2012-09-20 - 14:40
Oktay Vural: "Oslo görüşmeleri, PKK'yı doğrudan siyasi muhatap kabul edip siyasi amaç elde etmesi için kurulmuş bir masadır. Devletle, terör örgütünü masaya oturttular. Evet, hayaldi gerçek oldu. Masada teröristlere can suyu, cesaret verdiler. Bu milletin dilini, egemenliğini pazarlık konusu yaptılar. PKK'nın amacı masaya oturtmaktı, istediğini yaptı. Tarih, AKP'yi PKK ile silah altında müzakere yapan bir gaflet odağı olarak kaydedecektir."
Oktay Vural düzenlediği basın toplantısında, Oslo görüşmeleri ile ilgili yapılan tartışmaları değerlendirdi.
"Tartışmalar, Oslo sürecini millete hazmettirmek için kullanılan bir tartışma haline dönüştü" diyen Vural, "Oslo da Habur gibi milletin lanetlediği bir süreçtir. Milli birlik ve bütünlüğün peşkeş çekildiği bu görüşmeler, utanç vesikası olarak milletin hafızasına nakşedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birlik ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmıştır. Tartışmalar 'Devlet elbette görüşür' noktasına gelmiştir. Bu, Oslo sürecine benzer bir sürecin tekrar başladığını göstermektedir" şeklinde konuştu.
Hükümete, "Kalkacaksın devlet adına bu milletin birlik ve bütünlüğünü terör örgütüyle müzakere edeceksin. Benim hürriyetim, milli egemenliğim, milli kimliğim, devletim üzerinde sana pazarlama hakkı tanımıyorum. Senin böyle bir hakkın da, haddin de yok. Biz kimsenin emir kulu değiliz" şeklinde seslenen Vural, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Bu millet kanun çerçevesinde size görev verdi. Oslo görüşmeleri, PKK'yı doğrudan siyasi muhatap kabul edip siyasi amaç elde etmesi için kurulmuş bir masadır. Devletle terör örgütünü masaya oturttular. Evet, hayaldi gerçek oldu. Masada teröristlere can suyu, cesaret verdiler. Bu milletin dilini, egemenliğini pazarlık konusu yaptılar. PKK'nın amacı masaya oturtmaktı, istediğini yaptı. Tarih, AKP'yi PKK ile silah altında müzakere yapan bir gaflet odağı olarak kaydedecektir" dedi.
"MHP olmasaydı, Oslo protokolleri parlamentoda bu partiler tarafından müzakere ediliyor olacaktı" diyen Vural, "Devlet uyumuş, uyutturulmuştur. Protokoller imzalanmıştır. MHP tüm bunlar karşısında tek engeldir. Bu tezgah, seçim öncesinde kurulmuştur. İşte bu nedenle MHP'nin Meclise girememesi için iki yönlü faaliyet gösterilmiştir. MHP'nin millet nezdindeki itibarını kaldırmak için tuzaklar hazırlanmıştır. CHP de 'Kürt sorunu' yaklaşımında uyumlaştırılmış, dönüştürülmüştür. Bu oyunu da MHP bozmuştur. Hükümet, PKK ve siyasi Kürtçülüğün vesayeti altında politika üretmeye çalışmaktadır. CHP de bu sürece destek olmaktadır" diye konuştu.
CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu'nun "Devlet görüşür" sözlerini de eleştiren Vural, "Yok ya? Silahlar orada askerimize polisimize doğrultulacak, bombalanacak, devlet görüşecek. Bu zihniyetle terörle mücadele edilmez, teröre teslim olunur. Oslo amacı itibarıyla gayri meşrudur, hedefi itibarıyla hukuki meşruiyeti yoktur, PKK'nın hayalini gerçekleştiren en önemli adımdır. Devlet görüşür diyen, bu aymazlığa düşen siyasi partileri de uyarıyorum. Ne Habur'u, ne Oslo'yu hazmettirebilirler" dedi.
Oktay Vural, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'e ise şu sözlerle seslendi: "Hüseyin Çelik, BDP'nin sözcüsü? 'Millet bize yüzde 50 oy verdi' diyor. Görüşme ve protokoller seçimden sonra çıktı. Sana sesleniyorum: Yürek varsa, cesaret varsa görüşmelerin muhtevasına sahip çık. Bunları yerine getireceğim diye taahhütte bulun."
Vural, kamuoyunda tartışılan "OHAL yeni mağduriyetler oluşturur" söylemini de şu sözlerle eleştirdi: "Şu an kim mağdur? Millet, asker, polis, vatandaş. OHAL kimi mağdur edecek? PKK'yı. OHAL'i kaldırmış bir hükümetin mensubuyum. Biz bunlara OHAL'siz teslim ettik. Milleti bezdirmek mi istiyorsunuz? Nedir PKK'ya karşı mağlubiyet psikolojisi? Mağduriyetler yaratmayacak şekilde OHAL'i uygulayın."
