2016-04-06 - 15:13
İçişleri Komisyonu'nda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı kabul edildi.
İçişleri Komisyonu, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı?nı görüşmeye başladı.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç başkanlığında toplanan komisyon, 23 ve 24. Dönem?de kadük kalan, Hükümetin yenilediği tasarıyı ele aldı.
İçişleri Bakanı Efkan Ala, komisyona, tasarıyla ilgili bilgi verdi. Tasarıyla, kolluk şikayet isteminin daha etkin ve hızlı çalışmasını, kolluk şikayet sistemine duyulan güveni daha üst seviyelere taşımanın amaçlandığını belirten Ala, "Güvenlik hizmetini" hak ve özgürlüklerin layık olduğu şekilde kullanılması için insanların ihtiyaç duyduğu kamu hizmeti olarak tanımladıklarını, kamu düzeni için de özgürlük ve hakların kullanılabileceğini, bunların birbirini besleyen bütünün parçaları olduğunu, birindeki sıkıntının diğer alanı olumsuz etkilediğini ifade etti.
Ala, "Güvenlik, özgürlük, hak, kamu düzeni, toplumsal düzen deyince, aslında ortalama standardı yüksek olması gereken bütünlükten söz ediyoruz. Bir standarttan bahsediyoruz. Çünkü birbiriyle doğrudan ilişkili, birbirini olumlu ya da olumsuz etkileyen faaliyetlerden söz ediyoruz. Kamu düzeni, özgürlükler derken ortalama standarttan bahsediyoruz." dedi.
Kolluk görevlilerinin özgürlükleri sınırlayıcı nitelikte bazı olaylar çıktığında kullandığı yetkilere sahip bulunduğunu, görevi, niteliği gereği şikayete muhatap olduklarını, bu şikayetlerin zaman zaman toplumda geniş yankı bulduğunu anlatan Ala, şöyle konuştu:
"Bu yetkilerinin kanun kapsamında, toplumun beklentileri yönünde kullanılıp kullanılmadığının tespiti ve kamuoyunca paylaşılması da önemlidir. Kolluk içinde birtakım yanlışlar olabilir, suistimaller ve yasaya aykırı eylemler olduğuna dair iddialar dile getirilebilir. Bu konuların açıklığa kavuşturulması, iddiaların üzerine ciddiyetle gidilmesi, uzman ve yetkili kişiler eliyle yansız ve objektif soruşturulması esastır. Bunun böyle yapılıyor olması, bundan sonra bu alanda hiçbir düzenleme yapmayacağımız anlamına gelmez. Bir düzenleme getirirken, peşinen söyleyelim, 'şimdiye kadar şöyle olmuyor muydu?' sorusu yerli yerine oturmaz. O zaman bir defa düzenleme yaparsınız, sonra bir daha reform ihtiyacı hissetmezsiniz. Böyle bir anlayış mümkün değildir. Bugün yapacağımız düzenlemeyi, şartlar gerektirirse yeniden reforme edeceğiz. Nasıl ki bundan önceki düzenlemeleri reforme ederek yola devam ediyorsak..."
Ala, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir güllük gülistanlık ortamdan da bahsetmiyoruz. Terörle mücadele eden bir Türkiye'den bahsediyoruz. Etrafımızda bir ülke batmış, başka ülke iç karışıklıklar içinde, bizim buralarla sınırımız var, hem oradaki istikrarsızlığın ülkeye yansımasını önleyen politikalar izliyoruz, hem Türkiye içinde demokrasimizin standardını yükseltecek, sosyal refahı artıcı politikalar izliyoruz. Daha birçok alanda reformları yapacağız. AB ülkelerindeki sistemler incelendi, vatandaşlarla anketler yapıldı, kamu kurum ve kuruluşlarla değerlendirildi. İstişareler sonucunda şekillendi."
Tasarının geçmiş dönemlerde yasalaşmadığını hatırlatan Ala, bugün Türkiye'nin öncelikleri arasında bulunduğunu, ayrıca AB ile vize muafiyeti kapsamında da ele alındığına işaret etti.
Bakan Ala, kolluk şikayet sistemiyle, mevcut sistemde idari soruşturma sisteminin güçlendirildiğini, mevcut yapının üzerine bazı ekler konulduğunu belirterek, ceza yargılaması sisteminde değişiklik öngörülmediğini, yargının yetkilerinin aynen devam ettiğini, Kolluk Gözetim Komisyonu'nun ihbar ve şikayetlerle ilgili resen mevcut mekanizmayı harekete geçirebileceğini, kamuoyunun sistemi takip etme imkanı da olacağını bildirdi.
