2007-11-14 - 12:10
DÜNYA DİYABET GÜNÜ
Dünya Diyabet Günü dolayısıyla Mecliste düzenlenen törende konuşan TBMM Başkanı Toptan, "Böylesine anlamlı bir faaliyete destek olmamızın nedeni, toplumsal sorunlara olan duyarlılığımızdır." dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, diyabet konusundaki eğitim çalışmalarının aralıksız sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

TBMM Tören Salonunda, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan Toptan, Türkiye'nin, her alanda büyümesi ve
ilerlemesinin doğal sonucu olarak ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, Meclisin bu sorunlara kayıtsız kalmadığını, sahip olduğu gücü sosyal sorunların giderilmesinde de kullandığını ifade etti.

Diyabet hastalığının hem Dünyada hem de Türkiye'de ciddi bir sağlık sorunu olduğuna işaret eden Toptan, diyabet hastalarının bilinçli olması
ve gerekli önlemleri alması halinde yaşamlarını sürdürdüklerini, ancak ihmal ettiklerinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabildiğini
anlattı. Bu hastalıkta paniğe, korkuya ve vurdumduymazlığa yer olmadığını belirten Toptan, ''Hastalıkla ilgili eğitim çalışmalarını aralıksız sürdürmek zorundayız'' dedi.

Sağlıktaki değişim ve dönüşümde TBMM'nin öncü rol oynadığını belirten Toptan, çeşitli hastalıklarla ilgili olarak etkinlikler ve kampanyalar
düzenlendiğini, milletvekillerinin de bunlara destek verdiğini söyledi.
Toptan, vatandaşları diyabet ve diğer hastalıklar konusunda daha dikkatli olmaya çağırdı.

Meclisin sosyal sorunlarla ilgilenen sivil toplum örgütlerine büyük önem verdiğini kaydeden Toptan, bu sorunların çözümü için gayret gösteren
vakıf ve kuruluşların her zaman yanında olduklarını, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

''TBMM olarak kurumsal yeniden yapılanmayı gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz'' diyen Toptan, bu kapsamda 19 Kasım Pazartesi günü sivil
toplum örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geleceklerini ve yasa yapımına nasıl katkıda bulunacaklarını araştıracaklarını anlattı.
Toptan, ''Herkesin ve her kesimin görüşleri bizim için çok önem taşımaktadır. Böylece toplumun bütün kesimlerini ihtiyacını karşılayabilecek yasalar yapmayı amaçlıyoruz'' dedi.

-''18 YILDIR DİYABETLİYİM''-
Toplantıda konuşan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, hekim olmamakla birlikte diyabet hastalığıyla ilgisi olduğunu
belirterek, ''18 yıldır diyabet hastasıyım. Bizi çok korkutmayın, durum o kadar kötü değil. Bilinçli olup bu hastalıkla yaşamayı öğrenirseniz
hiç bir sorun yok'' dedi.

Diyabeti ''hastalık'' ya da ''sakatlık'' yerine, ''eksiklik'' olarak tanımladığını anlatan Üskül, tedavinin masraflı olduğunu vurguladı.
Yaşama hakkı ve hasta hakkı kapsamında diyabetlilerin de hakları olduğunu bilmesi ve bunları istemesi gerektiğini kaydeden Üskül, Komisyona yapılan 30 başvurudan birinin hastalardan geldiğini bildirdi.

Türkiye'de beş yıldızlı otellerde diyabet hastaları için özel gıda ürünleri bulunmadığını kaydeden Üskül, bir diyabet hastası olarak bunu
gördüğünde otel işletmecilerini uyardığını ve talepte bulunduğunu anlattı. Üskül, ''Lüks otelerde kahvaltılarda diyabet hastaları için
reçel bulunmuyor. Diyabet hastası insan değil mi, hakkı yok mu? Hakkımızı bilir, bunları istersek sonuç alabiliriz'' dedi.

-''TÜRKİYE'DE 6 MİLYON HASTA...''-

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokronoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neslihan Başçıl Tütüncü, diyabetin ciddi ve sinsi bir hastalık
olduğunu belirtti. Tütüncü, dünyada 246 milyon insanın diyabet hastası olduğunu, bunun 20 yılda 380 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini
bildirdi. Türkiye'de ise 6 milyon diyabet hastasının yaşadığına işaret eden Tütüncü, ancak bu kişilerden en az yarısının hastalığını
bilmediğini vurguladı.

Diyabet hastalarının gerekli önlemi almadığı ve tedavi olmadığında kalp, böbrek yetmezliği, körlük gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya
kalabildiğine dikkati çeken Tütüncü, ''Bu hastalığın salgın gibi yayılmasında, obezite ve sporsuz yaşam rol oynuyor'' dedi.

Diyabet konusunda eğitimin önemine işaret eden Tütüncü, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı desteğiyle okullarda beslenme dersleri
verilmesi gerektiğini söyledi.

Hastalığın tedavisinin kan şekeri ölçümü ile mümkün olduğuna belirten Tütüncü, 45 yaşın üzerindeki herkesin en az 3 yılda bir bu testi
yaptırmasının önerildiğini ifade etti.

Şeker ölçümü yapıllan stantdların önünde gazetecilere etkinlik hakkında bilgi veren, TBMM Baştabibi Dr. Bülent Kutluca da, diyabet ve komplikasyonlarına toplumun dikkatini çekmek amacıyla parlamentoda düzenlenen toplantının toplum üzerindeki olumlu etkilerine işaret etti.

''EŞİM DE DİYABET HASTASI...''-

TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, grup başkanvekilleri, milletvekilleri ve diyabet hastalarının da katıldığı toplantıda, konuşmaların ardından
şeker ölçümü yapıldı. TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın kan şekeri, yapılan ölçümde ''normal'' aralığında tanımlanan 94 çıktı.

Bu sırada gazetecilerle sohbet eden Toptan, sağlıklı yaşam için kontrollere dikkat edilmesi gerektiğini ve belli aralıklarla şeker ve tansiyon ölçümü yapılmasının önemli olduğunu söyledi. Tedavi olmak için öncelikle sorunun teşhis edilmesi gerektiğini, TBMM olarak bunu yapmaya ve vatandaşın dikkatini çekmeye çalıştıklarını anlatan Toptan, basına da önemli görev düştüğünü vurguladı.

Eşinin de şeker hastası olduğunu, bu nedenle kendisinden daha dikkatli davrandığını ifade eden Toptan, aile olarak yediklerine dikkat ettiklerini, bisiklet ve yürüyüş gibi sporları yaptıklarını anlattı.