2007-03-12 - 15:00
TBMM BAŞKANI ARINÇ; "İSTİKLAL MARŞI BİR İMPARATORLUĞUN ÇEKTİĞİ ACILARIN ÖZETİ, BİR CUMHURİYETİN ÇEKİLEN BU ACILARA İSYANINI SESLENDİRDİĞİ MANİFESTODUR"
İstiklal Marşı'nın TBMM'de kabul edilişinin 86. yıldönümü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen törende konuşan TBMM Başkanı Arınç; "İstiklal Marşı tarihimizin son iki yüzyılında acılar içinde hayatta kalmaya çalışan büyük bir çınarın ruh halini tarif ederken, o çınardan boy veren Cumhuriyetin bağımsızlığını ilan eder aynı zamanda" dedi.
TBMM Başkanı Arınç, İstiklal Marşı'nın bir imparatorluğun çektiği acıların özeti,
bir cumhuriyetin çekilen bu acılara isyanını seslendirdiği manifesto olduğunu
söyledi.

İstiklal Marşı'nın TBMM'de kabul edilişinin 86. yıldönümü TBMM Tören Salonu'nda
düzenlenen törenle kutlandı. Törene TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül, BAşbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İçişleri Bakanı
Abdulkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kültür
ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Maliye Bakanı Kemal Unakatın, Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım, Milli SAvunma Bakanı Vecdi Gönül, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, TBMM Başkan vekilleri Nevzat Pakdil ve
İsmail Alptekin ile milletvekili ve çok sayıda izleyici katıldı. Törende Meclis'in İçişleri
Bakanlığı'na bakan cephesindeki duvar üzerine yapılacak 'İstiklal Marşı Kitabesi'nin
de tanıtımı yapıldı.

Törende bir konuşma yapan Arınç; "İstiklal Marşı tarihimizin son iki yüzyılında
acılar içinde hayatta kalmaya çalışan büyük bir çınarın ruh halini tarif ederken,
o çınardan boy veren Cumhuriyetin bağımsızlığını ilan eder aynı zamanda" dedi.

"TBMM'DE COŞKULU ALKIŞLARLA KABUL EDİLDİ"

"Bundan tam 86 yıl önce, esarete karşı verilen milli mücadelenin sürdüğü günlerde,
milletin iradesinin hayat bulduğu Birinci Meclis'te çok anlamlı bir oturum
gerçekleştirildiğini" anlatan Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"12 Mart 1921 günü, milletimizin bağımsızlığını sembolleştirecek milli bir marşın
kabulü için o dönemin milletvekilleri hararetli bir görüşme yapıyorlardı.
Kimi zaman usul, kimi zaman içerik tartışmalarının yaşandığı böyle bir oturumun
ardından 725 şiirin arasından seçilen İstiklal Marşımız, hep birlikte ayakta dinlenerek
coşkulu alkışlar arasında kabul edildi. Yokluk ve imkansızlıklar içinde açılan
İlk Meclis'in milli irade kokan duvarlarında yankılanan bu marş, tüm dünyaya
milletimizin özgürlüğe olan tutkusunu haykırıyordu"

İlk mısradaki 'Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak' sözleriyle o gün
milletimizin içinde bulunduğu duruma meydan okunduğunu ve bağımsızlığın
müjdelendiğini ifade eden Arınç ülkenin dört bir yanından acılı haberlerin geldiği,
Meclis'in Kayseri'ye taşınmasının bile konuşulduğu bir ortamda 'Gazi Meclis'te kabul
edilen bu marşın milletimizin bağımsızlığa olan güçlü inancını simgelediğini söyledi.

"AKİF GİBİ BİR AKSİYON ADAMI YAZABİLİRDİ..."