Komisyonda söz alan muhalefet milletvekilleri, Kolluk Gözetim Komisyonu üye yapısına ilişkin eleştirilerini ifade ederek, yürütmenin baskısının söz konusu olacağını savundu.
HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan, yeni bir bina kurulduğunu belirterek, "Bu şekilde ihdasın faydası yok. Hiç kurmayalım daha iyi. Polisi, jandarmayı, sahil güvenlikteki personel esas alınmış. İstanbul?da halk otobüslerini yakan MİT elemanları olduğunu söyleyen bir bakan var. MİT faaliyetlerinin denetlenmediği bir yapı düşünülmemeli. Türkiye'de özel güvenlik kuvvetlerinin davranışı, eğitilmiş polisten çok mu iyi. Kapsam dışı bırakılması doğru değil. Bir defa yapacağımız binayı sağlam yapmada fayda var. Komisyonda nazar boncuğu gibi hiç mi sivil olmayacak? Bu kadar mı güvenmiyorsunuz?" diye konuştu.
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da AB vize muafiyeti kapsamında alınacak tedbirleri içeren bir düzenleme çıkarılmak istendiğini belirterek, "Bu çalışma yapılırken dostlar alışverişte görsün anlayışıyla, 'bu yasağı da savalım' diye görülüyor. AB ile ilgili son dönemde daha çok çeviri yasalarla karşı karşıya kalıyoruz." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise kolluk kuvvetlerinin maaş, özlük hakları ve çalışma koşullarının da ele alınması, bununla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini bildirdi.
Kolluk gözetim komisyonu ve diğer kurulan birimlerin idarenin etkili olduğu yapıya sahip ve sivil kurumların da işin içine gireceği yapılara ihtiyaç olduğunu savunan Murat Bakan, "Uluslararası kurumlar ve AB, burada yaptığımız çalışmaları izliyor. Buradan çıkacak sonuç, hedeflenene uygun olmalı." ifadesini kullandı.
CHP Samsun Milletvekili Hayati Tekin de "Kendi kendimizi kandırıyoruz. AB'nin bunu kabul ettiğini düşünmüyorum. Komisyonu şeffaf ve bağımsız yapıda kurmalıyız." diye konuştu.
AK PARTİ Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, komisyonun bağımsızlığının oluşturulduğunu ve düzenlemenin bir boşluğu dolduracağını kaydetti.
Komisyon Başkanı Güvenç, düzenlemenin ileri bir adım olacağını, Avrupa ülkelerinde de parlamento ya da yürütmenin ağırlıklı olarak komisyondaki üyeleri görevlendirdiğini vurguladı.
İçişleri Bakanı Ala, eleştirilere yanıt verirken, hesap verebilirliği sağlamanın önemli olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Kuruma mı siyasete mi güveneceğiz tartışması var. Ben geldiğimde bana hesap soracaksınız. Aranan niteliklere sahip kişiyi siyasetin seçmesi, hesap verilebilirlik açısından daha uygundur. Siz hesap soracaksınız, ben hesap vereceğim."
Tasarı üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesine ilişkin yasa teklifi, TBMM İçişleri Komisyonunda kabul edildi.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç başkanlığında toplanan komisyon, Kolluk Gözetim Komisyonu Tasarısı'nın ardından AK PARTİ'den Grup Başkanvekilleri Nurettin Canikli, Naci Bostancı, Bülent Turan, Coşkun Çakır, İlknur İnceöz ve çok sayıda milletvekili, CHP'den Grup Başkanvekili Levent Gök ile MHP'den Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay'ın tekliflerini birleştirerek görüştü.
Komisyonun HDP'li üyeleri İstanbul milletvekilleri Hüda Kaya ve Celal Doğan da verdikleri önergeyle, teklifin komisyon gündemine alınmasını ve görüşülmesini destekledi.
Teklif, oy birliğiyle kabul edildi. Teklif, Kurtuluş Savaşı sırasında verdiği destansı mücadeleyle büyük kahramanlık gösteren Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesini içeriyor.
Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesi, TBMM Genel Kurulunun gündeminde bulunan Torba Yasa Teklifi'nde yer alıyor. Ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 11 Nisan'da Şanlıurfa ziyaretine yetiştirilmesi amacıyla teklifin, ayrı bir düzenleme olarak yarın Genel Kurulda görüşüleceği belirtildi.
Kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlar ve disiplin cezası gerektiren eylem ve davranışlarıyla ilgili ''Kolluk Gözetim Komisyonu'' kurulmasını öngören kanun tasarısı, TBMM İçişleri Komisyonunda kabul edildi.
