2014-12-16 - 11:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Türkiye Su Enstitüsü'nün 2015 bütçeleri ve 2013 kesin hesapları kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Türkiye Su Enstitüsü'nün 2015 bütçeleri ve 2013 kesin hesapları kabul edildi.
Bütçeler üzerinde ilk sözü, AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi aldı.
Bakanlıkların yanı sıra; Rekabet Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsü'nün bütçeleri de görüşülecek.
AK Parti Muş Milletvekili Muzaffer Çakar, yenilenebilir enerjinin güvenli, ancak sürekli olmadığını belirterek, "Her zaman rüzgar esmez, güneş her zaman ışımaz, yağış her zaman bol olmaz ama nükleer santral her zaman çalışır" dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde AK Parti milletvekilleri konuşmalar yaptı.
AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın ticaretin her alanda daha kolay ve daha güvenli yapılması için yeni enstrümanlar geliştirerek, sistemlerin işleyişini düzenlediğini ve projeler geliştirdiğini söyledi.
Tüketicilerin ileri düzeyde haklara kavuşturulduğunu dile getiren Geldi, tüm il ve ilçelerde bin 33 hakem heyetiyle tüketici haklarının korunduğunu ifade etti.
AK Parti Hatay Milletvekili Osman Karasayar da Rekabet Kurumu bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 820 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştığına dikkati çekerek, piyasa mekanizması dışında gerçekleşen suni müdahaleleri bertaraf etme çabası içinde olan Rekabet Kurumu'nun başarılı şekilde çalıştığını belirtti.
Rekabet Kurumu'nun, rekabet koşullarının bozulduğu vakalarda verdiği kararlarla etkin uygulama örnekleri oluşturduğunu, rekabet ihlallerine karşı önemli caydırıcılık vasfı kazandığını dile getiren Karasayar, "Tüketiciye de üreticiye de adil bir ortam sunularak vatandaşın daha ucuza daha kaliteli, bol seçenekli ürün ve hizmet alması sağlanmaya çalışılmıştır" diye konuştu.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise 73 ile ve 200'den fazla ilçeye doğalgaz ileten BOTAŞ'ı takdir etmek gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin yıllardır 8,5 milyon ton olan kömür rezervinin AK Parti iktidarı dönemindeki çalışmalarla yüzde 100 artırıldığını ifade eden Demirkıran, 2 milyon kişiye yılda 2 milyon ton kömür yardımı yapıldığını kaydetti.
Demirkıran, 1913-2002 yılları arasında 32 bin megavat olan kurulu elektrik gücünün AK Parti iktidarında 68 bin megavata çıktığının altını çizerek, bunu sağlayan kamu ve özel elektrik şirketlerine teşekkür etti.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu da büyümenin enerji tüketimiyle doğru orantılı olduğunu belirterek, enerjiye hızlı talep artışı olduğunu, önümüzdeki 10 yılda enerji talebinin iki kat artacağının öngörüldüğünü ifade etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve enerji talebini sorunsuz karşılamak için gerekli politika ve stratejileri yürüttüğünü anlatan Mazıcıoğlu, hidrolik, jeotermal, rüzgar ve güneş enerji potansiyellerinin kullanılması için gerekli yasal altyapının oluşturulduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, enerji sepetinde yenilenebilir kaynak oranının yüzde 40'a ulaştığını ve bu oranın birçok AB ülkesinin üstünde olduğunu kaydetti.
AK Parti Muş Milletvekili Muzaffer Çakar da nükleer enerjiyi Türkiye'ye kazandırmaya kararlı olduklarını vurgulayarak, Akkuyu ve Sinop'ta nükleer santral kurulacağını anımsattı.
Muhalefet partilerinin kömür santrallerine, HES'lere, nükleer enerjiye muhalefet ettiğini anlatan Çakar, "Bir gün elektriğin kesilmesi durumunda, karanlığa karşı hangi tepkiyi göstereceklerini de merak ediyorum" dedi.
Yenilenebilir enerjinin güvenli olduğuna ancak sürekli olmadığına işaret eden Çakar, "Nükleer santraller mevsimden ve iklim şartlarından bağımsız olarak sürekli çalışabilmektedirler. Her zaman rüzgar esmez, güneş her zaman ışımaz, yağış her zaman bol olmaz ama nükleer santral her zaman çalışır. Nükleer santral yılda yaklaşık 8 bin saat çalışabilir. Bu süre hidrolikte ortalama 4 bin saat, rüzgarda 3 bin saat, güneşte ise ortalama 2 bin 500 saattir" diye konuştu.
Çakar, Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden sadece Türkiyv e Gürcistan'da nükleer santral bulunmadığını ifade ederek, Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri devreye alındığında, Türkiye'nin yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolarlık doğalgaz ithalat bağımlılığından kurtulacağını vurguladı.
AK Parti Bingöl Milletvekili Eşref Taş da MTA'nın sondaj faaliyetleri sonucu yeni maden kaynaklarına ulaşıldığını dile getirdi.
MTA'nın Bingöl'deki çalışmaları sonucu 300 milyon ton demir cevheri tespit edildiğini anlatan Taş, "Çözüm süreci zenginlik ve refah üretiyor. Bingöl'de çözüm sürecinden memnun olmayan özgür iradeli bir tek Kürt, bir tek Zaza bulamazsınız. Hepimiz çözümün ortak paydasıyız. Bu bakımdan, çözüm sürecinin tahkimi, maden ocaklarının tahkimi kadar hayatidir. Süreci ve halkımızın umudunu boşa çıkaracak sorumsuz açıklamalar ve davranışlar, en az maden kazaları kadar tehlikelidir" diye konuştu.
AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, dünyada orman alanları azalırken orman varlığını artıran nadir ülkelerden olduğunu söyledi.
Ak Parti döneminde 3 milyar 250 milyon fidan dikildiğini dile getiren Şahin, 2003 yılında 20,8 milyon hektar olan orman varlığının 21,7 milyon hektara ulaştığını kaydetti.
DSİ'nin 2003'te yılda 3 tesis yaparken, proje sayısını yılda 196'ya çıkardığının altını çizen Şahin, muhalefet sıralarına, "Güneş balçıkla sıvanmaz, yaptıklarımız sizin demenizle yok olmaz. Yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" dedi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede en başarılı ülkelerden olduğunu belirterek, yangınlara ilk müdahale süresinin 15-20 dakikaya, yanan alanın 1,5 hektara düştüğünü söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, 2011'de Kahramanmaraş Çöllolar Kömür Havzası'nda meydana gelen göçükte toprak altında kalan 9 madencinin cesedinin hala çıkarılamadığını belirterek, "Orada anıt yaptıralım; aileleri, anıt mezarlarında dua okusun" dedi.
MHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2015 yılı bütçeleri üzerinde konuştu.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'de kaçak ayakkabı, kaçak yakıt, kaçak et, kaçak saat gibi birçok kaçak mal satıldığını iddia ederek, kaçakçılık faaliyetlerinin ülke ekonomisine zararının 300 milyon dolara yakın olduğunu kaydetti.
Eskiden katırlarla yapılan kaçakçılığın şimdi boru hatlarıyla yapıldığını ileri süren Yılmaz, kaçak et ve kaçak canlı hayvan yüzünden hayvancılığın bitme noktasına geldiğini, kaçakçılıkla mücadele edemeyen üreticinin kapısına kilit vurma noktasına geldiğini savundu. Yılmaz, Irak ve İran'dan 25 bin ton kaçak sigara, 500 bin ton da kaçak şeker girdiğini söyledi.
MHP'li Yılmaz, uyuşturucu kaçakçılığının da sınır güvenliği olmadığı için aleni yapıldığını ve kaçak malların her yerde satıldığını ifade ederek, terör örgütünün en büyük finans kaynağının uyuşturucu olduğunu belirtti. Yılmaz, "İğneden ipliğe her şey kaçak olarak ülkeye sokulmaktadır, bu da yerli üreticimizi zor durumda bırakmaktadır" dedi.
Altın ticaretine vurgu yapan Yılmaz, "Hala cari açığı altın ticaretiyle kapatmaya çalışıyor musunuz? 700 bin liralık saatin gümrük vergisi ne oldu?" diye sordu.
Yılmaz, "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan onlarca bakan geçmiş gitmiş ama ikisi hafızalarda iz bıraktı. Birisi, yaptığı iş ve icraatlarından dolayı 36 yıl hapis ve 787 milyon lira para cezasına çarptırılan Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı, ikincisi ise dürüstlüğü ile ön plana çıkan Gün Sazak. Dürüstlüğü, cesareti, engin iman ve cesareti, dirayeti, herkese güven telkin eden karakteriyle ve devlet adamlığıyla kısa sürede gümrüklerde rüşvet ve yolsuzlukların önlenebileceğini ispatlamıştır. Önemli başarılı çalışmaları herkes tarafından takdirde karşılanmıştır. Uyuşturucu baronları kendisinden çok rahatsız olduğu Gün Sazak, hain bir pusuda hayatını kaybetmiştir" dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, Türkiye'de açlık sınırı bin 225 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 3 bin 990 TL'ye yükselmişken, asgari ücretin 891 TL olduğunu belirtti. Vatandaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahrum bırakıldığını iddia eden Dedeoğlu, Hükümetin stratejik kurumların hepsini sattığını ve özelleştirdiğini savundu.
Bor madenlerinin Türkiye için önemine vurgu yapan Dedeoğlu, "Türkiye, geleceğin petrolü olarak nitelendirilen dünya bor rezervinin yüzde 70'ine sahiptir. İnşallah Hükümet bor madenlerini özelleştirmez" dedi.
Dedeoğlu, Türkiye'de özelleştirme yerine madencilik politikalarına önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin dünyada, maden kazalarında ölümde ilk sıraya aldığını ileri süren Dedeoğlu, "2011'de Kahramanmaraş Çöllolar Kömür Havzası'nda meydana gelen göçükte toprak altında kalan 9 madencinin cesedi hala çıkarılamadı. Sayın bakanlara sesleniyorum: Hiç olmazsa orada anıt yaptıralım; aileleri, anıt mezarlarında bayramlarda ve özel günlerde dua okusun" dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın projelerini eleştirerek, "(114 dev eser) diyorsunuz, küçük küçük yerlere bile dev eser diyorsunuz" dedi.
Adana'daki Seyhan ile Aslantaş barajlarının AK Parti iktidarından önce yapıldığını belirten Varlı, "Çukurova'yı bu iki baraj suluyor. Sizin dev eser dediğiniz barajlara baktım, bunların suladığı alan toplam 353 bin dekar ve bir Seyhan Barajı'nın suladığı alanı bile sulayamıyor. Küçük küçük göletlerle bir yere varamayız" diye konuştu.
