2010-12-30 - 12:51
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
bünyesinde oluşturulan alt komisyon, 26 Kasım 2010'da, Diyarbakır'da SHÇEK'e bağlı kuruluşlar
ile 75. Yıl İMKB Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na yaptığı ziyaretlere ilişkin
raporunu tamamladı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
bünyesinde oluşturulan alt komisyonun ''Diyarbakır raporunda'', Diyarbakır
merkezdeki 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, 1 kilometre
uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmesinin,
planlamada eksiklik ve varolan imkanları kullanamama beceriksizliği'' olduğu
vurgulandı.
Alt komisyon, 26 Kasım 2010'da, Diyarbakır'da SHÇEK'e bağlı kuruluşlar
ile 75. Yıl İMKB Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na yaptığı ziyaretlere ilişkin
raporunu tamamladı.
Raporda, öncelikle SHÇEK'e bağlı kuruluşlar hakkındaki değerlendirmelere
yer verildi.
İncelemelerde bulunulan SHÇEK kuruluşlarının fiziki ve yaşam koşullarında
herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilen raporda, ''Ancak çocuklara
sunulan imkanlardan bazılarının denetimi konusu üzerinde hassasiyetle durulması
gerekir. Kurumdaki bilgisayarların çocukların ruhsal ve fiziksel yönden
gelişimini olumsuz etkilemeyecek şekilde kullanılmasının denetimi önemlidir.
Benzer şekilde kurumdaki sinema kanalları dahil pek çok televizyon kanalının
izlenmesinde de denetim konusu ön plana çıkmaktadır. Ortalama gelir düzeyine
sahip pek çok ailenin çocuklarına –fiziksel anlamda– sunamayacağı
imkanları içinde barındıran kurumun bu haliyle cazibe merkezi haline gelmesi
meselesi bir yana; TV kanalları örneğinde olduğu gibi bazı hizmetlerin çocukların
kullanımına sunulmasına gerek olup olmadığı, üzerinde düşünülmesi gereken bir
husustur'' denildi.
''Çocuk Evleri'' projesinin memnuniyetle karşılandığı, SHÇEK'e bağlı
kuruluşların fiziksel imkanlarının gelişmesine engel olacak bütçe/ödenek
sorununun olmadığı belirtilen raporda, çocukların giyimi, yeme-içmesi ve
barındıkları yerin kalitesinde bir sorun tespit edilmediği kaydedildi. Raporda,
şöyle denildi:
''Diyarbakır ilinde SHÇEK'e bağlı Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi
bulunmadığı ve suça sürüklenen ya da suç mağduru çocukların korunmaya muhtaç
diğer çocuklarla aynı ortamda barındığı bilgisi edinilmiştir. Bu uygulamanın en
yakın zamanda sonlandırılması uygun olacaktır. Benzer olarak, haklarında tedbir
kararı verilen çocukların da kendi içlerinde ayrılmaları gerekmektedir. Zira her
ne kadar ikisi de suçun mağduru olsa da suça sürüklenmiş çocuk eylemin aktif, suç
mağduru çocuk ise pasif ögesidir. Bu bağlamda, bu çocukların rehabilitasyonları
ve sonrasında barınma, korunma ve eğitimleri de ayrı olmalıdır.''
Raporda, yatılı ilköğretim bölge okullarındaki (YİBO) incelemelere de yer
verildi.
YİBO'ların kurulduğu dönemdeki şartlar itibarıyla birçok fayda ve hizmet
sağladığı belirtilen raporda, ''Ancak günümüzde YİBO'ların gerek kendilerini
yenileyememesi gerekse personel eksiği ile maddi kaynak ve fiziksel sıkıntıları
nedeniyle, çocukların eğitim ve gelişmelerine, hedeflenen ve arzu edilen katkıyı
sağladığı hususunda şüpheler oluşmaktadır. YİBO'ların kendilerinden beklenen
verimi sağlayabilmeleri için orta ve uzun vadede yeniden yapılandırılması için
gerekli çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığınca yapılmalıdır'' denildi.
Kapasitesinin oldukça altında öğrenci mevcudu olduğu görülen 75. Yıl İMKB
YİBO'nun bu sorununa çözüm aranması gerektiği belirtilen raporda, şehir
merkezinde kalan ve bu nedenle kendisine atfedilen fonksiyonu yerine getiremeyen
YİBO'ların daha küçük mekanlara taşınması ve sınıf mevcudu çok kalabalık
okulların mevcutlarının azaltılması için yeniden düzenlenmesinin önemine işaret
edildi.
Raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Diyarbakır merkezde bulunan 75. Yıl İMKB YİBO'da gerek derslik gerekse
yatakhane kapasitesinin yüzde 65'lerde kullanıldığı görülmüştür. Bu durum İl
Milli Eğitim Müdürü başta olmak üzere eğitim idarecilerinin planlama hatasından
kaynaklanmaktadır. Diyarbakır gibi derslik ihtiyacının fazla olduğu, okulların
ikili eğitim (07:00-13:00/13:30-19:00) yapmalarına rağmen sınıf mevcudunun 65-70
kişilik olduğu, il ve ilçe merkezlerinde, uzak köy okullarında okul veya
öğretmensizlik nedeniyle okula gidemeyen çocukların yaşadığı bir ilde, bu
kapasitenin yeterince kullanılamaması, büyük bir plansızlık ve öngörüsüzlüktür.
