2009-05-17 - 15:30
Cumhurbaşkanı Vekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, DTP'li 5 milletvekilinin süren davalarıyla ilgili savunmalarının alınması konusunda ortamı gerginleştirmenin kimseye yararı bulunmadığını belirterek, ''Kim ne düşüyorsa, kim ne çare
buluyorsa, ben Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ona açığım'' dedi.
Cumhurbaşkanı Vekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, DTP'li 5 milletvekilinin süren davalarıyla ilgili savunmalarının alınması konusunda ortamı gerginleştirmenin kimseye yararı bulunmadığını belirterek, ''Kim ne düşüyorsa, kim ne çare
buluyorsa, ben Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ona açığım'' dedi.
Köksal Toptan, Dolmabahçe Sarayı'nda sabah kahvaltısında bir araya
geldiği medya temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. DTP'li
milletvekillerinin savunmalarının alınması konusundaki soru üzerine Toptan,
sürece ilişkin bilgi verdi.
Diyarbakır, Adana ve İstanbul mahkemelerinin talimatı üzerine Ankara 11
Ağır. Ceza Mahkemesinin yazısının TBMM'ye ulaştığını anlatan Toptan, şunları
söyledi:
''Arkadaşlarımız hukuki işlem olarak bu 5 milletvekiline birer yazı
yazdı, mahkeme yazısını da eke koyarak bana getirdi. Ben onu imzalamadım.
Kanunlar Müdürlüğümüzle istişare edip, bunun bir süre tutulmasının ve bu arada
benim bir takım girişimlerde bulunmamın doğru olacağı sonucuna vardık. Ben, o
arada Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı ile herhangi bir emrivaki ile karşı
karşıya kalma ihtimaline karşılık temaslar kurdum, kendilerine bilgi verdim. O
çalışmalar sürerken, bizim kendi iç bürokrasimizde bir yanlış anlama sonucu bu
yazılar genel sekreterimizin imzasıyla milletvekili arkadaşlarımıza gönderilmiş.
Ben bir gün sonra haber aldım ve derhal bu yazıların geri alınmasının
sağlanmasını rica ettim. 4 tanesi geri alındı. 1 milletvekili, Sayın Aysel Tuğluk
Ankara dışında olduğu için telefon teması kuruldu. Çarşamba günü Ankara'ya
geleceğini ve yazıyı bize iade edeceğini söyledi''
''ALLAH ŞAHİT ÇIRPINIYORUM''
Bunları hukukun üstünlüğü, yasama dokunulmazlığının daha yumuşak
yorumlanması gerektiğinin sonucu olarak yaptığını belirten Toptan, bu arada
özellikle ceza usul hukukçularıyla da temas kurmaya çalıştığını belirtti. Bir
çıkış yolu, makul bir yol, eskiyi hatırlatan görüntülerin önlemek ve mümkünse
yasama dokunulmazlığı kavramına yeni bir yorum getirmek için çaba sarf ettiğini
kaydeden Toptan, şöyle devam etti:
''Ama bu arada zaman zaman gazeteci arkadaşlarımızla konuyu konuşurken,
doğal olarak ben fikrimi nasıl anlatayım, Anayasanın 83. maddesini söylüyorum.
83. maddenin atıf yaptığı 14. maddeyi söylüyorum ve o hükümleri yorumluyorum.
Diyorum ki Anayasanın 83. maddesi, 14. maddesi beraber ele alındığında ve
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin de bundan önce vermiş olduğu bir karar dikkate
alındığında, seçimden önce Anayasanın 14. maddesinin kapsamına giren suçun
işlenmesinin soruşturmaya başlanması halinde dokunulmazlık kapsamı dışında
kalıyor. Benim yorumum değil. Anayasanın lafzının ve o lafzı yorumlayan Yargıtay
9. Ceza Dairesinin yorumu. Ben onu söylüyorum ama bazı gazetelerimiz bazı köşe
yazarı arkadaşlarımız, sanki ben böyle istiyormuşum gibi yansıtıyor. Haksızlık
oluyor. Ben burada Allah şahit çırpınıyorum. İstemiyorum öyle bir görüntü...
İçişleri Bakanı'na rica ediyorum ki 'aman size böyle bir şey gelirse, sizin
polise, sakın bizle konuşmadan bir şey yapmayın'. Ben böyle çırpınırken, bir
çıkış yolu bulmaya çalışırken, bunun yanlış değerlendirilmesi beni doğrusunu
isterseniz üzüyor.''
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GEREKLİ
Söz konusu yazıları tuttuklarını belirten Toptan, ''Ne yapabiliriz biz?
