2014-06-24 - 15:35
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı. MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, TBMM Genel Kurulu'nda yemin ederek yasama görevine başladı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı.

MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, TBMM Genel Kurulu'nda yemin ederek yasama görevine başladı.

Alan, Genel Kurul salonuna, açılıştan yaklaşık 10 dakika önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte girdi.

CHP Grup başkanvekilleri Akif Hamzaçebi, Engin Altay ve Muharrem İnce'nin yanı sıra bazı CHP milletvekilleri Alan ile tokalaştı.

Ergenekon Davası'nda yargılanan Mehmet Haberal, Alan ile kucaklaşırken Sinan Aygün ve Mustafa Balbay da tokalaştı.

Genel Kurul açılmadan önce AK Parti'den de İstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu ve Adana Milletvekili Necati Çetinkaya da Alan'ı kutladı.

Başkanvekili Mumcu, yoklamanın ardından Alan'ı ant içmesi için kürsüye davet etti. Alan'ın yemin edecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Mumcu, Alan'ın yemininin gecikmesinden dolayı da üzgün olduklarını söyledi.

Alan kürsüye gelerek yemin etti. Alan'ı CHP ve MHP'li milletvekilleriyle AK Parti sıralarından birkaç milletvekilinin alkışladığı görüldü.

Alan'ın ant içmesini eşi Nevin ve kızı Tülin ile yakınları da izledi.

Gündemdışı konuşmaların ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, geçmiş olsun dileklerini iletti. TBMM'nin 24. Dönem'de 3 yıl boyunca ayıplı, fireli ve defolu çalıştığını ifade eden Altay, Alan'ın yemin etmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Altay, "TBMM demokrasi dışı yollara tevessül edenlere karşı ne kadar dik durmalıysa yargının siyasallaşmasına karşı o kadar dik durmalıdır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Alan'ın yemin etmesinden mutluluk duyduğunu belirtti. Tutuklu ve hükümlü milletvekillerinin sonuncusu olan Alan'ın yemin etmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Hamzaçebi, "Silivri'de yaşanan hukuksuzlukların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da "Sayın Alan'ın aramıza katılmasından dolayı milletimize minnet ve şükran duygularımı iletmek istiyorum" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Ağrı Belediye Başkanı seçilen BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, belediye başkanlığını tercih ettiğine dair yazı okundu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Buna göre, Genel Kurul bugün, "Haberleşme Özgürlüğüne ve Özel Hayatın Gizliliğine Yönelik İhlallerin Tespiti ve Önlenmesine İlişkin Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" ile "Bilgi Toplumu Olma Yolunda Bilişim Sektöründeki Gelişmeler ile İnternet Kullanımının Başta Çocuklar, Gençler ve Aile Yapısı Üzerinde Olmak Üzere Sosyal Etkilerinin Araştırılması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu"nun raporlarının bitimine kadar çalışacak.

Danışma Kurulu aleyhinde konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, bakanlara yüzlerce soru sorduklarını ancak doğru düzgün cevap alamadıklarını iddia etti.

TBMM'nin fonksiyonunu kaybettiğini, Anayasa'nın askıya alındığını ileri süren Genç, AK Parti'nin dört eski bakanla ilgili kurulan soruşturma komisyonuna üye vermemesini eleştirdi.

Genç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "odama böcek koydular" dediğini belirterek, "Sıkıştığı zaman gündemi değiştirmek için bu yollara başvuruyor. Her gün ortaya bir yalan atıyor" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kamer Genç'in kürsüde çok çirkin bir konuşma yaptığını belirterek, "Kişinin 'ben temizim, namusluyum' demekle temiz ve namuslu olması mümkün değildir. Çamur, ne kadar temizim derse o kadar temiz olmaz. Lağım çukuru temizim dediği sürece temiz olmaz" diye konuştu. Elitaş, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'ya, "Biraz önceki konuşmacı TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'e hakaret etmiştir. Kendisi hakkında İçtüğüzü uygulamanız gerekir" dedi.

Başkanvekili Mumcu da bütün milletvekillerinin düzgün bir Türkçe ile eleştiri yapacağını bilmesi gerektiğini kaydederek, "Milletvekillerinden hakaret etmeden eleştiri yapmasını rica ediyorum. Birine karşı eleştiri tabii ki yapılacaktır. Her makam eleştirilebilir ama hakaret içeren sözcüklerle bu yapılamaz" diye konuştu.

