2013-01-02 - 18:54
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da 25 Aralık 2012'de vefat eden KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli alanlarda 11 ülkeyle imzaladığı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları kabul edilerek kanunlaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da 25 Aralık 2012'de vefat eden KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Genel Kurul'u 25 Aralık'ta vefat eden KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi'nin anısına bir dakikalık saygı duruşuna davet eden Akşener, daha sonra Elçi'ye Allah'tan rahmet diledi.
Genel Kurul'da 3 milletvekili gündem dışı söz aldı.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, emniyet mensuplarının sorunlarına değindi.
Polislerin ekonomik ve sosyal sorunların altında ezildiğini savunan Yeniçeri, son 10 yılda yüzlerce polisin intihar ettiğini ifade etti. Yeniçeri, polislerin kendisine ve ailesine zaman ayıramadığını, bunun sonucunda kendisine ve yakınlarına yabancılaştığını dile getirdi.
Özcan Yeniçeri, emniyet mensuplarının özlük haklarının da iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, polislere verilen sözlerin tutulmadığını savundu.
Yeniçeri'nin eleştirilerine karşılık Hükümet adına söz alan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, iktidarları döneminde polis teşkilatının daha rahat ve imkanlı çalışma şartlarına kavuştuğunu belirtti. İçişleri Bakanı olduğu dönemde polislerin eski araçlarını tasfiye etmek için çok uğraştığını ve yenilediğini anlatan Atalay, ''Polis, devriye için araç bulsa benzin bulamazdı. Hükümetimiz emniyet teşkilatı ve TSK'nın daha rahat şartlarda çalışması, görevlerini en iyi imkanlarla yapması konusunda daima duyarlı olmuştur'' dedi.
Polislerin özlük haklarıyla ilgili yapılabilecekler olduğunu söyleyen Atalay, ''Emniyet mensupları diğer meslek sahiplerinin ilk göreve başladığı anda aldığı maaşın üzerinde maaş alırlar'' diye konuştu.
Atalay, özellikle emekli emniyet mensuplarının ücretlerinin artırılmasına ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.
Emniyetin kollanmadığı iddialarının kabul edilemez olduğunun altını çizen Atalay, polislerin askerlik sorununu geçen yıl çıkarılan yasayla çözdüklerini anımsattı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova da zeytin üreticilerinin sorunlarına değindi.
Zeytinde hasat döneminin başladığını anlatan Akova, maliyetlerin yüksek, zeytin fiyatının düşük olduğunu söyledi. Balıkesir'de zeytin üreticisinden çok sayıda şikayet dinlediğini dile getiren Akova, zeytin üreticisinin desteklenmesini istedi.
AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener ise eski Milli Eğitim bakanlarından Tevfik İleri'nin vefatının 51. yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
İleri'nin Menderes döneminde değişik bakanlıklar yaptığını, Milli Eğitim Bakanı olarak daha fazla hatırlandığını anlatan Şener, eski bakanın din dersinin ilkokul müfredatına konulması, imam hatipler, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü, ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi'nin açılması, köy enstitülerinin öğretmen okullarıyla birleştirilmesi gibi hizmetlerde bulunduğunu kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, ''Sizin tarihiniz katliam tarihidir'' sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ''Milletin tarihine laf söylemek, 30 yıldan beri katliam yapan terör örgütünü destekleyen sizlerin hiç haddi değildir'', MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise ''Türk milletine, tarihine nefretle bakan birinin nefret suçlarından bahsetmesi ne kadar büyük paradoks'' diye tepki gösterdi.