Biz mahkemeye yazı gönderebiliriz. Deriz ki 'bu bizim işimiz değil, tebligat...'
Bunu nasıl isterseniz yapın. Bu işin kolaycılığı ve kanuniliği... Bizi
sorumluluktan belki kurtarıyor ama sorunu çözmüyor. Niye? Böyle bir talebi
mahkemeye iade yaptığınız zaman, o yasaların kendisine vermiş olduğu, ifadesine
göre zorunluluk nedeniyle ihzar müzekkeresi çıkarıp bu arkadaşlarımızı nerede
bulursa, Mecliste kuşkusuz izin vermeyiz, alıp götürüp savunmalarını almaya
teşebbüs edecek. Bu benim ne dileğim, ne olmasını istediğim bir şey'' diye
konuştu.
Bu konuda Anayasa değişikliği gerektiğini belirten Toptan, şunları
söyledi:
''Anayasayı değiştirmek de önümüzdeki sorunlardan bir başkası. Ben
ısrarla Eylül ayından itibaren bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuralım, her
partinin Anayasa değişikliği ile ilgili düşüncelerini, taleplerini, önerilerini,
masanın üstüne koyalım, bunlar içerisinde örtüşenleri tespit edelim. Süratle
onlarla ilgili bir Anayasa değişikliği yapalım, geriye uzlaşılamaz maddeler
kalıyorsa, onları bir ikinci paket olarak partilerin veya herhangi bir partinin
kendi inisiyatifine bırakalım diye çırpınıyorum. Ama doğrusunu isterseniz o
konuda bir noktaya gelebilmiş değiliz. Bundan sonra ne olur? Kötü bir şey olsun
istemiyorum.''
"GERGİNLİĞİN FAYDASI YOK"
Adalet Bakanı ve ceza usulu hukukçularıyla görüşmeye devam ettiklerini
belirten Toptan, şöyle devam etti:
''Ben, Türkiye'nin yeni bir siyasi gerginlik yaşamaması için, bir de TBMM
üyeleri olduğu için onların haklarını korumaya da çalışıyorum. Şimdiye kadar
onlara yaklaşımım nasılsa, bundan sonra da öyle olacaktır. DTP'li arkadaşların
bütün talepleri tarafımdan yerine getirilmiştir. 338 kişilik AK Parti grubuyla,
Demokratik Toplum Partisinin 21 tane milletvekili arkadaş arasında benim açımdan
farkı yoktur. Ama onların beyanlarını görüyorum gazetelerde, doğrusunu isterseniz
üzülüyorum. Yani buradan siyasi bir rant elde etmek istiyorlar, onların doğrusunu
isterseniz yakıştıramamam. Yani polis gelsin bizim kapımıza dayansın, o
görüntüler ortaya çıksın, böyle bir şey düşünürler diyen arkadaşlarıma bu konuda
yakıştıramam. Ama ortamı bu nedenle gerginleştirmekten bence kimseye yararı yok.
Kim ne düşüyorsa, kim ne çare buluyorsa ben Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak
ona açığım. Kim bu konuda şöyle bunu iyi çözebiliriz, şöyle sorunsuz bu sorunu
atlatabiliriz diye bir öneride bulunuyorsa onu almaya ve tatbik etmeye ben
hazırım.''
''BUNU AŞACAĞIMIZA İNANIYORUM''
Köksal Toptan bir soru üzerine, Meclisin burada bir inisiyatifi, takdir
hakkı olmadığını, Meclis Başkanı olarak mahkemeye bir şey söylemeye imkanı
bulunmadığını hatırlatarak şunları söyledi:
''Türkiye, bu konularda bir takım olumlu tartışmalar içine girdiği anda,
ben siyasetçiyim aynı zamanda parlamentonun başkanıyım ama bir de siyasetçiyim
çok önemli, çok olumlu tartışmaların yapıldığı bir anda böyle bir gelişimin
yaratabileceği olumsuz etkiyi çok iyi biliyorum. Telaşım da ondan. Burada en ufak
bir ışık görsem, Anayasa değişikliğini süratle gerçekleştirebiliriz ama
partilerimizin bu konularda uzlaşı sağlaması lazım. Önümüzdeki günlerde belki
Anayasa değişiklikleri ile ilgili bir takım çalışmalar yapacağız. Belki o
çerçevede bu konuda gündeme gelebilir.''