Varlı, çiftçilerin pamuk ekmekten vazgeçtiğini, hatta çok zor durumda olan bazılarının intihar etmeyi bile düşündüğünü iddia ederek, Hükümetin bu üretici kesimini desteklemesi gerektiğine işaret etti. Varlı, "Rıza Sarraf'a sahip çıktığınız kadar çiftçiye sahip çıksanız bu ülke gelişir ve kalkınır" dedi.
Yerinden söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da Beşiktaş kongre üyesi olduğunu anımsatarak, "Beşiktaş çarşı grubu, Hükümete karşı darbeye teşebbüs ettiği iddiasıyla bugün hakim karşısına çıkıyor. Çarşı grubunu destekleyen Fenerbahçe, Galatasaray ve diğer kulüplerin taraftarları da orada. AK Parti, basını ve taraftarları kendisine darbe yaptığı iddiasıyla adliyelerde süründürüyor. AKP Hükümeti, kalemle, flama ile darbe yapıldığını iddia ediyor" diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, "Bu haftayı rüşvet ve yolsuzlukla mücadele haftası olarak kutlayabilirdik ama AKP'nin utanç haftası olarak tarihteki yerini alacak" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise Akar'a, "Bizim için 17 Aralık utanç vesikası değil, birileri paralel yapıyla hareket ediyorsa onlar için utanç vesilesidir. Bizimki milli iradeye sahip çıkma mücadelesidir" diye cevap verdi.
CHP milletvekilleri, Gümrük ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Orman ve Su İşleri bakanlıklarıyla bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde konuştular.
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, hükümetin tüm bağımsız kurumları yürütmenin kontrolüne alarak işlevsizleştirdiğini, tehlikeli iktidar sopasına dönüştürdüğünü öne sürdü.
Rekabet Kurumu'nun gelir kaynağının, limited ve anonim şirketlerin sermayesinden alınan onda birlik pay olduğunu ifade eden Yüksel, bunun şirketlerin üzerine yüklenmesinin haksızlık olduğunu söyledi. Yüksel, kurumun şirketlerden 52 milyon liradan fazla pay topladığını anlatarak, "Şirketlerden haraç kesmeye gerek var mı? Şirket birleşmelerinden harç alsa buna gerek kalmaz" diye konuştu.
Yüksel, bir yıl önce dünyanın en büyük rüşvet ve yolsuzluk iddialarının Türkiye'nin gündemine düştüğünü savunarak, "Üstelik makul şüpheyle değil, somut delillerle. Ayakkabı kutuları, para kasaları, çikolata kutuları, elbise kılıfları içinde saçılan milyon dolarlar, sıfırlanamayan paralar... Aradan bir yıl geçti, hiçbir ilerleme yok. Şimdi medya ağırlıklı yeni operasyon yürütülüyor. Bunun tek amacı 17-25 Aralık operasyonunu örtmektir, ancak üzeri örtülemeyecek" dedi.
CHP İzmit Milletvekili Haydar Akar yarın 17 Aralık'ın yıl dönümü olduğunu ifade ederek, "Bu haftayı rüşvet ve yolsuzlukla mücadele haftası olarak kutlayabilirdik ama AKP'nin utanç haftası olarak tarihteki yerini alacak" diye konuştu.
Yolsuzlukları yapanların en çok Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda yuvalandığını öne süren Akar, devletin nasıl soyulduğunun doğalgaz alım anlaşmalarında, fakirlere dağıtılan kömürlerde, rödovans anlaşmalarında ve HES'lerde görülebileceğini söyledi.
Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Milletvekillerinin, milli irade adına demokrasiye sahip çıkmasını beklerdim. Bizim için 17 Aralık utanç vesikası değil, darbecilerle paralel hareket edenler için utanç vesilesidir. Bizimki milli iradeye sahip çıkma mücadelesidir" dedi.
Milletin kendi yanında duran iktidara sahip çıktığını ve bu ithamlara prim vermediğini belirten Aydın, CHP sıralarına, "Bir darbe girişimi nereden gelirse gelsin bir kez de darbeye karşı durun" diye seslendi.
Aydın'ın sataştığı gerekçesiyle söz alan Akar, iktidarın milletin ödediği vergileri nereye harcadığını açıklaması gerektiğini dile getirerek, "Sizin fıtratınızda hesap vermek de hesap sormak da yok. Sizin fıtratınızda madenlerde ölüm, yolsuzluk, yandaşlarınıza Türkiye'nin bütün değerlerini peşkeş çekmek, ölümlerden dini istismar yapmak var. Biz de milletin iradesiyle geldik, her kuruşunun hesabını sizden soracağız" dedi.
Aydın da yerinden Akar'a, "Millet CHP'nin de AK Parti'nin de fıtratını biliyor" diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise "fıtrat" kelimesini siyasi literatüre hükümetin kazandırdığını ifade ederek, "Siz, (Madencilerin fıtratında ölüm var) derseniz bu söz eleştirilecek bir sözdür" diye konuştu.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, kürsüye zeytin fidanıyla gelerek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ı eleştirdi.
Özelleştirmelerin kölelik gibi taşeronlaşmaya neden olduğunu savunan Havutça, iktidarın Türkiye'nin sırtında yük olduğunu öne sürdü.
Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, Soma ve Ermenek'teki maden facialarının siyasi sorumluluğunu üstlenmediğini ve istifa etmediğini anlatan Havutça, Yıldız'a, "Bu milletin sırtına yüksünüz" diye seslendi.
CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, kürsüye omzunda Beşiktaş atkısıyla gelerek, "Fenerbahçeli olarak, Beşiktaş taraftar grubuna darbe girişimcisi olarak nitelenen anlayışı protesto ediyorum" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ise ceketinin içinde Beşiktaş'ın sembolü olan kartal baskılı tişörtle kürsüye çıktı.