BDP, nefret suçlarındaki artışın belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, batıda birçok il ve ilçede Kürtlere karşı saldırıların devam ettiğini ileri sürdü. Muş, Diyarbakır, Şırnak, Batman'da farklı etnik kimliğe saygısızlık yapıldığını kimsenin söyleyemeyeceğini ifade eden Sakık, ''Bu politikalar devam ederse, bizim tasvip etmediğimiz politikalar, olaylar gündeme gelirse sorumlusu biz değil, iktidardır'' dedi.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, MHP olarak, ırkı, dini, mezhebi, rengi ne olursa olsun insanlar arasında ayırıma, nefrete yol açacak söylemlere karşı olduklarını ifade etti. Halaçoğlu, ''Bir ülkede yaşayacaksınız, o ülkenin içinde başka insanlara karşı darpta bulunacaksınız, onların hak ve hukukuna saygı göstermeyeceksiniz, buna neden de siz olacaksınız çünkü sürekli söylemlerinizde bunları dile getireceksiniz, ardından da 'neden olaylar çıkıyor' diyeceksiniz. Üniversitede okuduğumda, kimin Türk, kimin Kürt olduğunu kimse kimseye sormazdı, kimsenin de umurunda değildi. Siz sürekli Kürt diyorsanız, karşınıza birileri çıkar Türk demeye başlar'' diye konuştu.
Sakık, sataşma olduğu gerekçesiyle yeniden söz aldı. Sakık'ın, ''O zaman hep birlikte 1920'lere doğru gidelim. Kimin kime ihanet ettiğini, kimin bütün halkları tek kimliğe getirdiğini, diğer halkları nasıl katlettiğini hep birlikte tartışalım. Sizin tarihiniz katliamlar tarihidir. O tarihlerde bugün mücadele edenlerin atalarının nasıl katledildiğini siz çok iyi bilirsiniz. 'Dersim katliamı, Mustafa Muğlalı olayında ne dersiniz. '1937-1938'de Aleviler, Kürtler katledildi diyeceksiniz, siyaseten de buradan nemalanacaksınız'' sözlerine milletvekilleri tepki gösterdi.
-''Bu milletin tarihinde katliam, soykırım, asimilasyon yok''-
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Sakık'a sataşma gerekçesiyle cevap verdi. Canikli, milletin tarihinin, dünyada hangi açıdan bakılırsa bakılsın en eşsiz tarihlerden bir olduğunu belirterek, bu milletin tarihinde katliam, soykırım, asimilasyon olmadığını ifade etti.
Canikli, esas katliamı, 30 yıldan beri çoluk çocuk demeden terör örgütünün yaptığını, söz konusu örgütün ''katliam ordusu, kiralık katil gibi çalıştığını'' kaydetti. Canikli, katliam görülmek isteniyorsa, terör örgütüne ve onu destekleyenlerin icraatlarına bakılması gerektiğini belirterek, ''Milletin tarihine laf söylemek kimsenin, hele sizin hiç haddiniz değildir. 30 yıldan beri katliam yapan bir terör örgütünü destekleyen sizlerin hiç haddi değildir'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da söz alarak Sakık'a tepki gösterdi. Vural, ''Bu kürsüde bizatihi nefret suçunu ifade eden bir milletvekili, Türk milletine, tarihine nefretle bakan birinin nefret suçlarından bahsetmesi ne kadar büyük paradoks. Nefretle belediye otobüsünde Serap'ı öldüren, Antep, Kumrular, Güngören'de bombaları atanlar, o tetikleri çektiren tetikçiler, bu nefret suçlarıyla, ırkçılıkla siyaset yapanlardır. Bugüne kadar kardeşçe birlikte yaşayan insanlar arasında fitne fesat yerleştiremeyenler, birtakım olayları bahane ederek kin ve nefret kusuyorsa, aslında aynaya dönüp kendilerini suçluyorlar demektir'' diye konuştu.
Halaçoğlu da yeniden söz alarak, ''Türk tarihi kadar temiz bir tarihin bulunmadığını, tarihi olmayanların ancak böyle düşünebileceğini'' ifade etti.
Türklerin tarihinde katliamların değil, savaşların bulunduğunu belirten Halaçoğlu, ''Ermenileri kim katletti, Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslarla işbirliği yapan Kürt aşiretleri hangileridir- Ermineler ile Kürtlerin 1935'te yaptığı toplantıyı nasıl izah edeceksiniz-'' diye sordu.
