2016-03-04 - 15:07
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TBMM TV'ye Bakanlığının son dönem çalışmaları ve projeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TBMM TV'ye Bakanlığının son dönem çalışmaları ve projeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Türkiye'nin 1'inci, 2'nci ve 3'üncü sanayi devrimini kaçırdığını belirterek ülkemizin 4'üncü sanayi devrimini kaçırmaması gerektiğini söyledi.
Işık, sözlerine şöyle devam etti:
"4'üncü sanayi devrimine dünya hızla ilerliyor. 1'inci sanayi devrimi buharlı makinelerin icadı ile üretimde artık buhar gücünün kullanılmaya başlaması ile gerçekleşti. Türkiye maalesef bunu çok geriden takip etti. 2'inci sanayi devrimi dediğimiz elektrikli makinelerin üretimde kullanılmasıydı. Buda dünya için önemli bir gelişmeydi ancak Türkiye bunu da çok geriden takip etti. 3'üncü sanayi devrimi elektroniğin ve otomasyonun üretimde kullanılması ve robotların devreye girmesi ile üretimin daha fazla elektronik ortama kayması daha fazla otomasyona dayalı bir üretim yapısı gerçekleşti ki maalesef Türkiye bunu da çok geriden takip etti. Şimdi dünya 4'üncü sanayi devrimini tartışıyor. Bu devrimin temel özelliği de dijital sanayi yani dijital üretimdir. Artık pek çok eşya kendi aralarında konuşabilecek. İnsanlar kendi araların nasıl iletişim kuruyorlar ise pek çok eşyada araya insan girmeden kendi iletişimini kurabilecek. Çarpıcı bir örnek vermem gerekirse düşünün ki gömlek imalatı yapan bir fabrika, satış mağazalarının tüm reyonları ile iletişim halinde olacak. Diyelim ki 42 beden erkek beyaz gömleğin satışı arttığında oradaki raflardan gelen bilgi fabrikadaki üretimi ayarlayacak. Bu dijital üretimde simülasyon teknolojisi inanılmaz gelişecek. Nesnelerin interneti artık üretimin ayrılamaz bir parçası haline gelecek. Robotlar artık çok fazla insanın yerini alacak. Şöyle düşünün bir operatör bin kişinin çalıştığı bir fabrikayı tek başına idare edebilecek. Bambaşka bir üretim tarzına dünya emin adımlar ile ilerliyor. Bunun insanlar için önemi bir operatör bütün bir fabrikayı idare edebilecek ama asıl önemli olan o nesnelerin internetine hakim olan yazılımcılar ve robotları geliştirecek donanımcılar olacak. Yani çok yetenekli ve nitelikli beyaz yakalı insana ihtiyaç duyulacak. Şimdiden bizim eğitim sistemimizden başlayıp üretim sistemimize uygulamamız gerekiyor. Onun için 4'üncü sanayi devrimi artık Türkiye tribünlerde izleyici olmamalı, sahada oyuncu olmalıdır. Bunun çok yoğun bir çalışma yapıyoruz. Bakanlık olarak da akıllı üretim yönetmeleri ile ilgili çalışma yürütüyoruz. Hedefimiz bu defa Türkiye tribünden izleyen olmasın. "
Bakan Işık, yeni yasalaşan Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Kanunu ile şunları kaydetti:
"Türkiye 2002-2015 arasında birinci nesil reformlarla çok ciddi bir sıçrama yakaladı. 