2012-06-28 - 15:17
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz aldı. Gündemdışı konuşmalara cevap veren Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, okul sütü nedeniyle gıda zehirlenmesi teşhisi konulmuş bir tek olayın bulunmadığını belirtti. Genel Kurul'da ayrıca, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, söz alarak, Srebrenitsa katliamını kınadılar. Bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan ''torba teklifin'' 2. bölümünde yer alan maddeler kabul edilerek 3. bölüme geçildi.
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan Genel Kurul'da üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin, Denizli'deki süt dağıtımına ilişkin bazı iddiaları gündeme getirerek, ''Süt olayında yaşanan kirli ilişkiler iktidarın alın kiri olarak tarihte yerini alacaktır'' diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, çiftçilerin sorunlarına ilişkin yaptığı gündemdı konuşmada, Hükümet'in çiftçiye verdiği kredilerde övündüğünü belirerek, ''Aldığın verginin kaçta kaçını çiftçiye veriyorsun- Tabii ki vereceksin, çiftçini korumak zorundasın. Cebinden değil, milletin parasını veriyorsun'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, Kocaeli'nin kurtuluş yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz alarak, Kocaeli denilince akla körfezin geldiğini ifade etti. Aygün, körfezin 8 yıl önceki hali ile şimdiki halinin çok farklı olduğunu belirterek, geçmişte fabrika atıkları, kanalizasyonun körfeze akıtıldığını, körfezin yanına bile yanaşılmadığını belirtti. Aygün, bugün ise Kocaeli'nin, körfezine kavuştuğunu kaydetti.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Bakan Eker, okul sütü programı başlamadan önce Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla gerekli koordinasyon yapılarak ihale açıldığını, Türkiye'deki kutu sütü üretimi yapan bütün firmaların davet edildiğini, 17 firmanın katıldığını, bir firmanın hukuki durumu nedeniyle 16 firma tarafından tedarik yapıldığını anımsattı.
Eker, 2 Mayıs 2012'de başlayan okul sütü uygulamasının, okulların tatil olduğu 8 Haziran'a kadar devam ettiğini belirterek, ''Bu dağıtım esnasında, süt nedeniyle gıda zehirlenmesi teşhisi konulmuş bir tek hadise yok. Süt içtikten sonra rahatsızlığını beyan eden çocuklarımızdan hiçbirine gıda zehirlenmesi teşhisi konulmadı. 1488 numune alınıp analiz yapıldı, analiz sonucunda bir tek numunede hastalığa neden olan bir mikroorganizmaya da rastlanmadı'' diye konuştu.
Türkiye'de ilk kez uygulanan okul sütü programının başarılı şekilde sonuçlandığını, amacına ulaştığını kaydeden Eker, üretici, çocuklar ve sanayiciler için yararlı bir proje olduğunu dile getirdi.
Eker, sorun yaşanması halinde gerekli hassasiyet gösterildiğini, şikayetlerin görüldüğü yerlerin hassasiyetle takip edildiğini, o seri sütlerin piyasadan toplandığını vurguladı.
Denizli'deki laboratuvarın kapanmasının süt programıyla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, bu kararın daha önce alındığını kaydeden Eker, buranın, bazı teknik donanımlarda Türkiye'deki laboratuvar standartlarına uymadığı bakanlık tarafından tespit edildiği için faaliyetlerine ara verildiğini bildirdi.
Tarım sektörüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Eker, çiftçiye 2002'de 1 milyar 868 milyon lira verilirken, 2011'de 7 milyar 84 milyon lira ödediklerini bildirdi. Eker, 2003-2012 arasında ödedikleri nakit tarımsal desteğin 48 milyar 780 milyon lira olduğunu, 2012 sonu itibariyle 50 milyarı bulacağını vurguladı.
Eker, 2002'de 186 milyon lira prim desteğinin, 2011'de 2 milyar 502 milyon liraya; hayvancılık desteğinin 83 milyon liradan, 2012'de 1 milyar 883 milyon liraya çıktığını ifade etti.
Genel Kurul'da ayrıca, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, söz alarak, Srebrenitsa katliamını kınadılar.
TBMM Genel Kurulu'nda, çeşitli kanunlarda değişiklik öngören ''torba teklif''in görüşmelerine geçildi.
Genel Kurul'da, CHP'nin, belediye denetimlerinde farklılıklarla ortaya çıkan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili açılan davada ciddi hiçbir suçlama olmadığını savundu.