O zor günlerde milletin sesi olan bu eşsiz şaheseri yazan Mehmet Akif'in Burdur
Milletvekilliği görevini yürüttüğünü vurgulayan Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kendini milletinin bağımsızlığına ve istiklaline adamış vatan şairi Akif'in kaleminde
hayat bulan İstiklal Marşı, yurdun her yanına yayıldı. Ülkenin kırık dökük her
köşesinde dalga dalga yankılanan bu marş, milletimizin özgürlük umudunu
yeşerterek ilham kaynağımız haline geldi. Akif'in müstesna kişiliğiyle, milletimizin
bağımsızlık azim ve kararlılığını aynı potada birleştiren İstiklal Marşı'nın her mısrası
söz ve mana mimarisinin eşsiz örnekleriyle doluydu. İstiklal Marşı gibi bir destanı
ancak hayatı vatanı için mücadeleyle geçmiş Akif gibi bir aksiyon adamı yazabilirdi.
Onun Anadolu'yu karış karış dolaşarak, Milli Mücadelemizin tohumlarını nasıl attığını
ve bağımsızlığımızın bu şuurla nasıl kazanıldığını hepimiz çok iyi biliyoruz."

Tarihimizin son iki yüzyılının sıkıntılarla geçtiğini vurgulayan Arınç "İstiklal Marşı
bir imparatorluğun çektiği acıların özeti, bir Cumhuriyetin çekilen bu acılara isyanını
seslendirdiği manifestodur. Bu marş tarihimizin son iki yüzyılında acılar içinde
hayatta kalmaya çalışan büyük bir çınarın ruh halini tarif ederken, o çınardan boy
veren Cumhuriyetin bağımsızlığını ilan eder aynı zamanda" dedi.

"VATANPERVERLERİN RUH HALİ..."

Milletimizin, bitmeyen savaşlar, kavgalar ve yokluklar içinde var olma
mücadelesi veren bir avuç vatanperverin çırpınışına şahit olduğunu ifade eden
Arınç Akif'in, o vatanperverlerden biri olduğunu ve onun kaleme aldığı şiir'in de
bu vatanperverlerin ruh halini yansıttığını anlattı.

Bu ruh halinin iyi tahlil edilmesi gerektiğine işaret eden Arınç konuşmasını
şöyle sürdürdü:
"Bu şiir bir yenilgiyi, pes etmeyi, bağımsızlıktan vazgeçmeyi reddeder. Şiirin
mısralarında o vatanperver insanların kalplerinde taşıdıkları iman gücü, gözlerinde
parlayan isyan ışığı ve yüreklerindeki özgürlük aşkının tarifi vardır.
'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım'
Burada tarihin köklerine doğru yay gibi gerilmiş, oradan güç almış ve dağları
yırtacak kadar kendine güvenen bir kuşak vardır. Kompleksleri yoktur bu
kuşağın. Tarihiyle, milletiyle, inancıyla, özgürlüğü ile sorunu yoktur.
Tüm değerler onun için bir zenginliktir, bir övünç kaynağıdır."

Bu kuşağın imparatorluğun son kuşağı olduğunu anlatan Arınç
"Bakışları ufuklara kadar uzanır. Hayalleri dağları, kıtaları aşacak kadar
geniştir." diye konuştu.

"İSTİKLAL MARŞI'NIN RUHUNDAKİ EN ÇARPICI DUYGU..."

Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Özgürlüklerini yaşadıkları vatanları için yapmayacakları şey yoktur.
'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün var mı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'
'Kendini feda etmek' belki de İstiklal Marşı'nın ruhunda hissedeceğimiz
en çarpıcı duygudur. Öyle olması gerekir. Çünkü İstiklal Mücadelemiz,
bağımsızlık için kendini feda etme savaşıdır. 1921 yılının Mart'ında
yenilmiş bir imparatorluğun çocukları artık tek çıkar yol olarak sadece
kendilerini feda etmeyi bulmuşlardır. Kurtuluş için yapılacak şey budur:
Bu cennet vatan için kendini feda etmektir. Bugün hepimiz için geçerli
olan bir ilkedir bu. Belki de atalarımızın hem savaş meydanında, hem de
istiklalimizi simgeleyen marşımızın mısralarında bize öğrettiği bu ilkeyi
unuttuğumuz için sorunlar yaşadık. Bir coğrafyada insanların kişisel
çıkarları, ülkesinin çıkarlarının önüne geçmişse, o ülke yıkılmaya
mahkumudur. Eğer bir millet kendini toprakları için feda etmeye her
zaman hazırsa, o ülke hiçbir zaman ezilmez, esir olmaz. Tıpkı bizim
ülkemiz gibi."

İstiklal Marşı'nın bizim için sadece 'Milli Marş' olmadığına dikkat çeken
Arınç, aynı zamanda unutmamız gereken bir mücadelenin destansı tarifi
olduğunu kaydetti.