Mumcu, Genç'in söylediklerinde hakaret görmediğini, üslubu konusunda da defaatle uyardığını söyledi.

AK Parti'li milletvekilleri, bu sözleri üzerine TBMM Başkanvekili Mumcu'ya tepki gösterdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Kamer Genç'in hakaret etmediğini, eleştirdiğini; söylediklerinin altına da imza atacaklarını kaydetti.

Bu sözlere AK Parti'li milletvekilleri ile CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. TBMM Başkanvekili Mumcu, Danışma Kurulu'nun oylamasında karar yeter sayısı bulunamayınca birleşime ara verdi.

Bu arada, HDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna hakkındaki dokunulmazlık dosyası Başbakanlık'a gönderildi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, Ağrı Belediye Başkanı seçilen Sırrı Sakık'ın, belediye başkanlığı görevini seçtiğine dair yazısını okutarak, "Sayın Sakık'ın TBMM üyeliği, belediye başkanlığı seçildiği tarih itibariyle kendiliğinden sona erdi" dedi.

Türkiye-Dominik Cumhuriyeti Parlamentolararası Dostluk Grubu kuruldu.

Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Cumhurbaşkanlığı'ndan kaynaklı tüm haklarının geri alınmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu'nda doğrudan görüşülmesini isteyen HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "(Asmayalım da besleyelim mi) demişti. Yaşının küçültülerek asılmasını talep edemeyiz, evrensel değerlere bağlıyız ama beslemeyelim de" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Önder'in, Evren'in Cumhurbaşkanlığı'ndan kaynaklı tüm haklarının geri alınmasına ilişkin kanun teklifinin Genel Kurul'da görüşülmesine ilişkin önergesi ele alındı.

Önder, 12 Eylül darbesine karşı toplumun her kesiminden itiraz yükseldiğini, bir tek egemenlik hakkı gasp edilen Meclis'in tavır almadığını söyledi.

12 Eylül yönetiminin Anayasası ile yönetilmenin hazmedilemez olduğunu belirten Önder, "Meclis olarak anayasayı yapamadık. Anayasa'nın ilk üç maddesini vazgeçilmez kabul eden, cuntadan daha büyük imanla savunan partiler oldu. '3 maddesine, 5 maddesine dokundurtmayız, şurasını ellettirmeyiz' tutumu Meclis'in tarihi fırsatı heba etmesine yol açtı" diye konuştu.

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın müebbet hapse mahkum olduğunu anımsatan Önder, dönemin bütün sorumluları ve tasarruflarının yok sayılması gerektiğini savundu.

Önder, Meclis'in egemenlik hakkına sahip çıkmanın onuruyla tutum geliştirmesi gerektiğini ifade ederek, Kenan Evren için, "(Asmayalım da besleyelim mi) demişti. Yaşının küçültülerek asılmasını talep edemeyiz, evrensel değerlere bağlıyız ama beslemeyelim de. Evren'in darbeden kaynaklı bütün unvanlarını ve imtiyazlarını elinden alıp millete iade edelim" dedi.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş da 12 Eylül darbesinin tartışıldıkça bütün kirli yönlerinin ortaya serilmeye devam edeceğini söyledi.

Toptaş, 12 Eylül yönetiminin, sıkıyönetim komutanlarının, işkencecilerin, askeri hakim ve savcıların dosyalarının açılması gerektiğini savunarak, "Cumhurbaşkanı sıfatıyla Cumhuriyet'in bir dönemini kirleten Kenan Evren ve insanlıktan nasibini almamış şurekası ve yanaşma kadrolarının dosyalarını açmalıyız. Bu ayıbı temizlemezsek, kirli dosyaları çocuklarımıza bırakacağız demektir" diye konuştu.

