2013-03-29 - 14:05
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, ''35 bin kişinin katili ile PKK'nın söylemlerinin, AK Parti ve Başbakan ile aynı noktaya geldiğini'' iddia etti.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

Gündemdışı söz alan Korkmaz, Türkiye'de balıkçıların muhatap bulamadıklarından şikayetçi olduklarını ifade etti.

AK Parti'nin su ürünleri enstitülerini kapattığını belirten Korkmaz, balıkçıların avcılık malzemelerinin devlet tarafından desteklenmesi; girdilerde KDV kolaylığı sağlanması gerektiğini kaydetti.

Korkmaz, orta vadede alınacak tedbirlerin yanında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tebliği ile hemen düzeltilebilecek konuların da söz konusu olduğunu dile getirdi.

Korkmaz, yerinden de söz alarak, ''35 bin kişinin katili ile PKK'nın söylemleri, AKP ve Başbakan ile aynı noktaya gelmiştir. Başbakan ile PKK'nın özlemleri maalesef aynıdır. Başbakan'ın Türkiye'yi götürmek istediği hedef bellidir. Bu hedefe gitmek için PKK ile işbirliği de dahil her şeyi yapmaktadır'' diye konuştu.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, Malatya'daki madenler, CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Trabzon'un sorunlarıyla ilgili Gündemdışı konuşma yaptılar.

Öte yandan CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Genel Kurul'da oturduğu sıradan, üzerinde ''Savcılar göreve, Sağlık Bakanı göreve, sağlıkta dönüşüm sağlık çalışanını öldürüyor'' yazılı dövizi basın mensuplarına gösterdi.

Ayrıca, Genel Kurul'da bazı milletvekilleri, merhum Cumhurbaşkanlarından Fahri Korutürk'ün eşi Emel Korutürk'ün vefat etmesi dolayısıyla, oğlu CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk'e baş sağlığı diledi.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi ile yapılan petrol boru hattı anlaşmasının, Irak Merkezi Hükümeti'ni ve ABD'yi rahatsız ettiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi arasında imzalandığı belirtilen yeni petrol boru hattı anlaşmasına ilişkin CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması görüşülüyor.

Önerge sahibi olarak söz alan Osman Korutürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, gensoru önergesinin yanlış muhataba verildiğini söylediğini, ancak önergenin, Türkiye'nin Irak politikasını ilgilendirdiği için Davutoğlu hakkında verildiğini ifade etti.

Davutoğlu'ndan önce Türkiye'nin Irak politikasının, Irak'ın toprak bütünlüğü üzerine kurulu olduğunu belirten Korutürk, Davutoğlu'nun göreve başlamasından sonra bu politikanın aynı şekilde yürütülmediğini savundu.

Gensoru vermekteki amaçlarından birinin, hükümeti, Irak politikası konusunda uyarmak olduğunu belirten ve daha önce Türkiye'nin Irak Özel Temsilciliği görevini yürüttüğünü anımsatan Korutürk, ''Askerliğim sırasında bindiğim uçak türbülansa girdi. Yanımdaki kişi çok korkmuştu. Ben de ona 'Bir şey olmaz' dedim. 'Nereden biliyorsun, pilot musun-' diye sordu, 'Hayır değilim ama uçakla çok seyahat ediyorum' dedim. 'Ama ben pilotum ve kurtulma şansımız yüzde 30' dedi. Yani biz istiyoruz ki sizinle deneyimlerimizi paylaşalım'' diye konuştu.

Ahmet Davutoğlu'nun bakanlık görevine ''sıfır sorun'' politikası ile başladığını ancak mevcut durumun öyle olmadığını anlatan Korutürk, bunun örneklerinden birinin de Irak olduğunu söyledi.

Korutürk, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi ile petrol boru hattı anlaşması yapılmasının, Irak Merkezi Hükümeti'ni ve hatta ABD'yi rahatsız etiğini, bu şekilde bir anlaşmanın Irak'ın Anayasası'na da aykırı olduğunu savundu.

Konunun Türkiye'nin Irak politikasını ilgilendirmesi nedeniyle gensoruyu Davutoğlu hakkında verdiklerini belirten Korutürk, buna rağmen Davutoğlu'nun görüşmelere katılmamasını yanlış bulduğunu sözlerine ekledi.

MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, hükümetin, İsrail'in, Mavi Marmara olayından dolayı Türkiye'den özür dilemesini, dış politika zaferi olarak sunduğunu, ancak İsrail'in bu ''özürümsü'' açıklamayı kendi çıkarları için yaptığını söyledi.

Mavi Marmara olayında aslında AK Parti Hükümeti'nin millete özür borcu olduğunu ifade eden Türkeş, ''O gemiyi ölüm hattına göndermekte en ufak beis görmeyen AKP değil mi- İsrail özür dilediyse AKP Hükümeti de Türk halkından özür dilemelidir. Dış politika hatasıyla katliama neden olacaksınız, diğer yandan konuyu İsrail'in özür dilemesi meselesine odaklanıp, bilgi kirliliği ile besleyeceksiniz. Tam bir sihirbazlık, hokkabazlık örneği'' diye konuştu.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, hükümetin dış politikada başarılı bir siyaset izlemesi için öncelikle içeride yaşanan problemleri çözmesi gerektiğini belirtti. Baluken, halkların hak ve özgürlük taleplerini karşılayan bir iç politika izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Davutoğlu'nun ''ulusçulukla hesaplaşma'' içerikli değerlendirmesini önemli bulduklarını ancak ''neo osmanlıcı'' politikanın da yanlış olduğunu belirten Baluken, tarihin geriye yürüyemeyeceğini kaydetti.

Gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler devam ediyor.

AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, CHP'nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesini eleştirerek, ''Kuzey Irak'ta şirketlerin faaliyet göstermesi kadar tabii bir şey olabilir mi-'' diye sordu.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesi üzerine AK Parti grubu adına söz alan Demirkıran, Türkiye'nin kredi notunun yükselmesinin görmezlikten gelinemeyeceğini belirtti.

''IMF'ye borçlarını ödeyen ve talep halinde borç verecek olan Türkiye'ye ancak selam durulur'' diyen Demirkıran, artık uluslararası arenada gelişmeleri kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendiren ve gündem oluşturan bir Türkiye'nin bulunduğunu söyledi.

Demirkıran, Irak ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok özel öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye için Irak halkının refah ve mutluluğunun çok önemli olduğunu vurguladı.

Irak'ın sahip olduğu kaynakların ülkenin her noktasında bulunduğunu ifade eden Demirkıran, ''Kuzey Irak'ta şirketlerin faaliyet göstermesi kadar tabii bir şey olabilir mi-'' diye sordu.

Ülke menfaatleri gereğince bu gensorunun hiç verilmemesi gerektiğini dile getiren Demirkıran, ''Verilse bile Davutoğlu değil Enerji Bakanı hakkında verilmeliydi'' dedi.

Demirkıran, Türkiye'nin bölüneceğinden bahsedildiğini anımsatarak, ''Ülkenin bölünmesini bırakın ifade etmeyi akıldan bile geçirmek, dünyayı okuyamamak ve AK Parti'yi tanımamak anlamına gelmektedir'' diye konuştu.

CHP grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Aytun Çıray da Irak'tan gaz ve petrol ticareti yapılmasına itiraz etmediklerini söyledi. Çıray, ''Ancak Irak'tan uluslararası hukuka ve ticarete uygun olarak gaz ve petrol alınmalı'' dedi.

Irak'ta, petrol ve doğalgazın büyük kısmının ülkenin güneyinde üretildiğini hatırlatan Çıray, ''Pastanın büyük payından vazgeçiyorsunuz'' iddiasında bulundu.

''Baldıran zehiri içer mi içmez mi bilmiyorum ama Başbakan'ın zehirli ilişkiler içine girdiği kesin'' ifadesini kullanan Çıray, Türk milletinin geleceğinin Başbakan tarafından ''oyun masasına sürüldüğünü' öne sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP'den de İsrail gibi özür dilemesini beklediğini ve gensoruyu yanlışlıkla Dışişleri Bakanı hakkında verdiğini söylediğini belirten Çıray, ''Sayın Başbakan, yanlışlıkla vermedik, sadece sıraya koyduk. Sıra Enerji Bakanı'na da gelecek. Ardından örgütün başı olarak sizin için de gensoru vereceğiz. CHP, özür dilemek yerine özür dilemeyi gerektirecek işler yapmamayı tercih eder'' diye konuştu.