Çarşı Grubunun üyelerinin ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığını anımsatan Onur, şöyle devam etti:
"Çarşı bu düzene karşıydı, toplumun tahmin edemeyeceğiniz kadar sayıda kişisinin karşı olduğu gibi. Çarşı neye karşıydı? Faşizme, vahşi kapitalizme, diktatörlüğe. Çarşı tarımın, toprakların, köylerin, ağaçların, suların, hayvanların, insanların emeğinin istismarına karşıydı sokaklara dökülen diğer milyonlarca genç gibi. Dolmabahçe'deki ofis basılacakmış da kurabiyeyi yiyeceklermiş. Bu ne korku beyler? Bu nasıl bir korkudur ki kendine aşılmaz saraylar yaptırır. Bu nasıl bir korkudur ki ona oy vermeyene, tasvip etmeyene, hakkını arayana karşı öfkeye dönüşür.
Bir yıl önce, bugüne kadar can ciğer kuzu sarma olduğunuz paralelinize belki de boşuna vefasızlık ediyorsunuz. Siz rahat edesiniz diye az çalışmadılar, az insan canı yakmadılar. Şimdi siz onları esas suçlarından değil de 'beni yiyecekler' diye aynı hukuksuzlukla yargılıyorsunuz. Siz hakikaten kurabiye misiniz? Siz yalancı çobansınız. Her muhalefet gördüğünüzde 'İmdat, darbe var' diye bağırıyorsunuz. Artık gerçekten darbe olsa, yemin ederim sizi kimse ciddiye almayacak ve yanınıza gelmeyecek. Çarşı'nın darbe yapacağına inandırmaya çalışmak, tam da bir yabancı çobanlıktır. Çarşı, toplumsal muhalefette sizden önce de vardı. Sadece kendi taraftarı olduğu takımın değil, bütün diğer takımların sevgisini topladı."
Onur, üstündeki kartal baskılı tişörtü çıkarınca, altında Gezi Parkı protestoları sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın resminin olduğu başka bir tişörtle kaldı. Onur, iktidar sıralarına, "Saydırayım mı size bir üçlü? Ali İsmail Korkmaz. Çarşı vicdandır yargılanamaz" diye seslendi.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise Artvin Cerrahpaşa'daki maden sahasına ilişkin ihale süreçte baştan aşağı yolsuzluk aktığını iddia etti. Bayraktutan, eşi Şanlıurfa Orman Bölge Müdürü olarak atanan bir kadının, 17 aydır Artvin'de lojmanları işgal ettiğini, bu kişinin AK Parti il kadın kolları başkanı olduğunu söyledi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken yerinden söz alarak, Bingöl'de yapılan Pembelik HES'te, yürütmenin idare mahkemesi tarafından durdurulması ve Danıştay'ın itirazı reddetmesine rağmen işletmecinin su tuttuğunu belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'dan açıklama istedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın memur alımlarını eleştirdi.
Bakanlığın 80 kişilik kadro açtığını belirten Yılmaz, "Orman mühendisleri KPSS'ye giriyor ve kazanıyor. Kazanan 70 kişiden 57'sini yetersiz buluyor komisyon. Ben de o komisyon başkanını yetersiz buluyorum. Sınavda Afyon'u seçen 3 kişi, bakanın istediği kişiler olmadığı için onların ataması yapılmıyor, orası boş bırakılıyor, böyle bir şey olabilir mi?. Burası bakanlık olmaktan çıkmış çiftliğe dönmüş, Veysel hocanın çiftliği olmuş. Ama burası sizin babanızın çiftliği değil, bu bakanlığı kanunla ve adaletle yöneteceksiniz" diye konuştu.
Bakanlıktaki bazı atamalarda usulsüzlükler olduğunu iddia eden Yılmaz, "Bakanın özel kalem müdürü var, Cihan Pektaş. Özel Kalem Müdürü'nü Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına atıyor, 6 bin 400 ek göstergeli. Ama bir gün o görevi yapmıyor. Yaptığı görevle o görev arasında 3 bin lira maaş farkı var. Bu hak mıdır?" diye sordu.
Seyfettin Yılmaz, bakanlığın 6 VIP helikopteri olduğunu iddia ederek, "Peki bu kadar helikopter varken açılışlar yapmak için özel jet kiraladınız mı, kiralamadınız mı? Ne ihtiyaç var buna? Birileri pazardan ekmek toplarken jet kiralamak nedir, bu şatafat neyin nesidir, yazık günah değil midir, açıklayın lütfen bunu?" dedi.
Yılmaz, işadamı Ali Ağaoğlu'nun ata binerek tanıtımını yaptığı Fatih Ormanı projesinin durdurulduğunu anımsatarak, şimdi de aynı yerde başka bir proje kapsamında 108 villa, 5 katlı kapalı otopark yapılacağını öne sürdü. Yılmaz, Eroğlu'na, "Firmanın bu gücü nereden geliyor? Devletin ormanlarını kime peşkeş çekeceksiniz? İstanbul'u bitirdiniz, yetmiyor mu? Her yere yüksek binalar, şimdi sıra ormanlara mı geldi?" sorusunu yöneltti.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun, "Trakya büyüklüğünde orman diktik" dediğini anımsatan Yılmaz, "Trakya büyüklüğünde ormanın onda birini bize göstersin ben milletvekilliğinden istifa edeceğim, peki gösteremezse kendisi bakanlıktan istifa edecek mi? Ben orman mühendisiyim, o kadar ağaç dikilmedi biliyorum" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Bütçeler üzerinde ilk sözü, AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi aldı.
