2009-05-19 - 12:30
Milli Mücadelenin Başlamasının 90. Yıldönümü'' kutlamaları kapsamında İstanbul'dan yola çıktığı Ankara Gemisi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Köksal Toptan, merkez sağda bir boşluk bulunup
bulunmadığına ilişkin soruya, ''Merkez sağ düşüncede olan insanlar şu anda bir yere hapsedilmiş değil. Bunlar bir yerde beklemiyorlar veyahut bekletilmiyorlar. Bunlar seçim geldikçe gidiyorlar oy kullanıyorlar, bir tercihte bulunuyorlar. Bir partinin siyaset yelpazesinde nerede bulunduğuna karar veren siyasi iradelerdir. Halktır'' karşılığını verdi.
Toptan, ''Milli Mücadelenin Başlamasının 90. Yıldönümü'' kutlamaları
kapsamında İstanbul'dan yola çıktığı Ankara Gemisi'nde gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
Hüsamettin Cindoruk'un DP Genel Başkanlığına seçilmesini, ''Hayırlı
olsun'' sözleriyle değerlendiren Toptan, merkez sağda bir boşluk bulunup
bulunmadığına ilişkin soruya, ''Merkez sağ düşüncede olan insanlar şu anda bir
yere hapsedilmiş değil. Bunlar bir yerde beklemiyorlar veyahut bekletilmiyorlar.
Bunlar seçim geldikçe gidiyorlar oy kullanıyorlar, bir tercihte bulunuyorlar. Bir
partinin siyaset yelpazesinde nerede bulunduğuna karar veren siyasi iradelerdir.
Halktır'' karşılığını verdi.
TBMM Başkanı seçimlerinin takvimine ilişkin bir soruyu cevaplandıran
Toptan, seçimlerin 4-8 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını bildirdi. Toptan,
''Sizden başka aday söz konusu mu?'' şeklindeki bir soruya, ''Meclis tatilde
olduğu için zaten benim dışımda aday olursa ben işleme koymam'' şeklinde espriyle
yanıt verdi.
Köksal Toptan, ''Ben görevimi tarafsız yapmaya çalışan bir meclis
başkanıyım. Bana verilen oylar da zaten benim öyle davranmamı gerekli kılıyor.
Kendime yakıştıramam öyle bir güvene aykırı hareket etmeyi. Ama sonuçta ben bir
partinin milletvekiliyim. Böyle bir karar verilirken bu siyasi bir karardır. O
partinin yöneticileri, genel başkanı da konuşur. Buna göre bir yol haritası
çizilir ve devam edilir, benim olmam veya olmamam hiç önemli değil'' dedi.
Bakanlar Kurulundaki son değişikliklere ilişkin bir soru üzerine Toptan,
''Her kabine değişikliğinde burukluklar olur. Bunlar işin doğasında vardır. Ama
bu burukluklar da çok kısa zamanda atlatılır. (Ben şimdiye kadar bakan olamadım)
diye küsüp gidene rastlamadım. Doğrusu odur. Ama siyaset yapan herkes,
milletvekili olan herkes doğal olarak bakanlık ister, özler, hayal eder. Ona
saygı göstermek lazım. Olamadığı zaman da onun hayal kırıklığı yaratması da çok
doğaldır. Ama devam etmez'' diye konuştu.
Eski bakanlardan Mehmet Ali Şahin ve Hüseyin Çelik'in Meclis Başkanı
adaylığının konuşulduğunun anımsatılması üzerine Toptan, ''Bütün arkadaşlarım
yapabilirler. En az benim kadar iyiler'' ifadesini kullandı.
