2015-03-11 - 15:11
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.Tasarının 62. maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekilil Akşener, birleşime ara verdi. Aranın ardından hükümet ve komisyonun yerini almaması üzerine Akşener, birleşimi saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, üniversitelerdeki terör saldırıları hakkında gündem dışı söz aldı.

Ege Üniversitesi'nde uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fırat Çakıroğlu'na Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Akçay, Çakıroğlu'nun terör örgütü elemanlarının saldırısına uğradığını ancak uyarılara rağmen güvenliği sağlayamayan üniversite yönetiminin ve polisin de olayda sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü. Akçay, yaşananlarda sorumluluğu olanların istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Çözüm sürecinin terör örgütlerini cesaretlendirdiğini de savunan Akçay, "Hükümet üniversitelerden terörü temizlemek zorundadır" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de Türkiye'de Adalet konusundaki gündem dışı konuşmasında Gezi Olayları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın davasına ilişkin süreci eleştirdi. "Berkin Elvan'ın hikayesi adaletin ne rezil durumda olduğunu gösteren tek başına bir dava olarak kabul edilebilir" diyen Aygün, olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sorumluların bilindiğini ancak korunduğunu, haklarında gerekli işlemlerin yapılmadığını iddia etti.

MHP'li Akçay'ın konuşmasında bahsettiği Fırat Çakıroğlu için de başsağlığı dileğinde bulunan ve adalet yerini bulmuyorsa bile vicdanların bu ölümlere sessiz kalmaması gerektiğini belirten Aygün, Abbas Karakaya tarafından Berkin Elvan için yazılan şiiri kürsüden okudu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ise gündem dışı söz alarak "Avrupa'da yükselen ırkçılık ve İslamofobia ile Avusturya İslam Yasası" konulu bir konuşma yaptı.

Külünk de konuşmasının başında Çakıroğlu ve Elvan için başsağlığı dileğinde bulundu.

AK Parti Brüksel Temsilciliği Başkan Yardımcısı Asiye Bilgin'in Strasbourg Havalimanında görevli polislerce başörtüsünün çıkarılmak istendiğini anlatarak, yaşananlar nedeniyle Fransız polisinin özür dilemesi gerektiğini söyledi.

Avrupa'nın çeşitli kentlerinde yakılan camiler ile Müslümanlara yapılan kötü muameleye ilişkin bazı fotoğrafları kürsüden gösteren Külünk, Avrupa'yı dinlere saygı ve ırkçılık konusunda samimiyete davet etti.

Bu arada Meclis Başkanvekili Akşener, kürsüye ve Başkanlık Divanına konulan bardaklardaki içme suyunun tamamı tüketilmediği için artakalanın döküldüğünü ve kendisine bu suların daha yararlı bir şekilde kullanılabileceğine ilişkin öneriler geldiğini söyledi. Akşener, bu suların bitkilerin sulanmasında ya da barınaklarda hayvanlar için kullanılabileceğini belirterek, bu hususta neler yapılabileceği konusuna dikkati çekti.

Daha sonra yerinden söz alan milletvekilleri çeşitli konularda bilgi verdiler ve görüşlerini aktardılar.

Öte yandan HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel Genel Kurul'daki sırasına üzerinde Berkin Elvan'ın resmi olan ve "Gülüşün gibi onurlu, güzel yarınlar kuracağız. Taksim Dayanışması" yazan döviz koydu.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Grubunun, kadın işsizliği sorununu araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi reddedildi.

Grup önerisi sırasında söz alan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz'ın "Kadına dair ne yapılacaksa hepsini, biz, Başbakanımızın önderliğinde, Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde gerçekleştireceğiz" sözlerine, HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani itiraz etti.

Zozani, "Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri içerisinde bir partiye lider olma vasfı yoktur. Sayın konuşmacının bunu düzeltmesi gerekiyor. Düzeltilmiyorsa sizin tutumunuzun üzerinde usul tartışması talep ediyorum" dedi.

Beyaz, yeniden söz alarak, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bizim kurucu Genel Başkanımızdır, bizim babamızdır, liderimizdir. Bunda düzeltilecek bir durum yok" diye konuştu.

HDP'nin grup önerisi reddedildi.

Meclis Başkanvekili Meral Akşener, Zozani'nin talebi üzerine usul tartışması açtı.

Açılan usul tartışmasında söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarafsız bir tutum içinde olmadığını, AK Parti'yi dışarıdan yönettiğini, kimin milletvekili olacağına, kimin olmayacağına karar verdiğini söyledi. Yılmaz, "Cumhurbaşkanı siyaset yapacaksa forslarını çıkarıp gelsin" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de AK Parti grubunun vesayet altında olduğunu, Cumhurbaşkanı'nın talimatları yönünde hareket ettiğini ileri sürerek, "(Biz senin talimatlarınla hareket etmeyiz) diyen bir yürekli milletvekili arıyorum. Vesayet altındasınız hepiniz, vesayet sizi eziyor" diye konuştu.