36 milyar dolarlık ihracatı 158 milyar dolara kadar çıkardı. Pek çok veri Türkiye'nin bir başarı hikâyesine imza attığını koyuyor. Ama şimdi ikinci nesil reformlar zamanıdır. Türkiye'nin artık daha fazla sürümden kazanarak büyüme şansı yok. "Daha fazla mal ihraç edeyim de ben gelirimi artırayım düşüncesi " artık Türkiye için yeterli bir düşünce değil. Türkiye artık daha katma değeri yüksek ürün üretmek durumundadır. Türkiye'nin üretim yapısının daha nitelikli hale gelmesi gerekiyor. Türkiye artık sürdürülebilir bir üretim yapısına geçmek durumundadır. Bunun başarılabilmesi için ikinci nesil reformlar dediğimiz reformları yapmak durumundayız. Bir taraftan da Türkiye üretimde 4'üncü sanayi devrimine hazırlanmak durumdadır. İşte bunlar için olmaz ise olmaz olan ARGE ve İnovasyondur. Bilim ve teknolojiyi Türkiye üreten, geliştiren ve satan bir ülke olmaktan başka yolu yoktur. Dolayısıyla biz bunun bilinci ARGE reform paketini Meclis'imize sevk ederek daha sonra yasalaştı. Çok önemli reformlar içeriyor. En önemli reform alanlarımızdan biri artık tasarım faaliyetlerini ARGE faaliyetleri gibi destekliyoruz. Bir Türk gömleğinin dünyada ortalama satış fiyatı 26 Dolar iken İtalyan gömleği 98 Dolar aradaki fark marka ve tasarımdan kaynaklanmaktadır. Şimdi o tasarımı biz yapabilirsek bizim gömleğimiz de 98 Dolara satılır. En azından 50 Dolara satılsa bile katma değerimizi iki katına çıkarmış oluruz. Biz bu yüzden tasarım faaliyetlerimizi ARGE merkezlerini desteklediğimiz gibi destekliyoruz. Teknoloji geliştirme bölgelerinde de tasarım geliştirme faaliyetlerinin önünü açıyoruz. Siparişe dayalı tasarım hizmetini geliştiriyoruz.
Bir KOBİ düşünün kendisi tasarım merkezi kuramıyor. O zaman tasarımı sipariş yolu ile yaptırdığımız için hem tasarım merkezlerimizi güçlendiriyoruz hem de KOBİ'lerimiz tasarımın avantajlarından yararlanıyor. Bu noktada ARGE ve İnovasyon- Eko sistemini de güçlendirecek birçok adım atıyoruz. Artık üniversite ve sanayi işbirliğini geliştirmeliyiz bu Türkiye için olmazsa olmaz başlıklardan bir tanesidir. Artık üniversite hocalarının sanayi ile işbirliği yapmasının önündeki engelleri tamamen kaldırıyoruz ki kaldırdık şu anda yasa yürürlüğe girdi. Bundan sonra ARGE merkezlerinin ve ARGE çalışmalarının devamı niteliğindeki çalışmaları da tamamen ARGE kapsamına alıyoruz.
İnsan kaynağımızın niteliğini arttırmak içinde pek çok düzenlemeyi bu pakette hayata geçirdik. ARGE için gerekli olan makine ve ekipman gibi malzemelerin ithalatını kolaylaştırmak için gümrük vergisini tamamen kaldırdık ve gümrük vergisi istisnası getirdik. Birde "Mavi Hat" uygulaması ile kargo sürecinde bizim ARGE merkezlerimiz veya Teknoparklarımızda ki ARGE şirketleri istediği malzemeye veya ekipmana kolayca ulaşabilecekler. Bu pakette çok çok önemli düzenlemeler var."
"Bakanlığımız sadece bakanın talimatları ile yönetilen bir bakanlık olmaktan ziyade bütün paydaşlarımızın katkı verdiği bir yönetişim anlayışı ile faaliyetlerini sürdüren bir bakanlıktır." diye konuşan Işık, Patent Kanunu ve genç girişimcilere verecekleri teşvikler ile ilgili çalışmalar hakkında da bilgi verdi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Sanayiciler, sanayi sektörü, iş dünyası, üniversiteler, üniversitelerimizdeki akademisyenlerimiz ve girişimcilerimiz ile çok güçlü bir iletişimimiz var. ARGE teşviklerinin kendilerine ulaşmasından daha öte bize ulaşmaları çok daha kolay olmuş durumdadır. Biz teşviklere ulaşılması konusunda da çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Biz "BAMS" dediğimiz bürokrasiyi azaltma, mevzuatı sadeleştirme programı ile bakanlığımızdaki işlemleri çok hızlandırıyoruz ve elektronik ortama aktarıyoruz.