Nitekim 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, hemen 1 kilometre
uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmeye çalışılması,
buradaki fazla kapasite ile mevcut eğitim-öğretim şartlarının dengelenmeye
çalışılmaması, en hafif ifadeyle planlamada eksiklik ve var olan imkanları
kullanamama beceriksizliğidir.
İl merkezinde, okulda olması gereken saatlerde okulda olmayan ve sokakta
mendil satan çocuklarla karşılaşılmıştır. Bir yanda atıl bir eğitim kapasitesinin
varlığı, diğer yanda okul çağındaki çocukların eğitim hakkından yararlanamamaları
gerçeği, aynı gün içerisinde somut olarak görülmüştür. Bu orantısızlık ve
plansızlığın sorumlusu idareciler hakkında, başta İl Milli Eğitim Müdürü olmak
üzere, gerekli uyarı yapılmalı ve işlemler takip edilmelidir.''
Raporda, 75. Yıl İMKB YİBO'nun, Vali Nafiz Kayalı YİBO ile
birleştirilerek il merkezinde tek bir YİBO'nun bulunması ve oluşacak yeni
kapasitenin de ilköğretim veya ortaöğretim için kullanılması gerektiği
bildirildi.
75. Yıl İMKB YİBO Kampüsünde ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin birlikte
eğitim görmesinin sakıncalı olabileceği düşünülerek, bu öğrenci gruplarının
birbiriyle ilişkilerinin en aza indirilmesinin, üzerinde hassasiyetle durulması
gereken önemli bir konu olduğu vurgulandı.
Raporda, oldukça sorunlu olan bu okullara öğretmen atamalarının seçimle
yapılması ve YİBO öğretmenliğinin cazip hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
Başta Milli Eğitim Bakanlığının taşra ve merkez teşkilatı olmak üzere,
vali ve kaymakamların bu okulları yakın takibe almak suretiyle denetimlerine
ağırlık vermeleri gerektiği vurgulandı.
Raporda, Diyarbakır'daki kayıp çocuk sayısı hakkında da bilgi verildi.
Kayıp çocuk sayısının 2007'de 319, 2008'de 396, 2009'da 514 ve 2010'un ilk 10
ayında 547 olduğu ifade edildi. (12.51)
bünyesinde oluşturulan alt komisyonun ''Diyarbakır raporunda'', Diyarbakır
merkezdeki 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, 1 kilometre
uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmesinin,
planlamada eksiklik ve varolan imkanları kullanamama beceriksizliği'' olduğu
vurgulandı.
Alt komisyon, 26 Kasım 2010'da, Diyarbakır'da SHÇEK'e bağlı kuruluşlar
ile 75. Yıl İMKB Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na yaptığı ziyaretlere ilişkin
raporunu tamamladı.
Raporda, öncelikle SHÇEK'e bağlı kuruluşlar hakkındaki değerlendirmelere
yer verildi.
İncelemelerde bulunulan SHÇEK kuruluşlarının fiziki ve yaşam koşullarında
herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilen raporda, ''Ancak çocuklara
sunulan imkanlardan bazılarının denetimi konusu üzerinde hassasiyetle durulması
gerekir. Kurumdaki bilgisayarların çocukların ruhsal ve fiziksel yönden
gelişimini olumsuz etkilemeyecek şekilde kullanılmasının denetimi önemlidir.
Benzer şekilde kurumdaki sinema kanalları dahil pek çok televizyon kanalının
izlenmesinde de denetim konusu ön plana çıkmaktadır. Ortalama gelir düzeyine
sahip pek çok ailenin çocuklarına –fiziksel anlamda– sunamayacağı
imkanları içinde barındıran kurumun bu haliyle cazibe merkezi haline gelmesi
meselesi bir yana; TV kanalları örneğinde olduğu gibi bazı hizmetlerin çocukların
kullanımına sunulmasına gerek olup olmadığı, üzerinde düşünülmesi gereken bir
husustur'' denildi.
''Çocuk Evleri'' projesinin memnuniyetle karşılandığı, SHÇEK'e bağlı
kuruluşların fiziksel imkanlarının gelişmesine engel olacak bütçe/ödenek
sorununun olmadığı belirtilen raporda, çocukların giyimi, yeme-içmesi ve
barındıkları yerin kalitesinde bir sorun tespit edilmediği kaydedildi. Raporda,
şöyle denildi:
''Diyarbakır ilinde SHÇEK'e bağlı Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi
bulunmadığı ve suça sürüklenen ya da suç mağduru çocukların korunmaya muhtaç
diğer çocuklarla aynı ortamda barındığı bilgisi edinilmiştir. Bu uygulamanın en
yakın zamanda sonlandırılması uygun olacaktır. Benzer olarak, haklarında tedbir
kararı verilen çocukların da kendi içlerinde ayrılmaları gerekmektedir. Zira her
ne kadar ikisi de suçun mağduru olsa da suça sürüklenmiş çocuk eylemin aktif, suç
mağduru çocuk ise pasif ögesidir. Bu bağlamda, bu çocukların rehabilitasyonları
ve sonrasında barınma, korunma ve eğitimleri de ayrı olmalıdır.''
