2015-04-04 - 15:52
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. MHP Eski Genel Başkanı Alparslan Türkeş, vefatının 18. yılında TBMM Genel Kurulu'nda anıldı. İş yaşamıyla ilgili düzenlemeleri içeren İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, bugünün, eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in vefatının 18. yıldönümü olduğunu anımsatarak, "Türkeş'in uzlaşmacı, barışçı, yapıcı siyaseti Türkiye'yi bir çok kez krizden kurtarmış, Türk milletinin kardeşlik bağları için hep ümit aşısı olmuştur" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

MHP'li Halaçoğlu, eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in vefatının 18. yıldönümü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, "Her canlı ölümü tadacaktır, dünyada yaptıklarımız ahiretimizin hazırlayıcısıdır. Bu sebeple hayırla veya nefretle anılmak, biz insanoğulları için önem taşımaktadır" dedi.

Bugün hayırla anılan bir kişiden, Türkeş'ten bahsetmek istediğini belirten Halaçoğlu, şöyle konuştu:

"Mücadele ile geçen 80 yıllık ömürden sonra 4 Nisan 1997'de ebediyete intikal eden Başbuğumuz Alparslan Türkeş'i minnet ve rahmetle anıyorum. Aradan geçen 18 yıla rağmen ona olan sevgimiz hiçbir zaman azalmamıştır. Aksine yaşadığımız siyasal gelişmelerin onu hep haklı çıkarmış olması, hayatta iken ortaya koyduğu vizyonun doğruluğuna bizleri daha da inandırmış, gücümüze güç katmıştır. Merhum Başbuğumuz mücadeleci ruh, inanmış bir kalp, milletine sevdalı bir yürek, tarihine sadık bir şuur, zorluklara eğilmeyen bir cesaret, yılmayan ve teslim olmayan bir iradedir. Bu az bulunur özellikler, onu yaşadığı çağın önemli devlet ve siyaset adamlarından biri haline doğal olarak yükseltmiştir.

Merhum Türkeş, milliyetçiliği dışlayan ve tehlikeli gören düşüncelerin rağbet bulduğu bir dönemde, Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapan gönül, fikir ve eylem adamıdır. Milletimizin şahsında taçlandırdığı başbuğ unvanını millet, vatan ve devlet sevgisiyle özleştirerek adeta bayraklaştırmıştır. Yapılan karşı mücadelelere rağmen, Türk milliyetçiliği Anadolu'nun her köşesine onunla yayılmıştır. 'Doğru bir fikri yenecek hiçbir kuvvet yoktur' diyen Başbuğ, iki asırdır fikir ve felsefe arayışının sürdüğü Türk düşünce tarihine istikamet vermiş, milliyetçiliği milletle buluşturacak iman ve aşk dolu hareketin öncülüğünü yapmıştır. Bu liderlik özelliğiyle etki alanı Türkiye dışına da taşmış, Türk dünyasına ve ortak kültür dairesinde bütün mazlum milletlere umut olacak yeni bir diriliş ateşi yakmıştır. Yürekten inandığı ve gönülden bağlandığı Türklük sevgisi uğruna, her türlü meşakkati göze alabilmiştir. Onun uzlaşmacı, barışçı, yapıcı siyaseti Türkiye'yi birçok kez krizden kurtarmış, Türk milletinin kardeşlik bağları için hep ümit aşısı olmuştur. Fırtınalı geçen hayatı boyunca, herkesin düştüğü yerde ve zamanda, o kalkıp tek başına ve dosdoğru yürümeyi başarabilmiştir."

MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Türkeş'in Türk milletine yaptıklarını hiçbir zaman unutmayacağını belirterek, "Türk gençliğine, 'bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin' demiştir. Bu sözünün ne kadar önemli olduğunu, bugün bir kez daha görüyoruz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise MHP camiasının Türkeş'in ölümünden duyduğu üzüntüyü anladıklarını ifade ederek, başsağlığı dileğinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Türkeş'in, milliyetçiliğin Türkiye'nin modernleşme tarihindeki önemli çizgilerinden birisi olduğunu, hem entellektüel hem de siyasi hayatta, toplumun modernleşmesinde, geleceğe ilişkin tasavvurların oluşmasında önemli roller üstlendiğini söyledi.