Tasarı, kolluk şikayet sisteminin daha etkili ve hızlı işlemesini sağlamak, saydamlığını, güvenirliğini geliştirmek üzere, kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlardan veya disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlardan dolayı idari merciler tarafından yapılan ya da yapılması gereken iş ve işlemlerin merkezi bir sistemde kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla "Kolluk Gözetim Komisyonu" kurulmasını öngörüyor. Tasarı, komisyonun görevleri, yetkileri ve çalışma yöntemi ile kolluk şikayet sistemine yönelik diğer idari tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Tasarı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatında görevli kolluk personelini kapsıyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatında görevli kolluk personelinin askeri görevlerinden doğan suçlar kapsam dışında tutuluyor.
Kolluk Gözetim Komisyonu, İçişleri Bakanlığı bünyesinde sürekli kurul olarak görev yapacak.
Komisyon; İçişleri Bakanlığı Müsteşarı başkanlığında, Başbakanlık Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı, Bakanlık 1. Hukuk Müşaviri, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, üniversitelerin ceza ve ceza usul hukuku anabilim dallarında görevli öğretim üyelerince Bakanın teklif edeceği 3 aday ile baro başkanı seçilme yeterliliğine sahip serbest avukatlar arasından Adalet Bakanının teklif edeceği 3 aday arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek birer üye olmak üzere 7 kişiden oluşacak.
Öğretim üyeleri ile serbest avukatlar arasından seçilecek üyelerin,seçilmelerinden önceki son 5 yıl içinde herhangi bir siyasi partiyle üyelik veya başka türde görev ilişkilerinin bulunmaması şartı aranacak.
Komisyon, kendisine verilen görev ve yetkileri, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirecek. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, komisyonun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremeyecek, tavsiye veya telkinde bulunmayacak.
Komisyon, kolluk şikayet sisteminin işleyişine dair ilkeleri tespit ederek, bunlarla ilgili olarak Bakanlığa önerilerde bulunmak, bu konudaki uygulamaları izlemek ve sistemin işleyişinde kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, kolluk görevlilerinin işledikleri iddia adilen suçlardan veya disiplin cezası gerektiren eylem, tutum veya davranışlarından dolayı gerektiğinde yetkili mercilerce haklarında disiplin soruşturması yapılmasını isteyecek.
Komisyon; kolluk şikayet sisteminin işleyişiyle ilgili konularda teftiş ve denetim yapılması için Bakanlığa önerilerde bulunmak, düzenlenen raporları değerlendirmek, tespit edilen eksiklikleri konusunda alınması gereken idari tedbirleri belirleyerek Bakanlığa önermek ve bu raporlardan uygun gördüklerini kamuoyuna açıklayacak.
Merkezi kayıt sisteminin işlemesi ve geliştirilmesi, veri tabanı oluşturulması, görev alanına giren konularda tespit, görüş ve öneriler içeren yıllık raporlar hazırlamak ve bunları TBMM İnsan Haklarını İnceleme komisyonu ve Başbakanlıka göndermek ve kamuoyuna açıklamak, kolluk şikayet sistemine kamuoyunun duyduğu güveni ölçmek amacıyla en az iki yılda bir kez kamuoyu araştırması yapmak ve yaptırmak, görev alanına giren konularda ilgili mevzuat düzenlemeleri hakkında görüş bildirmek, komisyonun görev alanları içinde olacak.
Kolluk görevlilerinin disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlarıyla ilgili ihbar ve şikayetlerinin komisyona intikal etmesi veya komisyon tarafından resen öğrenilmesi üzerine komisyon, Kurul Başkanlığından söz konusu ihbar veya şikayetlerin öğrenildiği tarihten 30 gün içinde disiplin soruşturması açılmasını isteyebilecek. Bu istem üzerine, Kurul başkanlığınca genel disiplin hükümlerine göre işlem yapılacak.
Komisyon; en az ayda bir defa olmak üzere, gerekli hallerde, en az 5 üyenin hazır bulunmasıyla toplanacak. Kararlar ise en az 4 üyenin aynı yöndeki oyuyla alınacak. Kararlarda çekimser oy kullanılamayacak.
İhtiyaç duyulması halinde gündemdeki konulara ilişkin görüşlerinden yararlanılmak üzere, kamu görevlileri, özel kuruluşların temsilcileri veya uzmanlar, başkan tarafından komisyon toplantılarına davet edilecek. Ancak komisyon kararları, toplantıya dışarıdan katılanların yanında alınamayacak.
Başkan ve üyeler; kendileri, eşleri, evlatlıkları ve üçüncü dereceye dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgili veya kişisel menfaat ilişkisi içinde oldukları konularda müzakere ve oylamaya katılamayacak, aksi kararlaştırılmadıkça komisyon toplantılarındaki müzakereler gizli olacak.