"İSTİKLAL MARŞI BİR DEVRİMİN MANİFESTOSUDUR"

İstiklal Marşı'nın taşıdığı ruhun, özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için
yapmamız gereken fedakarlıkları ve özveriyi anlattığını ifade eden Arınç
konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İstiklal Marşı bir meydan okumadır. Esarete isyandır, başkaldırıdır.
Bir devrimin manifestosudur. İçinde bitmeyen bir ülke aşkı, özgürlük
tutkusu ve mücadele ruhu vardır. Savaş meydanlarında yazılmıştır bu marş.
Mermilerin, bombaların patladığı zamanlarda yazılmıştır. Köylerin, kasabaların,
bozkırların arasında süren bir kurtuluş yolcuğunun notlarıdır bunlar.
Sarılmamış yaralarından kanlar akarken, savaş meydanında can veren
çocukların ağıtıdır. Biz bu marşa sahip olmak için çok bedel ödedik. Çok can
verdik. Bu marş feda edilmiş bedenlerin, aşk ile şehadete koşan ruhların
arkasından yazılmış destandır. Gelecek için bir temenni, özgürlüğümüz,
bayrağımız, inancımız için bir büyük ilandır.
'Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımızın hepsi helal.
Ebediyen sana yok ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal."

KİTABE'NİN AÇILIŞI MİLLİ EGEMENLİK HAFTASINDA...

Meclisin, İstiklal Marşı ve Akif'e karşı geç kalmış ya da ihmal edilmiş bir
görevi yerine getirme gayreti içinde olduğunu belirten Arınç İstiklal Marşı'nın
ve Akif'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla TBMM Başkanlık Divanın
Meclisin en güzel yerine bir "İstiklal Marşı Kitabesi" yaptırma kararı aldığını
anımsattı.

İstiklal Marşı Kitabesi üzerinde Milli Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy'un yanı
sıra milli egemenliğimizi anlatan figürlerin de olacağına belirten Arınç "Meclisimizin
İçişleri Bakanlığı'na bakan ön cephesindeki duvar üzerinde yer alacak kitabenin
açılışını Milli Egemenlik Haftası'nda yapmayı planlıyoruz." dedi.

Programda şiir okuyan çocuklara da teşekkür eden Arınç konuşmasını Akif'in
"Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın" sözleriyle tamamladı.


"MİLLETİMİZİN EN BELİRGİN KARAKTERİ İSTİKLALDİR"

Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da marşın her
söylenişinde, istiklalin önemini yüreklerinde hissettiklerini dile getirdi.

Erdoğan, millet olma bilincine erdikten sonra, istiklali bir ferman gibi
boyunlarında taşıdıklarını, istiklali milletin en önemli erdemi sayarak bugünlere
geldiklerini kaydetti.

Her milletin marşının farklı isimlerde olduğuna işaret eden Erdoğan, bu
isimlerin, yazıldığı dönemi, o milletin karakterini ve ruhunu yansıttığını
belirtti.

Başbakan Erdoğan, ''Bizim milletimizin en belirgin karakteri, milli
marşımızın adında belirtildiği gibi istiklaldir. Yani hürriyettir, yani kimseye
boyun eğmemektir, yani bağımsızlıktır'' dedi.

''TÜRK MİLLETİNİN YÜREĞİ KABARIR''

Mehmet Akif Ersoy'un, ''Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi
çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım'' diyerek, bağımsızlığın ne kadar önemli
olduğunu vurguladığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Mehmet Akif, İstiklal Marşı'nı kaleme alırken, İstiklal Savaşı henüz sona
ermemişti. İstiklal Marşı'nı yazan Mehmet Akif, istiklal mücadelesi devam
ederken, Türk milletinin iradesinden doğan TBMM'nin kurucu milletvekillerinden
biridir.
Mehmet Akif'in şiirine, 'Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak' mısralarıyla başlaması, hem bu
millete duyduğu sonsuz güveni yansıtır hem de geleceğe emin adımlarla, istiklalin
hazzını yaşayarak yürünmesini telkin eder.
Can kulağıyla dinlediği bu sesi, 86 yıldır onurla, şerefle 7'den 77'ye her
okuyuşunda, Türk milletinin yüreği kabarır.''