Türkeş'in, yakın tarih süreçlerinde, milliyetçiliği siyasi olarak temsil eden, bunu da Türkiye'nin milli birlik istikametinde en zorlu zamanlarda dahi telaffuz eden bir lider olduğunu kaydeden Bostancı, "Geleceğe ilişkin Türkiye'nin siyasetine baktığımızda farklı siyasi ekoller, yaklaşımlar var; aralarında rekabet, çatışma ve tartışma var. Ama millet geçmişteki figürlere, hesaplara karşı ortak bir hatıra ve kadirşinaslık içerisinde davranan bir kollektif bilince sahip olan varlıktır. Biz de bu manada artık tarihe intikal etmiş olan, böylesine önemli roller üstlenmiş kişileri milletin ortak değerleri, ortak hatıralarımız olarak görmek durumundayız, nur içinde yatmasını diliyorum" dedi.

MHP'nin, Irak Türkleri ile Doğu Türkistan Türklerine yönelik katliam ve saldırıların araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor.

Tasarı'nın 2. Bölümü'nde yer alan maddeler kabul edildi. Tasarıya iki yeni madde ihdası edildi. İhdas edilen maddelerden biri, 10 Haziran 2003 ile 13 Mayıs 2014 tarihleri arasında kömür ve linyit madenlerinde yeraltı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının; genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borçları terkin edilecek ve ölüm tarihinde sigortalıya ilişkin şartlar aranmaksızın hak sahiplerine aylık bağlanacak. Bu şekilde bağlanan aylıklara ilişkin primlerin eksik olan kısmı, Maliye Bakanlığınca Kuruma ödenecek.

2008 yılı Ekim ayından önce ölen sigortalının anne babasına gelir ve aylık bağlanmasında eş ve çocuklarından artan hisse bulunması şartı dışında başka bir şart aranmayacak. 2008 Ekim ayından sonra ölen sigortalının anne babası için de muhtaçlık şartı aranmayacak. Bu kapsamda bağlanacak gelir ve aylıklar, düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihi takip eden ay başından başlatılarak, bu tarihten önceki süreler için herhangi bir ödeme yapılmayacak.

Düzenlemeyle ilgili olarak söz alan AK Parti, CHP, MHP, HDP milletvekilleri, Soma ve Ermenek'te tanınan bazı hakların Zonguldak ve diğer yerlerde yeraltında çalışırken yaşamını yitiren madenci ailelerine de tanınmasının önemli bir mağduriyeti gidereceğini belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ve Hükümet'e teşekkür etti.

Tasarı'da yapılan yeni madde ihdasıyla, SSK ve BAĞKUR emeklilerine Temmuz ayı ödeme döneminde yapılacak artıştan sonra, dosya bazında ödenmesi gereken tutar esas alınmak suretiyle 1000 lira ve altındaki gelir ve aylıklara 100 lira, 1000 liranın üzerindeki gelir ve aylıklara da 1100 lirayı geçmeyecek şekilde seyyanen zam yapılacak.

Düzenleme üzerinde söz alan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, yapılacak zammı "susuzluğu gidermeye çalışan imaj çalışması" olduğunu savunarak, "Aslında burada bir kandırmaca var. Temmuz zammından sonra 1000 liranın altında olanlara 100 lira, 1000-1100 lira arasında aylıklarda ise 1100 liraya tamamlanacak. Hükümet kendini çok uyanık zannediyor ve emeklileri kandıracağını sanıyor. Niye bu zammı bu aydan yapmıyorsunuz, Temmuzu bekliyorsunuz? Madem '100 lira zam' dediniz, samimiyseniz bu ay uygulamaya koyarsınız. Aksi halde seçime yönelik propaganda malzemesi oluşturur. Bu rakamlar son derece yetersizdir, yükseltilmeli" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de "Hükümet lütfetmiş, 1000 liranın altında olanlara 100, üstündekileri ise 1100 lirayı geçmeyecek artış öngörüyor. Milletvekilleri açlık ve yoksulluk sınırının ne olduğunu önüne koyup vicdani muhasebe yapmalı. Hükümet, seçim öncesi emeklilere bir parmak balla kandırmayı amaçlıyor. 13 yıl boyunca emeklilerin hiçbir sorunun çözmeyin, Meclis'in son gününde 100 liralık zammı lütuf olarak getirmenizi kabul etmemiz mümkün değil. Günlük iki simit parası ve ayda iki kilo et alacak zam, emeklilerin sorunlarını çözebilir mi?" diye konuştu