İddianamede İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin suç örgütü, belediye başkanının da çete başı olarak gösterildiğini belirten Yüksel, ''Sadece bu baskılar değil İzmir'in projeleri de engellenmektedir'' dedi.
Yüksel, ''projelerin engellenmesine'' ilişkin iddiaların yer kartonları kürsüden gösterdi.
AK Parti İzmir Milletvekili Ali Aşlık, yargıya intikal eden bir konuda konuşmanın anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
Aşlık, CHP'ye eleştirilerde bulunarak, ''Beceriksizliğinizin adına 'engel koyma' diyorsunuz'' diye konuştu.
Genel Kurulda, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Daha sonra çeşitli kanunlarda değişiklik öngören ''torba teklif''in görüşmelerine geçildi.
Bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifinin görüşmeleri sırasında, Hazine'ye ve Başkent Doğalgaz A.Ş'e ait hisselerin bir arada özelleştirilmesine yönelik madde üzerinde, AK Parti'li milletvekillerince önerge verildi.
Kabul edilen önergeyle, lisansın verilmesinden itibaren dağıtım şirketinin sistem kullanım bedeli ve taşıma bedeli tarifesinin 10 yıllık uygulama süresi, 8 yıla düşürüldü.
Lisansın verilmesinden itaberen dağıtım şirketinin sistem kullanım bedeli olan 0,05555 dolar/metreküp karşılığı lira ve taşıma bedeli 0,0077 dolar/metreküp karşılığı lira yönündeki tarifenin uygulanmasına; dağıtım şirketinin hisselerinin özelleştirilmesine dair hisse satış sözleşmesinin imza tarihini takip eden 8 yıl süresince devam edilecek.
Hisse satış sözleşmesi bedelinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na vadeli ödenmesi halinde, BOTAŞ Genel Müdürlüğü'ne alacaklarının tahsilinde öncelik imkanı sağlanacak.
Teklife eklenen bir maddeyle, Hazine arazilerinin, arazinin en az rayiç bedeli kadar olması kaydıyla eğitimle ilgili yatırımlara tahsis edilmesi sağlanıyor.
İlan yapılmayan ihalelerde ihale dokümanı, sadece davet edilenlere satılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifine, önergeyle yeni bir madde eklendi.
İlan yapılmayan ihalelerde ihale dokümanının, idare tarafından sadece davet edilenlere satılacağına ilişkin madde, muhalefetin tepkisini çekti.
Muhalefetin eleştirileri ve sorularına yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yeni maddenin, Kamu İhale Kanunu'nun ruhu ve özüne dokunmadığını belirtti.
Bayraktar, herkesin dosya alıp inceleyebildiğini ifade ederek, ancak doküman aldığında teklif verme hakkının doğduğunu, bunun da cevap vermeyi gerektirdiğini, bu nedenle ihale sürecinin uzadığını kaydetti. Bayraktar, ''(Dosyaya bakamaz, dosyayı alamaz, ihaleye giremez, şeffaflık kaldırıyor) Bunlar nereden çıkıyor-'' diye sordu.
Devletin acil işlerinin, acil yapılması gerektiğini, bu düzenlemeyi bunun için getirdiklerini vurgulayan Bayraktar, yasanın acil işlerde idarelere, ''senin acil işin olduğunda bu işi iyi yapanları çağır'' deme hakkı verdiğini anlattı.
Bayraktar, maddenin arkasında yolsuzluk aramanın haksızlık ve kişinin kötü düşüncesi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
''Bunlar da Sayıştay'ın denetimine, yargıya tabidir. 10 kişiyi davet ettiniz, 70 kişi teklif veriyor, cevap vermek zorundasınız. 1 ayda bitmesi gereken ihaleyi 6 ayda bitiremiyoruz. Kimseyi aldatmıyorum. Benim bakanlığım ihale yapmıyor. Bir tane ihale veya başka yolsuzluk varsa her türlü cezaya razıyız. TOKİ'de 30 bin ihale yaptık, 3 bini büyük, 27 bini küçüktür. Çok sıkı denetlendik. Yolsuzluğa bulaşmadık, bundan sonra da bulaşmayacağız. Fikri bozuk olan dervişlerden değiliz. İdare yanlış kişileri davet ediyorsa Sayıştay, KİT Komisyonu denetlesin. Fakat devletin, hükümetin elini kolunu bağlamak doğru değildir. Canlı örnekleri var. Önergenin arkasında bir milim kötü niyet aramayın.''