Bakanlıkların yanı sıra; Rekabet Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsü'nün bütçeleri de görüşülecek.
AK Parti Muş Milletvekili Muzaffer Çakar, yenilenebilir enerjinin güvenli, ancak sürekli olmadığını belirterek, "Her zaman rüzgar esmez, güneş her zaman ışımaz, yağış her zaman bol olmaz ama nükleer santral her zaman çalışır" dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde AK Parti milletvekilleri konuşmalar yaptı.
AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın ticaretin her alanda daha kolay ve daha güvenli yapılması için yeni enstrümanlar geliştirerek, sistemlerin işleyişini düzenlediğini ve projeler geliştirdiğini söyledi.
Tüketicilerin ileri düzeyde haklara kavuşturulduğunu dile getiren Geldi, tüm il ve ilçelerde bin 33 hakem heyetiyle tüketici haklarının korunduğunu ifade etti.
AK Parti Hatay Milletvekili Osman Karasayar da Rekabet Kurumu bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 820 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştığına dikkati çekerek, piyasa mekanizması dışında gerçekleşen suni müdahaleleri bertaraf etme çabası içinde olan Rekabet Kurumu'nun başarılı şekilde çalıştığını belirtti.
Rekabet Kurumu'nun, rekabet koşullarının bozulduğu vakalarda verdiği kararlarla etkin uygulama örnekleri oluşturduğunu, rekabet ihlallerine karşı önemli caydırıcılık vasfı kazandığını dile getiren Karasayar, "Tüketiciye de üreticiye de adil bir ortam sunularak vatandaşın daha ucuza daha kaliteli, bol seçenekli ürün ve hizmet alması sağlanmaya çalışılmıştır" diye konuştu.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran ise 73 ile ve 200'den fazla ilçeye doğalgaz ileten BOTAŞ'ı takdir etmek gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin yıllardır 8,5 milyon ton olan kömür rezervinin AK Parti iktidarı dönemindeki çalışmalarla yüzde 100 artırıldığını ifade eden Demirkıran, 2 milyon kişiye yılda 2 milyon ton kömür yardımı yapıldığını kaydetti.
Demirkıran, 1913-2002 yılları arasında 32 bin megavat olan kurulu elektrik gücünün AK Parti iktidarında 68 bin megavata çıktığının altını çizerek, bunu sağlayan kamu ve özel elektrik şirketlerine teşekkür etti.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu da büyümenin enerji tüketimiyle doğru orantılı olduğunu belirterek, enerjiye hızlı talep artışı olduğunu, önümüzdeki 10 yılda enerji talebinin iki kat artacağının öngörüldüğünü ifade etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve enerji talebini sorunsuz karşılamak için gerekli politika ve stratejileri yürüttüğünü anlatan Mazıcıoğlu, hidrolik, jeotermal, rüzgar ve güneş enerji potansiyellerinin kullanılması için gerekli yasal altyapının oluşturulduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, enerji sepetinde yenilenebilir kaynak oranının yüzde 40'a ulaştığını ve bu oranın birçok AB ülkesinin üstünde olduğunu kaydetti.
AK Parti Muş Milletvekili Muzaffer Çakar da nükleer enerjiyi Türkiye'ye kazandırmaya kararlı olduklarını vurgulayarak, Akkuyu ve Sinop'ta nükleer santral kurulacağını anımsattı.
Muhalefet partilerinin kömür santrallerine, HES'lere, nükleer enerjiye muhalefet ettiğini anlatan Çakar, "Bir gün elektriğin kesilmesi durumunda, karanlığa karşı hangi tepkiyi göstereceklerini de merak ediyorum" dedi.
Yenilenebilir enerjinin güvenli olduğuna ancak sürekli olmadığına işaret eden Çakar, "Nükleer santraller mevsimden ve iklim şartlarından bağımsız olarak sürekli çalışabilmektedirler. Her zaman rüzgar esmez, güneş her zaman ışımaz, yağış her zaman bol olmaz ama nükleer santral her zaman çalışır. Nükleer santral yılda yaklaşık 8 bin saat çalışabilir. Bu süre hidrolikte ortalama 4 bin saat, rüzgarda 3 bin saat, güneşte ise ortalama 2 bin 500 saattir" diye konuştu.
Çakar, Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden sadece Türkiyv e Gürcistan'da nükleer santral bulunmadığını ifade ederek, Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri devreye alındığında, Türkiye'nin yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolarlık doğalgaz ithalat bağımlılığından kurtulacağını vurguladı.
AK Parti Bingöl Milletvekili Eşref Taş da MTA'nın sondaj faaliyetleri sonucu yeni maden kaynaklarına ulaşıldığını dile getirdi.
MTA'nın Bingöl'deki çalışmaları sonucu 300 milyon ton demir cevheri tespit edildiğini anlatan Taş, "Çözüm süreci zenginlik ve refah üretiyor. Bingöl'de çözüm sürecinden memnun olmayan özgür iradeli bir tek Kürt, bir tek Zaza bulamazsınız. Hepimiz çözümün ortak paydasıyız. Bu bakımdan, çözüm sürecinin tahkimi, maden ocaklarının tahkimi kadar hayatidir. Süreci ve halkımızın umudunu boşa çıkaracak sorumsuz açıklamalar ve davranışlar, en az maden kazaları kadar tehlikelidir" diye konuştu.
AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, dünyada orman alanları azalırken orman varlığını artıran nadir ülkelerden olduğunu söyledi.
Ak Parti döneminde 3 milyar 250 milyon fidan dikildiğini dile getiren Şahin, 2003 yılında 20,8 milyon hektar olan orman varlığının 21,7 milyon hektara ulaştığını kaydetti.
DSİ'nin 2003'te yılda 3 tesis yaparken, proje sayısını yılda 196'ya çıkardığının altını çizen Şahin, muhalefet sıralarına, "Güneş balçıkla sıvanmaz, yaptıklarımız sizin demenizle yok olmaz. Yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" dedi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede en başarılı ülkelerden olduğunu belirterek, yangınlara ilk müdahale süresinin 15-20 dakikaya, yanan alanın 1,5 hektara düştüğünü söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, 2011'de Kahramanmaraş Çöllolar Kömür Havzası'nda meydana gelen göçükte toprak altında kalan 9 madencinin cesedinin hala çıkarılamadığını belirterek, "Orada anıt yaptıralım; aileleri, anıt mezarlarında dua okusun" dedi.
MHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2015 yılı bütçeleri üzerinde konuştu.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'de kaçak ayakkabı, kaçak yakıt, kaçak et, kaçak saat gibi birçok kaçak mal satıldığını iddia ederek, kaçakçılık faaliyetlerinin ülke ekonomisine zararının 300 milyon dolara yakın olduğunu kaydetti.
Eskiden katırlarla yapılan kaçakçılığın şimdi boru hatlarıyla yapıldığını ileri süren Yılmaz, kaçak et ve kaçak canlı hayvan yüzünden hayvancılığın bitme noktasına geldiğini, kaçakçılıkla mücadele edemeyen üreticinin kapısına kilit vurma noktasına geldiğini savundu. Yılmaz, Irak ve İran'dan 25 bin ton kaçak sigara, 500 bin ton da kaçak şeker girdiğini söyledi.
MHP'li Yılmaz, uyuşturucu kaçakçılığının da sınır güvenliği olmadığı için aleni yapıldığını ve kaçak malların her yerde satıldığını ifade ederek, terör örgütünün en büyük finans kaynağının uyuşturucu olduğunu belirtti. Yılmaz, "İğneden ipliğe her şey kaçak olarak ülkeye sokulmaktadır, bu da yerli üreticimizi zor durumda bırakmaktadır" dedi.
Altın ticaretine vurgu yapan Yılmaz, "Hala cari açığı altın ticaretiyle kapatmaya çalışıyor musunuz? 700 bin liralık saatin gümrük vergisi ne oldu?" diye sordu.
Yılmaz, "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan onlarca bakan geçmiş gitmiş ama ikisi hafızalarda iz bıraktı. Birisi, yaptığı iş ve icraatlarından dolayı 36 yıl hapis ve 787 milyon lira para cezasına çarptırılan Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı, ikincisi ise dürüstlüğü ile ön plana çıkan Gün Sazak. Dürüstlüğü, cesareti, engin iman ve cesareti, dirayeti, herkese güven telkin eden karakteriyle ve devlet adamlığıyla kısa sürede gümrüklerde rüşvet ve yolsuzlukların önlenebileceğini ispatlamıştır. Önemli başarılı çalışmaları herkes tarafından takdirde karşılanmıştır. Uyuşturucu baronları kendisinden çok rahatsız olduğu Gün Sazak, hain bir pusuda hayatını kaybetmiştir" dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, Türkiye'de açlık sınırı bin 225 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 3 bin 990 TL'ye yükselmişken, asgari ücretin 891 TL olduğunu belirtti. Vatandaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahrum bırakıldığını iddia eden Dedeoğlu, Hükümetin stratejik kurumların hepsini sattığını ve özelleştirdiğini savundu.
Bor madenlerinin Türkiye için önemine vurgu yapan Dedeoğlu, "Türkiye, geleceğin petrolü olarak nitelendirilen dünya bor rezervinin yüzde 70'ine sahiptir. İnşallah Hükümet bor madenlerini özelleştirmez" dedi.
Dedeoğlu, Türkiye'de özelleştirme yerine madencilik politikalarına önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin dünyada, maden kazalarında ölümde ilk sıraya aldığını ileri süren Dedeoğlu, "2011'de Kahramanmaraş Çöllolar Kömür Havzası'nda meydana gelen göçükte toprak altında kalan 9 madencinin cesedi hala çıkarılamadı. Sayın bakanlara sesleniyorum: Hiç olmazsa orada anıt yaptıralım; aileleri, anıt mezarlarında bayramlarda ve özel günlerde dua okusun" dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın projelerini eleştirerek, "(114 dev eser) diyorsunuz, küçük küçük yerlere bile dev eser diyorsunuz" dedi.
Adana'daki Seyhan ile Aslantaş barajlarının AK Parti iktidarından önce yapıldığını belirten Varlı, "Çukurova'yı bu iki baraj suluyor. Sizin dev eser dediğiniz barajlara baktım, bunların suladığı alan toplam 353 bin dekar ve bir Seyhan Barajı'nın suladığı alanı bile sulayamıyor. Küçük küçük göletlerle bir yere varamayız" diye konuştu.
Varlı, çiftçilerin pamuk ekmekten vazgeçtiğini, hatta çok zor durumda olan bazılarının intihar etmeyi bile düşündüğünü iddia ederek, Hükümetin bu üretici kesimini desteklemesi gerektiğine işaret etti. Varlı, "Rıza Sarraf'a sahip çıktığınız kadar çiftçiye sahip çıksanız bu ülke gelişir ve kalkınır" dedi.
