmuz 1980'de Çorum'da, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta, 5
Temmuz 1993'te Erzincan Başbağlar'da meydana gelen olayların karanlık
noktalarının ortaya çıkarılması için araştırma önergesi hazırladıklarını ve 115
milletvekilinin imzasıyla bugün TBM Başkanlığına sunacaklarını bildirdi.
Dünün kodları çözülmeden, karanlık noktaları aydınlatılmadan bugünün yol
haritasının sağlıklı olmasının mümkün olamayacağını savunan Kafkas, Komisyonun
kurulmasına diğer partilerin de duyarlılık göstereceğine inandığını vurguladı.
Kafkas, Komisyonun kurulmasıyla birlikte Türkiye'nin karanlık
noktalarının aydınlatılması adına, elinde bilgisi, belgesi olan kim varsa, neyi
varsa, şimdiden hazırlığını yapıp destek olmasının ''bütün demokratların ve
insanların insanlık borcu'' olduğunu savunarak, şunları kaydetti:
''Şimdiden elinde bilgi ve belge olanların yaklaşımını bekliyoruz. Geçen
gün Meclisteki tartışmada CHP'li Kemal Anadol, karanlık 1 Mayıs ile ilgili elinde
belgelerin olduğunu söylemişti. Komisyonun ilk toplantısında Anadol'un elindeki
bilgi ve bölgeye başvurmasını diliyorum. Çünkü bu işler lafla olmuyor, bunları
aydınlatmak lazım, herkesin duyarlı olması lazım. Bu olayların siyasi
istismarının anlamı yok. Katliamlar kim tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun
insanlık suçudur ve bunların aydınlatılarak faillerin cezalandırılması insanlık
görevidir.''
Kafkas, ''Beş ayrı komisyon mu kurulacak?'' sorusuna, tek bir araştırma
komisyonu kurulacağını, çalışma yöntemini kendi içinde belirleyeceğini söyledi.
Çeşitli konularda TBMM'de araştırma komisyonları kurulduğunu hatırlatan Kafkas,
''Susurluk Araştırma Komisyonunun bilgi almak için çağırıp da bilgi alamadığı
Türkiye ile bugünün Türkiye'sinin demokrasi ve hukuk iklimi daha farklı...
Bugünün ikliminin bu olayları araştırmaya uygun olduğunu düşünüyoruz'' dedi. (14.20)