Gök'ün konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın taraf olduğunu ve muhalefete karşı bir yaklaşım sergilediğini savunarak, "Cumhurbaşkanı haddini bilecek. Cumhurbaşkanı'na diyeceksiniz ki egemenlik kayıtsız şartsız milletindir gerçeğini buradan haykıracağız biz" ifadesini kullanmasına AK Parti'li milletvekilleri yerlerinden tepki gösterdiler.

Sataşma nedeniyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise "Burada hiç kimse had bildirme makamında değil. Demokrasilerde had bildirecek yegane yer millettir. Millet de sandıkta had bildirir. Levent Bey ve arkadaşları her seçimde zaten hadlerini öğrenselerdi bugün daha farklı bir yerde otururlardı" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında muhalefetin çalışmaları yavaşlatmak için fiili durumlar yarattığını, ilerleyen saate rağmen henüz ilk grup önerisinin görüşmelerinde olunduğunu, bunun da angarya anlamına geldiğini belirten Bostancı, "Şimdi çalışamıyorsak gece 02.00'den sonra çalışacağız" dedi.

Görüşmelerin ardından Meclis Başkanvekili Akşener, İçtüzük gereği başkan vekilinin hangi hallerde hatibe müdahale edebileceği konusunda bilgi vererek, tutumunda değişiklik olmadığını bildirdi.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, milletvekili adaylığından çekilen Hakan Fidan'ın yeniden MİT Müsteşarlığı'na atanmasına ilişkin, "Bize bu atamanın yasal olduğu söyleniyor ama MİT Kanunu'na göre 5 yıl geçmeden evvel Hakan Fidan'ın buraya atanması mümkün değil" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin, emeklilerin sorunlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu yaptığı konuşmada, Hakan Fidan'ın milletvekilli adaylığından çekilmesinin ardından yeniden MİT Müsteşarlığı görevine atanmasını eleştirdi. Bununla ilgili yasal prosedür uygulandığının söylendiğini ancak bunun doğru olmadığını ifade eden Türkoğlu, "MİT Kanunu 14. maddesi MİT fiili kadrosuna atananların göreve başladıktan sonra ayrılmaları durumunda tekrar göreve atanmaları için en az 5 yıl geçmesini öngörüyor" dedi.

Fidan'ın MİT Müsteşarlığı'na atanmasına ilişkin süreci tarihlerle aktaran Türkoğlu, "Bize bu atamanın yasal olduğu söyleniyor ama MİT Kanunu'na göre 5 yıl geçmeden evvel Hakan Fidan'ın buraya atanması mümkün değil" dedi.

Özgeçmişlere ilişkin bir internet sitesinin Fidan'la ilgili sayfasında dün çok sayıda değişiklik yapıldığını da ileri süren Türkoğlu, "Yani sahte belge üretilmiş, Başbakan bu sahte belge üzerinden topluma doğruları söylemiyor" ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da yerinden söz alarak MİT Müsteşarlığı'na atamanın Milli Güvenlik Kurulu onayıyla yapıldığını, ancak istifa eden Fidan'ın istifası ile tekrar göreve atanması arasında herhangi bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapılmadığını ve kurul onayı olmadığını söyledi. Halaçoğlu, kanunsuz bir atama yapıldığını savunarak, sorumluların suç işlediğini ve günü geldiğinde mutlaka hesap vereceklerini kaydetti.

Daha sonra görüşülen CHP'nin "Çorum'un turizm sorunlarının araştırılması"na ilişkin önergenin bugün gündeme alınmasıyla ilgili grup önerisi de reddedildi.

Genel Kurul'da Anayasa Komisyonu'nda boş bulanan iki üyeliğe CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve Muğla Milletvekili Ömer Süha aldan seçildi.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Gerçekten demokrasiye inanan bir parti lideri, yönetimi, ekibi varsa, Kenan Evren'in, darbecilerin yüzde 10 barajının arkasına saklanmaz. Yüreğiniz varsa hodri meydan davet ediyoruz sizi, gelin barajı kaldıralım" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan 58. maddeye ilişkin önerge üzerinde yaptığı konuşmada, CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın bugün yaptığı açıklamalarda, 2003 yılının Şubat ayında, o dönem siyasi yasaklı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul'da biraraya geldiklerini anlattığını aktardı.