Yerinden söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da Beşiktaş kongre üyesi olduğunu anımsatarak, "Beşiktaş çarşı grubu, Hükümete karşı darbeye teşebbüs ettiği iddiasıyla bugün hakim karşısına çıkıyor. Çarşı grubunu destekleyen Fenerbahçe, Galatasaray ve diğer kulüplerin taraftarları da orada. AK Parti, basını ve taraftarları kendisine darbe yaptığı iddiasıyla adliyelerde süründürüyor. AKP Hükümeti, kalemle, flama ile darbe yapıldığını iddia ediyor" diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, "Bu haftayı rüşvet ve yolsuzlukla mücadele haftası olarak kutlayabilirdik ama AKP'nin utanç haftası olarak tarihteki yerini alacak" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise Akar'a, "Bizim için 17 Aralık utanç vesikası değil, birileri paralel yapıyla hareket ediyorsa onlar için utanç vesilesidir. Bizimki milli iradeye sahip çıkma mücadelesidir" diye cevap verdi.
CHP milletvekilleri, Gümrük ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Orman ve Su İşleri bakanlıklarıyla bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde konuştular.
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, hükümetin tüm bağımsız kurumları yürütmenin kontrolüne alarak işlevsizleştirdiğini, tehlikeli iktidar sopasına dönüştürdüğünü öne sürdü.
Rekabet Kurumu'nun gelir kaynağının, limited ve anonim şirketlerin sermayesinden alınan onda birlik pay olduğunu ifade eden Yüksel, bunun şirketlerin üzerine yüklenmesinin haksızlık olduğunu söyledi. Yüksel, kurumun şirketlerden 52 milyon liradan fazla pay topladığını anlatarak, "Şirketlerden haraç kesmeye gerek var mı? Şirket birleşmelerinden harç alsa buna gerek kalmaz" diye konuştu.
Yüksel, bir yıl önce dünyanın en büyük rüşvet ve yolsuzluk iddialarının Türkiye'nin gündemine düştüğünü savunarak, "Üstelik makul şüpheyle değil, somut delillerle. Ayakkabı kutuları, para kasaları, çikolata kutuları, elbise kılıfları içinde saçılan milyon dolarlar, sıfırlanamayan paralar... Aradan bir yıl geçti, hiçbir ilerleme yok. Şimdi medya ağırlıklı yeni operasyon yürütülüyor. Bunun tek amacı 17-25 Aralık operasyonunu örtmektir, ancak üzeri örtülemeyecek" dedi.
CHP İzmit Milletvekili Haydar Akar yarın 17 Aralık'ın yıl dönümü olduğunu ifade ederek, "Bu haftayı rüşvet ve yolsuzlukla mücadele haftası olarak kutlayabilirdik ama AKP'nin utanç haftası olarak tarihteki yerini alacak" diye konuştu.
Yolsuzlukları yapanların en çok Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda yuvalandığını öne süren Akar, devletin nasıl soyulduğunun doğalgaz alım anlaşmalarında, fakirlere dağıtılan kömürlerde, rödovans anlaşmalarında ve HES'lerde görülebileceğini söyledi.
Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Milletvekillerinin, milli irade adına demokrasiye sahip çıkmasını beklerdim. Bizim için 17 Aralık utanç vesikası değil, darbecilerle paralel hareket edenler için utanç vesilesidir. Bizimki milli iradeye sahip çıkma mücadelesidir" dedi.
Milletin kendi yanında duran iktidara sahip çıktığını ve bu ithamlara prim vermediğini belirten Aydın, CHP sıralarına, "Bir darbe girişimi nereden gelirse gelsin bir kez de darbeye karşı durun" diye seslendi.
Aydın'ın sataştığı gerekçesiyle söz alan Akar, iktidarın milletin ödediği vergileri nereye harcadığını açıklaması gerektiğini dile getirerek, "Sizin fıtratınızda hesap vermek de hesap sormak da yok. Sizin fıtratınızda madenlerde ölüm, yolsuzluk, yandaşlarınıza Türkiye'nin bütün değerlerini peşkeş çekmek, ölümlerden dini istismar yapmak var. Biz de milletin iradesiyle geldik, her kuruşunun hesabını sizden soracağız" dedi.
Aydın da yerinden Akar'a, "Millet CHP'nin de AK Parti'nin de fıtratını biliyor" diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise "fıtrat" kelimesini siyasi literatüre hükümetin kazandırdığını ifade ederek, "Siz, (Madencilerin fıtratında ölüm var) derseniz bu söz eleştirilecek bir sözdür" diye konuştu.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, kürsüye zeytin fidanıyla gelerek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ı eleştirdi.
Özelleştirmelerin kölelik gibi taşeronlaşmaya neden olduğunu savunan Havutça, iktidarın Türkiye'nin sırtında yük olduğunu öne sürdü.
Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, Soma ve Ermenek'teki maden facialarının siyasi sorumluluğunu üstlenmediğini ve istifa etmediğini anlatan Havutça, Yıldız'a, "Bu milletin sırtına yüksünüz" diye seslendi.
CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, kürsüye omzunda Beşiktaş atkısıyla gelerek, "Fenerbahçeli olarak, Beşiktaş taraftar grubuna darbe girişimcisi olarak nitelenen anlayışı protesto ediyorum" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ise ceketinin içinde Beşiktaş'ın sembolü olan kartal baskılı tişörtle kürsüye çıktı.
