2010-06-18 - 15:19
Mali Kural Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.
Mali Kural Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.
Tasarı, maliye politikasının kural bazlı yürütülmesini öngörüyor.
''Mali Kural'' düzenlemesiyle ''ekonomide güven ve istikrarı
güçlendirmek, mali disiplin anlayışını kalıcılaştırmak, ekonomi politikalarına
uzun vadeli perspektif getirerek mevduat ve kredi vadelerinin uzamasını sağlamak,
kamunun uzun vadede finansman ihtiyacını netleştirerek özel sektörün daha uzun
vadeli ve daha düşük maliyetle kaynaklara ulaşmasını sağlamak'' amaçlanıyor.
''Mali Kural'' çerçevesinde, belediyeler ve il
özel idareleri büyük oranda borçlanmayı hükümetin onayıyla yapabilecek.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ''Mali Kural Kanunu
Tasarısı''na göre, Mali Kural, genel yönetim, KİT'ler ve bağlı ortaklıklar ile
sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan işletmeci kuruluşlar ile fonları
kapsayacak.
Döner sermayeli işletmelerin bütçelerinde gelir ve gider denkliğinin
sağlanması esas olacak.
KİT'ler ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya
ait işletmeci kuruluşlar toplulaştırılmış bazda borçlanma gereği
oluşturamayacak.
Herhangi bir yıl için mali kurala uyulup uyulmadığının kesin olarak
tespiti, ilgili yıla ilişkin gerçekleşmeler dikkate alınarak yapılacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Planın içeriği, mali kural uygulamaları ve
uluslararası iyi uygulamalar çerçevesinde genişletilecek.
Kuraldan sapma riskinin ortaya çıkması halinde, Maliye Bakanlığı, Devlet
Planlama Teşkilatı (DPT) ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tedbir
alternatifleri hazırlanacak ve Bakanlar Kuruluna sunulacak.
Sayıştay Başkanlığı, mali kural uygulamasında denetim görevi yapacak.
Sayıştay, Mali Kural İzleme Raporunda yer alan verilerin doğruluğu, güvenilirliği
ve önceden belirlenmiş standartlara uygunluğunu değerlendirecek ve sonuçları,
raporun yayımından itibaren 45 gün içinde TBMM'ye gönderecek ve kamuoyuna
duyuracak.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kesinleşmiş borç ve
alacaklarının mahsup işlemleri ile alacaklarının terkin edilmesi işlemleri,
bütçeleriyle ilişkilendirilmeksizin yapılamayacak.
Belediye bütçesi ve il özel idaresi bütçesi, Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Temmuz ayı içerisinde yayımlanan
Mahalli İdareler Bütçe Hazırlama Rehberine uygun olarak yapılacak.
Belediyeler ve il özel idareleri bütçe gelirlerinin yüzde 10'dan fazlası
için borçlanırken, İçişleri Bakanlığının onayını alacak. İçişleri Bakanlığı ise
onaya karar verirken Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşünü
alacak.
Orta Vadeli Mali Plan temel dokümanları ''Orta Vadeli Program ve Mali
Plan'' adı altında birleştirilecek.
Merkezi yönetim bütçesinin hazırlanma süreci Bakanlar Kurulunun Haziran
ayının 15'ine kadar toplanarak Orta Vadeli Program ve Mali Planı kabul etmesiyle
başlayacak, Orta Vadeli Program ve Mali Plan aynı süre içinde Resmi Gazetede
yayımlanacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Plan; Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı
ile işbirliği içerisinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından
hazırlanacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Planda; kalkınma planları, stratejik planlar,
genel ekonomik koşulların gerekleri doğrultusunda oluşturulan makro politikalar,
ilkeler, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik ve mali büyüklükler ile
bunlarla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider
tahminleri, hedef açık tavanları, borçlanma durumu ve merkezi yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları yer alacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Plan, yürürlükte bulunan ve yürürlüğe
konulacağı açıklanan politikalar ile mali ve ekonomik görünüm üzerinde etkili
olabilecek diğer önemli gelişmeler dikkate alınarak hazırlanacak.