Komisyon, gerekli gördüğü durumlarda kararlarını kamuoyuna duyurabilecek. Komisyonun faaliyet giderleri ve ihtiyaçları için her yıl İçişleri Bakanlığı bütçesine gereken ödenek konulacak.
Başkan, üyeler ve personel, görevleri sırasında edindikleri gizli bilgileri, kişisel verileri, ticari sırları ve bunlara ilişkin belgeleri, yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamayacak, kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamayacak. Bu yükümlülükleri, görevden ayrılmalarından sonra da devam edecek.
Komisyonun sekreterya hizmetleri, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığınca yerine getirilecek. Kurul bünyesinde şube müdürlükleri oluşturulacak. Bu hizmetlerin sevk ve idaresinde Kurul Başkanı'na yardımcı olmak üzere en az 5 yıllık mesleki kıdeme sahip bir mülkiye başmüfettişi Kurul Başkanı'nın önerisi ve Başkan'ın teklifi üzerine Bakan onayıyla görevlendirilecek.
Komisyon ile bağlı kuruluşlar, valilikler ve kaymakamlıklar arasında, kolluk görevlileri hakkında idari mercilerce yürütülen ceza ve disiplin işlemleriyle ilgili olarak bilgilerin kaydedilmesi ve yapılan uygulamaların izlenmesi amacıyla, Bakanlıkça merkezi kayıt sistemi kurulacak.
Kolluk görevlileri hakkında komisyona veya diğer idari mercilere yapılan her türlü ihbar ve şikayet, merkezi kayıt sisteminden bir numara verilerek kayıt altına alınacak ve bu numara ihbar veya şikayette bulunan kişilere tebliğ edilecek. İdari mercilerce resen tespit edilen ve işlem yapılmasını gerektiren fiil ve haller için de merkezi kayıt sisteminden numara verilecek.
İhbar ve şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ilgili olduğu kişi veya olayların belirtilmesi, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması, dilekçe sahibinin adı, soyadı, imzası, iş veya yerleşim yeri adresi ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının doğru bildirilmesi zorunlu olacak. İddiaların sıhhatinin şüpheye yer vermeyecek belgelerle ortaya konulması halinde adı, soyadı, imzası, adresi, kimlik numarasının doğruluğu şartı aranmayacak. İşleme konulmayan ihbar ve şikayetlerle ilgili bilgiler de merkezi kayıt sistemine işlenecek. İhbar ve şikayette bulunanların kimlik bilgileri gizli tutulacak.
Merkezi kayıt sistemine işlenen veriler, kişisel veri sayılacak.
Kolluk görevlilerince işlendiği iddia edilen veya doğrudan öğrenilen; öldürme, kasten yaralama, işkence, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili ön incelemelerin veya disiplin soruşturmaları, mülkiye müfettişlerince yapılacak. Olayın niteliğinin gerektirdiği hallerde ön inceleme ve disiplin soruşturmasını yürüten mülkiye müfettişleriyle birlikte görev yapmak üzere bağlı kuruluşların müfettişleri de görevlendirilebilecek. Bu suçlarla ilgili ön inceleme ve disiplin soruşturmalarının valiliklerce veya kaymakamlıklarca yapılması halinde, bu işlemler imkanlar ölçüsünde mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan görevlilerce yürütülecek.
Ön inceleme ve disiplin soruşturmasını icra etmek üzere mülkiye müfettişi görevlendirilmesi durumunda, diğer idari mercilerle başlatılmış olan ön inceleme ve disiplin soruşturmaları mülkiye müfettişine devredilecek.
Tasarıyla; cumhuriyet savcılarının doğrudan soruşturma yapabilmelerine ilişkin özel hükümler saklı tutuluyor.
Kurul Başkanlığınca, verilen görevleri yürütmek üzere yeteri kadar mülkiye müfettişi tahsis edilecek. Müfettişlere, görevlerinin haricinde başka görev verilmeyecek ve görev alanlarıyla ilgili düzenli hizmet içi eğitime tabi tutulacak.
Kolluk görevlileri hakkında öldürme, kasten yaralama, işkence, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili iddialara ilişkin soruşturmaları cumhuriyet savcıları bizzat ve öncelikle yapacak. Bu suçlardan dolayı kolluk görevlileri hakkında açılan davalar, acele işlerden sayılacak. Bu tür davaların kanun yolu incelemesi de öncelikli olarak yapılacak.