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Kamu İhale Kanunu'nun temel felsefesinin, ihalelerin rekabet ortamı ve saydam şekilde yapılması olduğunu belirtti. Hamzaçebi, ihaleye katılmasa, davet edilmese de ilgilenen herkesin şartnameyi alabilme hakkı bulunduğunu dile getirdi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, düzenlemenin, yeni yolsuzluklar maddesi olduğunu öne sürerek, bunun çıkarılmasını istedi.
Ayrıca, kabul edilen bir başka önergeyle, ÖSYM'nin kurduğu veya iştirak ettiği şirketten ÖSYM'nin yapacağı mal ve hizmet alımlarında YÖK'ün uygun görüşü alınmak kaydıyla sınav faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik olarak yapılacak mal ve hizmet alımlarının, Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında tutulması kabul edildi.
Yapıların, özürlülerin erişebilirliğine uygun hale getirilmesine yönelik tanınan süreye 2 yıl daha eklendi. Bu süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, 25 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait resmi yapılar, yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor, sosyal ve kültürel alanlar, gerçek ve tüzel kişilerce yapılar, umuma açık hizmet veren her türlü yapıların, özürlülerin erişilebilirliğine uygun hale getirilmesi için kanunla tanınan 7 yıllık süreyi, 8 yıla çıkaran maddeye, önergeyle yeni fıkralar eklendi.
Buna göre, denetim sonucunda belediye, kamu kurum ve kuruluşları, umuma açık hizmet veren yapı ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine, eksiklikleri tamamlamaları için 2 yıl daha ek süre verilebilecek.
Umuma açık hizmet veren her tülü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarının sahibi olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişiler, verilen sürenin sonunda yükümlülüklerini yerine getirmezse, her bir tespit için bin liradan 5 bin liraya kadar idari para cezasına çarptırılacak. Belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ise eksikliklerini tamamlamamaları halinde her bir tespit için 5 bin liradan 25 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Genel bütçeye gelir kaydedilen ceza tutarları dikkate alınarak, erişilebilirlik konusunda projelerde kullanılmak üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine ödenek öngörülecek.
Eklenen bir başka maddeyle, tıp fakültesi son sınıf öğrencilerine aylık ücret ödenmesi sağlandı.
AK Parti, CHP ve MHP milletvekillerinin ortak imzasının olduğu önergeyle, GATA dahil, tıp fakültelerinin son sınıfında okuyan öğrenciler, intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında aylık ücret alacak.
4,350 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutardaki aylık ücret, 12 ay boyunca ödenecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ''al ya da öde'' anlaşmasıyla ilgili İran, Rusya ve Azerbaycan'da Türkiye'nin bir dolar parasının kalmadığını ifade etti.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan ''torba teklifin'' görüşmeleri sürüyor.
Teklife ihdas edilen maddeyle, 1999-2005 yılları arasında disiplin suçu nedeniyle görevine son verilen memurlardan daha sonra göreve başlayanların, aradaki geçen sosyal güvenlik prim borçları, mensup oldukları kurum tarafından ödenecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, toplam 630 kişinin bu düzenlemeden yararlanacağını söyledi.
Yıldız, bir soru üzerine, 2007 yılından başlayıp ''al ya da öde'' anlaşmasıyla ilgili gerek İran, gerek Rusya gerek Azerbaycan'da Türkiye'nin bir dolar parasının kalmadığını ifade etti.
Öte yandan eklenen bir başka maddeyle de gençlik ve spor faaliyetlerinde görev alanların sigorta işlemlerinin yapılmamasından dolayı, kurum ve kuruluşların cezai işlemle karşılaşması önlendi.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan ''torba teklifin'' 2. bölümünde yer alan maddeler kabul edildi.
Teklifin görüşmeleri sırasında çok sayıda yeni madde eklenmesine yönelik verilen önerge kabul edilirken, önergeler arasında iktidar ile muhalefet milletvekillerinin ortak imzalarının bulunduğu önergeler de yer aldı.