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "emeklilere 100 lira taahhüdünün maddesi" olduğunu belirterek, düzenlemeden emeklilerin yüzde 60'nın yararlanacağı ifadesinin gerçek dışı olduğunu savundu. Türkiye'de toplam emekli sayısının 10 milyon 920 bin olduğuna işaret eden Hamzaçebi, "En düşük SSK emekli maaşı bin 47 lira, Temmuz ayında bu bin 78 lira olacak. 'Ben bunu 1100 liraya tamamlayacağım' demek, 22 lira zam verilecek demektir. 6,5 milyon emekliye 22 lira artış verecek. Bir kısmında 2-3 lira olacak bu. Emeklinin yüzde 60'ının yararlanacağı kocaman bir yalandır, balondur. Davutoğlu emeklilerden özür dilemelidir" dedi.

Önergede kurnazlık yapıldığını ifade eden Hamzaçebi, "Emeklilerin maaşı Ocak ve Temmuz ayında artar. 'Sana 100 lira veriyorum, Temmuz'daki enflasyondan kaynaklı artışı vermeyeceğim' diyor. Bir eliyle veriyor, öbür eliyle geri alıyor. Bunu Temmuz ayında verecek, şimdi vermiyor. 'Seçimde bizim partimize oy ver, ben de sana 100 lira vereyim' diyor. Böyle bir siyaset olur mu? Sayın Kılıçdaroğlu, emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye sözü verdi. Bizi taklit edemez, bizim projelerimize yetişmesi mümkün değildir. 100 lira mı veriyor gerçekten, hayır vermiyor. 2-3 liralık zammı müjde olarak sunuyor, seçim yatırımı olarak söylüyor. Emeklimiz 7 Haziran'da size gerekli dersi verecek" görüşünü savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, emeklilere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözünden dolayı düzenleme yapıldığının doğru olmadığını belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun bize ilham vermesi söz konusu olmaz. Kendisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı sırasında işsiz ailelere 600 lira vaadinde bulunmuştu. Seçimi kaybetti Kılıçdaroğlu ama belediyeyi kazandıkları yerde bunu yapmadılar. Keşke ilham verici olsa, biz bundan gocunmayız" dedi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP'li Hamzaçebi, Bostancı'ya, "Önergeye gel; SSK ve BAĞKUR emeklilerine, 6,5 milyonluk kitleye en çok 22 lira zammı içeriyor. Bunu alan kişiye Temmuz zammı verilmeyecek. Sayın Kılıçdaroğlu'nun sözü üzerine geçtiniz. Biz emekliden sosyal güvenlik destek primini sıfırlama sözü verdik, hemen siz bunu yüzde 15'ten yüzde 10'a indirmeyi getirdiniz. Taklit aslı gibi olamaz. Bizi daha çok takip edeceksiniz. Projelerimizi açıkladıkça, bizi takip edeceksiniz" diye konuştu.

Tasarı'da yapılan bir başka değişiklikle, trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin kapsamının ne şekilde belirleneceğine açıklık getirildi. Buna göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu, kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirleyecek, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit edecek. Bu sağlık hizmetleri, sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmeti kapsamına dahil edilmeyecek.

