2011-11-02 - 16:32
TBMM GENEL KURULU?
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu Sözleşmesinin Maddelerinde Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının 1. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz'ın atanamayan öğretmenler ile ilgili gündemdışı konuşmasına yanıt verdi.

2003'ten bugüne kadar 300 bin öğretmen aldıklarını belirten Dinçer, bu alınan öğretmen sayısının, geçmiş yıllarla kıyaslanamayacak kadar iyi olduğunu ifade etti.

Dinçer, derslik saysında da iyileşme sağlandığını söyledi. 2002'de ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 92, derslik sayısı da kişi başına 65 iken, şimdi okullaşma oranının yüzde 98'e, derslik sayısının da 31'e düştüğünü kaydeden Dinçer, orta öğretimde yüzde 60'lar civarında olan okullaşma oranının yüzde 69'a çıktığını, derslik başına düşen öğrenci sayısının ise 29'a gerilediğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığında yaklaşık 660 bin kadrolu öğretmen bulunduğunu, bu yıl da 60 bin ücretli öğretmen istihdam ettiklerini söyleyen Dinçer, şöyle konuştu:

''Şayet bu yıl bütün kadroları doldurmuş olsaydık, yaklaşık 40 bin civarında ek öğretmen almamız gerekecekti. Yani Milli Eğitim Bakanlığı, mevcut okullaşma oranlarına bakarak öğretmen almaya teşebbüs edecek olursa, 40 bin civarında öğretmen alması durumunda öğretmen ihtiyacını karşılamış olacak. Ancak biz hükümet olarak, ilköğretimde ve okul öncesinde okullaşma oranını yüzde yüze, ortaokulda okullaşma oranını yüzde 90'ın üzerine çıkarmayı hedef olarak ortaya koyduğumuz için, bu hedeflerimizi gerçekleştirmemiz için yaklaşık 150 bin öğretmene ihtiyaç oluyor.''

Bakan Dinçer, yaklaşık 220 bin kişinin öğretmen olmayı beklediğini ifade etti.

Dinçer, ''220 bin öğretmenlik bekleyen kişi karşısında, sizin ihtiyaç duyduğunuz öğretmen o kadar değilse, söz verilmiş olsa bile bütün kadrolar doldurulsaydı yine öğretmenlik bekleyen insanlarla karşı karşıya olacaktık. Öğretmenlik bekleyen genç arkadaşları suçlayan, onların eksikliği olduğunu gören bir insan olmadım. Onlar taleplerinde yüzde yüz haklılar. Bunun sistemik bir sorun olduğunun farkındayım. Bu sorun sadece bizim iktidarlarımız döneminde ortaya çıkan bir sorun değil, Türkiye'nin 1960'lı yıllardan beri yapamadığı insan kaynakları planlamasının neticesi olarak görmek gerekiyor'' diye konuştu.

Ömer Dinçer, geçen ağustos ayında 11 bin 500 öğretmen ataması yaptıklarını, ancak 45 kadronun boş kaldığını belirterek, ''Bunun sebebi şu: İhtiyaç duyduğumuz alanlarda öğretmen yoktu. Dışarıda çok sayıda kimya, fizik, matematik öğretmeni var ancak biz daha çok sınıf, rehber öğretmen ve belirli sanat dalları öğretmenleri alıyoruz. Bugün kadro açsak, o kadroları doldurmakta sıkıntı çekeceğiz'' dedi.

Öğrenci velilerinin bilgilendirilmesi ile ilgili konunun yanlış anlaşıldığını ifade eden Dinçer, bakanlığın, öğrencilerin durumu hakkında velilerin bilgilendirilmesi ile ilgili bir çalışması olduğunu bildirdi. Dinçer, ''Bu bilgi sadece öğrencinin velisine verilmiş olan şifre ile girebileceği bir bilgidir. Aşamalı Devamsızlık Yönetimi Modeli (ADEY), bakanlık ile irtibatlandırılarak tartışıldı. Tartışılan program, bizimle alakası olmayan, özel bir şirketin hazırladığı bir program üzerinden, abone olunması durumunda bazı bilgileri verileceğinin iddia edildiği bir şirketin programıdır'' diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, Van depreminde en çok eğitim camiasının zarar gördüğünü söyledi.

Depremde 74 öğretmeni kaybettiklerini, 16 öğretmenin yaralandığını, bir kaç öğretmenden de haber alınamadığını belirten Dinçer, ''Bu bizim için gerçekten çok büyük bir acı oldu'' dedi. Dinçer, öğretmenlerin kaybının çok olmasının birinci nedeninin, bu öğretmenlerin çöken bir binanın altındaki kafede olmaları, ikinci nedenin ise öğretmenlerin yoğunlukla kaldığı bir apartmanın çökmesi olduğunu bildirdi.