Hedefimiz 2016 sonunda elektronik altyapımızı daha yeterli hale getirip 01Ocak 2017 tarihi itibarı ile Maliye Bakanlığımızın ıslak imza ile alma zorunluğu getirdiği kanun ile belirlenen 46 evrakın dışındaki tüm evrakları elektronik ortamda almayı hedefliyoruz. Böylece zaman ve enerji kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Artık başka kurumlardan girişimcilerimizin alıp getirdiği bazı evrakları sanayici ve girişimcilerimizden istemeyeceğiz. Bununla ilgili çok ciddi bu reformu şu anda fiilen başlattık ve gayet güzel yürüyor. 01Ocak 2017 tarihi itibarı ile de bu reform tamamen hayata geçmiş olacak. Orada sanayicilerimiz ile çok güçlü bir işbirliğimiz var. ARGE paketini biz sanayicilerimiz ile birlikte hazırladık ve şimdi de Patent kanunu ile ilgili hususları da birlikte çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki hafta bu çalışmaları Bakanlar Kurulumuza sunacağız ve hemen ardından TBMM'ye bu çalışmalarımızı sevk edeceğiz. Bu çalışmalar son derece önemlidir. Üretim reform paketini de tüm paydaşlarımız ile birlikte hazırlıyoruz ve onların görüşlerini o kadar önemsiyoruz ki gelen her bir görüşü arkadaşlarımız detaylı bir şekilde inceliyorlar ve analiz ediyorlar. Yani bakanlık olarak tüm paydaşlarımız ile birlikte çalışıyoruz. Bakanlığımız sadece bakanın talimatları ile yönetilen bir bakanlık olmaktan ziyade bütün paydaşlarımızın katkı verdiği bir yönetişim anlayışı ile faaliyetlerini sürdüren bir bakanlıktır."
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Türkiye'nin 1'inci, 2'nci ve 3'üncü sanayi devrimini kaçırdığını belirterek ülkemizin 4'üncü sanayi devrimini kaçırmaması gerektiğini söyledi.
Işık, sözlerine şöyle devam etti:
"4'üncü sanayi devrimine dünya hızla ilerliyor. 1'inci sanayi devrimi buharlı makinelerin icadı ile üretimde artık buhar gücünün kullanılmaya başlaması ile gerçekleşti. Türkiye maalesef bunu çok geriden takip etti. 2'inci sanayi devrimi dediğimiz elektrikli makinelerin üretimde kullanılmasıydı. Buda dünya için önemli bir gelişmeydi ancak Türkiye bunu da çok geriden takip etti. 3'üncü sanayi devrimi elektroniğin ve otomasyonun üretimde kullanılması ve robotların devreye girmesi ile üretimin daha fazla elektronik ortama kayması daha fazla otomasyona dayalı bir üretim yapısı gerçekleşti ki maalesef Türkiye bunu da çok geriden takip etti. Şimdi dünya 4'üncü sanayi devrimini tartışıyor. Bu devrimin temel özelliği de dijital sanayi yani dijital üretimdir. Artık pek çok eşya kendi aralarında konuşabilecek. İnsanlar kendi araların nasıl iletişim kuruyorlar ise pek çok eşyada araya insan girmeden kendi iletişimini kurabilecek. Çarpıcı bir örnek vermem gerekirse düşünün ki gömlek imalatı yapan bir fabrika, satış mağazalarının tüm reyonları ile iletişim halinde olacak. Diyelim ki 42 beden erkek beyaz gömleğin satışı arttığında oradaki raflardan gelen