2007-04-18 - 15:50
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu, CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz'un Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin olarak ilk turlara katılmama önerisine "Demokrasi içindeki çareleri tüketmeden kendi senaryolarına bizi ortak etmeye çalışmalarını siyasi nezaket açısından şık bulmuyorum." dedi.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''CHP'nin şunu fark etmesi
gerekiyor; çözüm önce demokrasi içinde aranır'' dedi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısından önce gazetecilerin CHP Grup
Başkanvekili Ali Topuz, muhalefet partilerine ''Cumhurbaşkanı seçiminin ilk
turuna katılmayarak, muhtemel bir erken seçimin önünü açmaya katkı sağlayın''
çağrısına ilişkin sorularını cevaplandırdı.
''CHP'nin şunu fark etmesi gerekiyor; çözüm önce demokrasi içinde aranır''
diyen Mumcu, demokrasinin bütün imkanlarını kullandıktan sonra, çarelerin
tükenmesi halinde başka çarelerin düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Erkan Mumcu, şöyle konuştu:
''Bizimle beraber cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik
Anayasa değişikliği konusunda imza versinler. Bu teklifi Meclisin önüne
getirelim. Eğer iktidar grubu bunu kabul etmiyorsa başka çareler düşünelim. O
zaman CHP teklifinde haklı olabilir. Ama bugün demokrasi içindeki çareleri
tüketmeden kendi senaryolarına bizi ortak etmeye çalışmalarını siyasi nezaket
açısından şık bulmuyorum. Önce sorumluluklarını yerine getirsinler.
Cumhurbaşkanını halk seçsin, eğer bu olmuyorsa sine-i millet de bir yöntemdir.''
MUMCU, MAHMUT KOÇAK'A ROZETİNİ TAKTI
Anavatan Partisi grup toplantısının başlangıcında, bugün vefat eden TBMM
Başkanvekili Ali Dinçer ile bir süre önce trafik kazasında yaşamını yitiren
Anavatan Partisi Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu'nun
anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Mumcu, daha sonra Anavatan Partisine katılan Afyonkarahisar Milletvekili
Mahmut Koçak'a parti rozetini taktı.
Koçak, yaptığı konuşmada, 18 Nisanın çeşitli vesilelerle hayatında önemli ve
hatırlanması gereken bir tarih olduğunu belirtti. 22. Dönemden sonra siyaseti
bırakma yönünde ailesiyle birlikte karar aldığını belirten Koçak, ''Eşimle ben,
İlk kez gelecekten endişe duyduk. Çocuğumuzun geleceğinden, ülkemizin
geleceğinden endişe duyduk. ANAVATAN'ın 19 olan milletvekili sayısını 20'ye
çıkarmaya gelmedim. Buraya bir inanç, tarihi misyonla geldim. Yeniden hortlayan
statükocu zihniyeti tarihe gömeceğiz. Millet Meclisini noter bürosuna
çevirenlere, demokrasiyi yeniden öğreteceğiz'' diye konuştu.
''OLAĞANÜSTÜ ŞAHSİYET ABİDESİYDİ''
Erkan Mumcu, son yapılan grup konuşmasında ''yollar bizimdir; ver elini
Anadoluya, ver elini Türkiye'ye'' dediğini belirterek, seçime kadar grupta bir
araya gelmemenin ''içine doğduğunu'' söyledi.
Ömer Abuşoğlu'nun ölümünün ardından çok üzüldüğünü belirten Mumcu,
''Hayatımda hiç kimsenin ardından bu kadar çok üzülmemiştim. Bizim ruhumuza,
içimize sinmişti. Türkiye, çok saygıdeğer bir bilim adamını kaybetti'' dedi.
Abuşoğlu'nun Osmaniye ve Kahramanmaraş'taki parti kongrelerinde
görevlendirildiğini, rahatsızlığına rağmen bu görevleri aksatmadan yerine
getirmeye çalıştığını belirten Mumcu, ''Ömer Abuşoğlu olağanüstü şahsiyet
abidesiydi'' dedi.
Mumcu, Ömer Abuşoğlu'nun vefatından sonra Anavatan Partisi grubunun
düştüğüne ilişkin Anadolu Ajansının haberini de eleştirdi.
"SANDIĞIN UCU GÖRÜNDÜ"
Mumcu partisinin grup toplantısındaki konuşmasında Türkiye'de sandığın ucunun
göründüğünü, ülkenin seçime gittiğini söyledi.