Merkezi yönetim kapsamı dışındaki kamu idareleri, Orta Vadeli Program ve
Mali Planda yer alan politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki
temel ekonomik büyüklükleri, hedeflenen açık ile gelir ve gider tahminlerini
bütçe hazırlık ve uygulamalarında dikkate alacak.
Genel yönetim kapsamındaki idarelerin tahakkuk etmiş tüm borçlarının en
geç 60 gün içinde muhasebe kayıtlarında gösterilebilmesi esas olacak. Bu
tutarlara ilişkin ödenek işlemleri en geç mali yıl sonuna kadar tamamlanacak.
KİT'ler, Hazine Müsteşarlığının görüşünü alarak DPT Müsteşarlığınca
hazırlanacak usul ve esaslar çerçevesinde stratejik planlarını hazırlayacak.
Teşebbüslere ait uzun vadeli veya yıllık genel yatırım ve finansman
programlarının hazırlanmasında, finansman imkanları ve teşebbüslerin yatırım
kapasiteleri göz önünde tutulacak ve toplulaştırılmış borçlanma gereği
oluşturulmaması esas olacak.
Genel yönetime dahil kamu idarelerinden, mali istatistiklerine esas
verilerini süresinde göndermeyenler ile tespit edilen hata ve noksanlıklarını
gidermeyenler ile gönderilmesinden sorumlu birim yöneticilerine, Maliye
Bakanlığının talebi üzerine ilgili kamu idaresinin üst yöneticileri tarafından
bir aylık net ödeme toplamı tutarında idari para cezası verilecek. İdari para
cezası uygulanmış olması bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak.
Tasarının, ''genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kesinleşmiş
borç ve alacaklarının mahsup işlemleri ile alacaklarının terkin edilmesi
işlemleri, bütçeleriyle ilişkilendirilmeksizin yapılamayacağına'' ilişkin hükmü 1
Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe girecek.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, 2011, 2012 ve 2013 yıllarının bütçe hedeflerinin Mali Kural ile uyumlu
olacağını söyledi.
''Mali Kural Kanun Tasarısı''nın Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri
sırasında söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, tasarının kamunun
maliye politikasına öngörülebilirlik kazandırılması açısından önemli olduğunu
söyledi.
''Mali Kural''ın iyi işlemesi için getiren hükümetlerin güvenirliğinin
çok önemli olduğunu belirten Öztrak, bu konuda ciddi sıkıntı olduğunu iddia etti.
Öztrak, Hükümetin, dönemindeki küresel olumlu ekonomik iklimi yeterince
değerlendiremediğini öne sürdü. Mali Kural'a uyulup uyulmadığının denetlenmesinin
önemine değinen Öztrak, TBMM bünyesinde Kesin Hesap Komisyonu kurularak,
başkanlığının ana muhalefet partisine verilmesinin bu açıdan büyük önem
taşıdığını dile getirdi. Öztrak, Mali Kural'ın anayasa kapsamına alınmamasını da
eleştirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''Madem bu kadar önemliydi,
niye anayasaya koymadınız'' diye konuştu. Ayhan, Mali Kural'ın uygulanıp
uygulanmadığının izlenmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulmamasının eksiklik
olduğunu kaydetti.
CHP İzmir Milletvekili Harun Öztürk, düzenlemede denetim mekanizmasının
olmadığını, orta vadeli programın henüz ortada bulunmadığını, ilgili mevzuatın
son anda çıkarıldığını söyledi. Öztürk, ''Mali Kural'ı ilke olarak benimsiyoruz.
Ancak AKP'nin samimi olarak uyacağından emin değilim'' diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ((Mali Kural'a uyulmaması durumunda
ne olacağı sorusunun askıda olduğunu'' ifade etti. MHP Sakarya Milletvekili Münir
Kutluata da Mali Kural'ın 7-8 yıldır neden getirilmediğini sordu. Kutluata,
''Gelecek iktidarın elini kolunu bağlamak için mi?'' sorusunu yöneltti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise belediyelerin borçları ve
sosyal güvenlik açıkları halledilmeden Mali Kural'ın uygulanmasının zor olduğunu
kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Mali Kural'ın işleyebilmesi
için üzerine oturduğu verilerin doğru olması gerektiğini vurgulayarak,
belediyeler ile ilgili verilerin doğru olduğunun söylenemeyeceğini kaydetti.