Bakan Dinçer, depremden hemen sonra Van'a gittiğini ve o gün öğretmenler ile görüştüğünü belirtti.

Daha sonra Van'a tekrar giderek, 37 kişilik bir ekiple Van'daki bütün okulları gezdiklerini ve okulların hasar tespitlerini yaptıklarını ifade eden Dinçer, bir okulun tamamıyla yıkıldığını, 14 okulun ağır hasarlı olduğunu gördüklerini ifade etti. Van'daki 446 okuldan 429'unun eğitim yapılacak durumda olduğunu ve bu okulların küçük çaplı ihtiyaçlarının giderilmesi için ihaleye çıktıklarını ve 14 kasıma yetişeceğini söyledi.

Dinçer, evine giremeyen öğretmenler için konteynerler hazırlayacaklarını, TOKİ'nin 40'a yakın dairesini de öğretmenlere tahsis edeceklerini ifade ederek, 8'er derslik prefabrik okullar yapacaklarını ifade etti.

AK Parti Bingöl Milletvekili Eşref Taş, Bingöl'de meydana gelen terör saldırısı hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, canlı bombanın terör saldırısında ve Van depreminde hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Bingöl'ün Zazalar, Kürtler ve Türklerin kardeşçe yaşadığı bir şehir olduğunu belirten Dinçer, ''Bu saldırıda iki kadın var. Birisi canlı bombanın üzerine atlayarak evlatlarını kurtaran kahraman Bingöl'lü anne, diğeri de tanımadığı, bilmediği insanların, çocukların, kadınların ölmesi için üzerindeki pimi çeken, canavarlaştırılmış bir kadın'' dedi.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, kadına yönelik şiddet ile ilgili gündemdışı konuştu.

''Kadınlara yönelik şiddetin artık katliama dönüştüğünü'' söyleyen Tuncel, gelişmiş Avrupa toplumlarında kadına yönelik şiddetin yüzde 3, Türkiye'de ise yüzde 38 civarında olduğunu savundu.

Tuncel, erkeklerin kadınlara yönelik şiddet konusunda tavır alması gerektiğini belirterek, ''Yurdumuz Anadolu ama Meclis babadolu'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konulu araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, grup önerinin lehinde söz alarak, özelleştirmelerin, şeker fabrikalarının bulunduğu iller için tam bir yıkım olduğunu söyledi.

Danıştay'ın, 2009 yılında verdiği bir kararla şeker fabrikalarının özelleştirmesini iptal ettiğini anımsatan Ağbaba, ''Her özelleştirme yeni işsiz yaratıyor. Yuvalar yıkılıyor. Bu özelleştirmeleri savunmak ülkeye ihanettir'' dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel de özelleştirme çalışmasının tüm partilerin programlarında yer aldığını ifade etti.

Şeker kamışından şeker üretmenin maliyetinin daha az olduğunu belirten Karayel, ''Şeker pancarına kota uygulamasının 'pancar şekeri üretiminin azalmasına yol açtığı' iddiası doğru değildir. Şeker kamışıyla rekabetin mümkün olmadığının gözönüne alınması gerekir'' diye konuştu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da bir ülkede en son şeker fabrikalarının özelleştirilmesi gerektiğini savundu.

''Hükümetin bu yanlışta ısrarlı olduğunu'' ifade eden Işık, ''Bu fabrikalar önemli birer istihdam kaynağıdır. Sosyal devlet anlayışından yola çıkılarak kurulan bu fabrikaları, sadece 'kar etmiyor' diye özelleştirmeye kalkarsanız yüz binlerce insanın doğrudan, milyonlarca insanın endirekt yollardan ekmeğiyle oynamış olursunuz'' görüşünü ifade etti.

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da şeker fabrikalarının özelleştirilmesine AK Parti hükümeti öncesindeki üçlü koalisyon döneminde başlandığını söyledi. Çalık, ''Sürecin başlamasının ana sebebi, tatlandırıcıların da ilk defa bu hükümet döneminde ülkeye girmiş olmasıdır. 2006 yılında özelleştirme sürecini öteleyen, geçici işçilere kadro veren de AK Parti iktidardır. Özelleştirme sürecini çok iyi okumak lazım. Bu okumayı yaparken de hem MHP'nin hem de CHP'nin dönüp kendilerine bakmaları gerekiyor'' diye konuştu.