Sakık da sataşma olduğu gerekçesiyle yaptığı konuşmada, ''Dersim, Ağrı, Zilan, Uludere'ye kadar gelin kimler nerede katliam yapmış görürsünüz. Bu savaş bizim tercihimiz değil, bu savaş sizin ret ve inkar politikalarınıza karşı Kürt çocuklarının onurlu bir duruşudur. Bir yerde ret ve inkar politikaları varsa onların çocukları da buna karşı dik duruş sergiler. Sorun Kürtler olursa hepiniz yumruk, Osmanlı Bankası olursunuz'' sözlerine de Genel Kurul salonundan tepki geldi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, kapsamlı nefret suçları yasasının çıkarılmasını, nefret suçlarını izleme, raporlama mekanizmalarının oluşturulmasını istedi. Ağbaba, ''Türkiye, çağdaş demokratik hukuk devletiyse AKP ileri demokrasi dersleri vereceğine nefret suçları kavramını mevzuata yerleştirmelidir'' dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Sakık'ın dile getirdiği Afyonkarahisar Sultandağı'nda gerçekleşenlerin, nefret suçuyla ilgisi olmadığını belirtti.
Nefret söylemi, nefret suçunun önemli bir hukuk alanı olarak gündemlerinde bulunması gerektiğini kaydeden Çavuşoğlu, düzenlemelerde nefret söylemini ve nefret suçunu karşılayan hükümlerin yer almadığının söylenemeyeceğini ifade etti. Anayasa ve TCK'daki maddelere işaret eden Çavuşoğlu, yasal düzenlemelerin eksik olduğunu, açık şekilde nefret suçunu karşılamadığını da söylemenin mümkün olduğunu belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye'de nefret suçunun sosyolojik ve tarihsel arka planının bulunmadığını, tarih kodları ve dini aidiyetlerinin buna engel olduğunu kaydetti.
Bu konunun BDP tarafından gündeme getirilmesinin de ironi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, Kürtlere yönelik ret ve inkar politikalarının artık olmadığını dile getirdi.
AK Parti grubu, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için Genel Kurul'un çalışma programına ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi. Kabul edilen öneriye göre, Türkiye'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul Ocak ayında salı günleri saat 15.00-20.00 saatleri arasında, çarşamba ve perşembe günleri ise 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak. Genel Kurul'da ayrıca CHP'nin, sağlıkta kamu-özel ortaklığının sağlık hizmetlerini paralı hale getirdiği ve kamunun zararına yol açtığı iddiasıyla daha önce verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Öneriyle ilgili konuşan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sağlıkta kamu-özel ortaklığı ile ilgili kanun tasarısının TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu anımsattı. Tasarının hastane binasının özel şirket tarafından yapılarak, devlete kiraya verilmesini öngördüğünü anlatan Atıcı, ulusal ve uluslararası şirketlere bedava arsa tahsis edileceğini, şirketlerin binayı yaptıktan sonra devletin bu hastaneleri 49 yıllığına kiralayacağını söyledi.
Atıcı, ihalelerin de Devlet İhale Kanunu ile Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayacağını ifade ederek, iktidarın hastane yapımı işini istediği gibi ihale edeceğini savundu. Tasarının nihai olarak sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesini öngördüğünü savunan Atıcı, bunun sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına geldiğini iddia etti. İhaleyi kazanacak yüklenicilerin vergi ve harçlardan da muaf tutulacağını belirten Atıcı, kamunun zararına yol açılacağını öne sürerek, tasarının geri çekilmesini istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise yüklenicinin vergi ve harçtan muaf olmanın, ''Bunun sonuç itibarıyla ödeyicisi devlet. Eğer ilave KDV ve benzeri yükleri kaldırmazsanız, ilave finansman yükü gelecek'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise önerinin usulen aleyhinde, içerik olarak lehinde olduğunu ifade etti. Sağlıktaki bu dönüşümün Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Baluken, sosyal devlet ilkesi gereği vatandaşa ücretsiz sağlık hizmeti verilmesinin şart olduğunu söyledi.