Bu görüşmede yasal düzenleme ile Erdoğan'ın siyasi yasağının kaldırılması ve başbakanlığının önünün açılması halinde Baykal'ın da cumhurbaşkanı olmasına ilişkin pazarlıklar yapıldığı iddialarının olduğunu ifade eden Kaplan, iktidar ve muhalefetin bu konuya açıklık getirmesini istedi. Kaplan, "Bu oyun nerede bozuldu? Tren hangi istasyonda devrildi? Hangi konularda anlaştınız? Bu yakın tarihteki sayfaları bir açın bakayım da milletimiz görsün" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma nedeniyle söz alarak Deniz Baykal'ın açıklamalarında görüşmenin içeriğinin de olduğunu ve Erdoğan ile 1 Mart tarihli tezkereyi konuştuklarını aktardığını vurguladı. Hamzaçebi, CHP'nin o dönemdeki yaklaşımının ve Erdoğan'ın siyaset yasağının kalkmasına verdiği desteğin demokrasi anlayışının bir gereği olduğunu söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise CHP'nin o dönemdeki desteğini saygı ile karşıladıklarını belirterek, "İktidara gelmiş bir siyasi hareketin genel başkanını dışarıda bırakacak bir siyasi atmosferin de kimsenin hayrına olmayacağı çok açıktır" diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray ise önerge üzerindeki konuşmasına başlarken, HDP'nin yüzde 10 seçim barajıyla ilgili eleştirilerine değinerek, yüzde 10 barajının kaldırılmasının demokrasinin ön şartı olduğunu belirtti. Çıray, "Bundan sonra Çözüm Süreci'nin ön şartı olarak kabul edilmesi çağrısını yapıyorum. Eğer yüzde 10 barajı düşmezse bu hükümetle hiçbir şey görüşmeyin. Kimse görüşmesin. Çünkü hiçbir şey samimi değil o zaman" değerlendirmesinde bulundu.

Çıray, İzmir Valisi'nin kentteki uygulamalarına da tepki göstererek, "Hükümete çağrıda bulunuyorum; bu zibidi valiyi derhal görevden alın" dedi.

AK Parti sıralarından gelen tepkiler üzerine Çıray, "zibidi" kelimesinin Türk Dil Kurumu'na göre yersiz ve zamansız davranış göstermek anlamına geldiğini söyledi.

HDP'li Kaplan da söz alarak yüzde 10 seçim barajına ilişkin, "Eğer gerçekten demokrasiye inanan bir parti lideri, yönetimi, ekibi varsa, Kenan Evren'in, darbecilerin yüzde 10 barajının arkasına saklanmaz. Yüreğiniz varsa hodri meydan davet ediyoruz sizi, gelin barajı kaldıralım. Bu seçime herkes özgürce katılsın. Var mı o yürek sizde?" diye konuştu.

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin ise önerge üzerinde yaptığı konuşmada, tasarının jandarmanın yapısını bozan düzenlemeler içerdiğini ileri sürerek, "Sivilleşme adı altında askeri siyasallaştıran bir anlayış Türkiye'yi bir gün felakete götürür" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen tasarının 6 maddesi daha kabul edildi.

Genel Kurul'da, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine 57. maddeden devam edildi.

Tasarının kabul edilen maddelerine göre, il ve ilçe jandarma komutanlarıyla karakol komutanlarının izinleri, ilgili komutanlıkların planlaması da dikkate alınarak mahalli mülki idare amirlerinin onayıyla verilecek.

Amiraller haricinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanı, Sahil Güvenlik Komutanlığı karargahında görevli başkanlar ve bölge komutanlarının atanmaları İçişleri Bakanı tarafından yapılacak. Diğer subayların ve astsubayların, devlet memurlarının, uzman erbaşların ve sözleşmeli erbaş ve erlerin atanmalarıyla erbaş ve erlerin dağıtımları Sahil Güvenlik Komutanı'nca yapılacak.

Sahil güvenlik bölge komutanları hakkında, mülki görevleri açısından konuşlu bulundukları yerin valisince her yıl sonunda, askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili olarak değerlendirme raporu düzenlenecek. Değerlendirme raporları personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yer değiştirmesinde dikkate alınacak.

Buna göre, askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen bir suçtan dolayı görevi başında kalmasında sakınca görülen Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, İçişleri Bakanı'nca görevinden uzaklaştırılabilecek. Gerektiğinde Sahil Güvenlik Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Görevden uzaklaştırılan personel hakkında en geç on gün içinde ön inceleme veya soruşturmaya başlanacak.

Tasarının 62. maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi. Aranın ardından hükümet ve komisyonun yerini almaması üzerine Akşener, birleşimi saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.