2008-12-02 - 12:10
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Okur Meclisi üyelerini kabulde konuşan TBMM Başkanı Köksal Toptan, basın özgürlüğünün ''sorumluluğu'' beraberinde taşıdığı ölçüde dürüst olacağını belirterek, basının kendi iç denetimini gerçekleştirmesinin önemine dikkat çekti.
TBMM Başkanı Toptan, kabulde yaptığı konuşmada, Hürriyet Gazetesinin
oluşturduğu Okur Meclisinin Türkiye'de bir ilk olduğunu ifade ederek, TBMM adına
bu oluşumu kutladı.
Özgür basının, demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından birisi olduğunu
kaydeden Toptan, şunları söyledi:
''Özgür basının sayesindedir ki bir toplumun 'açık toplum' haline gelmesi
sağlanmakta, iletişim kurulabilmekte, bir taraftan yönetilenler ve yönetenler
arasında bağ kurulurken, öbür taraftan kamu adına denetim görevi
gerçekleştirilmektedir. O nedenle özgür basınla demokrasi atbaşı giden iki
kavramdır.
Bir toplumda çok ileri demokrasi, çok kötü basın özgürlüğü olamaz.
İkisinin beraber olması gerekir. Çok iyi bir demokrasi varsa çok özgür basın da
vardır. Tersinden baktığımız zaman, özgür bir basın varsa çok iyi demokrasi de
vardır. Bunlar birbirlerini tamamlayan çok önemli kavramlardır. Türkiye'nin, bu
iki kavramı beraber geliştirmesi için çok önemli adımları gerçekleştirdik ama
kabul etmek lazım ki hala önünde aşması gereken engeller bulunan bir ülkeyiz.
''
Okuyucunun gazete yönetimi ile iletişim kurarak, gazetenin yayın
politikası konusundaki görüşlerini aktarması, iletişim sağlanmasının önemine
işaret eden Toptan, bu durumun daha özgür, daha sorumlu bir basının ortaya
çıkması bakımından çok büyük önem taşıdığını söyledi.
''Biz politikacılar için basın, olmazsa olmaz. Herhalde basın için de
siyasetçiler olmazsa olmaz önemli unsurlardır'' görüşünü dile getiren Toptan,
basın özgürlüğünün ''sorumluluğu'' beraberinde taşıdığı ölçüde dürüst olacağını
belirterek, basının kendi iç denetimini gerçekleştirmesinin önemini vurguladı.
Toptan, basın özgürlüğünün kişisel hırslar ve amaçlar için değil, kamu
için kullanılması gerektiğini ifade ederek, siyasetçilerin de haklarını kişisel
amaçlar için değil, kamu menfaatleri için kullanması gerektiğini söyledi. Basınla
siyasetçiler arasında bu açıdan da benzerlik bulunduğunu kaydeden Toptan, Okur
Meclisinin bundan sonra Hürriyet Gazetesi yönetimi için de önemli bir yol
göstericisi olacağını belirtti.
Okuyucuların gazete yönetimiyle iletişim kurmasının ve gazete yönetiminin
sorumluluk içinde görev yapmasının ortaya demokratik bir tablo çıkaracağını
anlatan Toptan, Okur Meclisinin yarısının kadın olmasından duyduğu memnuniyeti de
dile getirdi.
-KADIN MECLİS BAŞKANI-
Meclis'teki kadın milletvekili oranının yüzde 9 olduğunu hatırlatan
Toptan, bu oranın Ürdün'de yüzde 12 olduğunu söyledi. Siyasi parti genel
başkanlarının, yerel seçimlerde kadınlara daha çok görev verme konusunda fikir
birliği içinde olduklarını belirten Toptan, bundan büyük bir memnuniyet duyduğunu
ifade etti.
Meclis Başkanlık Divanında görev alan kadın milletvekilleri ile gurur
duyduklarını belirten Toptan, ''Ümit ediyorum ki bir gün Meclis Başkanı kadın
olur. Bu topraklar böylesi güzelliklere tanıklık etmiştir. Antalya'nın Kaş
ilçesindeki Patara antik meclisinin başkanlarından birinin kadın olduğuna dair
çok güçlü kanıtlar var. İnşallah, 2300 sene beklemiş olsak da bir kadın Meclis
Başkanına Türkiye yakın zamanda kavuşur'' diye konuştu.
-ÖZKÖK'ÜN SÖZLERİ-
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de Okur Meclisinin
çalışmaya başlamadan önce gitmesi gereken ilk yerin TBMM olduğunu düşündüklerini
ifade ederek, kamuya açık hizmet yapan kuruluşların, mutlaka Meclisin sahip
olduğu özelliklere sahip olması gerektiğini söyledi.