Genel seçim öncesi cumhurbaşkanı seçiminin de kapıya dayandığını dile
getiren Mumcu, 2 yıl önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu talep
ettiğini, ancak buna yanıt alamadığını vurguladı. Bunun üzerine mektup yazdığını
ve ortak bir müzakere ortamının kurulmasını önerdiğini belirten Mumcu, bu konuda
CHP ve iktidarın tutumunu eleştirdi.
Cumhurbaşkanı halkın seçmesi durumunda rejimin değişmeyeceğini dile getiren
Mumcu, ''Nereden çıkardın rejim değişikliğini..? Değişen yegane şey, seçimi kimin
yapacağı. Milletten korkuyorlar. Milletten bir şey isteyecek yüzleri yok'' diye
konuştu.
Mumcu, CHP'nin tutumuna karşı AK Parti iktidarının ''Çoğunluğum var
seçerim'' dediğini belirterek, ''(Çoğunluğum var seçerim) diyorsan, buyur seç.
Ama seçemezsin. Seçsen de demokratik meşruiyeti olmaz'' dedi.
''TÜRKİYE, İLK KEZ BÖLÜNME TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA''
Anavatan Partisi Lideri Mumcu, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğe ihtiyacı
olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin, kurulduğu günden bu yana ilk kez bölünme
tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunu savundu.
Böyle bir noktada siyasi ve ekonomik krizler hanesine yeni bir kriz hanesi
daha açılmaması gerektiğini ifade eden Mumcu, ''Gün, birlik günüdür. Milletle
devletin birleşeceği gündür. Türkiye'nin bağımsızlığını korumak zorundayız. Bunu
da demokratik toplum iradesiyle gerçekleştirmek zorundayız'' diye konuştu.
Mumcu, Tandoğan'daki Cumhuriyet Mitingi konusunda iktidar ve muhalefetin
tutumunu da eleştirdi. İktidar partisi söylemlerinin, ''Biz sizden çoğuz''
anlamına geldiğini ifade eden Mumcu, ''Biz kim, siz kim yahu. Biz sizden çoğuz,
sizi döveriz. Bu nasıl bir siyaset, bununla nasıl devlet idare edilir'' dedi.
''AĞRI KESİCİYLE HASTALIK TEDAVİ EDİLMEZ''
Kimsenin kendilerini duymazdan gelemeyeceğini belirten Mumcu, ''Bugüne kadar
bizi yok saydınız, artık isteseniz de yok sayamayacaksınız. Türkiye'nin çıkışı
vardır, 3 günde Anayasayı değiştirip, 40 günde cumhurbaşkanını iki turlu bir
seçimle halka seçtirmektir. Olmuyorsa, olamıyorsa demokraside çareler tükenmez.
Demokrasi dışında çare aramanın çıkar yol olduğunu kimse zannetmesin. Ağrı
kesiciyle hastalık tedavi edilmez'' diye konuştu.
İKTİDAR VE ANA MUHALEFETE ÇAĞRI
Anavatan Partisi'nin bu noktada tayin edici bir gücünün olmadığını, ancak
partisinin, milletin sağduyusunu seslendirdiğini vurgulayan Mumcu, ''Hem
hükümeti, hem de ana muhalefeti sağduyuya çağırıyorum. Yüksek gerilim hattı
döşeme merakından vazgeçsinler. Milleti birbirine kızıştırma merakından
vazgeçsinler. Türkiye'yi bir korku tüneline sokmaktan vazgeçin, insaflı olun,
vicdanlı olun'' diye konuştu.
DYP İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu, DYP ile yapılan görüşmelere de
değinerek, ''Bu konu, kapalı kapılar arkasında konuşulacak bir konu değildir. Ne
yaparsak açık, şeffaf, milletin önünde yapacağız. Bunu taahhüt ediyorum'' dedi.
Cumhurbaşkanlığı konusunda DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile istişarede
bulunduklarını ve görüşlerinin uyuştuğunu gördüklerini dile getiren Mumcu, bu
süreçte birlikte hareket etme kararı aldıklarını söyledi.
Mumcu, Ağar'ın dün yaptığı açıklamaların doğru olduğunu, kendisinin de
rızasının alındığını ifade ederek, ''iki partinin birleşecekleri'' yönündeki
haberlerin, daha çok kamuoyundan gelen taleplerden ibaret olduğunu bildirdi.