''Temel kanun'' olarak ele alınan teklifin 3. bölümü üzerindeki konuşmalar sırasında, AK Parti ile CHP ve MHP'li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti Grubu'nun Meclis'ten ayrıldığını ifade ederek, görüşmelere bugün devam edilmesini istedi. Şandır, ''Bu durum Meclis'e saygısızlıktır'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de görüşmelere bugün devam edilmesini istedi.
Verilen aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi bugün saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin, Denizli'deki süt dağıtımına ilişkin bazı iddiaları gündeme getirerek, ''Süt olayında yaşanan kirli ilişkiler iktidarın alın kiri olarak tarihte yerini alacaktır'' diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, çiftçilerin sorunlarına ilişkin yaptığı gündemdı konuşmada, Hükümet'in çiftçiye verdiği kredilerde övündüğünü belirerek, ''Aldığın verginin kaçta kaçını çiftçiye veriyorsun- Tabii ki vereceksin, çiftçini korumak zorundasın. Cebinden değil, milletin parasını veriyorsun'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, Kocaeli'nin kurtuluş yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz alarak, Kocaeli denilince akla körfezin geldiğini ifade etti. Aygün, körfezin 8 yıl önceki hali ile şimdiki halinin çok farklı olduğunu belirterek, geçmişte fabrika atıkları, kanalizasyonun körfeze akıtıldığını, körfezin yanına bile yanaşılmadığını belirtti. Aygün, bugün ise Kocaeli'nin, körfezine kavuştuğunu kaydetti.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Bakan Eker, okul sütü programı başlamadan önce Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla gerekli koordinasyon yapılarak ihale açıldığını, Türkiye'deki kutu sütü üretimi yapan bütün firmaların davet edildiğini, 17 firmanın katıldığını, bir firmanın hukuki durumu nedeniyle 16 firma tarafından tedarik yapıldığını anımsattı.
Eker, 2 Mayıs 2012'de başlayan okul sütü uygulamasının, okulların tatil olduğu 8 Haziran'a kadar devam ettiğini belirterek, ''Bu dağıtım esnasında, süt nedeniyle gıda zehirlenmesi teşhisi konulmuş bir tek hadise yok. Süt içtikten sonra rahatsızlığını beyan eden çocuklarımızdan hiçbirine gıda zehirlenmesi teşhisi konulmadı. 1488 numune alınıp analiz yapıldı, analiz sonucunda bir tek numunede hastalığa neden olan bir mikroorganizmaya da rastlanmadı'' diye konuştu.
Türkiye'de ilk kez uygulanan okul sütü programının başarılı şekilde sonuçlandığını, amacına ulaştığını kaydeden Eker, üretici, çocuklar ve sanayiciler için yararlı bir proje olduğunu dile getirdi.
Eker, sorun yaşanması halinde gerekli hassasiyet gösterildiğini, şikayetlerin görüldüğü yerlerin hassasiyetle takip edildiğini, o seri sütlerin piyasadan toplandığını vurguladı.
Denizli'deki laboratuvarın kapanmasının süt programıyla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, bu kararın daha önce alındığını kaydeden Eker, buranın, bazı teknik donanımlarda Türkiye'deki laboratuvar standartlarına uymadığı bakanlık tarafından tespit edildiği için faaliyetlerine ara verildiğini bildirdi.
Tarım sektörüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Eker, çiftçiye 2002'de 1 milyar 868 milyon lira verilirken, 2011'de 7 milyar 84 milyon lira ödediklerini bildirdi. Eker, 2003-2012 arasında ödedikleri nakit tarımsal desteğin 48 milyar 780 milyon lira olduğunu, 2012 sonu itibariyle 50 milyarı bulacağını vurguladı.
Eker, 2002'de 186 milyon lira prim desteğinin, 2011'de 2 milyar 502 milyon liraya; hayvancılık desteğinin 83 milyon liradan, 2012'de 1 milyar 883 milyon liraya çıktığını ifade etti.
Genel Kurul'da ayrıca, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, söz alarak, Srebrenitsa katliamını kınadılar.
TBMM Genel Kurulu'nda, çeşitli kanunlarda değişiklik öngören ''torba teklif''in görüşmelerine geçildi.
Genel Kurul'da, CHP'nin, belediye denetimlerinde farklılıklarla ortaya çıkan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili açılan davada ciddi hiçbir suçlama olmadığını savundu.
İddianamede İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin suç örgütü, belediye başkanının da çete başı olarak gösterildiğini belirten Yüksel, ''Sadece bu baskılar değil İzmir'in projeleri de engellenmektedir'' dedi.