Veli Ağbaba'nın, ''anlattıklarının hepsi gerçekti şimdi hayal oldu'' sözleri üzerine Çalık, ''Allah size göz vermiş göremiyorsunuz. Kulak vermiş duyamıyorsunuz. Dil vermiş söyleyemiyorsunuz. Bizim söyleyecek bir şeyimiz yok'' dedi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, öneri kabul edilmedi.

MHP Grup başkanvekilleri Oktay Vural ve Mehmet Şandır oylamaya itiraz etti.

Şandır, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a, ''Sayım yaparken AK Partili üyelerin salona girmesini beklediniz'' dedi.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da ''Muhalefet milletvekillerini saydınız. AK Parti sıralarını neden saymadınız?'' şeklinde tepki gösterdi. Yakut da bu sözlere, ''Ben saymadım, katip üyeler saydı. Ayrıca sayı açıklamak zorunda değilim. İçtüzüğe uygun hareket ettim'' diye yanıt verdi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner'in, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in dün Genel Kurulda yaptığı konuşmaya atıfta bulunması üzerine tartışma yaşandı.

Öner, Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu Sözleşmesinin Maddelerinde Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının tümü üzerinde söz aldı.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun, bir oturumun açılışında yaptığı konuşmanın AK Partili milletvekilleri tarafından protesto edildiğini belirten Öner, ''Hatta Sayın Adalet Bakanı uyardı Mumcu'yu, 'orası tarafsızlık yeri' dedi. Sonra girdim, internete baktım, bu uyarıyı yapan Sayın Adalet Bakanı'nın adı 'Ali Dibo'ya çıkmış'' diye konuştu.

AK Partili milletvekillerini yoğun protestosu altında konuşmasını sürdüren Öner, şöyle devam etti:

''Bir değerli milletvekilimiz dün yaptığı konuşmada saltanatın kalkmasından övgüyle söz ederken, 'saltanat kalktı ama faşizm geldi' diyor. Büyük Atatürk'ten neden rahatsız oluyorsun? İnönü'den niye rahatsız oluyorsun? Atatürk olmasaydı sen olmazdın burada. Her gün 5 vakit o yüce çağrıyı duyamazdık. Atatürk, Alparslan'ın fethettiği Anadolu'yu düşman postalından temizledi. Atatürk'e kötü düşünenler gulül ve gıybet içindeler. Gulül ne demek? Gulül, beytülmala dil uzatmaktır. 3 yıldır Deniz Feneri zanlılarını yargı önüne çıkaramıyorsunuz. Rüşvet alan da alınmasına göz yuman da suçludur.''

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Öner'i konuşması sırasında sık sık ''konuya gelin'' şeklinde uyardı.

Yakut'un, tashih talebinde bulunan Metiner'e söz vermek istemesine CHP'li ve MHP'li milletvekilleri itiraz etti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak, Yakut'un tarafsız davrandığını öne sürdü.

Metiner'in konuşmak üzere kürsüye gelmesi üzerine CHP'li milletvekilleri itirazlarını yoğunlaştırdı. Metiner, CHP'li milletvekillerine, ''Sizin bu faşizminize asla teslim olmayacağız. Sizin iradenizin karşısında diz çökmeyeceğiz. Dinleyeceksiniz. Adam gibi adamız biz. Dinlemeyi bileceksiniz bizi'' diyerek tepki gösterdi.

Sadık Yakut, CHP'li milletvekillerinin, Metiner'in bu sözlerine yönelik tepkileri artınca birleşime ara verdi.

Aranın ardından bazı CHP'li milletvekillerinin Metiner'e ''terbiyesiz'' diye bağırdıkları, Metiner'in de ''sensin terbiyesiz'' diye yanıt verdiği duyuldu.

Öte yandan, TBMM Genel Kurulunda, uluslararası sözleşmelerin görüşülmesi öncesinde komisyon ve hükümetin yerini alması sırasında da tartışma yaşandı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in Genel Kurulda bulunmadığını belirterek, Sadık Yakut'a, ''Böyle bir şey olur mu komisyon burada hükümeti arıyorsunuz ya'' diye seslenmesi tartışmaya neden oldu.