Çarşı Grubunun üyelerinin ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığını anımsatan Onur, şöyle devam etti:
"Çarşı bu düzene karşıydı, toplumun tahmin edemeyeceğiniz kadar sayıda kişisinin karşı olduğu gibi. Çarşı neye karşıydı? Faşizme, vahşi kapitalizme, diktatörlüğe. Çarşı tarımın, toprakların, köylerin, ağaçların, suların, hayvanların, insanların emeğinin istismarına karşıydı sokaklara dökülen diğer milyonlarca genç gibi. Dolmabahçe'deki ofis basılacakmış da kurabiyeyi yiyeceklermiş. Bu ne korku beyler? Bu nasıl bir korkudur ki kendine aşılmaz saraylar yaptırır. Bu nasıl bir korkudur ki ona oy vermeyene, tasvip etmeyene, hakkını arayana karşı öfkeye dönüşür.
Bir yıl önce, bugüne kadar can ciğer kuzu sarma olduğunuz paralelinize belki de boşuna vefasızlık ediyorsunuz. Siz rahat edesiniz diye az çalışmadılar, az insan canı yakmadılar. Şimdi siz onları esas suçlarından değil de 'beni yiyecekler' diye aynı hukuksuzlukla yargılıyorsunuz. Siz hakikaten kurabiye misiniz? Siz yalancı çobansınız. Her muhalefet gördüğünüzde 'İmdat, darbe var' diye bağırıyorsunuz. Artık gerçekten darbe olsa, yemin ederim sizi kimse ciddiye almayacak ve yanınıza gelmeyecek. Çarşı'nın darbe yapacağına inandırmaya çalışmak, tam da bir yabancı çobanlıktır. Çarşı, toplumsal muhalefette sizden önce de vardı. Sadece kendi taraftarı olduğu takımın değil, bütün diğer takımların sevgisini topladı."
Onur, üstündeki kartal baskılı tişörtü çıkarınca, altında Gezi Parkı protestoları sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın resminin olduğu başka bir tişörtle kaldı. Onur, iktidar sıralarına, "Saydırayım mı size bir üçlü? Ali İsmail Korkmaz. Çarşı vicdandır yargılanamaz" diye seslendi.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise Artvin Cerrahpaşa'daki maden sahasına ilişkin ihale süreçte baştan aşağı yolsuzluk aktığını iddia etti. Bayraktutan, eşi Şanlıurfa Orman Bölge Müdürü olarak atanan bir kadının, 17 aydır Artvin'de lojmanları işgal ettiğini, bu kişinin AK Parti il kadın kolları başkanı olduğunu söyledi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken yerinden söz alarak, Bingöl'de yapılan Pembelik HES'te, yürütmenin idare mahkemesi tarafından durdurulması ve Danıştay'ın itirazı reddetmesine rağmen işletmecinin su tuttuğunu belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'dan açıklama istedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın memur alımlarını eleştirdi.
Bakanlığın 80 kişilik kadro açtığını belirten Yılmaz, "Orman mühendisleri KPSS'ye giriyor ve kazanıyor. Kazanan 70 kişiden 57'sini yetersiz buluyor komisyon. Ben de o komisyon başkanını yetersiz buluyorum. Sınavda Afyon'u seçen 3 kişi, bakanın istediği kişiler olmadığı için onların ataması yapılmıyor, orası boş bırakılıyor, böyle bir şey olabilir mi?. Burası bakanlık olmaktan çıkmış çiftliğe dönmüş, Veysel hocanın çiftliği olmuş. Ama burası sizin babanızın çiftliği değil, bu bakanlığı kanunla ve adaletle yöneteceksiniz" diye konuştu.
Bakanlıktaki bazı atamalarda usulsüzlükler olduğunu iddia eden Yılmaz, "Bakanın özel kalem müdürü var, Cihan Pektaş. Özel Kalem Müdürü'nü Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına atıyor, 6 bin 400 ek göstergeli. Ama bir gün o görevi yapmıyor. Yaptığı görevle o görev arasında 3 bin lira maaş farkı var. Bu hak mıdır?" diye sordu.
Seyfettin Yılmaz, bakanlığın 6 VIP helikopteri olduğunu iddia ederek, "Peki bu kadar helikopter varken açılışlar yapmak için özel jet kiraladınız mı, kiralamadınız mı? Ne ihtiyaç var buna? Birileri pazardan ekmek toplarken jet kiralamak nedir, bu şatafat neyin nesidir, yazık günah değil midir, açıklayın lütfen bunu?" dedi.
Yılmaz, işadamı Ali Ağaoğlu'nun ata binerek tanıtımını yaptığı Fatih Ormanı projesinin durdurulduğunu anımsatarak, şimdi de aynı yerde başka bir proje kapsamında 108 villa, 5 katlı kapalı otopark yapılacağını öne sürdü. Yılmaz, Eroğlu'na, "Firmanın bu gücü nereden geliyor? Devletin ormanlarını kime peşkeş çekeceksiniz? İstanbul'u bitirdiniz, yetmiyor mu? Her yere yüksek binalar, şimdi sıra ormanlara mı geldi?" sorusunu yöneltti.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun, "Trakya büyüklüğünde orman diktik" dediğini anımsatan Yılmaz, "Trakya büyüklüğünde ormanın onda birini bize göstersin ben milletvekilliğinden istifa edeceğim, peki gösteremezse kendisi bakanlıktan istifa edecek mi? Ben orman mühendisiyim, o kadar ağaç dikilmedi biliyorum" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