Yüksel, ''projelerin engellenmesine'' ilişkin iddiaların yer kartonları kürsüden gösterdi.
AK Parti İzmir Milletvekili Ali Aşlık, yargıya intikal eden bir konuda konuşmanın anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
Aşlık, CHP'ye eleştirilerde bulunarak, ''Beceriksizliğinizin adına 'engel koyma' diyorsunuz'' diye konuştu.
Genel Kurulda, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Daha sonra çeşitli kanunlarda değişiklik öngören ''torba teklif''in görüşmelerine geçildi.
Bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifinin görüşmeleri sırasında, Hazine'ye ve Başkent Doğalgaz A.Ş'e ait hisselerin bir arada özelleştirilmesine yönelik madde üzerinde, AK Parti'li milletvekillerince önerge verildi.
Kabul edilen önergeyle, lisansın verilmesinden itibaren dağıtım şirketinin sistem kullanım bedeli ve taşıma bedeli tarifesinin 10 yıllık uygulama süresi, 8 yıla düşürüldü.
Lisansın verilmesinden itaberen dağıtım şirketinin sistem kullanım bedeli olan 0,05555 dolar/metreküp karşılığı lira ve taşıma bedeli 0,0077 dolar/metreküp karşılığı lira yönündeki tarifenin uygulanmasına; dağıtım şirketinin hisselerinin özelleştirilmesine dair hisse satış sözleşmesinin imza tarihini takip eden 8 yıl süresince devam edilecek.
Hisse satış sözleşmesi bedelinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na vadeli ödenmesi halinde, BOTAŞ Genel Müdürlüğü'ne alacaklarının tahsilinde öncelik imkanı sağlanacak.
Teklife eklenen bir maddeyle, Hazine arazilerinin, arazinin en az rayiç bedeli kadar olması kaydıyla eğitimle ilgili yatırımlara tahsis edilmesi sağlanıyor.
İlan yapılmayan ihalelerde ihale dokümanı, sadece davet edilenlere satılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifine, önergeyle yeni bir madde eklendi.
İlan yapılmayan ihalelerde ihale dokümanının, idare tarafından sadece davet edilenlere satılacağına ilişkin madde, muhalefetin tepkisini çekti.
Muhalefetin eleştirileri ve sorularına yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yeni maddenin, Kamu İhale Kanunu'nun ruhu ve özüne dokunmadığını belirtti.
Bayraktar, herkesin dosya alıp inceleyebildiğini ifade ederek, ancak doküman aldığında teklif verme hakkının doğduğunu, bunun da cevap vermeyi gerektirdiğini, bu nedenle ihale sürecinin uzadığını kaydetti. Bayraktar, ''(Dosyaya bakamaz, dosyayı alamaz, ihaleye giremez, şeffaflık kaldırıyor) Bunlar nereden çıkıyor-'' diye sordu.
Devletin acil işlerinin, acil yapılması gerektiğini, bu düzenlemeyi bunun için getirdiklerini vurgulayan Bayraktar, yasanın acil işlerde idarelere, ''senin acil işin olduğunda bu işi iyi yapanları çağır'' deme hakkı verdiğini anlattı.
Bayraktar, maddenin arkasında yolsuzluk aramanın haksızlık ve kişinin kötü düşüncesi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
''Bunlar da Sayıştay'ın denetimine, yargıya tabidir. 10 kişiyi davet ettiniz, 70 kişi teklif veriyor, cevap vermek zorundasınız. 1 ayda bitmesi gereken ihaleyi 6 ayda bitiremiyoruz. Kimseyi aldatmıyorum. Benim bakanlığım ihale yapmıyor. Bir tane ihale veya başka yolsuzluk varsa her türlü cezaya razıyız. TOKİ'de 30 bin ihale yaptık, 3 bini büyük, 27 bini küçüktür. Çok sıkı denetlendik. Yolsuzluğa bulaşmadık, bundan sonra da bulaşmayacağız. Fikri bozuk olan dervişlerden değiliz. İdare yanlış kişileri davet ediyorsa Sayıştay, KİT Komisyonu denetlesin. Fakat devletin, hükümetin elini kolunu bağlamak doğru değildir. Canlı örnekleri var. Önergenin arkasında bir milim kötü niyet aramayın.''