Özyürek, ''Önce bunları halletmek lazım'' dedi. TOKİ'nin Mali Kural kapsamında
olmadığını anlatan Özyürek, TOKİ hesaplarının önemli bir meblağ tuttuğunu
kaydetti. Özyürek, ''Mali Kural'dan verim almak istiyorsak veri tabanını
güvenilir hale getirmek gerekir'' diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, belediyelere verilen
yardımlarda adaletsizlikler yaşandığını ifade etti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da belediyeler üzerinde hükümetin
vesayeti olduğunu öne sürerek, hükümetin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 14
büyük projesinden 7'sine onay vermediğini söyledi.
Eleştiri ve soruları yanıtlayan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Babacan, milletvekillerinin Mali Kural'ın uygulanmasının taşıdığı öneme dönük
sözlerine katıldığını belirtti. Babacan, ''Uygulama, bu işin kilidi, anahtarı...
Uygulanmayınca yaptırım ne olabilir? En önemlisi kredibilite kaybı. Böyle bir
düzenleme çıkardıktan sonra buna uymamak, mali disiplin konusunda, makro ekonomik
politikalar konusunda bir bakıma ciddiyeti, disiplini bozmak olarak
algılanacaktır. Bunun hem bozanlar için ciddi siyasi maliyeti olacaktır hem de
piyasaların, kamuoyunun da ciddi ölçüde tepkisiyle karşı karşıya kalınacak'' diye
konuştu.
Şeffaflığı, sık raporlamayı sağlayarak önemli ölçüde uygulamanın
sağlanabileceğini düşündüklerini belirten Babacan, sözlerine şöyle devam etti:
''Dünya uygulamalarına baktık, kim ne yapıyor nasıl çalışıyor, inceledik.
İşin sonunda dönüyor, dolaşıyor; bunun sahiplenilmesi önem kazanıyor. Toplum
sahiplenmiş mi; kamuoyu, iş dünyası, piyasalar, siyaset kurumu sahiplenmiş mi?
Eğer herkes tarafından sahipleniliyorsa zaten uygulamayla ilgili sorun çıkmıyor.
Kaldı ki Türkiye'nin uzun vadeli istikrarı için bu kadar önemli bir konuda da
bugün itibariyle iyi bir sahiplenme olduğunu görüyorum. Çok geniş çevrelerden
destek var. Komisyon aşamasındaki çalışmalarda da işin özüyle ilgili bir itiraz
yok. Bu iyi bir şeydir.
Bu yola çıktıktan sonra biraz da kendi rüzgarını oluşturacaktır diye
düşünüyorum. Bir, iki, üç yıl uygulandıktan sonra daha kendine yer bulacak; hele
hele Türkiye'nin faizler, uzun vadeli kaynaklar noktasında çok daha iyi bir
noktaya getireceği de az çok belli olduktan sonra geri dönüşünün güç olacağını
düşünüyorum.''
Babacan, ''Mali Kural'ın AB'nin Türkiye'den istediği bir şey olmadığını''
belirterek. ''Tamamen biz kendi inisiyatifimizle yapıyoruz'' dedi.
Hazinenin belediyelerden alacaklarınını belli yasal çerçevede tahsil
edildiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
''Belediye gelirlerinden, borcu olan belediyeler için yüzde 40'lık
kesinti var. Son bir düzenlemeyle günlük ödemelerini yapan; elektrik, sosyal
güvenlik borcunu, çalışanlar için gelir vergisini, stopajını düzgün ödeyen
belediyeler için yüzde 25'e indirdik bunu. O da bir teşvik oldu. Günlük
ödemelerini düzgün yapanların eski borçlarından sadece yüzde 25 kesiyoruz. Yüzde
40'larla bazı belediyelerin borcu 100 sene de bile bitmiyor ama borç, borçtur; o
orada bir kenarda yazılır. Devlet kurumlarında devamlılık esastır. Şimdiye kadar
da hiç kimsenin borcunu silmedik. Belediyelerde borç silme operasyonu kesinlikle
yapılmadı. KİT'lerde de olmayacak.''
Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'ın, Mali Kural çerçevesinde
hazırlanacağını ilan ettiklerini anımsatan Babacan, şöyle konuştu:
''Mali Kural, 15 Hazirandan önce Meclis'ten geçseydi, en geç 15 Haziranda
yeni orta vadeli program ve orta vadeli mali planı açıklamış olacaktık. Takvimde
kayma olunca, benzer bir kayma da bizim orta vadeli program ve orta vadeli mali
plan takvimimizde olacak. Şu andaki düşüncemiz, tasarının yasalaşıp yürürlüğe
girmesinden sonra orta vadeli program ve orta vadeli mali programın güncellenip
yayınlanması. Orada yepyeni bir şey ortaya koymayacağız. Tabii ki
projeksiyonlarımızı güncelleyeceğiz. Ancak maliye politikası açısından yeni orta
vadeli programda ne bir gevşetmeye gideceğiz ne de şu andaki bakışımızdan bir
sıkılaştırmaya gideceğiz. Geçen sene ortaya koyduğumuz trendi, kamu açıkları ve
borç stokunu düşürme trendini koruyan bir orta vadeli program olacak.''
2011, 2012 ve 2013 yıllarının bütçe hedeflerinin Mali Kural ile uyumlu
olacağını bildiren Babacan, ''Yani mali Kuralın formülasyonu ne diyorsa gelecek
senenin bütçe hedefleri bu yeni formülasyon çerçevesinde ortaya konulmuş olacak''
dedi.
Yerel yönetimlerin mali açıdan merkezden kontrol edilmesine ilişkin
eleştirileri de yanıtlayan Babacan, AB'de de merkezi düzenlemelerin yerel
yönetimler üzerinde oldukça etkin olduğunu kaydetti. Bazı AB ülkelerinin
uygulamalarından örnekler veren Babacan, ''Merkezden bu işin koordine edilmesi
çok önemli. Aksi halde sırf yerel yönetimlerin açıkları yüzünden ülke genelinde
kriz yaşamış ülkeler var'' diye konuştu.
Babacan, Mali Kural'ın önemli bir düzenleme olduğunu da belirtti. (15.19)
Tasarı, maliye politikasının kural bazlı yürütülmesini öngörüyor.
''Mali Kural'' düzenlemesiyle ''ekonomide güven ve istikrarı
güçlendirmek, mali disiplin anlayışını kalıcılaştırmak, ekonomi politikalarına
uzun vadeli perspektif getirerek mevduat ve kredi vadelerinin uzamasını sağlamak,
kamunun uzun vadede finansman ihtiyacını netleştirerek özel sektörün daha uzun
vadeli ve daha düşük maliyetle kaynaklara ulaşmasını sağlamak'' amaçlanıyor.
''Mali Kural'' çerçevesinde, belediyeler ve il
özel idareleri büyük oranda borçlanmayı hükümetin onayıyla yapabilecek.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ''Mali Kural Kanunu
Tasarısı''na göre, Mali Kural, genel yönetim, KİT'ler ve bağlı ortaklıklar ile
sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan işletmeci kuruluşlar ile fonları
kapsayacak.
Döner sermayeli işletmelerin bütçelerinde gelir ve gider denkliğinin
sağlanması esas olacak.
KİT'ler ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya
ait işletmeci kuruluşlar toplulaştırılmış bazda borçlanma gereği
oluşturamayacak.
Herhangi bir yıl için mali kurala uyulup uyulmadığının kesin olarak
tespiti, ilgili yıla ilişkin gerçekleşmeler dikkate alınarak yapılacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Planın içeriği, mali kural uygulamaları ve
uluslararası iyi uygulamalar çerçevesinde genişletilecek.
Kuraldan sapma riskinin ortaya çıkması halinde, Maliye Bakanlığı, Devlet
Planlama Teşkilatı (DPT) ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tedbir
alternatifleri hazırlanacak ve Bakanlar Kuruluna sunulacak.
Sayıştay Başkanlığı, mali kural uygulamasında denetim görevi yapacak.