Buna karşı olmadığını 10 yıldır söylediğini, bu iki partinin bütünleşik
merkez projesinde birleşmeleri gerektiğini yüzlerce kez tekrar ettiğini
belirterek, ''Birleşme konusunda iyi niyet beyanlarının dışında, üzerinde
konuşulmuş, anlaşılmış bir formül, kurumsal olarak partileri bağlayıcı nitelikte
verilmiş beyan yok'' dedi.
''NE OLACAKSA MİLLETİN ÖNÜNDE OLACAK''
''Ama ne olacaksa milletin önünde olmalıdır. Ne olacaksa fedakarlık
olmalıdır, Fedakarlık olmalı ki millet bunun, kendini düşünen, kişisel hesaplarla
tasarlanmış bir şey olmadığını açık seçik görmelidir'' diyen Mumcu, şöyle devam
etti:
''(Birleşme) olabilir olmayabilir. Bizim siyasi mücadelemizde kendi
tasarrufumuz adına herhangi bir endişemiz, korkumuz yok. Biz mücadeleyi, Anavatan
Partisi kurumsal kimliği altında aslanlar gibi veririz. Hiç tereddütümüz yok. Ama
milletten gelen talebe arkamızı dönemeyiz.''
''Milletin aradığı şey, alternatif iktidar. Millet iktidar arıyor'' diyen
Mumcu, ''Birleşme talepleri aslında şu partiye bu partiye duyulan sempatinin yada
güvenin ifadesi olmaktan çok birleşmenin kendisine verilen değerin ifadesidir.
Buna arkamızı dönersek, bu işe kendi nefsimize, kendi hesabımıza göre yapmış
oluruz. Buna arkamızı dönecek değiliz. Samimi, iyi niyetli bir yaklaşım ortaya
koyacağız'' şeklinde konuştu.
''SOĞUKKANLI VE İYİ NİYETLİYİZ''
Erkan Mumcu, sürece soğukkanlı ve iyi niyetli yaklaştıklarını ifade ederek,
ancak erken ve henüz gerçekleşmemiş bir şey için, bir oldu bitti havasına
getirmenin iki siyasi partiye zarar verebileceğini söyledi. Mumcu, ''Mesele,
milli demokratik merkezi inşa etmektir'' dedi.
Mumcu, bugün muhtemelen son grup toplantısını yaptıklarını da belirterek,
bundan sonra seçime kadar Türkiye'yi sokak sokak dolaşacaklarını sözlerine
ekledi.
gerekiyor; çözüm önce demokrasi içinde aranır'' dedi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısından önce gazetecilerin CHP Grup
Başkanvekili Ali Topuz, muhalefet partilerine ''Cumhurbaşkanı seçiminin ilk
turuna katılmayarak, muhtemel bir erken seçimin önünü açmaya katkı sağlayın''
çağrısına ilişkin sorularını cevaplandırdı.
''CHP'nin şunu fark etmesi gerekiyor; çözüm önce demokrasi içinde aranır''
diyen Mumcu, demokrasinin bütün imkanlarını kullandıktan sonra, çarelerin
tükenmesi halinde başka çarelerin düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Erkan Mumcu, şöyle konuştu:
''Bizimle beraber cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik
Anayasa değişikliği konusunda imza versinler. Bu teklifi Meclisin önüne
getirelim. Eğer iktidar grubu bunu kabul etmiyorsa başka çareler düşünelim. O
zaman CHP teklifinde haklı olabilir. Ama bugün demokrasi içindeki çareleri
tüketmeden kendi senaryolarına bizi ortak etmeye çalışmalarını siyasi nezaket
açısından şık bulmuyorum. Önce sorumluluklarını yerine getirsinler.
Cumhurbaşkanını halk seçsin, eğer bu olmuyorsa sine-i millet de bir yöntemdir.''
MUMCU, MAHMUT KOÇAK'A ROZETİNİ TAKTI
Anavatan Partisi grup toplantısının başlangıcında, bugün vefat eden TBMM
Başkanvekili Ali Dinçer ile bir süre önce trafik kazasında yaşamını yitiren
Anavatan Partisi Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu'nun
anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Mumcu, daha sonra Anavatan Partisine katılan Afyonkarahisar Milletvekili
Mahmut Koçak'a parti rozetini taktı.
