2013-07-08 - 14:55
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, 5. bölüm üzerindeki görüşmeler sürerken, birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi, saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, MHP'nin göçün nedenlerinin belirlenmesi ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, nüfusu azaldığı için milletvekili sayısı düşen illerin, göçün yarattığı sorunun en belirgin örneklerinden olduğunu ifade etti.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Alim Işık, göçün en önemli nedenlerinden birinin işsizlik olduğunu, memleketlerinde iş bulamayan gençlerin büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldığını, seçim bölgesi Kütahya'nın da bu illerden biri olduğunu kaydetti.

Işık, nüfusu azaldığı için milletvekili sayısı düşen illerin, göçün yarattığı sorunun en belirgin örneklerinden olduğunu ifade etti.

TUİK'in ise işsiz gençlerin kenti boşalttığı Kütahya gibi illeri, işsizliğin en az olduğu iller arasında gösterdiğini anlatan Işık, "Kentte kalan emekli yaşlılar üzerinden hesap yaparsanız sonuç böyle çıkar" dedi.

BDP Şırnak Millevtekili Hasip Kaplan, Türkiye'de görünmeyen bir göçün de söz konusu olduğunu, 1990'lı yıllarda göç etmek zorunda kalan 16 bin kişinin Irak'ta yaşadığını söyledi. Kaplan, 12 Eylül darbesinin ardından ülkeyi terk eden ve dönemeyen mültecilerin de bulunduğunu belirterek, "Bu Meclis'in 12 Eylül darbesinin mültecilerine de bir borcu var" diye konuştu.

Mısır'daki askeri müdahaleye değinen Kaplan, "Birileri bu darbenin adını koymakta teredüt etseler de Mısır'daki olay, seçimle gelen birisini askerin devirmesidir. Yani çok açık darbedir" şeklinde konuştu.

CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, kırsaldan göçün en önemli nedeninin tarım ve hayvancılıkta uygulanan yanlış politika olduğunu ifade etti. Şafak, 2002 yılından bugüne kadar, geçimini tarımdan sağlayan 2 milyon çiftçinin üretimde elini çekerek göç ettiğini dile getirdi.

Şafak, göçün bir diğer nedeninin de kentlerdeki ekonomik gerilemeler, özelleştirmeler sonucunda kapanan fabrikalar olduğuna dikati çekti.

AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu, doğurganlık oranlarının düşük olmasının Türkiye'de sorun olarak devam ettiğini, bu sorunun çözülmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Miras yoluyla kalan arazilerin bölünmesi nedeniyle arazilerin verimli kullanılamadığını ve bunun da bir göç kaynağı olduğunu kayededen Kavuncu, hükümetin bu konuda ciddi tedbirler aldığını, toplulaştırma çalışmalarının 3 milyon hektar alanın üzerine çıktığını kaydetti.

Işık'ın Kütahya ile ilgili verdiği örneğe katılmadığını belirten Kavuncu, kentin 4. bölge teşvik kapsamında olduğunu, işveren payının Hazine tarafından karşılandığını, bu kapsamda istihdamın arttığını söyledi. Kavuncu, Kütahya'da 2002 yılında 28 bin 300 olan SGK'lı çalışan sayısının 2013 yılında 80 bine ulaştığını söyledi.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin, göz yaşartıcı gazların etkilerinin araştırılması ile ilgili önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi

CHP, gözyaşartıcı gazların etkilerinin araştırılması ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin önerisini TBMM Genel Kurulu'na getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, biber gazının, öksürük, solunum yetmezliği, solunum durması ve böylece beynin hasar görmesi, tansiyonun ani yükselmesi, bayılma, sinir sistemide kalıcı hasar oluşma gibi olumsuz etkileri olduğunu belirterek, biber gazının yasaklanması ve maruz kalanların da kontrol altına alınması gerektiğini kaydetti.

AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, biber gazının kullanılmasını hoş karşılayamayacaklarını ifade ederek, kolluk görevlilerinin biber gazına orantılılık ölçüsünde başvurması gerektiğini söyledi.

Polis zorda kalmadığı müddetçe ve karşısındaki muhataplarını uyarmadan, asla böyle bir yönteme başvurmadığını belirten Şahin, "Kolluk kuvvetleri gösterilerde önlemini almak ve müdahale etmek durumundadır" dedi. Şahin, Adana ve Mersin'de ele geçen sarin gazlarının, sanki eylemlerde kullanılıyor gibi gösterilmesini de kabul edemeyeceğini bildirdi.

