2010-12-20 - 11:07
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri ve İçişleri
Bakanlıklarının 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.
Genel Kurulda 11. tur kapsamında, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı,
Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik
Komutanlığının bütçeleri de ele alınacak.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Rekabet Kurumu,
MPM, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Patent Enstitüsü, TSE, Devlet Opera ve
Balesi ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün bütçeleri de bugün
görüşülecek.
TBMM Genel Kurulunda, İçişleri ve Dışişleri
bakanlıklarının, 2011 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.
Bütçeler üzerinde ilk sözü CHP Grubu adına İstanbul Milletvekili Şükrü
Elekdağ aldı. Elekdağ, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın, avukatları
aracılığıyla demokratik çözüm şartlarının kabul edilmemesi halinde korkunç bir iç
savaşı başlatacağı tehdidinde bulunduğunu belirterek, ''Bu ne rezalet, Stalin
bile böyle bir ültimatom vermedi'' dedi.
Elekdağ, terör örgütünün dağ kadrosu tasfiye edilmeden Türkiye'nin, PKK
ve Kürt sorununa kalıcı çözüm bulamayacağını söyledi.
Terör örgütü PKK'nın, vurucu gücünün hayatta kalmasını sağlayanın ABD
olduğunu ifade eden Elekdağ, ABD'nin Türkiye'ye karşı ikiyüzlü bir siyaset
güttüğünü, bir yandan PKK ile mücadelede Türkiye'nin yanında olduğu izlenimi
yarattığını, diğer yandan PKK'nın tasfiyesi için Türkiye'ye gerekli desteği
vermediğini belirtti. Elekdağ, ''Barzani de Öcalan da PKK da ABD'nin piyonları
konumundadır'' dedi.
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, İçişleri Bakanlığı bütçesi
üzerinde yaptığı konuşmada, öğrencileri eylemlerine değindi. Yalçınkaya,
öğrencilerin gösterisinin barışçı olduğunu, şiddet unsuru bulunmadığını ifade
ederek, öğrencilerin, medeni bir ülkede asla hoşgörülmeyecek bir şiddetle
karşılaştıklarını söyledi.
İçişleri Bakanlığının, asayişi önlemesi gerektiğini ancak bunu bir polis
devleti anlayışı içinde değil, hukuk devleti çerçevesinde yerine getirmesi
gerektiğini kaydeden Yalçınkaya, ''Başbakan, her yerde, her ortamda sevgiden
bahsediyor. Sayın Başbakan, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ya olduğun gibi
görün ya göründüğün gibi ol. Başbakan, 'men dakka dukka' diyor, bizdeki 'eden
bulur' deyimi de aynı anlamı taşıyor ama eden bulmuyor, AKP iktidarı sayesinde
her şey yapanın yanında kar kalıyor, hukuku çiğneyerek öğrencileri perişan
edenlerden, genç bir kızın, çocuğunun ölümüne neden olanlardan hesap sorulmuyor.
Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmıyor, bu nasıl men dakka dukka. İçişleri
Bakanı, AKP'li belediye başkanlarını korumaya devam ediyor, neyi gizliyorsunuz
Sayın Bakan, koruma kollama görevini bırakın, gereğini yapın'' diye konuştu.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı
ile ikinci bir MGK yapılanması gerçekleştirilmek istendiğini ileri sürerek,
''Birincisini kaldırıyoruz'' diye ahkam kesenlerin, ikincisini kurduklarını ifade
etti.
Kart, terör ve kamu düzeni gerekçe gösterilerek, iktidar politikaları
aleyhindeki her türlü konuların izlenmesinin yasal ayaklarının oluşturulduğunu
belirterek, ''Müsteşarlığın kurulmasına dair kanun çıkarken, terörle mücadelede
koordinasyonu sağlayacağı, operasyonel olmayacağını söylediler. Operasyonel
görevi olmayan müsteşarlığa, MİT, Emniyet, Jandarmaya tanındığı gibi gizli ihale
muafiyeti sağlandı. Hani operasyonel görevi olmayacaktı? Bunun anlamı nedir; ucu
açık ve kayıt dışı örgütlenmedir'' diye konuştu.