''BU ŞİİR YENİDEN OKUNMALI''

Başbakan Erdoğan, İstiklal Marşı'nı, ''Milletin ortak sesi, ortak vicdanı''
olarak nitelendirerek, bu marşın, tarihten silinmek istenen bir milletin, hangi
değerlere sarılarak istiklal mücadelesi kazandığının belgesi olarak, insanlık
tarihi içinde çok özel bir yeri bulunduğunu kaydetti.

İstiklal Marşı'nın, millet olarak ihtiyaç duydukları milli birlik ve
beraberlik ideallerini ifade eden en önemli mutabakat belgesi olduğunu belirten
Erdoğan, bu şiirin bütün kıtalarıyla yeniden okunmasını istedi.

Başbakan Erdoğan, Mehmet Akif'in, bu şiir karşısında hiçbir ücret kabul
etmediğini, altına imzasını koymadığını anımsattı.

Milletin, kendisine armağan edilen bu şiir karşısında Mehmet Akif Ersoy'u
vicdanına, gönlüne kattığını, baştacı ettiğini ifade eden Erdoğan, bu armağanı,
sonsuza kadar koruyacaklarını söyledi.

''TEMEL MİSYONU BARIŞ OLAN PROJE''

Dünya üzerinde bugün yaşanan çatışma ve krizlerden, tarihte yaşananlara da
bakarak dersler çıkarmaları gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle
konuştu:
''Medeniyetlerin, birbirini hasım olarak gördüğü, küçümsediği, birbiriyle
çatıştığı değil, bütün medeniyetlerin birbirine saygı duyduğu, ortak değerleri
yücelttiği, birbiriyle dayanışma içine girerek, ittifak edebildiği bir yaklaşıma
güç vermeliyiz. Bunun için Türkiye ve hükümet olarak, temel misyonu barış olan
bir projeye öncülük ediyoruz. Bölgemizin savaşlarla değil, barışla, adaletle
anılmasını istiyor, herkesin çıkarının savaşta değil, barışta olduğunu
söylüyoruz. İstiklalin hazzını tatmış bir milletiz, başarımızın herkese örnek
olmasını istiyoruz.
Millet olmamızı sağlayan değerlere, sonuna kadar sahip çıkmalı,
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün işaret ettiği gibi hiçbir dahili ve harici
bedhahın, hiçbir gücün bu değerlere zarar vermesine, yıpratmasına izin
vermemeliyiz.''

''12 MART MİLLİ GÜN''

Başbakan Erdoğan, geleceğin Türkiyesi'ni inşa etmek için çalıştıklarını
söyledi.

Bugün Bakanlar Kurulu toplantısında, İstiklal Marşı'nın kabulü olan 12
Mart'ı milli gün olarak kabul etme kararı aldıklarını bildiren Erdoğan, kamu
kurum ve kuruluşlarında bugünün her yıl anılacağını kaydetti.

DUYGULU ANLAR

Toplantıda, Yenimahalle Belediyesince düzenlenen İstiklal Marşını güzel
okuma yarışmasında ilk 10'a giren ilköğretim öğrencileri, milli marştan
dörtlükler okudu. Öğrenciler, dinleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılandı.

Yarışmada birinci olan Zeynep Rüya Çalışkan ise marşın tamamını okuyarak,
büyük alkış aldı.

TBMM Başkanı Arınç, öğrencilere birer saat hediye etti.

Toplantı sonunda, Arınç, Erdoğan ile bakanlar, öğrencilerle fotoğraf
çektirdi.

TBMM Türk Sanat Müziği Korosu ise aralarında sözleri Mehmet Akif Ersoy'a ait
eserlerin de bulunduğu parçaları seslendirdi.

Bilal Demiryürek'in, ''Çanakkale Şehitleri'' adlı şiiri kaside tarzında
okuması üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Bülent Arınç ile
bakanların duygulandığı görüldü.

Koronun seslendirdiği diğer parçalar da beğeniyle dinlenirken, Arınç, koro
şefine de günün anısına bir plaket verdi.


Not: TBMM Başkanı Arınç'ın konuşmasının tam metnine haberin "İlgili Dokümanlar"
bölümünden ulaşabilirsiniz.