-ERGENEKON DAVASI-
TBMM Başkanı Toptan, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltılarla
ilgili soruyu da şöyle cevaplandırdı:
''Yargılamanın süratli şekilde yapılması, yargılama yapmak kadar
önemlidir. Çok klasik hale gelen bir söz vardır. Gecikmiş adalet adalet
sayılmaz... O nedenle yargılamayı yapan yargı erkinin dışındaki insanlar olarak
yapmamız gereken bu yargılamanın olabilecek en kısa zamanda süratlendirilip
sonuçlandırılmasını istemek, dilemek olmalıdır. Ben onu yapmaya çalışıyorum. Ama
bunun dışında yargılama sürecine müdahale etmek ve etkileme amacıyla müdahaleler
hem anayasa hem de yasalarımıza göre suçtur. Deliler mahkeme tarafında takip
edilecektir. Tartışılan konularda Yargıtayın pek çok kararları var. Kuşkusuz
onlara bakılacaktır. Benim burada söyleyebileceğim yargılama aşamasında
soruşturmanın hızlı bitmesine çok dikkat edilmesi gerektiğidir. Falan falancayla
ilgili daha belgeler, bilgiler savcılarımızın eline geçmeden gazetelerde
yayınlanıyor. Bu doğru değil. Buna herkesin özen göstermesi lazım. Ama
savcılarımızın da suç teşkil eden bu eyleme karşı soruşturma başlatmaları
lazım.
Soruşturmanın gizliliği ilkesini koruması gerekir. Bunun dışında yargıya
güvenmemiz lazım. Yapacağımız başka bir şey yok. Sonuçta bizim yasama organı
olarak kendimizi mahkeme yerine koyup 'sen çekil kenara bakayım yanlış
yapıyorsun, biz yargılama yapacağız' deme hakkımız yok. Hükümetin böyle bir şey
deme hakkı yok. Böyle olunca yargının en doğru karar vereceğine inanmamız ve
beklememiz lazım.''
-TELEFON DİNLEMELERİ-
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın dinlenildiğine
ilişkin şüphesi hatırlatılarak, kendisinin de dinlenilip dinlenilmediğinin
sorulması üzerine Toptan, ''Benim telefonumun dinlenilmesinde hiçbir mahsur yok.
Burada ne konuşuyorsak telefonda da aynı şeyleri konuşuyorum. Tabii olumsuz hava
var kamuoyunda ama ben çok yaygın bir şekilde telefon dinleme olduğuna
inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Fakat öyle bir hava var bunun giderilmesi
lazım. İnsanların konuşmalarında kendilerini rahat hissetmeleri lazım. Sayın
Büyükanıt'ın sözleriyle ilgili değerlendirme yapmam doğru değil. Yalnız güvenlik
güçlerimiz kendi aralarında zaman zaman rekabet yaşadığı tartışma konusu
olmuştur. O nedenle bir güvenlik müsteşarlığı şimdi kuruluyor, temel harekat
noktası da zannediyorum zaten o. İstihbarat birliği meydana getirecek'' diye
konuştu.
Dinlemelerin tek başına delil sayılamayacağına ilişkin yorumların
yapıldığının söylenmesi üzerine Toptan, ''Şimdi onu bilmiyoruz. Yani süren o
davada aralıklı şekilde telefon dinlemeleri var ama o telefon dinlemelerinin
başka delillerle desteklenip desteklenmediği konusunda kimsenin elinde bir bilgi
ve belge yok. O nedenle yargılama süresini beklemek lazım. Yargıtayın o konudaki
kararları yeni de değil. Mutlaka yan delillerle desteklenmesi lazım'' dedi.
-DOMUZ GRİBİ-
Türkiye'nin domuz gribinde diğer ülkelerden çok daha iyi önlemler
aldığını söyleyen Toptan, ''Alınan önlemlerle (vaka) havaalanında tespit edildi.
Irak asıllı Amerikalı bir ailenin anne ve oğlunda bulundu. Şimdi her olayda bir
şey oluyor biraz önce İstanbul Valisi söyledi bir form dağıtılıyormuş uçaklarda.
Formda nereye gideceği, Türkiye'deki adresi soruluyormuş o sorulsaydı yüzde 100
ulaşılacak ve önlem alınacaktı. Bundan sonra forma o da eklenecek. Diğer
ülkelerde olmayan önlemleri Türkiye uyguluyor'' dedi.
Toptan, kendi dönemi ile şimdiki gençlik dönemi arasındaki farklılıklara
değinirken, şimdiki gençliği büyük sorumlulukların beklediğine işaret etti.
Toptan, ''Benim dönemimde üniversite okumak çok kolaydı, o dönem bütün
arkadaşlarım üniversiteye gitti ama şimdiki gençlerimizin o kadar şansı yok''
diye konuştu.