Bu arada CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, birleşimi yöneten TBMM
Başkanvekili Sadık Yakut'un tutumuyla ilgili usul tartışması açtı. Yakut'un,
konuşmacılara 1'er dakika ek süre vermemesini eleştiren İnce, ''(Kısa kes aydın
havası olsun) demek, doğru değildir. Meclis Başkanı olarak görev yapmış Elekdağ'a
1 dakika vermemek keyfidir. Bütçeye bir yükmüş gibi bakamazsınız.
Milletvekillerinin sesini kısmayın'' dedi.
Sadık Yakut da bu uygulamanın geçen hafta başladığını, CHP'nin geçen
hafta boyunca buna bir şey demediğini belirterek, bunun ''bir hakkın
suiistimali'' olduğunu söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Elekdağ'a, özel olarak 1 dakikanın
verilmesi gerektiğini belirtirken, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Diğer
milletvekilleri önemsiz mi?'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de bütçe görüşmelerinde AK
Parti Grubu'nun konuşmacıları sayısının fazla olduğunu, her ek sürenin, AK Parti
Grubu lehine bir sonucu doğurduğunu belirtti.
Yakut, TBMM İçzütüğünde, konuşma sürelerinin uzatılmasına yönelik bir
hükmün bulunmadığına işaret ederek, ek süre verilmesinin keyfiliğe yol açtığını,
yeni uygulamayla buna son verildiğini kaydetti. Yakut, bu uygulamanın devam edip
etmemesini oya sundu, bunun sonucunda ek süre verilmemesi uygulamasına devam
edildi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin
Önen, Türkiye'nin, küresel ve bölgesel dengelerde etkili konumda olduğunu
belirterek, ''Bölgemizde artık 'Türkiye'ye rağmen' değil, 'Türkiye ile birlikte'
politika üretiliyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının 2011
yılı bütçeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Bütçe üzerine AK Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Canan
Kalsın, Türkiye'nin 2002 yılından itibaren kendi bölgesinde ve küresel krizlerin
çözümünde etkin rol aldığını, gündemi belirlenen değil, gündemi belirleyen ülke
konumuna geldiğini söyledi.
Türkiye'de artık krizden çözüme giden anlayışın değil, olası krizlerin
önüne geçilmesi için cesur ve kararlı adımlar atılması felsefesinin hakim
olduğunu kaydeden Kalsın, ''Artık komşularla sıfır sorun hedefi kapsamında
'komşularla artan sorunlar' değil, 'komşularla artan ticaret hacmi'ni
konuşuyoruz'' dedi.
AK Parti Çankırı Milletvekili Suat Kınıklıoğlu, iki kutuplu dünya
düzeninden, çok kutuplu dünya düzenine geçildiğini, yeni bir küresel düzenin
ortaya çıktığını dile getirdi. Kınıklıoğlu, yeni düzende de etkili bir rol alan
Türkiye'nin, küresel ve bölgesel etki merkezinde ön plana çıktığını ifade etti.
Değişen küresel düzende kültürel alanda da hareketlilikler olduğunu anlatan
Kınıklıoğlu, Türkiye'nin bu alanda da geleneksel değerleri göz önünde
bulundurarak önemli adımlar attığını vurguladı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Türkiye'nin,
iktidarları döneminde aktif ve çok boyutlu dış politika izlediğini, sorunlara
karşı açılımcı ve katılımcı yaklaşım sergilediğini kaydetti. Türkiye'nin küresel
ve bölgesel dengelerde etkili konumda olduğunu anlatan Önen, bölgede 'Türkiye'ye
rağmen' değil, 'Türkiye ile birlikte' politika üretildiğine işaret etti. Ülkenin
daha önce de böyle bir stratejik önemi olduğunu, ancak bunu değerlendiren
iktidarların bulunmadığını belirten Önen, AK Parti iktidarının artık coğrafi
avantajları değerlendirildiğini söyledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, yerel yönetimlerin
önemine değindi. Yerel yönetimlerdeki siyasetçilerin halkla direkt karşı karşıya
olduğunu ifade eden Kıyıklık, bu siyasetçilerin, edindikleri tecrübeler sayesinde
merkezi yönetimde de başarılı olduklarını belirtti.
Kıyıklık, yerel yönetimlerin önemini, halkın geleceğinin oradan
başladığını bilen AK Parti iktidarının, yerel yönetimlerle ilgili önemli
reformlar yaptığını ifade etti. Feyzullah Kıyıklık, bu reformların yerel
yöneticilerin daha iyi hizmet vermesini sağladığını söyledi.
AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, toplumsal ve ekonomik bazı
sorunların günümüze ulaşmasının nedeninin, gerçeklerin görülmesine rağmen çözüm
üretilememesinden kaynaklandığını söyledi. Kendi dönemlerinde döneminde birçok
önemli reformlar yapıldığını anlatan Orhan, TRT Şeş'in yayına girmesinin,
üniversitelerde Kürtçe eğitim araştırma bölümlerinin açılmasının, Kürt dilinin,
kimliğinin tanınmasının, yargı ve ekonomi ile ilgili yasal düzenlemelerin
toplumun aydın geleceğinin habercisi olduğunu söyledi. Orhan, AK Parti
iktidarının demokrasiyi yerleştirme konusunda toplumdan büyük bir destek aldığını
ifade etti.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Emin Nedim Öztürk, terörle mücadelede
yalnızca güvenlik tedbirleriyle başarılı olunamayacağının bütün dünyada
anlaşıldığını, konunun siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik, kültürel ve
uluslararası boyutunun olduğunu vurguladı. Bunların hepsinin derinlemesine
incelenmesi ve terörle mücadele alanındaki kurumların koordineli olması
gerektiğini belirten Öztürk, bu nedenle yakın bir zamanda Kamu Düzeni ve
Güvenliği Müsteşarlığı oluşturulduğunu anımsattı.
AK Parti Çankırı Milletvekili Nurettin Akman, jandarma teşkilatının,
ülkenin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütüne karşı yürütülen
mücadelede daima ön saflarda yer aldığını söyledi.
Güvenlik kavramının her geçen gün yeni boyut kazandığını belirten Öztürk,
jandarma teşkilatının da çağın gereklerine göre gelişim ve değişime ayak
uydurduğunu ifade etti. Öztürk, Türk jandarmasının, dünya jandarmaları içinde
etkili bir konuma sahip olduğunu dile getirdi.
AK Parti Niğde Milletvekili İsmail Göksel, Sahil Güvenlik Komutanlığının,
uluslararası hukuk kuralları kapsamında, ülkenin egemen olduğu tüm denizlerde
faaliyetlerini başarılı şekilde sürdürdüğünü ifade etti. Göksel, en son teknoloji
ile donatılan Sahil Güvenlik Komutanlığının yasa dışı göç, kaçakçılık, deniz
kirliliği ile mücadele, arama kurtarma görevlerinde başarılı sonuçlar elde
ettiğini vurguladı.
BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, AK Parti iktidarının, dış
politikada, ''komşularla sıfır sorun'' felsefesini hedeflediğini söylediğini,
ancak izlenen çizginin böyle olup olmadığının tartışılabileceğini ifade etti.
Ermenistan ile ilişkileri örnek veren Uras, Türkiye ile Ermenistan
arasında ilişkilerin normalleşmesinin stadyumlarda atılan barış adımları ile
başladığını ancak başka bir ülkenin kıskacına katıldığını söyledi. Uras, her yıl
24 Nisanda, ABD'nin ''soykırım'' kelimesini kullanıp kullanmayacağının
endişesinin sürdüğünü ifade etti.
''İki dilli yaşam'' konusundaki tartışmalara değinen Uras, Kürtlerin
Kürtçe konuşmasının şaşkınlık yaratmaması gerektiğini söyledi. Kürtçenin,
kayıtlara ''bilinmeyen dil'' olarak geçmesini eleştiren Uras, Yavuz Sultan
Selim'in bir şiirini okuyarak, ''Umarım artık bunu da bilinmeyen dil
yazmazsınız'' dedi.
Uras, farklı dil ve kültürlerin ülkeyi parçalamayacağını aksine ülke için
bir zenginlik kaynağı olduğunu söyledi.
MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı,
Türkiye'nin Ermenistan ile imzaladığı protokollerin neden halen Meclisten
çekilmediğini sordu.
TBMM Genel Kurulunda, MHP milletvekilleri, Dışişleri ve İçişleri
bakanlıklarının 2011 yılı bütçesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
Bölükbaşı, Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada,
İsrail'in Mavi Marmara saldırısının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
işin peşini bırakmayacağını, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, ''Bizim 11
Eylülümüzdür'' dediklerini kaydetti. Bölükbaşı, Hükümetin, saldırının üzerinden
geçen 213 gün içinde İsrail'den tatmin edici bir adım atmasını sağlayamadığını
savundu.