Sayıştay, Mali Kural İzleme Raporunda yer alan verilerin doğruluğu, güvenilirliği
ve önceden belirlenmiş standartlara uygunluğunu değerlendirecek ve sonuçları,
raporun yayımından itibaren 45 gün içinde TBMM'ye gönderecek ve kamuoyuna
duyuracak.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kesinleşmiş borç ve
alacaklarının mahsup işlemleri ile alacaklarının terkin edilmesi işlemleri,
bütçeleriyle ilişkilendirilmeksizin yapılamayacak.
Belediye bütçesi ve il özel idaresi bütçesi, Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Temmuz ayı içerisinde yayımlanan
Mahalli İdareler Bütçe Hazırlama Rehberine uygun olarak yapılacak.
Belediyeler ve il özel idareleri bütçe gelirlerinin yüzde 10'dan fazlası
için borçlanırken, İçişleri Bakanlığının onayını alacak. İçişleri Bakanlığı ise
onaya karar verirken Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşünü
alacak.
Orta Vadeli Mali Plan temel dokümanları ''Orta Vadeli Program ve Mali
Plan'' adı altında birleştirilecek.
Merkezi yönetim bütçesinin hazırlanma süreci Bakanlar Kurulunun Haziran
ayının 15'ine kadar toplanarak Orta Vadeli Program ve Mali Planı kabul etmesiyle
başlayacak, Orta Vadeli Program ve Mali Plan aynı süre içinde Resmi Gazetede
yayımlanacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Plan; Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı
ile işbirliği içerisinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından
hazırlanacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Planda; kalkınma planları, stratejik planlar,
genel ekonomik koşulların gerekleri doğrultusunda oluşturulan makro politikalar,
ilkeler, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik ve mali büyüklükler ile
bunlarla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider
tahminleri, hedef açık tavanları, borçlanma durumu ve merkezi yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları yer alacak.
Orta Vadeli Program ve Mali Plan, yürürlükte bulunan ve yürürlüğe
konulacağı açıklanan politikalar ile mali ve ekonomik görünüm üzerinde etkili
olabilecek diğer önemli gelişmeler dikkate alınarak hazırlanacak.
Merkezi yönetim kapsamı dışındaki kamu idareleri, Orta Vadeli Program ve
Mali Planda yer alan politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki
temel ekonomik büyüklükleri, hedeflenen açık ile gelir ve gider tahminlerini
bütçe hazırlık ve uygulamalarında dikkate alacak.
Genel yönetim kapsamındaki idarelerin tahakkuk etmiş tüm borçlarının en
geç 60 gün içinde muhasebe kayıtlarında gösterilebilmesi esas olacak. Bu
tutarlara ilişkin ödenek işlemleri en geç mali yıl sonuna kadar tamamlanacak.
KİT'ler, Hazine Müsteşarlığının görüşünü alarak DPT Müsteşarlığınca
hazırlanacak usul ve esaslar çerçevesinde stratejik planlarını hazırlayacak.
Teşebbüslere ait uzun vadeli veya yıllık genel yatırım ve finansman
programlarının hazırlanmasında, finansman imkanları ve teşebbüslerin yatırım
kapasiteleri göz önünde tutulacak ve toplulaştırılmış borçlanma gereği
oluşturulmaması esas olacak.
Genel yönetime dahil kamu idarelerinden, mali istatistiklerine esas
verilerini süresinde göndermeyenler ile tespit edilen hata ve noksanlıklarını
gidermeyenler ile gönderilmesinden sorumlu birim yöneticilerine, Maliye
Bakanlığının talebi üzerine ilgili kamu idaresinin üst yöneticileri tarafından
bir aylık net ödeme toplamı tutarında idari para cezası verilecek. İdari para
cezası uygulanmış olması bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak.
Tasarının, ''genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kesinleşmiş
borç ve alacaklarının mahsup işlemleri ile alacaklarının terkin edilmesi
işlemleri, bütçeleriyle ilişkilendirilmeksizin yapılamayacağına'' ilişkin hükmü 1
Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe girecek.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, 2011, 2012 ve 2013 yıllarının bütçe hedeflerinin Mali Kural ile uyumlu
olacağını söyledi.
''Mali Kural Kanun Tasarısı''nın Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri
sırasında söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, tasarının kamunun
maliye politikasına öngörülebilirlik kazandırılması açısından önemli olduğunu
söyledi.