Raporda, yatılı ilköğretim bölge okullarındaki (YİBO) incelemelere de yer
verildi.
YİBO'ların kurulduğu dönemdeki şartlar itibarıyla birçok fayda ve hizmet
sağladığı belirtilen raporda, ''Ancak günümüzde YİBO'ların gerek kendilerini
yenileyememesi gerekse personel eksiği ile maddi kaynak ve fiziksel sıkıntıları
nedeniyle, çocukların eğitim ve gelişmelerine, hedeflenen ve arzu edilen katkıyı
sağladığı hususunda şüpheler oluşmaktadır. YİBO'ların kendilerinden beklenen
verimi sağlayabilmeleri için orta ve uzun vadede yeniden yapılandırılması için
gerekli çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığınca yapılmalıdır'' denildi.
Kapasitesinin oldukça altında öğrenci mevcudu olduğu görülen 75. Yıl İMKB
YİBO'nun bu sorununa çözüm aranması gerektiği belirtilen raporda, şehir
merkezinde kalan ve bu nedenle kendisine atfedilen fonksiyonu yerine getiremeyen
YİBO'ların daha küçük mekanlara taşınması ve sınıf mevcudu çok kalabalık
okulların mevcutlarının azaltılması için yeniden düzenlenmesinin önemine işaret
edildi.
Raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Diyarbakır merkezde bulunan 75. Yıl İMKB YİBO'da gerek derslik gerekse
yatakhane kapasitesinin yüzde 65'lerde kullanıldığı görülmüştür. Bu durum İl
Milli Eğitim Müdürü başta olmak üzere eğitim idarecilerinin planlama hatasından
kaynaklanmaktadır. Diyarbakır gibi derslik ihtiyacının fazla olduğu, okulların
ikili eğitim (07:00-13:00/13:30-19:00) yapmalarına rağmen sınıf mevcudunun 65-70
kişilik olduğu, il ve ilçe merkezlerinde, uzak köy okullarında okul veya
öğretmensizlik nedeniyle okula gidemeyen çocukların yaşadığı bir ilde, bu
kapasitenin yeterince kullanılamaması, büyük bir plansızlık ve öngörüsüzlüktür.
Nitekim 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, hemen 1 kilometre
uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmeye çalışılması,
buradaki fazla kapasite ile mevcut eğitim-öğretim şartlarının dengelenmeye
çalışılmaması, en hafif ifadeyle planlamada eksiklik ve var olan imkanları
kullanamama beceriksizliğidir.
İl merkezinde, okulda olması gereken saatlerde okulda olmayan ve sokakta
mendil satan çocuklarla karşılaşılmıştır. Bir yanda atıl bir eğitim kapasitesinin
varlığı, diğer yanda okul çağındaki çocukların eğitim hakkından yararlanamamaları
gerçeği, aynı gün içerisinde somut olarak görülmüştür. Bu orantısızlık ve
plansızlığın sorumlusu idareciler hakkında, başta İl Milli Eğitim Müdürü olmak
üzere, gerekli uyarı yapılmalı ve işlemler takip edilmelidir.''
Raporda, 75. Yıl İMKB YİBO'nun, Vali Nafiz Kayalı YİBO ile
birleştirilerek il merkezinde tek bir YİBO'nun bulunması ve oluşacak yeni
kapasitenin de ilköğretim veya ortaöğretim için kullanılması gerektiği
bildirildi.
75. Yıl İMKB YİBO Kampüsünde ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin birlikte
eğitim görmesinin sakıncalı olabileceği düşünülerek, bu öğrenci gruplarının
birbiriyle ilişkilerinin en aza indirilmesinin, üzerinde hassasiyetle durulması
gereken önemli bir konu olduğu vurgulandı.
Raporda, oldukça sorunlu olan bu okullara öğretmen atamalarının seçimle
yapılması ve YİBO öğretmenliğinin cazip hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
Başta Milli Eğitim Bakanlığının taşra ve merkez teşkilatı olmak üzere,
vali ve kaymakamların bu okulları yakın takibe almak suretiyle denetimlerine
ağırlık vermeleri gerektiği vurgulandı.
Raporda, Diyarbakır'daki kayıp çocuk sayısı hakkında da bilgi verildi.
Kayıp çocuk sayısının 2007'de 319, 2008'de 396, 2009'da 514 ve 2010'un ilk 10
ayında 547 olduğu ifade edildi. (12.51)