Çıray, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun dış siyaset anlayışının, ahlaki, hukuki, siyasi, güvenlik ve ticari olarak sorunlu olduğunu öne sürerek, konuşmasını ''Ne mutlu Türküm diyene'' sözleriyle bitirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile herhangi bir uluslararası anlaşma, hükümetler arası anlaşma yapmadığını bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmelerinde hükümet adına söz alan Yıldız, Irak'ın siyasi birliğinin ve bütünlüğünün korunmasının Türk dış politikasının en önemli önceliklerinden birisi olduğunu söyledi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimiyle son dönemde gelişen ilişkilerin ve muhtelif alanlara yayılan işbirliğinin aslında Irak Anayasası ile uyumlu olduğunu dile getiren Yıldız, Irak Kürt Bölgesel Yönetimiyle ilişkilerin Irak'ın birlik ve beraberliğini, bütünlüğünü tam tersine teyit eden bir mekanizma olduğunu söyledi.

Son on yılda enerji yapılanmasının iki katına çıktığını bildiren Yıldız, bunun tutarlı şekilde devam ettiğini söyledi.

''Türkiye bir hukuk devletidir ve uluslararası hukuku en fazla dikkate alan ülkelerden biridir'' diyen Yıldız, şunları söyledi:

''Türkiye hükümetleri antlaşma veya anlaşma çerçevesinde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile herhangi bir uluslararası anlaşma, hükümetler arası anlaşma yapmamıştır ve bunun altına imza atmamıştır. O yüzden sayın Başbakanımızın, gensoruyla alakalı, hükümetten hükümete bir ilişki olmadığı için Dışişleri Bakanı hakkında verilmesinin doğru olmadığını söylemiştir. Burada ne TBMM'ye sevk edilmiş ne Başbakanlığa gönderilmiş herhangi bir metin, belge, düzenleme veya kararname bulunmamaktadır.

Çerçeve sözleşmesi adı altında özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirketlerin ister özel ya da kamu sektör olsun, özel hükümlere tabi sözleşmenin yapılmasına mani bulunmamaktadır.

Kuzey Irak'ta 19 tane ülke 40 tane ayrı şirketiyle bulunuyor herhangi bir problem yok ama Türk şirketleri bulunduğunda problem var. Bunda bir yanlışlık yok mu-

Siz merkezi Irak hükümetinin gerekçeleri sağlamlaştırılmamış şekilde savunmasını yapacağınıza, İran'ın savunmasını yapacağınıza gelin Türkiye halklarının ve Türk halklarının savunmasını yapın.

Türkiye, eğer 8 bin kilometre ilerde Kolombiya, Venezuela ile herhangi bir petrol anlaşmasına gidiyorsa, 200 kilometre ötesindeki doğalgaz, petrolle alakalı bir konuda kayıtsız kalması söz konusu olamaz. 'Rusya'dan niye o kadar alıyoruz' diyoruz. Buyurun size bir alternatif.''

Yıldız, Türkiye'nin şu anda merkezi Irak hükümetinden yıllık 3,5-4 milyon ton civarında ham petrol aldığını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Irak'ın normalleşmesinin, Irak'ın gelirlerinin Irak halkının tamamına ulaşmasının tek yolunun, petrol ve doğalgaz kuyularının sayısının artırılması olduğunu belirtti.

Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesine, Hükümet adına yanıt verdi.

Basra bölgesinde Siba ve Mansuriye'de 3 yıl önce aldıkları ihaleye işaret eden Yıldız, buna herkesin sevinmesi gerektiğini söyledi. TPAO'nun 25 milyar dolarlık işi, 4 büyük konsorsiyum üyesiyle birlikte yaptığını belirten Yıldız, sadece Türkiye'nin hissesine düşen payın 5,5 milyar dolar olduğunu bildirdi.

Yıldız, 236 milyar dolarlık bir anlaşmayı, merkezi Irak hükümetinin imzalamamak istediğini belirterek, ''Siz bizim dost ve kardeş ülkemizsiniz, başka imzalamak istemediğiniz anlaşma var mı, onları da söyleyin'' dediklerini kaydetti.