''Mali Kural''ın iyi işlemesi için getiren hükümetlerin güvenirliğinin
çok önemli olduğunu belirten Öztrak, bu konuda ciddi sıkıntı olduğunu iddia etti.
Öztrak, Hükümetin, dönemindeki küresel olumlu ekonomik iklimi yeterince
değerlendiremediğini öne sürdü. Mali Kural'a uyulup uyulmadığının denetlenmesinin
önemine değinen Öztrak, TBMM bünyesinde Kesin Hesap Komisyonu kurularak,
başkanlığının ana muhalefet partisine verilmesinin bu açıdan büyük önem
taşıdığını dile getirdi. Öztrak, Mali Kural'ın anayasa kapsamına alınmamasını da
eleştirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''Madem bu kadar önemliydi,
niye anayasaya koymadınız'' diye konuştu. Ayhan, Mali Kural'ın uygulanıp
uygulanmadığının izlenmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulmamasının eksiklik
olduğunu kaydetti.
CHP İzmir Milletvekili Harun Öztürk, düzenlemede denetim mekanizmasının
olmadığını, orta vadeli programın henüz ortada bulunmadığını, ilgili mevzuatın
son anda çıkarıldığını söyledi. Öztürk, ''Mali Kural'ı ilke olarak benimsiyoruz.
Ancak AKP'nin samimi olarak uyacağından emin değilim'' diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ((Mali Kural'a uyulmaması durumunda
ne olacağı sorusunun askıda olduğunu'' ifade etti. MHP Sakarya Milletvekili Münir
Kutluata da Mali Kural'ın 7-8 yıldır neden getirilmediğini sordu. Kutluata,
''Gelecek iktidarın elini kolunu bağlamak için mi?'' sorusunu yöneltti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise belediyelerin borçları ve
sosyal güvenlik açıkları halledilmeden Mali Kural'ın uygulanmasının zor olduğunu
kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Mali Kural'ın işleyebilmesi
için üzerine oturduğu verilerin doğru olması gerektiğini vurgulayarak,
belediyeler ile ilgili verilerin doğru olduğunun söylenemeyeceğini kaydetti.
Özyürek, ''Önce bunları halletmek lazım'' dedi. TOKİ'nin Mali Kural kapsamında
olmadığını anlatan Özyürek, TOKİ hesaplarının önemli bir meblağ tuttuğunu
kaydetti. Özyürek, ''Mali Kural'dan verim almak istiyorsak veri tabanını
güvenilir hale getirmek gerekir'' diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, belediyelere verilen
yardımlarda adaletsizlikler yaşandığını ifade etti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da belediyeler üzerinde hükümetin
vesayeti olduğunu öne sürerek, hükümetin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 14
büyük projesinden 7'sine onay vermediğini söyledi.
Eleştiri ve soruları yanıtlayan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Babacan, milletvekillerinin Mali Kural'ın uygulanmasının taşıdığı öneme dönük
sözlerine katıldığını belirtti. Babacan, ''Uygulama, bu işin kilidi, anahtarı...
Uygulanmayınca yaptırım ne olabilir? En önemlisi kredibilite kaybı. Böyle bir
düzenleme çıkardıktan sonra buna uymamak, mali disiplin konusunda, makro ekonomik
politikalar konusunda bir bakıma ciddiyeti, disiplini bozmak olarak
algılanacaktır. Bunun hem bozanlar için ciddi siyasi maliyeti olacaktır hem de
piyasaların, kamuoyunun da ciddi ölçüde tepkisiyle karşı karşıya kalınacak'' diye
konuştu.
Şeffaflığı, sık raporlamayı sağlayarak önemli ölçüde uygulamanın
sağlanabileceğini düşündüklerini belirten Babacan, sözlerine şöyle devam etti:
''Dünya uygulamalarına baktık, kim ne yapıyor nasıl çalışıyor, inceledik.
İşin sonunda dönüyor, dolaşıyor; bunun sahiplenilmesi önem kazanıyor. Toplum
sahiplenmiş mi; kamuoyu, iş dünyası, piyasalar, siyaset kurumu sahiplenmiş mi?
