2010-04-26 - 16:46
''Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu'' sona erdi.
''Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu'' sona erdi.
Mecliste cumartesi günü başlayan ve daha sonra bir otelde sürdürülen
sempozyumda, risk altında olan çocukların korunması ve izlenmesine dair görüş ve
öneriler tartışıldı, bildiriler sunuldu. Sempozyum bugün okunacak ''sonuç
bildirgesi'' ile sona erecek.
Devlet Bakanı Aliye Kavaf, sağlıklı bireyler
yetiştirebilmek için sağlıklı ailelerin olması gerektiğini belirterek, çocukların
yaşadığı tüm sorunların aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü
olmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Kavaf, ''Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası
Sempozyumu''nun kapanış töreninde yaptığı konuşmada, çocuğun ve ailenin
güçlendirilmesi için Bakanlığı bünyesinde koruma altında olan çocuklara yönelik
politikalarını çok yönlü yaklaşım, uzmanlaşma ve devamlılık ilkeleriyle
sürdürdüklerini ifade etti.
Bakanlığının yaptığı düzenlemelere ilişkin bilgi veren Kavaf, çocuk ve
gençlerin kaldığı yurtlardaki 20–25 kişilik koğuş yapısından 3–6
kişilik oda yapısına geçildiğini, halen 106 yetiştirme yurdunda 5 bin 292 gencin,
83 çocuk yuvasında ise 0–12 yaş arası 4 bin 762 çocuğun kaldığını bildirdi.
Kavaf, ''Çocuk evleri ve sevgi evleri'' uygulamalarına da geçilerek kurum bakımı
altındaki çocukların aile ortamına yakın mekânlarda büyümesinin sağlanmakta
olduğunu kaydetti. Kavaf, ''Bu amaçla yapılan 181 çocuk evimizde bin 62
çocuğumuz, 18 sevgi evi sitesi içinde bulunan villa tipi müstakil evlerde ise bin
400 çocuk ve gencimiz yaşamaktadır'' dedi.
Bakan Kavaf, şunları söyledi:
''Ekonomik nedenlerle kuruluşlarımızda bakım ve korunma altına alınmış
olan çocuklarımızın aileleri desteklenerek, öz aileleri ya da yakınlarının
yanında bakılmaları sağlanmaktadır. Bu anlamda halen bakılan çocuk sayısı 6 Bin
540'tır. Aynı gerekçeyle kuruluş bakımına verilmek istenen, ancak ailesi
desteklenerek kuruluş bakımına alınmadan ailesi ile yaşamaları sağlanan çocuk
sayısı ise 22 bin 225'tir.
Ailesi yanında desteklenen çocuklarımıza bakım, harçlık, giyim, eğitim
giderleri için yaş gruplarına göre aylık ortalama 390 Lira ekonomik destek
yapılmaktadır.''
Duygusal veya fiziksel istismara uğradıkları tespit edilen çocuklarla,
sokakta çalıştırılan, yaşayan çocuk ve gençlerin rehabilite edildiklerini,
sokakta yaşayan çocukların ailelerine yönelik psiko-sosyal destek ve
bilinçlendirme çalışmalarının sürdürüldüğünü anlatan Kavaf, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Bu sempozyumun ana teması olan çevrenin ve okulların daha güvenli
olmasında farklı kesimlerin işbirliği bilhassa önem taşımaktadır. Sivil toplum
kuruluşlarımızın katkısıyla birlikte bu noktada özelikle okul-aile işbirliğine
ihtiyaç vardır.
Toplumun temel taşı olan aileden başlayarak herkesin elbirliğiyle ortak
bir anlayışla çaba göstermesi gerekmektedir. Sağlıklı bireyler yetiştirebilmemiz
için sağlıklı ailelerin olması kaçınılmazdır. Çocukların yaşadığı tüm sorunların
aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü olması hayati önem
taşımaktadır. Demokratik değerlerin aileden başlayarak öğretilmesi birçok sorunun
çözümünde anahtar rol oynayacak, çocukların kavga etmeden sorun çözme becerisini
geliştirecektir.
İnsan yaptığını ve yaşadığını bilir ve öğrenir. Demokratik ve güvenli bir
aile ve okul ortamında, anlaşmazlıklarını yapıcı ve barışçı olarak çözmeyi
öğrenen çocuklar bir yetişkin olduklarında da aynı beceriyi sürdüreceklerdir.''