Bakan Yıldız, güneyi ile kuzeyinin, doğusu ile batısının fark etmediğini, bu nedenle her tarafta iş almanın doğru olduğuna inandıklarını vurguladı. Yıldız, St. Petersburg'ta toplantıda, merkezi Irak hükümetinin Petrol Bakanı'nın, ''Beraber geliştirebileceğimiz proje var mı-'' diye sorduğunu, ''Çok fazla var'' yanıtını verdiğini anlattı. Yıldız, ''Basra'dan Kuzey Irak üzerinden Türkiye'ye bir proje yapabilir miyiz-'' diye de sorduklarını, ''Hay hay yapabiliriz. İster kamu, ister özel sektör, ister beraber, ister başka ortakla, hepsine varız'' dediklerini aktardı. Yıldız, bu projenin, Irak'ın normalleşmesini sağlayacağına işaret etti.

''Niye Erbil'e giderken, Kayseri'ye mantı yemeğe indin'' denildiğini vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Benim şahsımda, küçültücü bir nokta olabilir diyorsunuz değil mi- Elimde evrak var. 3 Aralık'ta yazılmış bir yazı, İngilizce metni. Bir Erbil ziyaretim olacak ne diyorsunuz, uçuş izni istiyoruz. Ulaştırma ve Dışişleri bakanlıklarına yazılıyor. Belge burada. Cevap geliyor. Merkezi Irak hükümeti, bakanlık, '4 Aralık 2012 tarihli Türk uçağına gereken iniş iznini, muvafakat numarası şu şu olmak kaydıyla verildiğini bildirmekten onur duyarız' diyor. Arkasından Arapça metniyle beraber. Niye indirmediler derseniz, 'dost ve kardeş, benim komşu ülkem Irak'ın arasındaki bir iletişim kopukluğudur' dedim. Bunun ne anlama geldiğini, bu işi bilenler çok iyi bilirler. Sonradan 'Biz size böyle yapmak istemedik ama o anda siz ne yapacaktınız' diyorlar. Evrak üzerinden konuşuyorum. Bunlar izinleri alınmış belgelerdir.''

Kerkük Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı'nın zarar ettiğine yönelik eleştirileri de yanıtlayan Yıldız, bu hattın zarar etmediğini bildirdi. 2011'de 407 milyon lira, 2012'de 469 milyon lira gelir elde ettiklerini ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

''2010'da o anlaşmanın 15 yıllığına uzatılmasına Bağdat'a imza koymuş biri olarak söylüyorum, anlaşmaya, şu metni de koyduk: Eğer 3 yıl içinde oradan istenilen miktarda, 75 milyon tonluk ham petrol oradan geçemeyecekse, yarısı geçmiş sayılarak, geçiş ücreti ödenir. 75 milyon tonu da geçirmelerini isteriz. Geçiremiyorlarsa 35 milyon tonun parasını geçmiş gibi alırız. Üçüne, beşine, kuzeyine, güneyine bakmadan Irak'ın normalleşmesinin, Irak'ın gelirlerinin Irak halkının tamamına ulaşmasının tek yolu var o yol da bütün bu petrol ve doğalgaz kuyularının sayısının artırılmasıdır.''

Tutarlı olduklarını bir çok noktadan teyit edebileceklerini vurgulayan Yıldız, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'deki çalışmalarına, münhasır ekonomik sahanın uluslararası hukuk tarafından teyit edilmediği, meclisleri tarafından onaylanmadığı için karşı çıktıklarını kaydetti. Yıldız, bu aramalara devam edilecek ve gelir elde edilecekse bunun, Kıbrıs halkının kuzey ve güneyiyle beraber, tamamının olduğunu söyledi.

Aynı şeyi Irak için de söylediklerini vurgulayan Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

''Kuzey Irak'ta elde edilen bir varil ham petrolde, Irak halkının tamamının hakkı vardır. 'Irak anayasası bunun yüzde 17'sini Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne veriyorum, yüzde 83'ünü ben alıyorum' diyorsa ancak saygı gösteririz. Bunun üzerinde herhangi bir fikir yürütme, işlem yapma yetkimiz var mı- İçişlerine karışmak gibi kaygımız yok. Irak Müslüman, dost, kardeş ve komşu ülke olarak ve aralarında stratejik işbirliği toplantılarında 48 anlaşma yapmış ülke olarak, bizim Irak'ın her halükarda, ister iyi yönetilsin, ister yönetilmesin mutlaka Irak'ın normalleşmesine yardımcı olmamız lazım. Yalnızca Türkiye'nin çıkarlarıyla ilgili değil.