Önerinin lehinde konuşan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel de kamu-özel ortaklığının getireceği risklerin olumsuz tarafının kamuya, artı tarafının özele havale edildiğini öne sürdü. AK Parti'nin sağlıkta dönüşüm sistemiyle ilgili övündüğünü dile getiren Demirel, ''Sistem bu kadar iyi gidiyorsa neden değişti-'' diye sordu.
Kayseri'de bin 500 yataklı şehir hastanesinin 3 milyar 443 milyon liraya mal olduğunu anlatan Demirel, bu rakamın otoyol özelleştirmesinden elde edilecek gelirin neredeyse yarısı olduğunu kaydetti. AK Parti'nin özel şirketlere hastane yaptırma işinin akıllıca olduğu iddiasında bulunduğunu belirten Demirel, ''Bunu akıllıca değil, cinlikle tanımlamanız tavsiyesinde bulunuyorum'' dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, kendisinden önce konuşan muhalefet milletvekillerinin doktor olduğunu belirterek, ''2002'den önce hangi koşullarda çalıştıklarını hatırlamalarını öneriyorum'' diye konuştu.
Hastanelerin yapımında risklerin yükleniciye ait olduğunun altını çizen Tamer, işletme esnasında bakım ve onarım işlerinin de hastaneleri yapan şirketlere ait olacağını söyledi.
Tamer, 18 şehir hastanesi projesinin Yüksek Planlama Kurulu'ndan geçtiğini belirterek, ''Bu hastaneler Türkiye için elzemdir, Türk halkı için gereklidir. Bir an önce yapılmalıdır'' dedi.
Daha sonra Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanun Tasarısı komisyon ve hükümetin yerinde olmaması nedeniyle görüşülemedi ve uluslararası anlaşmaların görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli alanlarda 11 ülkeyle imzaladığı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları kabul edilerek kanunlaştı.
Genel Kurul'da, Türkiye'nin, Umman, Hırvatistan, Sırbistan, Tanzanya, Botsvana, Malta, Bermuda, Etiyopya, Lübnan, Fas ve Azerbaycan ile çeşitli alanlarda imzaladığı uluslararası anlaşmaları uygun bulan kanun tasarıları kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tasarıların kabulünden sonra birleşimi yarın saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurul'u 25 Aralık'ta vefat eden KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi'nin anısına bir dakikalık saygı duruşuna davet eden Akşener, daha sonra Elçi'ye Allah'tan rahmet diledi.
Genel Kurul'da 3 milletvekili gündem dışı söz aldı.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, emniyet mensuplarının sorunlarına değindi.
Polislerin ekonomik ve sosyal sorunların altında ezildiğini savunan Yeniçeri, son 10 yılda yüzlerce polisin intihar ettiğini ifade etti. Yeniçeri, polislerin kendisine ve ailesine zaman ayıramadığını, bunun sonucunda kendisine ve yakınlarına yabancılaştığını dile getirdi.
Özcan Yeniçeri, emniyet mensuplarının özlük haklarının da iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, polislere verilen sözlerin tutulmadığını savundu.
Yeniçeri'nin eleştirilerine karşılık Hükümet adına söz alan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, iktidarları döneminde polis teşkilatının daha rahat ve imkanlı çalışma şartlarına kavuştuğunu belirtti. İçişleri Bakanı olduğu dönemde polislerin eski araçlarını tasfiye etmek için çok uğraştığını ve yenilediğini anlatan Atalay, ''Polis, devriye için araç bulsa benzin bulamazdı. Hükümetimiz emniyet teşkilatı ve TSK'nın daha rahat şartlarda çalışması, görevlerini en iyi imkanlarla yapması konusunda daima duyarlı olmuştur'' dedi.
Polislerin özlük haklarıyla ilgili yapılabilecekler olduğunu söyleyen Atalay, ''Emniyet mensupları diğer meslek sahiplerinin ilk göreve başladığı anda aldığı maaşın üzerinde maaş alırlar'' diye konuştu.
Atalay, özellikle emekli emniyet mensuplarının ücretlerinin artırılmasına ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.