Konunun günlük siyasetin tartışma alanına çekilmemesinin iyi olacağın
belirten Toptan, ''Adalet Bakanı çalışıyor. Ben elimden geleni yapıyorum. Bu
sürecin böyle götürülmesinde şu aşamada yarar var. Ben sonucu iyi görüyorum. Bunu
aşacağımıza inanıyorum. Sağduyunun, makul düşüncenin egemen olacağına
inanıyorum'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin daha önce seçim beyannamelerinde ya da programlarında ortaya koydukları Anayasa değişiklikleriyle ilgili önerileri masanın üzerine koymalarını sağlayabilirsek, oralarda uzlaşma noktaları bulabileceğimizi düşünüyorum'' dedi.
Toptan, ''Anayasanın değiştirilmesiyle ilgili'' bir soru üzerine, geçen Eylül ayında siyasi partilere birer mektup göndererek 4 ana başlık altında, 4 ayrı uzlaşma komisyonu kurulmasını önerdiğini anımsattı. Toptan, 3 partinin bu komisyonlara 2'şer üye verdiğini ancak CHP'nin komisyonlara katılmadığını
söyledi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın daha sonra ilgili İçtüzük'le ilgili
komisyona üye verebileceklerini kendisine söylediğini belirten Toptan, İçtüzük
Komisyonu'nda yaklaşık 5 ay çalışılarak uzlaşı halinde hazırlanan bir metin
ortaya çıkarıldığını kaydetti.
Şu anda söz konusu metnin siyasi partilerce değerlendirildiğini belirten
Toptan, önümüzdeki günlerde ya da aylarda bu konuyu Meclis'te görüşme imkanı
bulacaklarını temenni ettiğini söyledi.
''Fakat Anayasa değişikliği konusunda maalesef mesafe alamadık'' diyen
Toptan, Anayasa değişikliğinin, toplumun değişik kesimlerinin, siyasi partilerin
ve sivil toplum örgütlerinin gündeminde olduğunu söyledi.
Hatta bazı sivil toplum kuruluşlarının çok ayrıntılı çalışmalar yaparak
yeni Anayasa değişiklikleri önerisi hazırladıklarını belirten Toptan, şöyle devam
etti:
''Şunu sağlayabilirsek, özellikle Meclis'te grubu bulunan siyasi
partilerin daha önce seçim beyannamelerinde ya da programlarında ortaya
koydukları Anayasa değişiklikleriyle ilgili önerileri masanın üzerine koymalarını
sağlayabilirsek, oralarda uzlaşma noktaları bulabileceğimizi düşünüyorum. Ama bir
türlü o noktaya gelemedik. Ben biliyorum, CHP'nin başta dokunulmazlıklar olmak
üzere pek çok konuda Anayasa değişikliği düşüncesi var. CHP '15 tane' diyebilir.
AK Parti '10 tane' diyebilir. MHP yahut DSP '8'er tane diyebilir. Bunlar
içerisinde 3-4 buluşma noktaları vardır. Onu tarif etmeye çalışıyorum. Önümüzdeki
günlerde öyle ümit ediyorum ki bu konuda yeni bir girişim başlatacağız. Ama benim
elime Meclis'teki siyasi parti gruplarından bir takım öneriler gelmeli ki o
önerileri diğer siyasi partilerle paylaşarak işe başlayabileyim. Buna
başlayabilirsek, 'diğer sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlayarak bir
çalışma gerçekleştirebiliriz' diye düşünüyorum.''
Bir gazetecinin, Demokrat Parti kongresine ilişkin sorusuna Toptan,
''Kongrenin hayırlı olmasını diliyorum. Benim çok yönlü pozisyonum, mesuliyetim
var. Biliyorsunuz, o siyasi hareket içinde yıllarca oldum. Şu anda başka bir
partideyim. TBMM Başkanıyım. Tüm siyasi partilerle aynı mesafede görevimi yapmaya
çalışıyorum'' yanıtını verdi.
Toptan, ayrıca, Dolmabahçe Sarayı ile ilgili bir yönetmelik değişikliği
yaptıklarını ve saraya artık eskisi gibi girilemeyeceğini kaydetti.
Batı'daki gibi randevulu sistemine geçileceğini vurgulayan Toptan,
''Sarayın içerisinde ziyaretçi kalabalık ise randevusuz gelen bekleyecekler.
Yoksa gelenlerin yüzde 10'u alınabilecek. Böylece günde yaklaşık 5-6 bini bulan
ziyaretçi kapasitesini azaltacağız. Ayrıca bir takım etkinliklere tahsis
ediliyordu. Ona çok ciddi bir kısıtlama getirdik'' diye konuştu.