Başkanvekili Güldal Mumcu'nun elektronik oylama yaptırdığı sırada Önder, AK Parti sıralarına, "Kenan Evren çok üzülür. Hayır diyin" diye laf attı. Bunun üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile Önder bir süre tartıştı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'a hayvanat bahçesinden müdür atanması ile ilgili, "Hayatının 30 yıla yakın iş tecrübesinde 20 yıldan fazlasını dergicilikte geçirmiş ama bu arada sadece hayatının 2 yılında hayvanat bahçesinde şube müdürlüğü görevinde bulunmuş, 2 yıl da işçi sağlığı ve güvenliği görevinde bulunmuş bir arkadaşımız, dergi ile ilgili faaliyette bulunmak üzere, enstitü müdür yardımcılığına atanıyor. TÜBİTAK'ın başına geçirilmemiş, enstitüye müdür dahi yapılmamış" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu raporu görüşüldü.

Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar, yaklaşık 2 yıl önce hazırladıkları rapor hakkında bilgi verdi.

Bin 150 sayfalık raporun, Türkiye'de internet ve bilişim ile ilgili yapılan en kapsamlı çalışma olduğunu belirten Ünüvar, raporun 5 kısımdan oluştuğunu söyledi. Ünüvar, internetin ekonomiye ve kalkınmaya olan etkisini, toplumsal hayatla olan ilişkileri irdelediklerini, siber güvenlik ve siber suçlarla olan ilişkisini ve internet medyasını incelediklerini, e-Devlet ile ilgili çalışma yaptıklarını bildirdi.

Ünüvar, raporun kamuoyunda büyük yankı yarattığını, "komisyon arama motorlarından ne kadar haber olmuş" diye arama yaptığını ve komisyonun yaklaşık 250 bin haber olduğunu gördüğünü anlattı.

Araştırma komisyonlarının çok kapsamlı çalışmalar yapmalarına rağmen, kamuoyunda hak ettiği noktayı yakalayamadığını kaydeden Ünüvar, bu nedenle ilgili kurumlara ıslak imza ile yazı yazarak, konunun takip edilmesini istediğini söyledi.

Önerilerinin kaçının hayata geçirildiği ile ilgili çalışma yaptığını dile getiren Ünüvar, "Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na 58 öneri sunmuşuz, 20 tanesi hayata geçmiş, Milli Eğitim Bakanlığı'na 26 tavsiyemiz var, 18'i hakkında işlem yapılmış" dedi.

"2023 hedeflerine ulaşacaksak - ki ulaşacağız - bunu ancak bilişimi hayatın ve ekonominin içine katarak yapabiliriz" diyen Ünüvar, bilişimin kalkınmayı sağlarken, aynı zamanda sosyal hayatın kabusu da olabildiğini ifade etti. Ünüvar, "Bu nedenle bilinçli toplum son derece önemli. Bilişim okur-yazarlığı oranında Türkiye, 25 ülke arasında son sırada. Dijital okur-yazarlığı mutlaka oluşturmamız gerekiyor" diye konuştu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da raporda yer alan değerlendirmelere büyük oranda katıldıklarını, Hükümet olarak bu önerilerle uyumlu çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Raporda ortaya konulan 154 önerinin 102 tanesinin hayata geçtiğini ya da geçirme çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Işık, kalan kısımları da en kısa zamanda değerlendireceklerini ve böylece ilk kez Meclis Araştırma Komisyonu raporunun bütün detaylarıyla ele alınmış olacağını vurguladı.

Işık, "2023 hedeflerine doğru ilerlerken en fazla önem vermemiz gereken alanlarında başında bilgi teknolojileri geliyor. Bu alanda yapacağımız çalışmalarda iki boyut var. Birincisi bu teknolojinin ülkemizde geliştirilmesi, tasarlanması; ikincisi de bunların kullanımında birey ve toplum üzerindeki gelişimine ilişkin değerlendirmeler yapmak" dedi.

Bilişim sektörünün stratejik ve önemli bir alan olarak belirlenmesi gerektiğine işaret eden Işık, sektörle ilgili kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını belirtti.

"Yazılım ve bilişim alanında artık sermaye yetersizliği engel değil, yeter ki iyi bir iş, fikir olsun" diyen Işık, Ar-Ge destek programlarından yararlanan projelerin yarısının bu sektörde olduğunu söyledi. Işık, 2002'de ülkede geniş bant internet abone sayısı 18 bin iken, bu sayının bugün 35 milyona çıktığını kaydederek, bu değişimin bile konuyla ilgili yapılanların ne kadar büyük olduğunu gösterdiğini anlattı.