Emniyetin kollanmadığı iddialarının kabul edilemez olduğunun altını çizen Atalay, polislerin askerlik sorununu geçen yıl çıkarılan yasayla çözdüklerini anımsattı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova da zeytin üreticilerinin sorunlarına değindi.
Zeytinde hasat döneminin başladığını anlatan Akova, maliyetlerin yüksek, zeytin fiyatının düşük olduğunu söyledi. Balıkesir'de zeytin üreticisinden çok sayıda şikayet dinlediğini dile getiren Akova, zeytin üreticisinin desteklenmesini istedi.
AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener ise eski Milli Eğitim bakanlarından Tevfik İleri'nin vefatının 51. yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
İleri'nin Menderes döneminde değişik bakanlıklar yaptığını, Milli Eğitim Bakanı olarak daha fazla hatırlandığını anlatan Şener, eski bakanın din dersinin ilkokul müfredatına konulması, imam hatipler, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü, ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi'nin açılması, köy enstitülerinin öğretmen okullarıyla birleştirilmesi gibi hizmetlerde bulunduğunu kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, ''Sizin tarihiniz katliam tarihidir'' sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ''Milletin tarihine laf söylemek, 30 yıldan beri katliam yapan terör örgütünü destekleyen sizlerin hiç haddi değildir'', MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise ''Türk milletine, tarihine nefretle bakan birinin nefret suçlarından bahsetmesi ne kadar büyük paradoks'' diye tepki gösterdi.
BDP, nefret suçlarındaki artışın belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, batıda birçok il ve ilçede Kürtlere karşı saldırıların devam ettiğini ileri sürdü. Muş, Diyarbakır, Şırnak, Batman'da farklı etnik kimliğe saygısızlık yapıldığını kimsenin söyleyemeyeceğini ifade eden Sakık, ''Bu politikalar devam ederse, bizim tasvip etmediğimiz politikalar, olaylar gündeme gelirse sorumlusu biz değil, iktidardır'' dedi.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, MHP olarak, ırkı, dini, mezhebi, rengi ne olursa olsun insanlar arasında ayırıma, nefrete yol açacak söylemlere karşı olduklarını ifade etti. Halaçoğlu, ''Bir ülkede yaşayacaksınız, o ülkenin içinde başka insanlara karşı darpta bulunacaksınız, onların hak ve hukukuna saygı göstermeyeceksiniz, buna neden de siz olacaksınız çünkü sürekli söylemlerinizde bunları dile getireceksiniz, ardından da 'neden olaylar çıkıyor' diyeceksiniz. Üniversitede okuduğumda, kimin Türk, kimin Kürt olduğunu kimse kimseye sormazdı, kimsenin de umurunda değildi. Siz sürekli Kürt diyorsanız, karşınıza birileri çıkar Türk demeye başlar'' diye konuştu.
Sakık, sataşma olduğu gerekçesiyle yeniden söz aldı. Sakık'ın, ''O zaman hep birlikte 1920'lere doğru gidelim. Kimin kime ihanet ettiğini, kimin bütün halkları tek kimliğe getirdiğini, diğer halkları nasıl katlettiğini hep birlikte tartışalım. Sizin tarihiniz katliamlar tarihidir. O tarihlerde bugün mücadele edenlerin atalarının nasıl katledildiğini siz çok iyi bilirsiniz. 'Dersim katliamı, Mustafa Muğlalı olayında ne dersiniz. '1937-1938'de Aleviler, Kürtler katledildi diyeceksiniz, siyaseten de buradan nemalanacaksınız'' sözlerine milletvekilleri tepki gösterdi.
-''Bu milletin tarihinde katliam, soykırım, asimilasyon yok''-
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Sakık'a sataşma gerekçesiyle cevap verdi. Canikli, milletin tarihinin, dünyada hangi açıdan bakılırsa bakılsın en eşsiz tarihlerden bir olduğunu belirterek, bu milletin tarihinde katliam, soykırım, asimilasyon olmadığını ifade etti.