Siyasetçiler ile gazeteciler arasındaki ''kardeşliğin'' eleştirmemek
anlamına gelen bir ilişki biçimi olmadığını belirterek, toplumun daha da ileriye
götürülmesi için karşılıklı eleştiri mekanizmasının sağlıklı bir şekilde
yürütülmesi gerektiğini ifade etti. TBMM çatısı altında çalışmaya başlamanın
kendileri açısından önemini dile getiren Özkök, Okur Meclisinin gazetelerinin
sahibi Aydın Doğan ve İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı'nın girişimleriyle
oluşturulduğunu söyledi.
Okur Meclisinin Türkiye'de bir ilk olduğunu kaydeden Özkök, ''gazeteciler
açısından, okurlarıyla karşılıklı görüşmeyi kabul etmek çok kolay bir şey
değildir. Gazeteciler eleştiren insanlardır ama eleştirilmeyi sevdikleri
söylenemez'' dedi.
Eleştirilmeyi kabul etmeden insanların ileriye gitmesinin mümkün
olmadığını belirten Özkök, şunları söyledi:
''Eleştirilmeyi sevmeyen insanların, hele hele siyasetçi, gazeteci veya
herhangi bir kurumun başındaysa bunlar, gidebilecekleri tek yer, despotluklardır,
diktatörlüklerdir. Bu despotlukların, diktatörlüklerin ne bir kuruluşu ne bir
siyasi partiyi ne de bir ülkeyi ileri götürdüğü görülmüş değildir. Ancak,
diktatörlüklerle, despotluklarla geçici zaferler kazanılabilir. O geçici
zaferlerin ömürleri de çok uzun süreli olmaz.''
Özkök, Okur Meclisinin 11 bin kişi arasından seçildiğini, her bölgeyi ve
mesleği ve kesimi temsil etmesine önem verdiklerini belirterek, Meclisin,
Hürriyet okur profilini temsil ettiğini söyledi.
-770 BİN ZİYARETÇİ-
TBMM Başkanı Toptan, Meclis üyelerinden birisinin sorusunu cevaplarken,
TBMM'yi bir yılda 770 bin kişinin ziyaret ettiğini bildirdi. Bu rakamın, günde
ortalama 4 bin kişiye karşılık geldiğini anlatan Toptan, aslında bir anlamda her
gün TBMM'de ''4 bin kişilik meclisin oluştuğunu'' ifade etti.
oluşturduğu Okur Meclisinin Türkiye'de bir ilk olduğunu ifade ederek, TBMM adına
bu oluşumu kutladı.
Özgür basının, demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından birisi olduğunu
kaydeden Toptan, şunları söyledi:
''Özgür basının sayesindedir ki bir toplumun 'açık toplum' haline gelmesi
sağlanmakta, iletişim kurulabilmekte, bir taraftan yönetilenler ve yönetenler
arasında bağ kurulurken, öbür taraftan kamu adına denetim görevi
gerçekleştirilmektedir. O nedenle özgür basınla demokrasi atbaşı giden iki
kavramdır.
Bir toplumda çok ileri demokrasi, çok kötü basın özgürlüğü olamaz.
İkisinin beraber olması gerekir. Çok iyi bir demokrasi varsa çok özgür basın da
vardır. Tersinden baktığımız zaman, özgür bir basın varsa çok iyi demokrasi de
vardır. Bunlar birbirlerini tamamlayan çok önemli kavramlardır. Türkiye'nin, bu
iki kavramı beraber geliştirmesi için çok önemli adımları gerçekleştirdik ama
kabul etmek lazım ki hala önünde aşması gereken engeller bulunan bir ülkeyiz.
''
Okuyucunun gazete yönetimi ile iletişim kurarak, gazetenin yayın
politikası konusundaki görüşlerini aktarması, iletişim sağlanmasının önemine
işaret eden Toptan, bu durumun daha özgür, daha sorumlu bir basının ortaya
çıkması bakımından çok büyük önem taşıdığını söyledi.
''Biz politikacılar için basın, olmazsa olmaz. Herhalde basın için de
siyasetçiler olmazsa olmaz önemli unsurlardır'' görüşünü dile getiren Toptan,
basın özgürlüğünün ''sorumluluğu'' beraberinde taşıdığı ölçüde dürüst olacağını
belirterek, basının kendi iç denetimini gerçekleştirmesinin önemini vurguladı.