Eğer herkes tarafından sahipleniliyorsa zaten uygulamayla ilgili sorun çıkmıyor.
Kaldı ki Türkiye'nin uzun vadeli istikrarı için bu kadar önemli bir konuda da
bugün itibariyle iyi bir sahiplenme olduğunu görüyorum. Çok geniş çevrelerden
destek var. Komisyon aşamasındaki çalışmalarda da işin özüyle ilgili bir itiraz
yok. Bu iyi bir şeydir.
Bu yola çıktıktan sonra biraz da kendi rüzgarını oluşturacaktır diye
düşünüyorum. Bir, iki, üç yıl uygulandıktan sonra daha kendine yer bulacak; hele
hele Türkiye'nin faizler, uzun vadeli kaynaklar noktasında çok daha iyi bir
noktaya getireceği de az çok belli olduktan sonra geri dönüşünün güç olacağını
düşünüyorum.''
Babacan, ''Mali Kural'ın AB'nin Türkiye'den istediği bir şey olmadığını''
belirterek. ''Tamamen biz kendi inisiyatifimizle yapıyoruz'' dedi.
Hazinenin belediyelerden alacaklarınını belli yasal çerçevede tahsil
edildiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
''Belediye gelirlerinden, borcu olan belediyeler için yüzde 40'lık
kesinti var. Son bir düzenlemeyle günlük ödemelerini yapan; elektrik, sosyal
güvenlik borcunu, çalışanlar için gelir vergisini, stopajını düzgün ödeyen
belediyeler için yüzde 25'e indirdik bunu. O da bir teşvik oldu. Günlük
ödemelerini düzgün yapanların eski borçlarından sadece yüzde 25 kesiyoruz. Yüzde
40'larla bazı belediyelerin borcu 100 sene de bile bitmiyor ama borç, borçtur; o
orada bir kenarda yazılır. Devlet kurumlarında devamlılık esastır. Şimdiye kadar
da hiç kimsenin borcunu silmedik. Belediyelerde borç silme operasyonu kesinlikle
yapılmadı. KİT'lerde de olmayacak.''
Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'ın, Mali Kural çerçevesinde
hazırlanacağını ilan ettiklerini anımsatan Babacan, şöyle konuştu:
''Mali Kural, 15 Hazirandan önce Meclis'ten geçseydi, en geç 15 Haziranda
yeni orta vadeli program ve orta vadeli mali planı açıklamış olacaktık. Takvimde
kayma olunca, benzer bir kayma da bizim orta vadeli program ve orta vadeli mali
plan takvimimizde olacak. Şu andaki düşüncemiz, tasarının yasalaşıp yürürlüğe
girmesinden sonra orta vadeli program ve orta vadeli mali programın güncellenip
yayınlanması. Orada yepyeni bir şey ortaya koymayacağız. Tabii ki
projeksiyonlarımızı güncelleyeceğiz. Ancak maliye politikası açısından yeni orta
vadeli programda ne bir gevşetmeye gideceğiz ne de şu andaki bakışımızdan bir
sıkılaştırmaya gideceğiz. Geçen sene ortaya koyduğumuz trendi, kamu açıkları ve
borç stokunu düşürme trendini koruyan bir orta vadeli program olacak.''
2011, 2012 ve 2013 yıllarının bütçe hedeflerinin Mali Kural ile uyumlu
olacağını bildiren Babacan, ''Yani mali Kuralın formülasyonu ne diyorsa gelecek
senenin bütçe hedefleri bu yeni formülasyon çerçevesinde ortaya konulmuş olacak''
dedi.
Yerel yönetimlerin mali açıdan merkezden kontrol edilmesine ilişkin
eleştirileri de yanıtlayan Babacan, AB'de de merkezi düzenlemelerin yerel
yönetimler üzerinde oldukça etkin olduğunu kaydetti. Bazı AB ülkelerinin
uygulamalarından örnekler veren Babacan, ''Merkezden bu işin koordine edilmesi
çok önemli. Aksi halde sırf yerel yönetimlerin açıkları yüzünden ülke genelinde
kriz yaşamış ülkeler var'' diye konuştu.
Babacan, Mali Kural'ın önemli bir düzenleme olduğunu da belirtti. (15.19)