Koçak, yaptığı konuşmada, 18 Nisanın çeşitli vesilelerle hayatında önemli ve
hatırlanması gereken bir tarih olduğunu belirtti. 22. Dönemden sonra siyaseti
bırakma yönünde ailesiyle birlikte karar aldığını belirten Koçak, ''Eşimle ben,
İlk kez gelecekten endişe duyduk. Çocuğumuzun geleceğinden, ülkemizin
geleceğinden endişe duyduk. ANAVATAN'ın 19 olan milletvekili sayısını 20'ye
çıkarmaya gelmedim. Buraya bir inanç, tarihi misyonla geldim. Yeniden hortlayan
statükocu zihniyeti tarihe gömeceğiz. Millet Meclisini noter bürosuna
çevirenlere, demokrasiyi yeniden öğreteceğiz'' diye konuştu.
''OLAĞANÜSTÜ ŞAHSİYET ABİDESİYDİ''
Erkan Mumcu, son yapılan grup konuşmasında ''yollar bizimdir; ver elini
Anadoluya, ver elini Türkiye'ye'' dediğini belirterek, seçime kadar grupta bir
araya gelmemenin ''içine doğduğunu'' söyledi.
Ömer Abuşoğlu'nun ölümünün ardından çok üzüldüğünü belirten Mumcu,
''Hayatımda hiç kimsenin ardından bu kadar çok üzülmemiştim. Bizim ruhumuza,
içimize sinmişti. Türkiye, çok saygıdeğer bir bilim adamını kaybetti'' dedi.
Abuşoğlu'nun Osmaniye ve Kahramanmaraş'taki parti kongrelerinde
görevlendirildiğini, rahatsızlığına rağmen bu görevleri aksatmadan yerine
getirmeye çalıştığını belirten Mumcu, ''Ömer Abuşoğlu olağanüstü şahsiyet
abidesiydi'' dedi.
Mumcu, Ömer Abuşoğlu'nun vefatından sonra Anavatan Partisi grubunun
düştüğüne ilişkin Anadolu Ajansının haberini de eleştirdi.
"SANDIĞIN UCU GÖRÜNDÜ"
Mumcu partisinin grup toplantısındaki konuşmasında Türkiye'de sandığın ucunun
göründüğünü, ülkenin seçime gittiğini söyledi.
Genel seçim öncesi cumhurbaşkanı seçiminin de kapıya dayandığını dile
getiren Mumcu, 2 yıl önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu talep
ettiğini, ancak buna yanıt alamadığını vurguladı. Bunun üzerine mektup yazdığını
ve ortak bir müzakere ortamının kurulmasını önerdiğini belirten Mumcu, bu konuda
CHP ve iktidarın tutumunu eleştirdi.
Cumhurbaşkanı halkın seçmesi durumunda rejimin değişmeyeceğini dile getiren
Mumcu, ''Nereden çıkardın rejim değişikliğini..? Değişen yegane şey, seçimi kimin
yapacağı. Milletten korkuyorlar. Milletten bir şey isteyecek yüzleri yok'' diye
konuştu.
Mumcu, CHP'nin tutumuna karşı AK Parti iktidarının ''Çoğunluğum var
seçerim'' dediğini belirterek, ''(Çoğunluğum var seçerim) diyorsan, buyur seç.
Ama seçemezsin. Seçsen de demokratik meşruiyeti olmaz'' dedi.
''TÜRKİYE, İLK KEZ BÖLÜNME TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA''
Anavatan Partisi Lideri Mumcu, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğe ihtiyacı
olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin, kurulduğu günden bu yana ilk kez bölünme
tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunu savundu.
Böyle bir noktada siyasi ve ekonomik krizler hanesine yeni bir kriz hanesi
daha açılmaması gerektiğini ifade eden Mumcu, ''Gün, birlik günüdür. Milletle
devletin birleşeceği gündür. Türkiye'nin bağımsızlığını korumak zorundayız. Bunu
da demokratik toplum iradesiyle gerçekleştirmek zorundayız'' diye konuştu.
Mumcu, Tandoğan'daki Cumhuriyet Mitingi konusunda iktidar ve muhalefetin
tutumunu da eleştirdi. İktidar partisi söylemlerinin, ''Biz sizden çoğuz''
anlamına geldiğini ifade eden Mumcu, ''Biz kim, siz kim yahu. Biz sizden çoğuz,
sizi döveriz. Bu nasıl bir siyaset, bununla nasıl devlet idare edilir'' dedi.