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Kamu İhale Kanunu'nun temel felsefesinin, ihalelerin rekabet ortamı ve saydam şekilde yapılması olduğunu belirtti. Hamzaçebi, ihaleye katılmasa, davet edilmese de ilgilenen herkesin şartnameyi alabilme hakkı bulunduğunu dile getirdi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, düzenlemenin, yeni yolsuzluklar maddesi olduğunu öne sürerek, bunun çıkarılmasını istedi.
Ayrıca, kabul edilen bir başka önergeyle, ÖSYM'nin kurduğu veya iştirak ettiği şirketten ÖSYM'nin yapacağı mal ve hizmet alımlarında YÖK'ün uygun görüşü alınmak kaydıyla sınav faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik olarak yapılacak mal ve hizmet alımlarının, Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında tutulması kabul edildi.
Yapıların, özürlülerin erişebilirliğine uygun hale getirilmesine yönelik tanınan süreye 2 yıl daha eklendi. Bu süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, 25 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait resmi yapılar, yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor, sosyal ve kültürel alanlar, gerçek ve tüzel kişilerce yapılar, umuma açık hizmet veren her türlü yapıların, özürlülerin erişilebilirliğine uygun hale getirilmesi için kanunla tanınan 7 yıllık süreyi, 8 yıla çıkaran maddeye, önergeyle yeni fıkralar eklendi.
Buna göre, denetim sonucunda belediye, kamu kurum ve kuruluşları, umuma açık hizmet veren yapı ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine, eksiklikleri tamamlamaları için 2 yıl daha ek süre verilebilecek.
Umuma açık hizmet veren her tülü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarının sahibi olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişiler, verilen sürenin sonunda yükümlülüklerini yerine getirmezse, her bir tespit için bin liradan 5 bin liraya kadar idari para cezasına çarptırılacak. Belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ise eksikliklerini tamamlamamaları halinde her bir tespit için 5 bin liradan 25 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Genel bütçeye gelir kaydedilen ceza tutarları dikkate alınarak, erişilebilirlik konusunda projelerde kullanılmak üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine ödenek öngörülecek.
Eklenen bir başka maddeyle, tıp fakültesi son sınıf öğrencilerine aylık ücret ödenmesi sağlandı.
AK Parti, CHP ve MHP milletvekillerinin ortak imzasının olduğu önergeyle, GATA dahil, tıp fakültelerinin son sınıfında okuyan öğrenciler, intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında aylık ücret alacak.
4,350 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutardaki aylık ücret, 12 ay boyunca ödenecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ''al ya da öde'' anlaşmasıyla ilgili İran, Rusya ve Azerbaycan'da Türkiye'nin bir dolar parasının kalmadığını ifade etti.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan ''torba teklifin'' görüşmeleri sürüyor.
Teklife ihdas edilen maddeyle, 1999-2005 yılları arasında disiplin suçu nedeniyle görevine son verilen memurlardan daha sonra göreve başlayanların, aradaki geçen sosyal güvenlik prim borçları, mensup oldukları kurum tarafından ödenecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, toplam 630 kişinin bu düzenlemeden yararlanacağını söyledi.
Yıldız, bir soru üzerine, 2007 yılından başlayıp ''al ya da öde'' anlaşmasıyla ilgili gerek İran, gerek Rusya gerek Azerbaycan'da Türkiye'nin bir dolar parasının kalmadığını ifade etti.
Öte yandan eklenen bir başka maddeyle de gençlik ve spor faaliyetlerinde görev alanların sigorta işlemlerinin yapılmamasından dolayı, kurum ve kuruluşların cezai işlemle karşılaşması önlendi.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan ''torba teklifin'' 2. bölümünde yer alan maddeler kabul edildi.
Teklifin görüşmeleri sırasında çok sayıda yeni madde eklenmesine yönelik verilen önerge kabul edilirken, önergeler arasında iktidar ile muhalefet milletvekillerinin ortak imzalarının bulunduğu önergeler de yer aldı.
''Temel kanun'' olarak ele alınan teklifin 3. bölümü üzerindeki konuşmalar sırasında, AK Parti ile CHP ve MHP'li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti Grubu'nun Meclis'ten ayrıldığını ifade ederek, görüşmelere bugün devam edilmesini istedi. Şandır, ''Bu durum Meclis'e saygısızlıktır'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de görüşmelere bugün devam edilmesini istedi.
Verilen aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi bugün saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