Kavaf, sosyal hizmetlerin çocuk refahı alanındaki temel hedefinin,
çocukların sağlıklı gelişimi için, bir aile içinde büyümesi ve zorunlu nedenler
dışında çocukların ailelerinden koparılmadan bakılması esasına dayandığını
sözlerine ekledi.. (16.46)
Mecliste cumartesi günü başlayan ve daha sonra bir otelde sürdürülen
sempozyumda, risk altında olan çocukların korunması ve izlenmesine dair görüş ve
öneriler tartışıldı, bildiriler sunuldu. Sempozyum bugün okunacak ''sonuç
bildirgesi'' ile sona erecek.
Devlet Bakanı Aliye Kavaf, sağlıklı bireyler
yetiştirebilmek için sağlıklı ailelerin olması gerektiğini belirterek, çocukların
yaşadığı tüm sorunların aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü
olmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Kavaf, ''Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası
Sempozyumu''nun kapanış töreninde yaptığı konuşmada, çocuğun ve ailenin
güçlendirilmesi için Bakanlığı bünyesinde koruma altında olan çocuklara yönelik
politikalarını çok yönlü yaklaşım, uzmanlaşma ve devamlılık ilkeleriyle
sürdürdüklerini ifade etti.
Bakanlığının yaptığı düzenlemelere ilişkin bilgi veren Kavaf, çocuk ve
gençlerin kaldığı yurtlardaki 20–25 kişilik koğuş yapısından 3–6
kişilik oda yapısına geçildiğini, halen 106 yetiştirme yurdunda 5 bin 292 gencin,
83 çocuk yuvasında ise 0–12 yaş arası 4 bin 762 çocuğun kaldığını bildirdi.
Kavaf, ''Çocuk evleri ve sevgi evleri'' uygulamalarına da geçilerek kurum bakımı
altındaki çocukların aile ortamına yakın mekânlarda büyümesinin sağlanmakta
olduğunu kaydetti. Kavaf, ''Bu amaçla yapılan 181 çocuk evimizde bin 62
çocuğumuz, 18 sevgi evi sitesi içinde bulunan villa tipi müstakil evlerde ise bin
400 çocuk ve gencimiz yaşamaktadır'' dedi.
Bakan Kavaf, şunları söyledi:
''Ekonomik nedenlerle kuruluşlarımızda bakım ve korunma altına alınmış
olan çocuklarımızın aileleri desteklenerek, öz aileleri ya da yakınlarının
yanında bakılmaları sağlanmaktadır. Bu anlamda halen bakılan çocuk sayısı 6 Bin
540'tır. Aynı gerekçeyle kuruluş bakımına verilmek istenen, ancak ailesi
desteklenerek kuruluş bakımına alınmadan ailesi ile yaşamaları sağlanan çocuk
sayısı ise 22 bin 225'tir.
Ailesi yanında desteklenen çocuklarımıza bakım, harçlık, giyim, eğitim
giderleri için yaş gruplarına göre aylık ortalama 390 Lira ekonomik destek
yapılmaktadır.''
Duygusal veya fiziksel istismara uğradıkları tespit edilen çocuklarla,
sokakta çalıştırılan, yaşayan çocuk ve gençlerin rehabilite edildiklerini,
sokakta yaşayan çocukların ailelerine yönelik psiko-sosyal destek ve
bilinçlendirme çalışmalarının sürdürüldüğünü anlatan Kavaf, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Bu sempozyumun ana teması olan çevrenin ve okulların daha güvenli
olmasında farklı kesimlerin işbirliği bilhassa önem taşımaktadır. Sivil toplum
kuruluşlarımızın katkısıyla birlikte bu noktada özelikle okul-aile işbirliğine
ihtiyaç vardır.
Toplumun temel taşı olan aileden başlayarak herkesin elbirliğiyle ortak
bir anlayışla çaba göstermesi gerekmektedir. Sağlıklı bireyler yetiştirebilmemiz
için sağlıklı ailelerin olması kaçınılmazdır. Çocukların yaşadığı tüm sorunların
aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü olması hayati önem
taşımaktadır. Demokratik değerlerin aileden başlayarak öğretilmesi birçok sorunun
çözümünde anahtar rol oynayacak, çocukların kavga etmeden sorun çözme becerisini
geliştirecektir.
İnsan yaptığını ve yaşadığını bilir ve öğrenir. Demokratik ve güvenli bir
aile ve okul ortamında, anlaşmazlıklarını yapıcı ve barışçı olarak çözmeyi
öğrenen çocuklar bir yetişkin olduklarında da aynı beceriyi sürdüreceklerdir.''
Kavaf, sosyal hizmetlerin çocuk refahı alanındaki temel hedefinin,
çocukların sağlıklı gelişimi için, bir aile içinde büyümesi ve zorunlu nedenler
dışında çocukların ailelerinden koparılmadan bakılması esasına dayandığını
sözlerine ekledi.. (16.46)