Genel Kurul salonuna giren Bakan Dinçer'in yerine otururken kendilerine, ''gözünüze gözlük alın'' diye hitap ettiğini ifade eden Vural, ''Senden bakan falan olmaz. Sen kim oluyorsun, hakaret ediyor gözlük alın'' diye bağırdı.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Dışişleri Komisyonunun çalışmalarını eleştirerek, ''Komisyonda kim neye imza attı, neyin farkında bu belli değil. Madem işin ciddiyeti yoktu bir KHK ile hepsini geçirseydiniz. KHK'larla yaptığınız işler sistemi allak bullak etti. Yeniden sistemin düzene sokulmasına 10 yıla ihtiyaç var. Adamına göre mevzuat düzenliyorsunuz, dünyanın neresinde görülmüş bu'' diye konuştu.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ise ülkenin kalkınmasının yolunun iç barışını sağlamaktan geçtiğini belirterek, ''Oslo görüşmelerini sürdürün. Asıl garantin kendi içindeki sorunları çözmekten geçer. Barışın yollarını açın. Siz bu kafayla giderseniz yapacağınız Anayasa, Hammurabi ile Şuppiluliuma'nın yaptıklarının ötesine geçemez. Siz bunu yapmaya devam ettiğiniz sürece anayasa değil cacık bile yapamazsınız'' şeklinde konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti ile CHP'li milletvekilleri arasında gerginlik yaşandı.

Verilen aradan sonra birleşim tekrar açıldı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un söz verdiği CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, özür dilemek için kürsüye çıkan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in, CHP grubuna hakaret ettiğini öne sürdü.

Tarhan, şöyle konuştu:

''Bu kürsüyü, kutsal Meclisi borçlu olduğumuz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına her fırsatta hakaret etmeyi alışkanlık haline getirmiş o zatı muhtemerin burada özür dilemesini beklerken, grubumuzu hedef alarak ''faşisminize asla teslim olmayacağız' demiştir. Kendisi ikinci kez bizden özür dilemelidir. Bu toplumda 'bitaraf olanların bertaraf olacağı tehdidini yapan o çağdışı zihniyetin ahfadı olan bir zatı muhteremin bize demokrasi dersi vermeye hakkı kesinlikle yoktur. Eğer siz faşizmi öğrenmek istiyorsanız, aynaya dönüp bakmanız gerekir. Bu ülkede korku imparatorluğunu kimin yarattığına... Dönüp kendinize bakmanız gerekir. Onun için CHP'nin adını ağzınıza alırken, faşizmle yanyana getirirken, iki kez düşünmeniz gerekir.''

AK Parti'li milletvekilleri Tarhan'ın bu sözlerini tepki gösterdi.

Sataşma olduğu gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başknavekili Mahir Ünal, açıldığı günden itibaren Meclisin çalışması için çabaladıklarını söyledi.

Ünal, ''Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmış, kendisini bu Cumhuriyetin çocukları olarak gören ve bu Cumhuriyeti geleceğe taşımak için gecesini gündüzüne katan insanlara karşı bu tür bir ifadenin buraya taşınması ve burada bunu tartışılması doğru değil'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin dün, ''1930'da dünyada demokrasi vardı da Türkiye'de mi yoktu? Dünyada Hitler, Mussolini, Franko vardı'' dediğini ifade eden Ünal, ''Burada faşist diyen kim? Mussolini, Hitler kimdi? Mustafa Kemal Atatürk'ün demokrasi iradesi son derece açıktır. Atatürk'ün 1924 ve 1929'da çok partili hayata geçiş için verdiği mücadele açıktır ama 1935'te 27 sayfalık rapor getirip... AK Parti'nin yaptıklarını, cumhuriyete sahip çıkmasını kimse tartışamaz'' diye konuştu.

Kürsüye gelen Metiner, aradan önce sözüne açıklık getirmek isterken, CHP'lilerin ''kutsal'' diye tanımladıkları kürsüye doğru hareketlendiklerini ve hakaret ettiklerini, ''düşman ve hain'' dediklerini söyledi.

Mehmet Metiner'in, ''Faşizm budur işte, ben bu faşizmden bahsettim. Hem düşünce, ifade özgürlüğünden bahsedeceksiniz hem de bir milletvekilinin...'' sözleri üzerine CHP'li milletvekilleri ''özür dile'' diye bağırdılar.

Bunun üzerine Metiner, CHP'lilere, ''Ben özür dilemek için kürsüye çıkmış değilim. Burada benim kastettiğim Milli Şef, tek parti dönemidir, bunun da faşizm olduğunu siyaset bilimciler kabul etmektedir. İnce de dünyanın gidişatına uygun olarak Türkiye'de de tek parti olduğunu söylemişlerdir. Ben Ebedi Şef yerine Milli Şefi kastettim, Atatürk'le ve Cumhuriyetle bir sorunum yok. Hür ve eşit vatandaşları olan demokratik bir cumhuriyetten yanayım, her türlü faşizmde karşıyım'' karşılığını verdi.

