2013-12-09 - 15:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı'nda, BDP'nin yazdığı ve içerisinde "Türkiye Kürdistanı" ifadesinin de bulunduğu muhalefet şerhinin, Anayasaya ve İçtüzüğe aykırı olduğu gerekçesiyle rapordan çıkartılmasına karar verildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin talebi doğrultusunda, BDP Grubu'na, 2014 yılı bütçe tasarısındaki muhalefet şerhlerinde yer alan "Türkiye Kürdistanı" kelimesini çıkarması için süre verilmesi konusunda usul tartışması açıldı.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, cevaplandırılmayan soru önergeleri hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, bakanların soru önergelerine cevap vermek zorunda olduğunu ifade etti. Bakanların milletvekillerinin ihale, kiralama ve harcamalara ilişkin sorularının büyük bir kısmına cevap vermediği, verilen cevapların da yuvarlak ve genel olduğunu iddia eden Yeniçeri, bu soru önergelerinden örnekler verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle, AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani de Antalya'nın Demre İlçesi'nde meydana gelen dolu felaketi ile ilgili gündemdışı konuşma yaptı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, gündemdışı konuşmaların ardından, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nda "Kürdistan" ibaresinin yer almaması konusunda TBMM Başkanlığı'na yaptıkları başvuruya henüz cevap alamadıklarını söyledi. Vural, bu taleple ilgili Meclis Başkanlığı'nın tutumunun ne olduğunu sordu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da bütçe görüşmelerine ilişkin takvimin geçen hafta Genel Kurul'da kabul edildiğini söyledi.

Buna ilişkin TBMM Başkanlığı'nın dağıttığı görüşme programına göre, bütçe görüşmelerine yarın başlanacağını hatırlatan Ünal, şöyle konuştu:

"Toplamı 7 ciltten oluşan bütçe ve kesin hesaba ilişkin 506 ve 507 sıra sayıları, bütçe takviminin karara bağlandığı gün olan 4 Aralık tarihinde dağıtılmıştır. Bu nedenle bu sıra sayısına ait birazdan belirteceğim hususu, bugünkü birleşimde başkanlığın dikkatine sunmak gerekmiştir.

Bütçe görüşmelerine konu olan, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'na ilişkin 506 sıra sayılı raporun birinci cildinde, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, BDP Grubu'na mensup milletvekillerince yazılan muhalefet şerhinde, Anayasa ve İçtüzüğe aykırı ifadeler geçmektedir. Doğrudan ve açıkça Anayasa'nın 3. ve 14. maddelerine aykırı olan, yine İçtüzüğün 67. maddesine göre yaralayıcı nitelikte bulunan söz konusu muhalefet şerhinin, Başkanlıkça 506. sıra sayısının birinci cildinden çıkarılması, birinci cildin tekrar bastırılması, muhalefet şerhinin Anayasa ve İçtüzük hükümlerine göre düzeltilerek, bütçe görüşmelerinin sonuna kadar tekrar verilmesi halinde ek sıra sayısı olarak bastırılması, muhalefet şerhine ilişkin bu hususun, komisyon raporunu etkilememesi nedeniyle görüşmelerin kararlaştırılan takvim ve Genel Kurul tarafından belirlenen program dahilinde gerçekleştirilmesini ve bununla ilgili usul tartışması açılmasını talep ederiz."

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Hakkari'de, mezarlıkların tahrip edilmesine yönelik protesto eyleminde halka karşı bilinçli ve planlı bir saldırı yapıldığını iddia etti.

Bu olaylarda 2 partilinin öldürüldüğünü savunan Baluken, "Halkımıza karşı yapılan bu saldırı çözüm sürecine yönelik provokasyondur. Bu katliama karşı bütün illerimizde tepkisini ortaya koymak isteyen halkımıza karşı polis ağır bir saldırı gerçekleştirmiştir. AKP de bu provokasyona sahip çıkan bir tutum ortaya koydu. Bizler, bu provokasyonun bir parçası olarak anılmaması için AKP'nin bu olayları aydınlatmasını bekliyoruz. Halkımız her alanda demokratik tepkilerini ortaya koymaya devam edecektir. AKP'nin bu provokasyonun bir parçası olmaması için, sorumlu olanları görevden almaya davet ediyoruz" dedi.

Genel Kurul'da daha sonra, Mahir Ünal'ın talebi doğrultusunda usul tartışması açıldı.

TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin 2014 yılı bütçe tasarısı muhalefet şerhinde "Türkiye Kürdistanı" ibaresinin kullanılması üzerine açılan usul tartışmasında, BDP ile MHP'liler arasında kavga çıktı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, usul tartışması açılmasını istedi.

BDP'nin kullandığı bu ibareyi, yeniden ifade etmeyeceğini, tutanaklara geçmesini istemediğini vurgulayan Ünal, bu ibarenin anayasanın 3 ve 14. maddeleri ile içtüzüğe açık bir aykırılık teşkil ettiğini belirtti.

Bu konuda tek yetkilinin, Genel Kurul olduğunu dile getiren Ünal, konunun bir sonuca bağlanması için usul tartışması açtıklarını kaydetti.

Ünal, 2014 yılı bütçe kanun tasarısına ilişkin raporun 1. cildinde BDP'nin muhalefet şerhinde anayasa ve içtüzüğe aykırı ifadeler bulunduğunu söyledi.

Irak anayasasında yer bulan bir ifadenin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından zikredilmesini dayanak olarak kullanıp, muhalefet şerhine taşınarak meşruiyet kazandırılmak istendiğini kaydeden Ünal, "Çözüm, barış konusunda iyiniyetiniz varsa önce muhalefet şerhini, o iyiniyetinizle açın ve okuyun. Muhalefet şerhinde hiçbir iyiniyet bulunmuyor. Çözüm konusunda kimse iyiniyetimizi, samimiyetimiz istismar etmeye kalkmasın" diye konuştu.

Genel Kurul'un üzerine düşen görevi yerine getirerek, muhalefet şerhinde ifade edilen konuların çıkarılmasını isteyen Ünal, 1. cildin yeniden basılmasını talep etti.

Usul tartışmasında aleyhte söz alan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, içtüzüğe göre, bugünün gündeminde yer almayan bir konuyu hiç kimsenin usulen tartışmaya açamayacağını savundu.

Kaplan, "Ne yaparsanız yapın, ne ederseniz edin, bu Meclis'in tutanaklarından, Gazi Mustafa Kemal'in burada söylediği Kürdistan sözünü, tutanaklardan çıkarıp atamazsınız. Bu ülkede Kürdistan, Kürtler, Kürt dili, Kürt kimliği vardır. Muhalefet şerhini eleştirebilirsiniz ama bana, partime 'şunu yapacaksınız' deme hakkını, Allah da hukuk da adalet de vermiyor. Diyarbakır'da Kürdistan deyip, burada kıvırtmanın anlamı yok. Başbakan gelip burada konuşur. MHP'yi anlayabilirim, itiraz edebilir, itirazında seviye vardır. Bunu çıkartınca, siz ne zannediyorsunuz 20 milyon Kürt yok mu olacak?" diye konuştu.

Bu ibarenin çıkarılması halinde, Meclis'in Türkler Meclisi olacağını öne süren Kaplan, "Hayatınızın kumarını oynuyorsunuz. Kürtler ve Türkleri, bütün halkları birleştirmeye çalışırken, ırk temelinde parlamentoya çevirmeye çalışıyorsunuz" dedi.

Kaplan'ın kürsüdeki konuşması sırasında MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ile BDP'li milletvekilleri birbirine laf attı.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ayağa kalkarak, Yeniçeri'nin oturduğu sıraya doğru yürüdü. Yumruğunu savuran Baluken'i araya giren CHP ve BDP'li milletvekilleri engellemeye çalıştı.

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, "Gözümünüz içine baka baka küfür ediyorsunuz" diye tepki gösterdi.

Kavganın büyümesi üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime kısa bir süre ara verdi.

Aranın ardından lehte konuşan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Kürdistan" diye bir bölgenin olmadığını söyledi.

Halaçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vardır diyorsunuz, ayrımcılık yapıyorsunuz, ülkeyi bölmeye çalışıyorsunuz. Resmi olarak yer almadığını görürsünüz. 'Türkiye Kürdistanı' diye bir tabir, tarihte hiçbir zaman olmadı. İdeolojik konuşmalar yapıyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti'nde olmayan ifade ve kelimeleri, TBMM yayımı içine sokamazsınız, anayasal suçtur, aynı zamanda hukuka aykırı davranıştır. Meclis'ten bu kelimelerin kitaptan çıkarılmasını, çıkarılmazsa yeniden basılmasını, kitapların toplatılmasını istiyorum. Bugün Türkiye'de Kürtler vardır. Irak'ın Süleymaniye ve Erbil'de Kürdistan vardır. Kürtler yok, Kürtçe konuşulan değişik lehçeler yok demiyoruz. 'Biz Kürtler' derseniz, öteki de 'Biz Türkler' demeye başlar, ortaya çıkan sonuç hiç de hoş olmaz. Birlik ve beraberliği savunuyorsanız, böyle demeyin."

TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı'nda, BDP'nin yazdığı ve içerisinde "Türkiye Kürdistanı" ifadesinin de bulunduğu muhalefet şerhinin, Anayasaya ve İçtüzüğe aykırı olduğu gerekçesiyle rapordan çıkartılmasına karar verildi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Genel Kurul'da usul tartışması üzerinde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı sözlerini okuyarak, "Bizim bayrakla ilgili bir sorunumuz yok, olsa çıkar söyleriz, olsa bu Meclis çatısı altında olmayız" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Başbakan Kürdistan derse, BDP de gelir Türkiye Kürdistan'ı der" ifadesini kullandı. AK Parti'li bir yöneticinin "Türk yoktur" dediğini belirten İnce, şöyle konuştu:

"Ben de dedim ki ''doğru söylüyorsunuz, Türkler aslında Kürtlerin kumsalda gezip 'tırk, tırk' diye ses çıkaranıdır.' Kürt sorununu Kürdistan sorununa dönüştürürseniz bunun çözümü yoktur. Kürt sorununu biz damokratikleşme ile çözeriz ama siz Kürt sorununu coğrafya sorunu haline getirirseniz, çözemeyiz. Sorun sizin kafa yapınızda. Nabza göre şerbet veriyorsunuz. Diyarbakır'a gidiyorsunuz, Kürdistan'cı oluyorsunuz, Barzani'nin eş başkanı oluyursunuz. Edirne' ye geçiyorsunuz, bir anda şehit babası oluyorsunuz. Gün geliyor El-Kaideci, gün geliyor El-Nusracı oluyorsunuz, gün geliyor AB'ci oluyorsunuz, sonra ABD'ci oluyorsunuz. ABD'den sıkıldığınız zaman da Şanghay'cı oluyursunuz. İmralı'cı oluyorsunuz, Kaddafi'ci oluyorsunuz, Esad'cı oluyorsunuz, sonra fesatçı oluyorsunuz. Bir anda Müslümanlıktan bahsedip papaz elbisesi giymekten söz ediyorsunuz. Adnan Şenses'ci oluyorsunuz, solcuları tavlamak için Ahmet Kaya'cı oluyorsunuz. 'Yes be annemci' oluyorsunuz. Çalıştay yapıyorsunuz Alevici oluyorsunuz, darbuka görüyorsunuz Roman oluyorsunuz be yav. Hepsini oldunuz ama Türk milleti diyemediniz, Atatürkçü olamadınız."

İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Diyarbakır'da 4 askerin kaçırılmasını" çözüm sürecine karşı olanların işi olarak değerlendirdiğini söyledi. PKK'nın 30 yıldır ilk kez asker kaçırmadığını ifade ederek, "Bu mantık PKK'yı aklama mantığıdır" dedi.

CHP'li İnce, "Uludere'de 34 çocuğun ölümünü sorgulayacaksın, üzüleceksin, üstüne gideceksin. O çocukları savunmak için Kürt olmak gerekmez, insan olmak, demokrat olmak, yurtsever olmak yeterlidir. 'Cemaate kızdım, dershaneleri kapatırım' diyorsa birisi, sen diyeceksin ki 'bu eğitim kurumları böyle kapatılmaz', o dershaneciye de savunacaksın. Gezide direnen yaşlı teyzeyi de savunacaksın. 'Dershanelerde işsiz kalan öğretmenlere iş verimim' dediğinde maliyeci kontrolüne giren holding patronunu da savunacaksın. Silivri'deki generali de savunacaksın. Ezilen kim varsa, bu diktatörün ezmek istediği kim varsa herkesi savunacaksın. Demokrasi, hukuk ve adalet böyle bir şeydir. Bunu yapmak için CHp'li, solcu olmak gerekmez; bunu yapmak için insan olmak, adam olmak, yurtsever olmak yeterlidir" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Başbakan Erdoğan'ın "Kürdistan" kelimesini, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi için kullandığının açık olduğunu söyledi. BDP'nin muhalefet şerhindeki, "Kürt siyasi tutsakları", "Kürt halk önderi", "Türkiye Kürdistanı'nın dört bir yanında halk isyanları başlamıştır" ifadesini kabul etmediklerini söyleyerek, "AK Parti bölgede kimi yerde yüzde 45-50 kim yerde yüzde 60 oy alıyor. AK Parti'ye oy veren Kürt vatandaşlarının önderi olmayan birisine Siz nasıl Kürt halkının önderi diyeceksiniz ve bunu meşrulaştıracaksınız? Biz bunu kabul etmiyoruz" dedi.