''AĞRI KESİCİYLE HASTALIK TEDAVİ EDİLMEZ''
Kimsenin kendilerini duymazdan gelemeyeceğini belirten Mumcu, ''Bugüne kadar
bizi yok saydınız, artık isteseniz de yok sayamayacaksınız. Türkiye'nin çıkışı
vardır, 3 günde Anayasayı değiştirip, 40 günde cumhurbaşkanını iki turlu bir
seçimle halka seçtirmektir. Olmuyorsa, olamıyorsa demokraside çareler tükenmez.
Demokrasi dışında çare aramanın çıkar yol olduğunu kimse zannetmesin. Ağrı
kesiciyle hastalık tedavi edilmez'' diye konuştu.
İKTİDAR VE ANA MUHALEFETE ÇAĞRI
Anavatan Partisi'nin bu noktada tayin edici bir gücünün olmadığını, ancak
partisinin, milletin sağduyusunu seslendirdiğini vurgulayan Mumcu, ''Hem
hükümeti, hem de ana muhalefeti sağduyuya çağırıyorum. Yüksek gerilim hattı
döşeme merakından vazgeçsinler. Milleti birbirine kızıştırma merakından
vazgeçsinler. Türkiye'yi bir korku tüneline sokmaktan vazgeçin, insaflı olun,
vicdanlı olun'' diye konuştu.
DYP İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu, DYP ile yapılan görüşmelere de
değinerek, ''Bu konu, kapalı kapılar arkasında konuşulacak bir konu değildir. Ne
yaparsak açık, şeffaf, milletin önünde yapacağız. Bunu taahhüt ediyorum'' dedi.
Cumhurbaşkanlığı konusunda DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile istişarede
bulunduklarını ve görüşlerinin uyuştuğunu gördüklerini dile getiren Mumcu, bu
süreçte birlikte hareket etme kararı aldıklarını söyledi.
Mumcu, Ağar'ın dün yaptığı açıklamaların doğru olduğunu, kendisinin de
rızasının alındığını ifade ederek, ''iki partinin birleşecekleri'' yönündeki
haberlerin, daha çok kamuoyundan gelen taleplerden ibaret olduğunu bildirdi.
Buna karşı olmadığını 10 yıldır söylediğini, bu iki partinin bütünleşik
merkez projesinde birleşmeleri gerektiğini yüzlerce kez tekrar ettiğini
belirterek, ''Birleşme konusunda iyi niyet beyanlarının dışında, üzerinde
konuşulmuş, anlaşılmış bir formül, kurumsal olarak partileri bağlayıcı nitelikte
verilmiş beyan yok'' dedi.
''NE OLACAKSA MİLLETİN ÖNÜNDE OLACAK''
''Ama ne olacaksa milletin önünde olmalıdır. Ne olacaksa fedakarlık
olmalıdır, Fedakarlık olmalı ki millet bunun, kendini düşünen, kişisel hesaplarla
tasarlanmış bir şey olmadığını açık seçik görmelidir'' diyen Mumcu, şöyle devam
etti:
''(Birleşme) olabilir olmayabilir. Bizim siyasi mücadelemizde kendi
tasarrufumuz adına herhangi bir endişemiz, korkumuz yok. Biz mücadeleyi, Anavatan
Partisi kurumsal kimliği altında aslanlar gibi veririz. Hiç tereddütümüz yok. Ama
milletten gelen talebe arkamızı dönemeyiz.''
''Milletin aradığı şey, alternatif iktidar. Millet iktidar arıyor'' diyen
Mumcu, ''Birleşme talepleri aslında şu partiye bu partiye duyulan sempatinin yada
güvenin ifadesi olmaktan çok birleşmenin kendisine verilen değerin ifadesidir.
Buna arkamızı dönersek, bu işe kendi nefsimize, kendi hesabımıza göre yapmış
oluruz. Buna arkamızı dönecek değiliz. Samimi, iyi niyetli bir yaklaşım ortaya
koyacağız'' şeklinde konuştu.
''SOĞUKKANLI VE İYİ NİYETLİYİZ''
Erkan Mumcu, sürece soğukkanlı ve iyi niyetli yaklaştıklarını ifade ederek,
ancak erken ve henüz gerçekleşmemiş bir şey için, bir oldu bitti havasına
getirmenin iki siyasi partiye zarar verebileceğini söyledi. Mumcu, ''Mesele,
milli demokratik merkezi inşa etmektir'' dedi.
Mumcu, bugün muhtemelen son grup toplantısını yaptıklarını da belirterek,
bundan sonra seçime kadar Türkiye'yi sokak sokak dolaşacaklarını sözlerine
ekledi.