bilgi fabrikadaki üretimi ayarlayacak. Bu dijital üretimde simülasyon teknolojisi inanılmaz gelişecek. Nesnelerin interneti artık üretimin ayrılamaz bir parçası haline gelecek. Robotlar artık çok fazla insanın yerini alacak. Şöyle düşünün bir operatör bin kişinin çalıştığı bir fabrikayı tek başına idare edebilecek. Bambaşka bir üretim tarzına dünya emin adımlar ile ilerliyor. Bunun insanlar için önemi bir operatör bütün bir fabrikayı idare edebilecek ama asıl önemli olan o nesnelerin internetine hakim olan yazılımcılar ve robotları geliştirecek donanımcılar olacak. Yani çok yetenekli ve nitelikli beyaz yakalı insana ihtiyaç duyulacak. Şimdiden bizim eğitim sistemimizden başlayıp üretim sistemimize uygulamamız gerekiyor. Onun için 4'üncü sanayi devrimi artık Türkiye tribünlerde izleyici olmamalı, sahada oyuncu olmalıdır. Bunun çok yoğun bir çalışma yapıyoruz. Bakanlık olarak da akıllı üretim yönetmeleri ile ilgili çalışma yürütüyoruz. Hedefimiz bu defa Türkiye tribünden izleyen olmasın. "
Bakan Işık, yeni yasalaşan Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Kanunu ile şunları kaydetti:
"Türkiye 2002-2015 arasında birinci nesil reformlarla çok ciddi bir sıçrama yakaladı. 36 milyar dolarlık ihracatı 158 milyar dolara kadar çıkardı. Pek çok veri Türkiye'nin bir başarı hikâyesine imza attığını koyuyor. Ama şimdi ikinci nesil reformlar zamanıdır. Türkiye'nin artık daha fazla sürümden kazanarak büyüme şansı yok. "Daha fazla mal ihraç edeyim de ben gelirimi artırayım düşüncesi " artık Türkiye için yeterli bir düşünce değil. Türkiye artık daha katma değeri yüksek ürün üretmek durumundadır. Türkiye'nin üretim yapısının daha nitelikli hale gelmesi gerekiyor. Türkiye artık sürdürülebilir bir üretim yapısına geçmek durumundadır. Bunun başarılabilmesi için ikinci nesil reformlar dediğimiz reformları yapmak durumundayız. Bir taraftan da Türkiye üretimde 4'üncü sanayi devrimine hazırlanmak durumdadır. İşte bunlar için olmaz ise olmaz olan ARGE ve İnovasyondur. Bilim ve teknolojiyi Türkiye üreten, geliştiren ve satan bir ülke olmaktan başka yolu yoktur. Dolayısıyla biz bunun bilinci ARGE reform paketini Meclis'imize sevk ederek daha sonra yasalaştı. Çok önemli reformlar içeriyor. En önemli reform alanlarımızdan biri artık tasarım faaliyetlerini ARGE faaliyetleri gibi destekliyoruz. Bir Türk gömleğinin dünyada ortalama satış fiyatı 26 Dolar iken İtalyan gömleği 98 Dolar aradaki fark marka ve tasarımdan kaynaklanmaktadır. Şimdi o tasarımı biz yapabilirsek bizim gömleğimiz de 98 Dolara satılır. En azından 50 Dolara satılsa bile katma değerimizi iki katına çıkarmış oluruz. Biz bu yüzden tasarım faaliyetlerimizi ARGE merkezlerini desteklediğimiz gibi destekliyoruz. Teknoloji geliştirme bölgelerinde de tasarım geliştirme faaliyetlerinin önünü açıyoruz. Siparişe dayalı tasarım hizmetini geliştiriyoruz.
