2012-03-19 - 15:35
SANAYİ BAKANI NİHAT ERGÜN'ÜN PMD'Yİ ZİYARETİ?
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret etti. Ergün: "Mevcut sistem, 28 Şubat'ın ürünü. Bilimsel bir temele dayanmıyor. Tepeden inme bir sistemdir. Araştırılmış ve tartışılmış değildir. 28 Şubat'ın hedeflerine dönüktür, bu nedenle mesleki eğitimi güçlendirmek gibi bir amaca hizmet etmemektedir. İtirazlar sadece 'imam hatiplerin önünü açıyor' yönündedir. Ancak imam hatipler de meslek liseleridir ve onların da önü açılmalıdır."
Sanayinin işgücü ihtiyacını tespit etmek amacıyla Ocak ayında başlattıkları araştırmanın, Haziran ayında sonuçlanacağını ve çıkan sonuçlar doğrultusunda mesleki eğitimin yönlendirileceğini ifade eden Nihat Ergün şunları söyledi:" Mesleki eğitim önemle üzerinde durduğumuz bir konu. Mesleki eğitim veren okullarda ciddi bir tahribat olduğunu ve buna bağlı olarak öğrenci sayısının düştüğünü görüyoruz. Sınavlarda katsayının azaltılması ve kaldırılması öğrencileri yeniden bu okullara yöneltti ancak bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Organize sanayi bölgeleri içinde meslek liselerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Özel sektörün de meslek lisesi açması yönünde çalışmalarımız var. Bu şirketler teşvikten faydalandırılacak. Öğrenciler herhangi bir bedel ödemeden bu okullarda eğitimlerini sürdürecekler. Mille Eğitim Bakanlığı meslek lisesi açan özel şirketlere öğrenci başına bedel ödeyecek."

Bir gazetecinin "Kemal Kılıçdaroğlu, organize sanayi bölgelerinde yatılı okullar projesini gündeme getirdi ne düşünüyorsunuz" sorusunu, "O gündeme getirdiğinde biz yapmıştık" şeklinde cevaplayan Ergün şöyle konuştu: "Mesleki eğitimin önemini kavramış olması bizim için değerlidir. Ancak biz zaten o konuda gereken çalışmaları başlattık ve bu dönemde hız vererek yaygın hale getireceğiz."

'Yerli otomobil' üretimi ile ilgili soruyu da cevaplayan Ergün: "Yerli otomobil üretimi konusunda firmaların çoğu çalışma içindeler. Bu mesele duygusal, milli hisleri okşamak için ortaya atılmadı. Rasyonel ve ekonomik sebepleri var. 50 yıllık birikim ve güçlü yan sanayisi olan bir ülkenin yerli otomobil üretimini gerçekleştirmesi gerekiyor. Markalaşmayı ihmal edemeyiz. 2023'de dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefliyoruz. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinin karakteristik özelliklerine baktığımızda, hepsinin uluslararası markaları var bunlardan biri de otomotiv sektörüdür. Bu ülkeler aynı zamanda yüzde 3 ARGE çalışması yapan ülkelerdir. 10 yıl önce Türkiye, binde 45 ARGE harcaması yapan bir ülkeydi, bugün yüzde 1 oranına yükseldi. Milli gelir de 3 kat arttı. Hedef, 2023'de 2 trilyon dolarlık bir milli gelire ulaştığımızda, 60 milyar dolar ARGE harcaması yapmaktır. Markalaşma konusunda Türkiye'nin hedefleriyle uyumlu atılımlar yapmalıyız. Yeni ortaklıklarda bu kez bizim onlara 'bizim tasarım ve teknolojimizi üretmek için gelin, siz bize ortak olun' dememiz gerekiyor" diye konuştu.

Yurtdışında bulunan akademisyenlerin Temmuz ayında "Akakdemisyenler Kurultayı 'nda biraraya geleceğini belirten Ergün, " Yurtdışında yaşayan akademisyenlerimiz orada tek başlarına ve Türkiye ile entegre değiller. İlk kez hükümet olarak dünyadaki akademisyenleri biraraya getireceğiz. Temmuz ayında 100 kişilik bir katılımla Akademisyenler Kurultayı düzenleyeceğiz. Bazı ülkelerde ise bilim ve teknoloji ateşelikleri oluşturuyoruz. Öncelikle Boston ve San Francisco ardından Almanya, Japonya. Bu sayıyı 10 ülkeye çıkartacağız" diye konuştu.

4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili soruları da cevaplayan Ergün, "Mesleki eğitime katkı sağlayacak bir sistem. Öğrencilerin yeteneklerine ve eğilimlerine göre dersler belirlenecek. Esnek bir sistem olacak. Mevcut sistem, 28 Şubat'ın ürünü. Bilimsel bir temele dayanmıyor. Tepeden inme bir sistemdir. Araştırılmış ve tartışılmış değildir. 28 Şubat'ın hedeflerine dönüktür, bu nedenle mesleki eğitimi güçlendirmek gibi bir amaca hizmet etmemektedir. İtirazlar sadece 'imam hatiplerin önünü açıyor' yönündedir. Ancak imam hatipler de meslek liseleridir ve onların da önü açılmalıdır. Toplumumuz dindarlığı önemseyen ve dini konulara hassasiyeti olan bir toplumdur. Nitelikli din hizmeti sunma görevi devlete aittir. Dini bilgi üretilmesi lazım. İlahiyat fakültelerinin de güçlenmesi icap etmiyor mu? Bu da toplumun ihtiyacı. 'Biz kapatmıştık, bir daha açılmayacaktı' yaklaşımıyla olmaz. Sistemin içeriği tartışılmıyor, imam hatiplere odaklı herkes. Farklı tarafları tartışılıyor, işin özü kaçıyor. Düzeltilmesi gereken noktaları elbette olabilir ve bu değişiklikler Genel Kurul'da yapılacaktır" dedi. (15:35)