Canikli, esas katliamı, 30 yıldan beri çoluk çocuk demeden terör örgütünün yaptığını, söz konusu örgütün ''katliam ordusu, kiralık katil gibi çalıştığını'' kaydetti. Canikli, katliam görülmek isteniyorsa, terör örgütüne ve onu destekleyenlerin icraatlarına bakılması gerektiğini belirterek, ''Milletin tarihine laf söylemek kimsenin, hele sizin hiç haddiniz değildir. 30 yıldan beri katliam yapan bir terör örgütünü destekleyen sizlerin hiç haddi değildir'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da söz alarak Sakık'a tepki gösterdi. Vural, ''Bu kürsüde bizatihi nefret suçunu ifade eden bir milletvekili, Türk milletine, tarihine nefretle bakan birinin nefret suçlarından bahsetmesi ne kadar büyük paradoks. Nefretle belediye otobüsünde Serap'ı öldüren, Antep, Kumrular, Güngören'de bombaları atanlar, o tetikleri çektiren tetikçiler, bu nefret suçlarıyla, ırkçılıkla siyaset yapanlardır. Bugüne kadar kardeşçe birlikte yaşayan insanlar arasında fitne fesat yerleştiremeyenler, birtakım olayları bahane ederek kin ve nefret kusuyorsa, aslında aynaya dönüp kendilerini suçluyorlar demektir'' diye konuştu.
Halaçoğlu da yeniden söz alarak, ''Türk tarihi kadar temiz bir tarihin bulunmadığını, tarihi olmayanların ancak böyle düşünebileceğini'' ifade etti.
Türklerin tarihinde katliamların değil, savaşların bulunduğunu belirten Halaçoğlu, ''Ermenileri kim katletti, Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslarla işbirliği yapan Kürt aşiretleri hangileridir- Ermineler ile Kürtlerin 1935'te yaptığı toplantıyı nasıl izah edeceksiniz-'' diye sordu.
Sakık da sataşma olduğu gerekçesiyle yaptığı konuşmada, ''Dersim, Ağrı, Zilan, Uludere'ye kadar gelin kimler nerede katliam yapmış görürsünüz. Bu savaş bizim tercihimiz değil, bu savaş sizin ret ve inkar politikalarınıza karşı Kürt çocuklarının onurlu bir duruşudur. Bir yerde ret ve inkar politikaları varsa onların çocukları da buna karşı dik duruş sergiler. Sorun Kürtler olursa hepiniz yumruk, Osmanlı Bankası olursunuz'' sözlerine de Genel Kurul salonundan tepki geldi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, kapsamlı nefret suçları yasasının çıkarılmasını, nefret suçlarını izleme, raporlama mekanizmalarının oluşturulmasını istedi. Ağbaba, ''Türkiye, çağdaş demokratik hukuk devletiyse AKP ileri demokrasi dersleri vereceğine nefret suçları kavramını mevzuata yerleştirmelidir'' dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Sakık'ın dile getirdiği Afyonkarahisar Sultandağı'nda gerçekleşenlerin, nefret suçuyla ilgisi olmadığını belirtti.
Nefret söylemi, nefret suçunun önemli bir hukuk alanı olarak gündemlerinde bulunması gerektiğini kaydeden Çavuşoğlu, düzenlemelerde nefret söylemini ve nefret suçunu karşılayan hükümlerin yer almadığının söylenemeyeceğini ifade etti. Anayasa ve TCK'daki maddelere işaret eden Çavuşoğlu, yasal düzenlemelerin eksik olduğunu, açık şekilde nefret suçunu karşılamadığını da söylemenin mümkün olduğunu belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye'de nefret suçunun sosyolojik ve tarihsel arka planının bulunmadığını, tarih kodları ve dini aidiyetlerinin buna engel olduğunu kaydetti.
Bu konunun BDP tarafından gündeme getirilmesinin de ironi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, Kürtlere yönelik ret ve inkar politikalarının artık olmadığını dile getirdi.