Davutoğlu'nun, BM'de 7 şart öne sürdüklerini, 5'inin yerine geldiğini
söylediğini ifade eden Bölükbaşı, Davutoğlu'nun 7 değil, 8 şart dile getirdiğini
belirtti. Haziran 2010'da Meclisin kabul ettiği kararın, Hükümet tarafından adeta
yok sayıldığını savunan Bölükbaşı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın, hamaset
nutukları ve meydan okumalarla, ipe un serdiğini öne sürdü.
Bölükbaşı, Erdoğan'ın, Türkiye'nin, uluslararası hukukun tüm imkanlarını
kullanacağını söylemesine rağmen Türkiye'nin uluslararası yargı yollarına
başvurmadığını kaydetti. Bölükbaşı, saldırının üzerinden geçen zamana karşın
ortada, özür, tazminat, sorumluların cezalandırılmasının olmadığını ifade etti.
Türkiye'nin Ermenistan ile imzaladığı protokollere de değinen Bölükbaşı,
bunların imzalanmasının, ''gaflet'' olduğunu ileri sürdü. Bölükbaşı, Hükümetin,
Erivan'ın peşinden koştuğunu, protokolleri Meclisten çekmediğini savunarak,
''Ermenistan Anayasa Mahkemesinin kararı değişmediğine göre protokolleri neden
halen Meclisten çekmiyorsunuz? Önünüzde iki yol var; ya çekin ya da niyetiniz
yoksa onay sürecini başlatın'' dedi.
MHP Ankara Milletvekili Bekir Aksoy da, fuhuş, cinayet, darp gibi asayiş
suçlarındaki artışa işaret ederek, polisin performans değerlendirmesinin
yapılması, önleyici kolluğa önem verilmesi gerektiğini belirtti.
Polisin askerlik sorununun çözülmesini isteyen Aksoy, 45 gün temel eğitim
ve terhisin, bu işin temel çözümü olduğunu ifade etti.
Terörle mücadelede, ya müzakere ya mücadele edileceğini kaydeden Aksoy,
müzakerenin seçilmesi halinde terör örgütünün stratejik hedeflerinin masanın bir
yanına, diğer yanına da Türkiye'nin vazgeçilmezlerinin konulacağını söyledi.
Aksoy, Hükümetin, aspirin tedavisi şeklindeki çözüm anlayışıyla müzakere yolunu
seçtiğini ileri sürdü.
Türkler ile Kürtler arasında duygu kaymasının yaratılacağına yönelik
endişelerini dile getiren Aksoy, bu nefret tohumlarının ekilmesi halinde işi
toparlayamayacaklarını söyledi.
Aksoy, herkesin Meclis kürsüsünde Türkçe konuşmak zorunda olduğunu dile
getirdi.
MHP Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir, polisin çalışma koşullarının
ağır olduğunu, bu koşulların düzeltilmesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir,
birinci sınıf emniyet müdürlerinin, benzer statüdekilere göre bin lira daha az
maaş aldığını belirtti.
MHP İzmir Milletvekili Erdal Sipahi ise, açılım söylemlerinden bu yana
176 şehit verildiğini söyledi. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının
kurulduğunu, bölücü taleplerin ardı ardına geldiğini ifade eden Sipahi, ''PKK ile
müzakereyi siz başlattınız, pazarlık bir kere başladı mı yeni şartlar bitmez.
Düşmanlık, terörist ve katile değil, onlarla mücadele edenlere, TEKEL işçisine,
üniversite öğrencilerine'' dedi.
Bütçeler üzerinde BDP Grubunun görüşlerini dile getiren Muş Milletvekili
Nuri Yaman, Kürt kültürüyle özdeşleşen isimlerin, dayatmayla değiştirildiğini
savundu. 28 bin yerin coğrafi terimlerinin değiştirildiğini, bunun yaklaşık 12
bininin köy isimleri olduğunu ifade eden Yaman, Artvin'in Yusufeli, Şavşat
ilçelerinde köylerin gezilmesi halinde, o dönemin halkının değer yargısı olan,
benimsediği köy isimlerinin, fiili, defacto olarak geçerli olduğunu belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, konuşmaların ardından, Dışişleri ve
İçişleri bakanlıkları ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Emniyet Genel
Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının
bütçelerinin kabul edildiğini açıkladı. (17.15)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMALAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