Tasarı, İçişleri Bakanlığına çeşitli unvan ve derecelerde 35 kadro ihdas edilmesini de öngörüyor.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç başkanlığında toplanan komisyon, 23 ve 24. Dönem?de kadük kalan, Hükümetin yenilediği tasarıyı ele aldı.
İçişleri Bakanı Efkan Ala, komisyona, tasarıyla ilgili bilgi verdi. Tasarıyla, kolluk şikayet isteminin daha etkin ve hızlı çalışmasını, kolluk şikayet sistemine duyulan güveni daha üst seviyelere taşımanın amaçlandığını belirten Ala, "Güvenlik hizmetini" hak ve özgürlüklerin layık olduğu şekilde kullanılması için insanların ihtiyaç duyduğu kamu hizmeti olarak tanımladıklarını, kamu düzeni için de özgürlük ve hakların kullanılabileceğini, bunların birbirini besleyen bütünün parçaları olduğunu, birindeki sıkıntının diğer alanı olumsuz etkilediğini ifade etti.
Ala, "Güvenlik, özgürlük, hak, kamu düzeni, toplumsal düzen deyince, aslında ortalama standardı yüksek olması gereken bütünlükten söz ediyoruz. Bir standarttan bahsediyoruz. Çünkü birbiriyle doğrudan ilişkili, birbirini olumlu ya da olumsuz etkileyen faaliyetlerden söz ediyoruz. Kamu düzeni, özgürlükler derken ortalama standarttan bahsediyoruz." dedi.
Kolluk görevlilerinin özgürlükleri sınırlayıcı nitelikte bazı olaylar çıktığında kullandığı yetkilere sahip bulunduğunu, görevi, niteliği gereği şikayete muhatap olduklarını, bu şikayetlerin zaman zaman toplumda geniş yankı bulduğunu anlatan Ala, şöyle konuştu:
"Bu yetkilerinin kanun kapsamında, toplumun beklentileri yönünde kullanılıp kullanılmadığının tespiti ve kamuoyunca paylaşılması da önemlidir. Kolluk içinde birtakım yanlışlar olabilir, suistimaller ve yasaya aykırı eylemler olduğuna dair iddialar dile getirilebilir. Bu konuların açıklığa kavuşturulması, iddiaların üzerine ciddiyetle gidilmesi, uzman ve yetkili kişiler eliyle yansız ve objektif soruşturulması esastır. Bunun böyle yapılıyor olması, bundan sonra bu alanda hiçbir düzenleme yapmayacağımız anlamına gelmez. Bir düzenleme getirirken, peşinen söyleyelim, 'şimdiye kadar şöyle olmuyor muydu?' sorusu yerli yerine oturmaz. O zaman bir defa düzenleme yaparsınız, sonra bir daha reform ihtiyacı hissetmezsiniz. Böyle bir anlayış mümkün değildir. Bugün yapacağımız düzenlemeyi, şartlar gerektirirse yeniden reforme edeceğiz. Nasıl ki bundan önceki düzenlemeleri reforme ederek yola devam ediyorsak..."
Ala, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir güllük gülistanlık ortamdan da bahsetmiyoruz. Terörle mücadele eden bir Türkiye'den bahsediyoruz. Etrafımızda bir ülke batmış, başka ülke iç karışıklıklar içinde, bizim buralarla sınırımız var, hem oradaki istikrarsızlığın ülkeye yansımasını önleyen politikalar izliyoruz, hem Türkiye içinde demokrasimizin standardını yükseltecek, sosyal refahı artıcı politikalar izliyoruz. Daha birçok alanda reformları yapacağız. AB ülkelerindeki sistemler incelendi, vatandaşlarla anketler yapıldı, kamu kurum ve kuruluşlarla değerlendirildi. İstişareler sonucunda şekillendi."
Tasarının geçmiş dönemlerde yasalaşmadığını hatırlatan Ala, bugün Türkiye'nin öncelikleri arasında bulunduğunu, ayrıca AB ile vize muafiyeti kapsamında da ele alındığına işaret etti.
Bakan Ala, kolluk şikayet sistemiyle, mevcut sistemde idari soruşturma sisteminin güçlendirildiğini, mevcut yapının üzerine bazı ekler konulduğunu belirterek, ceza yargılaması sisteminde değişiklik öngörülmediğini, yargının yetkilerinin aynen devam ettiğini, Kolluk Gözetim Komisyonu'nun ihbar ve şikayetlerle ilgili resen mevcut mekanizmayı harekete geçirebileceğini, kamuoyunun sistemi takip etme imkanı da olacağını bildirdi.