Meclis bünyesinde, bilişim alanı ile ilgili daimi bir ihtisas komisyonu kurulmasının faydalı olabileceğinin altını çizen Işık, "Özel ihtisas mahkemelerinin kurulması ve bu alanda hakim ve savcıların yetiştirilmesi gibi konular önem taşıyor. Adalet Bakanlığı bu konuyla ilgili çalışmalarını yürütüyor" diye konuştu.

Fikri Işık, raporda yer verilen siber güvenlik konusuna ayrı bir önem verdiklerini ifade ederek, "E-Devlet projelerini hayata geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. TÜBİTAK bünyesinde yürüttüğümüz ve 'tek kart, tek şifre' mantığı ile kurguladığımız projeyle akıllı kimlik kartı uygulamasına geçeceğiz. Bu kartlarla artık elektronik imza atmaktan, ATM'lerden para çekmeye kadar, pek çok farklı işlemi gerçekleştirebileceğiz" dedi.

Siber Güvenlik Kurulu'nu kurduklarını ve siber güvenlik tatbikatları yaptıklarını dile getiren Işık, çocukların dijital çağa hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Bakan Işık, FATİH projesinin ülkenin en önemli projelerinden birisi olduğunu belirterek, "5 milyar dolar çöpe gitmiş değildir. FATİH Projesi'nin başlamasının bile, ülkeye ne denli kazanımlar sağladığını biliyorum. Bu projenin başlamasıyla birlikte, özel sektör firması, dünya etkileşimli tahta piyasasının tek başına yüzde 55'ine hükmediyor. FATİH projesinin en önemli bileşeni, elektronik içeriktir. Türkiye elektronik içerikte dünyanın en iyileri yarışıyor" sözlerini sarfetti.

Işık, TÜBİTAK'a hayvanat bahçesinden müdür atanması ile ilgili şunları söyledi:

"İnsanlara haksızlık etmemek lazım. Ses kaydının montaj olduğu ile ilgili konuda, ben ilk gün bunu hissettiğimi söylemiştim. Daha sonra savcılığın yaptığı müracaat üzerine, TÜBİTAK bu konuyu inceledi ve açıkça montaj olduğunu ifade etti. Bu raporun altında 3 tane çok değerli bilim adamının imzası var. Bunlardan iki tanesi, ODTÜ Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü'nden mezun, ABD'de doktorasını yapmış, dünya çapında bilimsel makaleleri olan iki tane değerli bilim adamı. Üçüncü arkadaşımız, Hacettepe Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü'nden mezun olmuş, Londra'da doktorasını yapmış, önemli bir akademisyen.

Hayvanat Bahçesi muhabbeti şuradan çıkıyor: TÜBİTAK'a bağlı Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) Enstitüsü var. Bu enstitü müdürlük statüsünde. Burada akademik isteyenlere yardımcı olmakla ilgili bir dergi çıkartılması planlanıyor. Bu dergiyi çıkarmakla ilgili de dergicilik alanında tecrübeli isim aranıyor. Hayatının 30 yıla yakın iş tecrübesinde 20 yıldan fazlasını dergicilikte geçirmiş ama bu arada sadece hayatının 2 yılında büyükşehir belediyesinde hayvanat bahçesinde şube müdürlüğü görevinde bulunmuş, 2 yıl da işçi sağlığı ve güvenliği görevinde bulunmuş bir arkadaşımız, dergi ile ilgili faaliyette bulunmak üzere, enstitü müdür yardımcılığına atanıyor. TÜBİTAK'ın başına geçirilmemiş, enstitüye müdür dahi yapılmamış. Sadece dergi alanı ile ilgili bir birime idari görevlendirme yapılmış. 'TÜBİTAK'ın başına hayvanat bahçesinden müdür getirirseniz, işte böyle rapor çıkar.' O sizin, bizim işten çıkardığımız diye savunduğunuz kişi, bu Balyoz davalarında dadiğer davalarda da bütün bu haltları işleyenlerin başı. Biz bu ses kayıtlarından önce görevden aldık."

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, raporun görüşmelerinin tamamlanmasının ardından, birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.