Bir KOBİ düşünün kendisi tasarım merkezi kuramıyor. O zaman tasarımı sipariş yolu ile yaptırdığımız için hem tasarım merkezlerimizi güçlendiriyoruz hem de KOBİ'lerimiz tasarımın avantajlarından yararlanıyor. Bu noktada ARGE ve İnovasyon- Eko sistemini de güçlendirecek birçok adım atıyoruz. Artık üniversite ve sanayi işbirliğini geliştirmeliyiz bu Türkiye için olmazsa olmaz başlıklardan bir tanesidir. Artık üniversite hocalarının sanayi ile işbirliği yapmasının önündeki engelleri tamamen kaldırıyoruz ki kaldırdık şu anda yasa yürürlüğe girdi. Bundan sonra ARGE merkezlerinin ve ARGE çalışmalarının devamı niteliğindeki çalışmaları da tamamen ARGE kapsamına alıyoruz.
İnsan kaynağımızın niteliğini arttırmak içinde pek çok düzenlemeyi bu pakette hayata geçirdik. ARGE için gerekli olan makine ve ekipman gibi malzemelerin ithalatını kolaylaştırmak için gümrük vergisini tamamen kaldırdık ve gümrük vergisi istisnası getirdik. Birde "Mavi Hat" uygulaması ile kargo sürecinde bizim ARGE merkezlerimiz veya Teknoparklarımızda ki ARGE şirketleri istediği malzemeye veya ekipmana kolayca ulaşabilecekler. Bu pakette çok çok önemli düzenlemeler var."
"Bakanlığımız sadece bakanın talimatları ile yönetilen bir bakanlık olmaktan ziyade bütün paydaşlarımızın katkı verdiği bir yönetişim anlayışı ile faaliyetlerini sürdüren bir bakanlıktır." diye konuşan Işık, Patent Kanunu ve genç girişimcilere verecekleri teşvikler ile ilgili çalışmalar hakkında da bilgi verdi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Sanayiciler, sanayi sektörü, iş dünyası, üniversiteler, üniversitelerimizdeki akademisyenlerimiz ve girişimcilerimiz ile çok güçlü bir iletişimimiz var. ARGE teşviklerinin kendilerine ulaşmasından daha öte bize ulaşmaları çok daha kolay olmuş durumdadır. Biz teşviklere ulaşılması konusunda da çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Biz "BAMS" dediğimiz bürokrasiyi azaltma, mevzuatı sadeleştirme programı ile bakanlığımızdaki işlemleri çok hızlandırıyoruz ve elektronik ortama aktarıyoruz.
Hedefimiz 2016 sonunda elektronik altyapımızı daha yeterli hale getirip 01Ocak 2017 tarihi itibarı ile Maliye Bakanlığımızın ıslak imza ile alma zorunluğu getirdiği kanun ile belirlenen 46 evrakın dışındaki tüm evrakları elektronik ortamda almayı hedefliyoruz. Böylece zaman ve enerji kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Artık başka kurumlardan girişimcilerimizin alıp getirdiği bazı evrakları sanayici ve girişimcilerimizden istemeyeceğiz. Bununla ilgili çok ciddi bu reformu şu anda fiilen başlattık ve gayet güzel yürüyor. 01Ocak 2017 tarihi itibarı ile de bu reform tamamen hayata geçmiş olacak. Orada sanayicilerimiz ile çok güçlü bir işbirliğimiz var. ARGE paketini biz sanayicilerimiz ile birlikte hazırladık ve şimdi de Patent kanunu ile ilgili hususları da birlikte çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki hafta bu çalışmaları Bakanlar Kurulumuza sunacağız ve hemen ardından TBMM'ye bu çalışmalarımızı sevk edeceğiz. Bu çalışmalar son derece önemlidir. Üretim reform paketini de tüm paydaşlarımız ile birlikte hazırlıyoruz ve onların görüşlerini o kadar önemsiyoruz ki gelen her bir görüşü arkadaşlarımız detaylı bir şekilde inceliyorlar ve analiz ediyorlar. Yani bakanlık olarak tüm paydaşlarımız ile birlikte çalışıyoruz. Bakanlığımız sadece bakanın talimatları ile yönetilen bir bakanlık olmaktan ziyade bütün paydaşlarımızın katkı verdiği bir yönetişim anlayışı ile faaliyetlerini sürdüren bir bakanlıktır."