Komisyonda söz alan muhalefet milletvekilleri, Kolluk Gözetim Komisyonu üye yapısına ilişkin eleştirilerini ifade ederek, yürütmenin baskısının söz konusu olacağını savundu.
HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan, yeni bir bina kurulduğunu belirterek, "Bu şekilde ihdasın faydası yok. Hiç kurmayalım daha iyi. Polisi, jandarmayı, sahil güvenlikteki personel esas alınmış. İstanbul?da halk otobüslerini yakan MİT elemanları olduğunu söyleyen bir bakan var. MİT faaliyetlerinin denetlenmediği bir yapı düşünülmemeli. Türkiye'de özel güvenlik kuvvetlerinin davranışı, eğitilmiş polisten çok mu iyi. Kapsam dışı bırakılması doğru değil. Bir defa yapacağımız binayı sağlam yapmada fayda var. Komisyonda nazar boncuğu gibi hiç mi sivil olmayacak? Bu kadar mı güvenmiyorsunuz?" diye konuştu.
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da AB vize muafiyeti kapsamında alınacak tedbirleri içeren bir düzenleme çıkarılmak istendiğini belirterek, "Bu çalışma yapılırken dostlar alışverişte görsün anlayışıyla, 'bu yasağı da savalım' diye görülüyor. AB ile ilgili son dönemde daha çok çeviri yasalarla karşı karşıya kalıyoruz." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise kolluk kuvvetlerinin maaş, özlük hakları ve çalışma koşullarının da ele alınması, bununla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini bildirdi.
Kolluk gözetim komisyonu ve diğer kurulan birimlerin idarenin etkili olduğu yapıya sahip ve sivil kurumların da işin içine gireceği yapılara ihtiyaç olduğunu savunan Murat Bakan, "Uluslararası kurumlar ve AB, burada yaptığımız çalışmaları izliyor. Buradan çıkacak sonuç, hedeflenene uygun olmalı." ifadesini kullandı.
CHP Samsun Milletvekili Hayati Tekin de "Kendi kendimizi kandırıyoruz. AB'nin bunu kabul ettiğini düşünmüyorum. Komisyonu şeffaf ve bağımsız yapıda kurmalıyız." diye konuştu.
AK PARTİ Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, komisyonun bağımsızlığının oluşturulduğunu ve düzenlemenin bir boşluğu dolduracağını kaydetti.
Komisyon Başkanı Güvenç, düzenlemenin ileri bir adım olacağını, Avrupa ülkelerinde de parlamento ya da yürütmenin ağırlıklı olarak komisyondaki üyeleri görevlendirdiğini vurguladı.
İçişleri Bakanı Ala, eleştirilere yanıt verirken, hesap verebilirliği sağlamanın önemli olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Kuruma mı siyasete mi güveneceğiz tartışması var. Ben geldiğimde bana hesap soracaksınız. Aranan niteliklere sahip kişiyi siyasetin seçmesi, hesap verilebilirlik açısından daha uygundur. Siz hesap soracaksınız, ben hesap vereceğim."
Tasarı üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesine ilişkin yasa teklifi, TBMM İçişleri Komisyonunda kabul edildi.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç başkanlığında toplanan komisyon, Kolluk Gözetim Komisyonu Tasarısı'nın ardından AK PARTİ'den Grup Başkanvekilleri Nurettin Canikli, Naci Bostancı, Bülent Turan, Coşkun Çakır, İlknur İnceöz ve çok sayıda milletvekili, CHP'den Grup Başkanvekili Levent Gök ile MHP'den Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay'ın tekliflerini birleştirerek görüştü.
Komisyonun HDP'li üyeleri İstanbul milletvekilleri Hüda Kaya ve Celal Doğan da verdikleri önergeyle, teklifin komisyon gündemine alınmasını ve görüşülmesini destekledi.
Teklif, oy birliğiyle kabul edildi. Teklif, Kurtuluş Savaşı sırasında verdiği destansı mücadeleyle büyük kahramanlık gösteren Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesini içeriyor.
Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası verilmesi, TBMM Genel Kurulunun gündeminde bulunan Torba Yasa Teklifi'nde yer alıyor. Ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 11 Nisan'da Şanlıurfa ziyaretine yetiştirilmesi amacıyla teklifin, ayrı bir düzenleme olarak yarın Genel Kurulda görüşüleceği belirtildi.
Kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlar ve disiplin cezası gerektiren eylem ve davranışlarıyla ilgili ''Kolluk Gözetim Komisyonu'' kurulmasını öngören kanun tasarısı, TBMM İçişleri Komisyonunda kabul edildi.