CHP'liler, Metiner'in konuşmasını tamamlamasının ardından tepkilerine, ''Özür dilesin'' diye bağırarak devam etti.

Bu sırada CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, ön sıralara doğru gelerek, ''Özür dilesin'' diye bağırdı.

AK Parti sıralarından cevap verilmesi ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten'in eliyle ''gel gel'' işareti yapması üzerine, Öztürk ile bazı CHP'li milletvekilLeri AK Parti sıralarına doğru hareket etti. Ön sıralarda bulunan AK Parti'li milletvekillerinin de ayağa kalkarak hareketlenmeleri üzerine, CHP'liler ve AK Parti'liler arasındaki tartışma daha da büyüdü ve birbirlerinin üzerlerine yürüdüler.

TBMM Başkanvekili Yakut, gerginliğin daha da büyümemesi için birleşime ara verdi.

Aranın ardından TBMM Başkanvekili Yakut, Metiner'e tekrar söz verdi.

Metiner, Mecliste hiç kimsenin hakaret etmeye, birbirini faşistlikle suçlamaya hakkı olmadığını belirterek, ''Maksadımı aşan ifadelerimden dolayı eğer CHP gurubunu rahatsız ettiysem, bu konuya açıklık getirmek için söz istedim. Faşizm lafı ağır kaçmış ise bu sözümü geri alıyorum'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, ''Ne Süleyman Demirel ne Bülent Ecevit ne Turgut Özal ne de diğerleri tek adam olmamıştır. Milletin tarihine hakaret etmek göreviniz değil. Sizden öncekileri 'tek adam yönetimi yapıyor' diye itham ettiniz, özür dilemeniz lazım'' sözleri üzerine tekrar söz alan Metiner, ''Zinhar kastımın o olmadığını beni tanıyan herkes bilir. Ben Atatürk'e laf etmedim hiç. İnönü'yü eleştirebilirim. Faşizmi geri aldım tahrike gerek yok'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, bu sözleri üzerine Metiner'in bulunduğu yere doğru yürüdü. AK Parti'liler Erdoğdu'ya, ''gel gel'' diye seslendi. Erdoğdu'nun Metiner'e bağırması, CHP'liler tarafından engellendi. Erdoğdu Metiner'e, ''Sen kendi Başbakanından özür dile. Terbiyesiz herif'' diye bağırdı.

Bahçekapılı da Erdoğdu'ya ''Sensin terbiyesiz'' diye seslendi.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, AK Parti'ye, ''Suriye ve Libya ile yaptığınız anlaşmaları, ABD ile yaptığınız füze kalkanı anlaşmasını getirin, konuşalım üzerinde'' diye seslendi.

TBMM Genel Kurulunda, Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu Sözleşmesinin Maddelerinde Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının 1. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, tasarının 1. maddesi üzerinde yaptığı konuşmada, saatin 23.00'e yaklaşmasına rağmen halen bir tek tasarının kabul edilemediğini söyledi.

Kaplan, ''Eğer diğer parti gruplarını yok sayarsanız işte böyle bir adet sözleşmeyle yetinmek zorunda kalırsınız. KHK çıkarıyorsunuz zaten Meclise ne gerek var. İnanın angarya yasaktır. Arkadaşlarınıza bunu yapmayın, hepsi oturuyor. Bilselerdi böyle olduğunu hiç olmazsa bir kitap, roman getirirlerdi yanlarında'' diye konuştu.

CHP'li Toptaş da iktidarın ülkeyi yönetme şeklini eleştirerek, ''Bu yol ülkeyi engizisyona, Ortaçağ karanlığına, Abdülhamit dönemine götürür. Yargıyı hallederek bu sürece girerseniz varacağınız sonuç bu olacaktır'' dedi.

AK Parti'li milletvekillerinin, ''anlaşmaya gel'' sözleri üzerine Toptaş, ''O zaman Suriye ve Libya ile yaptığınız anlaşmaları getirin, ABD ile yaptığınız füze kalkanı anlaşmalarını getirin, konuşalım üzerinde. Bu CHP'den çok çekeceğiniz var. Bunlar da anlaşma, getirin bunları konuşalım üzerinde'' şeklinde konuştu.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, RTÜK'te boş bulunan bir üyelik için seçim yapmak üzere birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.

(23.11)