Şahin, "Samimi talepler karşısında gerek Hükümet gerekse yerel yöneticilerin, her türlü taleplere karşı açık olduklarını ve meşru zeminde hak arama yöntemlerine karşı da duyarsız kalmayacaklarını ifade etmelerine rağmen, hukuk devletinde hukuku aşarak ve zorlayarak, hak arama elde etmeye çalışanlara karşı da - kusura bakmayın - kolluk kuvvetleri gereğini yapmak durumundadır. Son günlerde yargıya intikal etmiş bir konuyla alakalı oradaki esnafın içinde bulunduğu durumu en iyi anlaması gereken sizlersiniz. Oradaki esnafı da dinleyin, onların mağduriyetlerini görün. Oradaki esnafın hukuk çerçevesinde yaptığı bir eylemi, yargıya müdahale ederek, sanki Hükümetin bu kişileri tutuklamadığı gibi bir söylem içine girmenin haksızlık olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Bir ülkede gaz ne kadar çok kullanılıyorsa o ülkede demokrasi o kadar az demektir" dedi.

Devletin olaylara gazsız müdahale yöntemlerini bulması gerektiğine işaret eden Yeniçeri, "Başbakan Gezi Parkı'na gitmeliydi ve orada ağaçlara sahihp çıkanları tebrik etmeliydi. Oraya gitmez ve orayı birtakım yakıp yıkıcı örgütlerin arenasına dönüştürürseniz, 'şundan kaynaklandı, bundan kaynaklandı' deme hakkına sahip değilsiniz" dedi.

Yeniçeri, AK Parti sıralarından laf atılması üzerine, "Ne oradakileri algıladınız ne de bizi algılıyorsunuz" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Yeniçeri'nin konuşma süresi dolmasına rağmen kürsüden ayrılmayarak konuşmasına devam etmesi ve "Ben buradan gitmiyorum, hadi bakalım" demesi üzerine, birleşime ara verdi.

Bu sırada, AK Parti sıralarından, "Yeniçeri ayaklanması mı?" diye laf atıldı. Yeniçeri de ara verilmesi üzerine kürsüden ayrılırken, "Oradan el kol hareketi yapılıyor" dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da AK Parti sıralarına bakarak, "Ne yılışık adamlarsınız, kahvehane gibi burası" diye konuştu.

Aradan sonra açılan birleşimde kürsüye gelen AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, "Biber gazı, polise atılan taşların, esnafa atılan taşların, sokakları terörize etmenin, vandalizmin, darbeye zemin oluşturmanın, camiye saygısızlık etmenin yan etkisidir" dedi. Biber gazı kullanılmasını tasvip etmiyoruz ancak kişilerin onun kullanılmasını sağlayacak zemini oluşturmaması gerekir" şeklinde konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "İstanbul'da palayla, sopayla vatandaşlara saldıran kişilerin suç işledikleri gayet açıkken, AK Parti'li Şahin'in, oradaki esnafın yaptığı saldırıyı hukuk çerçevesinde yaptığını söylemesinin korumacı ve kollamacı yaklaşım olduğunu" söyledi. Vural, "Palayla, sopayla saldıracaklar ancak 'hukuk çerçevesinde yapılıyor' denilecek, Bunu kınıyorum" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Şahin'in, palayla yapılan saldırıyı hukuksal bir eylem olarak gördüğünü söylediğini ifade ederek, sözlerine açıklık getirmek için tekrar söz alan Şahin'in özür dilemesi gerekirken bunu yapmadığını söyledi.

Hamzaçebi, "Başbakan ve arkadaşları palanın arkasına düşmüş, palalı demokrasiyi savunuyor" dedi.

Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, "Bu ifadeyi çok çirkin buluyorum ve kınıyorum" diye konuştu.

Kargaşayı kimin çıkardığının ve sokakları kimin terörize ettiğinin geçmişte de bugün de bilindiğini belirten Canikli, "Burada haksız ve yanlış ifadeler ortaya konulursa, o zaman biz de Türkiye'de kimin ülkeyi terörize etmeye çalıştığını, huzurunu bozmak için meydanlara, sokaklara illlegal bir şekilde nasıl çıkıldığını açıklarız" dedi. Konuşmaların ardından, CHP'nin önerisi kabul edilmedi.


*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINMDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***