Tasarı, kolluk şikayet sisteminin daha etkili ve hızlı işlemesini sağlamak, saydamlığını, güvenirliğini geliştirmek üzere, kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlardan veya disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlardan dolayı idari merciler tarafından yapılan ya da yapılması gereken iş ve işlemlerin merkezi bir sistemde kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla "Kolluk Gözetim Komisyonu" kurulmasını öngörüyor. Tasarı, komisyonun görevleri, yetkileri ve çalışma yöntemi ile kolluk şikayet sistemine yönelik diğer idari tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Tasarı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatında görevli kolluk personelini kapsıyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatında görevli kolluk personelinin askeri görevlerinden doğan suçlar kapsam dışında tutuluyor.
Kolluk Gözetim Komisyonu, İçişleri Bakanlığı bünyesinde sürekli kurul olarak görev yapacak.
Komisyon; İçişleri Bakanlığı Müsteşarı başkanlığında, Başbakanlık Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı, Bakanlık 1. Hukuk Müşaviri, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, üniversitelerin ceza ve ceza usul hukuku anabilim dallarında görevli öğretim üyelerince Bakanın teklif edeceği 3 aday ile baro başkanı seçilme yeterliliğine sahip serbest avukatlar arasından Adalet Bakanının teklif edeceği 3 aday arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek birer üye olmak üzere 7 kişiden oluşacak.
Öğretim üyeleri ile serbest avukatlar arasından seçilecek üyelerin,seçilmelerinden önceki son 5 yıl içinde herhangi bir siyasi partiyle üyelik veya başka türde görev ilişkilerinin bulunmaması şartı aranacak.
Komisyon, kendisine verilen görev ve yetkileri, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirecek. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, komisyonun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremeyecek, tavsiye veya telkinde bulunmayacak.
Komisyon, kolluk şikayet sisteminin işleyişine dair ilkeleri tespit ederek, bunlarla ilgili olarak Bakanlığa önerilerde bulunmak, bu konudaki uygulamaları izlemek ve sistemin işleyişinde kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, kolluk görevlilerinin işledikleri iddia adilen suçlardan veya disiplin cezası gerektiren eylem, tutum veya davranışlarından dolayı gerektiğinde yetkili mercilerce haklarında disiplin soruşturması yapılmasını isteyecek.
Komisyon; kolluk şikayet sisteminin işleyişiyle ilgili konularda teftiş ve denetim yapılması için Bakanlığa önerilerde bulunmak, düzenlenen raporları değerlendirmek, tespit edilen eksiklikleri konusunda alınması gereken idari tedbirleri belirleyerek Bakanlığa önermek ve bu raporlardan uygun gördüklerini kamuoyuna açıklayacak.
Merkezi kayıt sisteminin işlemesi ve geliştirilmesi, veri tabanı oluşturulması, görev alanına giren konularda tespit, görüş ve öneriler içeren yıllık raporlar hazırlamak ve bunları TBMM İnsan Haklarını İnceleme komisyonu ve Başbakanlıka göndermek ve kamuoyuna açıklamak, kolluk şikayet sistemine kamuoyunun duyduğu güveni ölçmek amacıyla en az iki yılda bir kez kamuoyu araştırması yapmak ve yaptırmak, görev alanına giren konularda ilgili mevzuat düzenlemeleri hakkında görüş bildirmek, komisyonun görev alanları içinde olacak.
Kolluk görevlilerinin disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlarıyla ilgili ihbar ve şikayetlerinin komisyona intikal etmesi veya komisyon tarafından resen öğrenilmesi üzerine komisyon, Kurul Başkanlığından söz konusu ihbar veya şikayetlerin öğrenildiği tarihten 30 gün içinde disiplin soruşturması açılmasını isteyebilecek. Bu istem üzerine, Kurul başkanlığınca genel disiplin hükümlerine göre işlem yapılacak.
Komisyon; en az ayda bir defa olmak üzere, gerekli hallerde, en az 5 üyenin hazır bulunmasıyla toplanacak. Kararlar ise en az 4 üyenin aynı yöndeki oyuyla alınacak. Kararlarda çekimser oy kullanılamayacak.
İhtiyaç duyulması halinde gündemdeki konulara ilişkin görüşlerinden yararlanılmak üzere, kamu görevlileri, özel kuruluşların temsilcileri veya uzmanlar, başkan tarafından komisyon toplantılarına davet edilecek. Ancak komisyon kararları, toplantıya dışarıdan katılanların yanında alınamayacak.
Başkan ve üyeler; kendileri, eşleri, evlatlıkları ve üçüncü dereceye dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgili veya kişisel menfaat ilişkisi içinde oldukları konularda müzakere ve oylamaya katılamayacak, aksi kararlaştırılmadıkça komisyon toplantılarındaki müzakereler gizli olacak.