Tasarı'nın 2. Bölümü'nde yer alan maddeler kabul edilerek, 3. Bölüm'ün görüşülmesine geçildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin yüzde 60'ının, yani 5 milyon 89 bin kişinin 100 lira zamdan faydalanacağını belirterek, "3 milyon 300 bin emekli, bin liranın altında maaş aldığı için 100 lirayı alıyor. Geriye kalan 1 milyon 785 bin emekli ise bin lira ile bin 100 lira arasında bir maaş aldığı için, bunlara, bin 100 liraya ulaştıracak şekilde zam yapılıyor" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, İş Sağlığı ve Güvenliği Tasarısı üzerinde konuşan Bostancı, 100 lira seyyanen zam konusunda kafa karışıklığı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"(Kafa karışıklığı) derken, bilgi karışıklığı, yanlış anlama durumunu düzeltmek isterim. Her şeyden önce, Emekli Sandığı'ndan emekli olan yaklaşık 2 milyon kişinin zaten maaşları bin 100 liranın üzerinde. Geriye 8.5 milyon BAĞ-KUR'lu ve SSK emeklisi kalıyor. Bu 100 lira seyyanen zam, bin liranın altı ve üstü, bu 8.5 milyon kişiyi ilgilendiriyor. SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin yüzde 60'ı yani 5 milyon 89 bin kişi bu 100 lira zamdan faydalanıyor. Şöyle ki: 3 milyon 300 bin emekli bin liranın altında maaş aldığı için doğrudan doğruya bu 100 lirayı alıyor. Geriye kalan 1 milyon 785 bin emekli ise bin lira ile bin 100 lira arasında bir maaş aldığı için bunlara bin 100 liraya ulaştıracak şekilde zam yapılıyor."

Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, "22 lira yani" şeklinde laf atması üzerine, "Kimisine 99 lira, kimisine 20 lira olabilir ama bunların büyük bir çoğunluğu yaklaşık 50-60 lira civarında zam alıyor" dedi.

Sonuçta bu zammın, alt gelir kesiminde bulunan insanlara yönelik bir destek olduğuna işaret eden Bostancı, "AK Parti'nin yaklaşımı da öncelikle alt gelir grubunda bulunan insanların hayat standartlarını bütçe imkanları çerçevesinde yükseltecek tarzda düzenlemeler yapmaktır. Başka tür yardımlar ve desteklerle de toplumun bu dezavantajlı gruplarına, alt gelir grubunda yer alan kesimlerine ilişkin düzenlemeler yaptık" diye konuştu.

Naci Bostancı, ikinci bir kafa karışıklığının da "temmuz ayında TÜFE oranında zam yapılmayacak, bu 100 liralar verilecek" şeklindeki yanlış bilgiye dayandığını kaydederek, "Emekliler temmuz ayında normal zamlarını alacak. Bu zamlar ile kendilerine seyyanen yapılan zam arasında herhangi bağ yok; herkes alacak, emekliler de alacak. İkincisi, emekliler temmuzda alacaklar, çünkü kanun gereği bu tür artışlar ocakta ve temmuzda yapılıyor. 'Bugün yaptık zammı, hemen bugün verelim' şeklinde bir uygulama sözkonusu değil" dedi.

Tasarıyla gerçekleştirilen çok önemli düzenlemelerden birisinin de 1 milyon 300 bin BAĞ-KUR'lunun prim borcunu dondurmalarının olduğunu ifade eden Bostancı, "Bu insanlar prim borcu olduğu için sağlık hizmetlerinden faydalanamıyorlardı. Bu dondurma neticesinde hastanelere gidebilecek, sağlık hizmetlerinden faydalanabilecek. Prim borcunu ödeyemeyecek durumda olan yine alt gelir grubundaki bu insanlar, böylelikle sosyal devlet anlayışı çerçevesinde sağlık hizmetlerinden faydalanacak" diye konuştu.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanuna göre, işverene teknik rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirleyecek ve işverene yazılı olarak bildirecek.

Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, bu durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, bakanlığı yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine yoksa çalışan temsilcisine bildirilecek. Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi 3 ay, tekrarında ise 6 ay süreyle askıya alınacak.

Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemeyecek ve hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamayacak. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilecek. Kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi ise 6 ay süreyle askıya alınacak.

Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ihale ile alınan işlerde; teknolojik gelişme, iş gücü kapasitesinin arttırılması, üretim metotlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan, üretim veya imalat planlarına, iş programlarına aykırı hareket edilerek üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike oluşturacak şekilde çalışma biçimleri, işin durdurulma sebebi sayılacak.

İş yerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerlerinde, kusuru yargı kararıyla tespit edilen işveren, 2 yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklanacak.

İş yerlerinde işin durdurulması kararı, kolluk kuvvetleri marifetiyle uygulanacak.

Maden işyerlerinin hangilerinde sığınma odalarının kurulabileceği ve bu odaların teknik özelliklerine dair usul ve esaslar Bakanlıkça bir yıl içerisinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Bu teknik özellikler, ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak belirlenecek.

İş kazası ve meslek hastalığına ilişkin yaptırımlar, doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanacak.

İş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen işverene, her aykırılık için ayrı ayrı çalışan başına 500 lira, işin durdurulması nedeniyle işsiz kalanlara ücretlerini ödeme veya başka iş verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene ihlale uğrayan her çalışan için aykırılığın devam ettiği her ay için 1000 lira, çalışanlarına standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına 500 lira, yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan işverenlere çalışan başına 500 lira para cezası verilecek.

Para cezaları çalışan sayısı ile iş yerinin tehlike sınıfına göre yüzde 100'e kadar artırılacak. İşin durdurulması halinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı idari para cezası uygulanmayacak.

Madenlerde bulunulan yer ve giriş çıkış takip sistemini kurma yükümlülüğü 2016 yılının başında yürürlüğe girecek.

Uygulanacak idari para cezaları, Bakanlık tarafından çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde kullanılacak.

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü 1 Ocak 2018, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü 1 Ocak 2017'ye kadar yerine getirilecek.

Asgari geçim indirimi, yüzde 5 olan üçüncü çocuk için yüzde 10'a çıkarılacak, sonrakiler için yüzde 5 olarak uygulanacak. Böylece, evli, eşi çalışmayan ve üç çocuklu bir çalışan, asgari ücret üzerinden gelir vergisi oranında asgari geçim indiriminden yararlanabilecek.

Safi kazancın tespit edilmesi için Türkiye iş Kurumu tarafından düzenlenen işbaşı eğitim programlarından faydalananlara, programı yürüten işverenlerce fiilen ödenen tutarlar, aylık olarak asgari ücretin brüt tutarının yarısından fazla olmamak kaydıyla gider kabul edilecek.

Mezunları iş güvenliği uzmanı olabilen fakültelerde iş sağlığı ve güvenliği dersleri zorunlu olarak okutulacak.

Kamulaştırma nedeniyle idarece ödenmiş olan, ancak kesinleşen yargı kararları gereği geri ödenmesi gereken kamulaştırma bedelinin tahsilinde faizden vazgeçilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı olarak yapılandırılacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitü Müdürlüğündeki müdür ve yardımcıları kadroları iptal edilerek, taşrada araştırma ve geliştirme enstitü müdürlüğü kadroları, merkezde döner sermaye işletmesi kadroları ihdas edilecek.

Bakanlığın yurt dışı sürekli görevlerine, yurt dışı işçi hizmetleri uzmanları ile Bakanlık merkez teşkilatı veya bağlı veya ilgili kuruluşlarında ek göstergeleri Genel Müdür düzeyinde veya daha yüksek tespit edilen kadrolarda bulunanlar, mesleki nitelik değerlendirmesine tabi tutulmaksızın atanabilecek. Bakanlık ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı veya Daire Başkanı kadrolarında en az iki yıl çalışmış olanlar da mesleki nitelik değerlendirmesine tabi tutulmak, Bakanlığın yurt dışında bulunan toplam birim sayısının yüzde 10'unu geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere yurt dışı sürekli görevlere getirilebilecek.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***