AK Parti grubu, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için Genel Kurul'un çalışma programına ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi. Kabul edilen öneriye göre, Türkiye'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul Ocak ayında salı günleri saat 15.00-20.00 saatleri arasında, çarşamba ve perşembe günleri ise 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak. Genel Kurul'da ayrıca CHP'nin, sağlıkta kamu-özel ortaklığının sağlık hizmetlerini paralı hale getirdiği ve kamunun zararına yol açtığı iddiasıyla daha önce verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Öneriyle ilgili konuşan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sağlıkta kamu-özel ortaklığı ile ilgili kanun tasarısının TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu anımsattı. Tasarının hastane binasının özel şirket tarafından yapılarak, devlete kiraya verilmesini öngördüğünü anlatan Atıcı, ulusal ve uluslararası şirketlere bedava arsa tahsis edileceğini, şirketlerin binayı yaptıktan sonra devletin bu hastaneleri 49 yıllığına kiralayacağını söyledi.
Atıcı, ihalelerin de Devlet İhale Kanunu ile Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayacağını ifade ederek, iktidarın hastane yapımı işini istediği gibi ihale edeceğini savundu. Tasarının nihai olarak sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesini öngördüğünü savunan Atıcı, bunun sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına geldiğini iddia etti. İhaleyi kazanacak yüklenicilerin vergi ve harçlardan da muaf tutulacağını belirten Atıcı, kamunun zararına yol açılacağını öne sürerek, tasarının geri çekilmesini istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise yüklenicinin vergi ve harçtan muaf olmanın, ''Bunun sonuç itibarıyla ödeyicisi devlet. Eğer ilave KDV ve benzeri yükleri kaldırmazsanız, ilave finansman yükü gelecek'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise önerinin usulen aleyhinde, içerik olarak lehinde olduğunu ifade etti. Sağlıktaki bu dönüşümün Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Baluken, sosyal devlet ilkesi gereği vatandaşa ücretsiz sağlık hizmeti verilmesinin şart olduğunu söyledi.
Önerinin lehinde konuşan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel de kamu-özel ortaklığının getireceği risklerin olumsuz tarafının kamuya, artı tarafının özele havale edildiğini öne sürdü. AK Parti'nin sağlıkta dönüşüm sistemiyle ilgili övündüğünü dile getiren Demirel, ''Sistem bu kadar iyi gidiyorsa neden değişti-'' diye sordu.
Kayseri'de bin 500 yataklı şehir hastanesinin 3 milyar 443 milyon liraya mal olduğunu anlatan Demirel, bu rakamın otoyol özelleştirmesinden elde edilecek gelirin neredeyse yarısı olduğunu kaydetti. AK Parti'nin özel şirketlere hastane yaptırma işinin akıllıca olduğu iddiasında bulunduğunu belirten Demirel, ''Bunu akıllıca değil, cinlikle tanımlamanız tavsiyesinde bulunuyorum'' dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, kendisinden önce konuşan muhalefet milletvekillerinin doktor olduğunu belirterek, ''2002'den önce hangi koşullarda çalıştıklarını hatırlamalarını öneriyorum'' diye konuştu.
Hastanelerin yapımında risklerin yükleniciye ait olduğunun altını çizen Tamer, işletme esnasında bakım ve onarım işlerinin de hastaneleri yapan şirketlere ait olacağını söyledi.
Tamer, 18 şehir hastanesi projesinin Yüksek Planlama Kurulu'ndan geçtiğini belirterek, ''Bu hastaneler Türkiye için elzemdir, Türk halkı için gereklidir. Bir an önce yapılmalıdır'' dedi.
Daha sonra Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanun Tasarısı komisyon ve hükümetin yerinde olmaması nedeniyle görüşülemedi ve uluslararası anlaşmaların görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli alanlarda 11 ülkeyle imzaladığı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları kabul edilerek kanunlaştı.
Genel Kurul'da, Türkiye'nin, Umman, Hırvatistan, Sırbistan, Tanzanya, Botsvana, Malta, Bermuda, Etiyopya, Lübnan, Fas ve Azerbaycan ile çeşitli alanlarda imzaladığı uluslararası anlaşmaları uygun bulan kanun tasarıları kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tasarıların kabulünden sonra birleşimi yarın saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