Komisyon, gerekli gördüğü durumlarda kararlarını kamuoyuna duyurabilecek. Komisyonun faaliyet giderleri ve ihtiyaçları için her yıl İçişleri Bakanlığı bütçesine gereken ödenek konulacak.
Başkan, üyeler ve personel, görevleri sırasında edindikleri gizli bilgileri, kişisel verileri, ticari sırları ve bunlara ilişkin belgeleri, yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamayacak, kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamayacak. Bu yükümlülükleri, görevden ayrılmalarından sonra da devam edecek.
Komisyonun sekreterya hizmetleri, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığınca yerine getirilecek. Kurul bünyesinde şube müdürlükleri oluşturulacak. Bu hizmetlerin sevk ve idaresinde Kurul Başkanı'na yardımcı olmak üzere en az 5 yıllık mesleki kıdeme sahip bir mülkiye başmüfettişi Kurul Başkanı'nın önerisi ve Başkan'ın teklifi üzerine Bakan onayıyla görevlendirilecek.
Komisyon ile bağlı kuruluşlar, valilikler ve kaymakamlıklar arasında, kolluk görevlileri hakkında idari mercilerce yürütülen ceza ve disiplin işlemleriyle ilgili olarak bilgilerin kaydedilmesi ve yapılan uygulamaların izlenmesi amacıyla, Bakanlıkça merkezi kayıt sistemi kurulacak.
Kolluk görevlileri hakkında komisyona veya diğer idari mercilere yapılan her türlü ihbar ve şikayet, merkezi kayıt sisteminden bir numara verilerek kayıt altına alınacak ve bu numara ihbar veya şikayette bulunan kişilere tebliğ edilecek. İdari mercilerce resen tespit edilen ve işlem yapılmasını gerektiren fiil ve haller için de merkezi kayıt sisteminden numara verilecek.
İhbar ve şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ilgili olduğu kişi veya olayların belirtilmesi, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması, dilekçe sahibinin adı, soyadı, imzası, iş veya yerleşim yeri adresi ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının doğru bildirilmesi zorunlu olacak. İddiaların sıhhatinin şüpheye yer vermeyecek belgelerle ortaya konulması halinde adı, soyadı, imzası, adresi, kimlik numarasının doğruluğu şartı aranmayacak. İşleme konulmayan ihbar ve şikayetlerle ilgili bilgiler de merkezi kayıt sistemine işlenecek. İhbar ve şikayette bulunanların kimlik bilgileri gizli tutulacak.
Merkezi kayıt sistemine işlenen veriler, kişisel veri sayılacak.
Kolluk görevlilerince işlendiği iddia edilen veya doğrudan öğrenilen; öldürme, kasten yaralama, işkence, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili ön incelemelerin veya disiplin soruşturmaları, mülkiye müfettişlerince yapılacak. Olayın niteliğinin gerektirdiği hallerde ön inceleme ve disiplin soruşturmasını yürüten mülkiye müfettişleriyle birlikte görev yapmak üzere bağlı kuruluşların müfettişleri de görevlendirilebilecek. Bu suçlarla ilgili ön inceleme ve disiplin soruşturmalarının valiliklerce veya kaymakamlıklarca yapılması halinde, bu işlemler imkanlar ölçüsünde mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan görevlilerce yürütülecek.
Ön inceleme ve disiplin soruşturmasını icra etmek üzere mülkiye müfettişi görevlendirilmesi durumunda, diğer idari mercilerle başlatılmış olan ön inceleme ve disiplin soruşturmaları mülkiye müfettişine devredilecek.
Tasarıyla; cumhuriyet savcılarının doğrudan soruşturma yapabilmelerine ilişkin özel hükümler saklı tutuluyor.
Kurul Başkanlığınca, verilen görevleri yürütmek üzere yeteri kadar mülkiye müfettişi tahsis edilecek. Müfettişlere, görevlerinin haricinde başka görev verilmeyecek ve görev alanlarıyla ilgili düzenli hizmet içi eğitime tabi tutulacak.
Kolluk görevlileri hakkında öldürme, kasten yaralama, işkence, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili iddialara ilişkin soruşturmaları cumhuriyet savcıları bizzat ve öncelikle yapacak. Bu suçlardan dolayı kolluk görevlileri hakkında açılan davalar, acele işlerden sayılacak. Bu tür davaların kanun yolu incelemesi de öncelikli olarak yapılacak.
Tasarı, İçişleri Bakanlığına çeşitli unvan ve derecelerde 35 kadro ihdas edilmesini de öngörüyor.