Doğru yapan güçlenir, yanlış yapar zayıflar. Biz burada doğru yerde duruyoruz, doğru işler yapıyoruz. İnşallah bu doğruları yapmaya devam edeceğiz. Irak anayasası gereği herhangi bir yetki belgesi düzenlenmedikçe, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin herhangi bir uluslararası anlaşma yetkisi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, hükümetten hükümete ne bir anlaşma metnine, ne bir Bakanlar Kurulu'na sevk edilecek herhangi bir yapıya ne de Meclis'e gelecek herhangi bir işlem yapmamıştır. İleride olabilir mi, beraberce süreci izleriz, bakarız. Uluslararası Enerji Ajansı, Irak'ın 2035 yılına kadar dünyanın en büyük 6. büyük ihracatçısı olacağını söylüyor. Herhangi bir enerji kalemine kayıtsız kalmamız söz konusu olmaz. Merkezi Irak hükümetindeki kardeşlerimizle, yöneticilerimizle beraber inşallah bu projeleri geliştireceğiz, bunları hep beraber gerçekleştireceğiz. Şu anda güneyi, kuzeyi, doğu, batısıyla hiçbir projeden kayıtsız kalmıyoruz.''

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.

Gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın konuşmasının ardından MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak söz aldı.

Yıldız'ın, konuşmasında ''Türk halkları'', ''Türkiye halkları'' ifadesini kullandığını belirten Uzunırmak, ''AK Parti Grubu da alkışlıyor. Size hayırlı uğurlu olsun. Bu AKP, BDP ve PKK koalisyonunun burada tescilidir. Türkiye, Türk milletinindir. 'Türkiye halkları' diye terimlerin AKP sıralarında yer bulması, AKP'ye oy veren ve kendisini milliyetçi tanımlayan, millet bütünlüğünden bahseden halkımıza duyurulur. Irak'ı rol model edinmiş Bakan'ın buradaki açıklamalarını halkımın bilmesini, duymasını istiyorum. Akıllarının başlarına gelmesini istiyorum. Bu sadece tek Bakanın da ifadesi olmamıştır'' diye konuştu.

AK Parti milletvekilleri Uzunırmak'ın konuşmasına tepki gösterdi. Bu arada her iki partinin milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.

Bunun üzerine söz alan Yıldız ise ''Kendisi de cümlesini bitirirken 'Ben buradan halkıma bunları bildiriyorum' dedi. Benim o 'halkıma'dan kastı neyse onun dışında bir kastımın yoktur. Siz 'halkıma' dediğinizde neden iyi bir şeyden bahsediyorsunuz da ben 'halkıma' dedim diye kötü bir şeyden bahsetmiş gibi oluyorum- Böyle bir şey olur mu- Benim kastımın ne olduğunu beni tanıyanlar iyi bilirler'' diye konuştu.

Bu sırada Uzunırmak, Yıldız'ın oturduğu komisyon sırasına vurarak, elindeki tutanakları bıraktı. Bunun üzerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi. MHP ve AK Parti milletvekilleri bir süre tartıştı.

Bu arada yapılan oylamada gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi. TBMM Başkanvekili Mumcu, birleşime ara verdi. Her iki partinin milletvekilleri arasındaki tartışma bir süre daha devam etti. Mumcu aranın ardından, 2 Nisan Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Öte yandan Yıldız, Genel Kurul'da, çıkan tartışmaya ilişkin AA muhabirine, ''Halk ile millet arasını, halk ile devletin arasını, millet ile devletin arasını açmak isteyenlerin gelebilecekleri nokta budur. Devlet ile milletimizin sürekli bütünleşik bir halde, birbirinden ayrılmaz parça. Hatta devletin hizmet gerekçesini biz milletimiz olarak görmüşüz'' dedi.