Toptan, basın özgürlüğünün kişisel hırslar ve amaçlar için değil, kamu
için kullanılması gerektiğini ifade ederek, siyasetçilerin de haklarını kişisel
amaçlar için değil, kamu menfaatleri için kullanması gerektiğini söyledi. Basınla
siyasetçiler arasında bu açıdan da benzerlik bulunduğunu kaydeden Toptan, Okur
Meclisinin bundan sonra Hürriyet Gazetesi yönetimi için de önemli bir yol
göstericisi olacağını belirtti.
Okuyucuların gazete yönetimiyle iletişim kurmasının ve gazete yönetiminin
sorumluluk içinde görev yapmasının ortaya demokratik bir tablo çıkaracağını
anlatan Toptan, Okur Meclisinin yarısının kadın olmasından duyduğu memnuniyeti de
dile getirdi.
-KADIN MECLİS BAŞKANI-
Meclis'teki kadın milletvekili oranının yüzde 9 olduğunu hatırlatan
Toptan, bu oranın Ürdün'de yüzde 12 olduğunu söyledi. Siyasi parti genel
başkanlarının, yerel seçimlerde kadınlara daha çok görev verme konusunda fikir
birliği içinde olduklarını belirten Toptan, bundan büyük bir memnuniyet duyduğunu
ifade etti.
Meclis Başkanlık Divanında görev alan kadın milletvekilleri ile gurur
duyduklarını belirten Toptan, ''Ümit ediyorum ki bir gün Meclis Başkanı kadın
olur. Bu topraklar böylesi güzelliklere tanıklık etmiştir. Antalya'nın Kaş
ilçesindeki Patara antik meclisinin başkanlarından birinin kadın olduğuna dair
çok güçlü kanıtlar var. İnşallah, 2300 sene beklemiş olsak da bir kadın Meclis
Başkanına Türkiye yakın zamanda kavuşur'' diye konuştu.
-ÖZKÖK'ÜN SÖZLERİ-
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de Okur Meclisinin
çalışmaya başlamadan önce gitmesi gereken ilk yerin TBMM olduğunu düşündüklerini
ifade ederek, kamuya açık hizmet yapan kuruluşların, mutlaka Meclisin sahip
olduğu özelliklere sahip olması gerektiğini söyledi.
Siyasetçiler ile gazeteciler arasındaki ''kardeşliğin'' eleştirmemek
anlamına gelen bir ilişki biçimi olmadığını belirterek, toplumun daha da ileriye
götürülmesi için karşılıklı eleştiri mekanizmasının sağlıklı bir şekilde
yürütülmesi gerektiğini ifade etti. TBMM çatısı altında çalışmaya başlamanın
kendileri açısından önemini dile getiren Özkök, Okur Meclisinin gazetelerinin
sahibi Aydın Doğan ve İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı'nın girişimleriyle
oluşturulduğunu söyledi.
Okur Meclisinin Türkiye'de bir ilk olduğunu kaydeden Özkök, ''gazeteciler
açısından, okurlarıyla karşılıklı görüşmeyi kabul etmek çok kolay bir şey
değildir. Gazeteciler eleştiren insanlardır ama eleştirilmeyi sevdikleri
söylenemez'' dedi.
Eleştirilmeyi kabul etmeden insanların ileriye gitmesinin mümkün
olmadığını belirten Özkök, şunları söyledi:
''Eleştirilmeyi sevmeyen insanların, hele hele siyasetçi, gazeteci veya
herhangi bir kurumun başındaysa bunlar, gidebilecekleri tek yer, despotluklardır,
diktatörlüklerdir. Bu despotlukların, diktatörlüklerin ne bir kuruluşu ne bir
siyasi partiyi ne de bir ülkeyi ileri götürdüğü görülmüş değildir. Ancak,
diktatörlüklerle, despotluklarla geçici zaferler kazanılabilir. O geçici
zaferlerin ömürleri de çok uzun süreli olmaz.''
Özkök, Okur Meclisinin 11 bin kişi arasından seçildiğini, her bölgeyi ve
mesleği ve kesimi temsil etmesine önem verdiklerini belirterek, Meclisin,
Hürriyet okur profilini temsil ettiğini söyledi.
-770 BİN ZİYARETÇİ-
TBMM Başkanı Toptan, Meclis üyelerinden birisinin sorusunu cevaplarken,
TBMM'yi bir yılda 770 bin kişinin ziyaret ettiğini bildirdi. Bu rakamın, günde
ortalama 4 bin kişiye karşılık geldiğini anlatan Toptan, aslında bir anlamda her
gün TBMM'de ''4 bin kişilik meclisin oluştuğunu'' ifade etti.