Vural, bir soru üzerine terörle mücadelede üç aşamalı yeni stratejiyi şu sözlerle değerlendirdi: " "Çözüm diye bunları yutturmaya çalışıyorlar. Size uzatılan projeleri biliyoruz. Kimlerden nasıl projeler önünüze sunuldu biliyoruz." (14:40)
Meltem Salimoğlu
"Tartışmalar, Oslo sürecini millete hazmettirmek için kullanılan bir tartışma haline dönüştü" diyen Vural, "Oslo da Habur gibi milletin lanetlediği bir süreçtir. Milli birlik ve bütünlüğün peşkeş çekildiği bu görüşmeler, utanç vesikası olarak milletin hafızasına nakşedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birlik ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmıştır. Tartışmalar 'Devlet elbette görüşür' noktasına gelmiştir. Bu, Oslo sürecine benzer bir sürecin tekrar başladığını göstermektedir" şeklinde konuştu.
Hükümete, "Kalkacaksın devlet adına bu milletin birlik ve bütünlüğünü terör örgütüyle müzakere edeceksin. Benim hürriyetim, milli egemenliğim, milli kimliğim, devletim üzerinde sana pazarlama hakkı tanımıyorum. Senin böyle bir hakkın da, haddin de yok. Biz kimsenin emir kulu değiliz" şeklinde seslenen Vural, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Bu millet kanun çerçevesinde size görev verdi. Oslo görüşmeleri, PKK'yı doğrudan siyasi muhatap kabul edip siyasi amaç elde etmesi için kurulmuş bir masadır. Devletle terör örgütünü masaya oturttular. Evet, hayaldi gerçek oldu. Masada teröristlere can suyu, cesaret verdiler. Bu milletin dilini, egemenliğini pazarlık konusu yaptılar. PKK'nın amacı masaya oturtmaktı, istediğini yaptı. Tarih, AKP'yi PKK ile silah altında müzakere yapan bir gaflet odağı olarak kaydedecektir" dedi.
"MHP olmasaydı, Oslo protokolleri parlamentoda bu partiler tarafından müzakere ediliyor olacaktı" diyen Vural, "Devlet uyumuş, uyutturulmuştur. Protokoller imzalanmıştır. MHP tüm bunlar karşısında tek engeldir. Bu tezgah, seçim öncesinde kurulmuştur. İşte bu nedenle MHP'nin Meclise girememesi için iki yönlü faaliyet gösterilmiştir. MHP'nin millet nezdindeki itibarını kaldırmak için tuzaklar hazırlanmıştır. CHP de 'Kürt sorunu' yaklaşımında uyumlaştırılmış, dönüştürülmüştür. Bu oyunu da MHP bozmuştur. Hükümet, PKK ve siyasi Kürtçülüğün vesayeti altında politika üretmeye çalışmaktadır. CHP de bu sürece destek olmaktadır" diye konuştu.
CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu'nun "Devlet görüşür" sözlerini de eleştiren Vural, "Yok ya? Silahlar orada askerimize polisimize doğrultulacak, bombalanacak, devlet görüşecek. Bu zihniyetle terörle mücadele edilmez, teröre teslim olunur. Oslo amacı itibarıyla gayri meşrudur, hedefi itibarıyla hukuki meşruiyeti yoktur, PKK'nın hayalini gerçekleştiren en önemli adımdır. Devlet görüşür diyen, bu aymazlığa düşen siyasi partileri de uyarıyorum. Ne Habur'u, ne Oslo'yu hazmettirebilirler" dedi.
Oktay Vural, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'e ise şu sözlerle seslendi: "Hüseyin Çelik, BDP'nin sözcüsü? 'Millet bize yüzde 50 oy verdi' diyor. Görüşme ve protokoller seçimden sonra çıktı. Sana sesleniyorum: Yürek varsa, cesaret varsa görüşmelerin muhtevasına sahip çık. Bunları yerine getireceğim diye taahhütte bulun."
Vural, kamuoyunda tartışılan "OHAL yeni mağduriyetler oluşturur" söylemini de şu sözlerle eleştirdi: "Şu an kim mağdur? Millet, asker, polis, vatandaş. OHAL kimi mağdur edecek? PKK'yı. OHAL'i kaldırmış bir hükümetin mensubuyum. Biz bunlara OHAL'siz teslim ettik. Milleti bezdirmek mi istiyorsunuz? Nedir PKK'ya karşı mağlubiyet psikolojisi? Mağduriyetler yaratmayacak şekilde OHAL'i uygulayın."
Vural, bir soru üzerine terörle mücadelede üç aşamalı yeni stratejiyi şu sözlerle değerlendirdi: " "Çözüm diye bunları yutturmaya çalışıyorlar. Size uzatılan projeleri biliyoruz. Kimlerden nasıl projeler önünüze sunuldu biliyoruz." (14:40)
Meltem Salimoğlu