Kürsüye gelen Baluken, Başbakan Erdoğan'ın "Kürdistan" ile ilgili sözlerini okuyarak, "Siz bize bölücü diyorsanız, o zaman Grup Başkanınıza da bölücü diyorsunuz" iddiasında bulundu. Baluken, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un böyle bir konuda usul tartışması açmasının yanlış olduğunu ileri sürdü.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve İdris Baluken, daha sonra Başkanlık Divanı'nın önüne giderek, Yakut'un usul tartışmasını oylayamayacağını savundu. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, "Nereye geliyorsun, ne yapacaksınız, kürsüyü mü basacaksınız?" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç de raporun Anayasa'ya aykırı olduğu konusunda kararı verecek olan makamın Genel Kurul olduğunu belirterek, muhalefet şerhlerinin raporun kendisi olmadığını, milletvekillerinin hazırladığı ekler olduğunu kaydetti.

Kaplan, Baluken ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın tekrar divanın önüne gelmesi üzerine, Yakut, "Kürsüyü işgal ediyorsunuz" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ise tasarılara ilişkin raporların Anayasa'ya uygun olması gerektiğini belirterek, "Bu raporlarla Türkiye'nin bölünmesini TBMM kabul etmiştir. Dolayısıyla Meclis Başkanı'nın istifa etmesi lazım" görüşünü dile getirdi.

Daha sonra Başkanvekili Yakut, "2014 yılı bütçe kanunu tasarısına ilişkin raporun birinci cildinde, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi BDP Grubu'na mensup milletvekillerince yazılan muhalefet şerhinde Anayasa ve İçtüzüğe açıkca ve doğrudan aykırı ifadeler bulunması nedeniyle, Başkanlığımıza usuli itirazda bulunulmuştur. Anayasa'nın 3. ve 14. maddelerine aykırı sözkonusu muhalefet şerhinin, 506. sıra sayılı birinci cildinden çıkarılması, birinci cildin tekrar bastırılıp dağıtılması, muhalefet şerhinin Anayasa ve İçtüzük hükümlerine göre düzeltilerek bütçe görüşmelerinin sonuna kadar tekrar verilmesi halinde, ek sıra sayısı ile bastırılıp dağıtılması, görüşmelerin belirlenen program dahilinde gerçekleştirilmesi gerektiği başkanlığımızca değerlendirilmiştir" diyerek, bu kararı oylamaya sundu.

Karar, AK Parti, CHP ve MHP'nin oylarıyla kabul edildi.

Yakut konuşurken, divanın önünde bulunan BDP'li Kaplan, el hareketiyle BDP'li milletvekillerini divanın önüne çağırdı.

Bunun üzerine BDP'li milletvekilleri divanın önüne geldi, AK Parti'liler milletvekillerinin sıraların önüne geldi.

Başkanvekili Yakut, birleşime ara verdi.

Aranın ardından AK Parti'nin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler başladı.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için CHP'nin, Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına dair görüşmelerin bugün yapılmasını, grup önerisi olarak Genel Kurul'a getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, TBMM'nin en önemli görevinin, bütçe yapmak olduğunu, anayasanın 87. maddesinin de milletvekillerine özel bir görev yüklediğini söyledi.

Bütçe hakkının ortadan kaldırıldığını savunan İnce, 1960 ve 1980 darbelerinde askerin Meclis'i feshetmesine rağmen Meclis adına görev yapan kurum olan Sayıştay'ı feshetmediğini belirtti.

İnce, "Siz Sayıştay'ı feshediyorsunuz, darbecilerden daha ileri gittiniz. Sayıştay, askeri cuntanın harcamalarını denetledi, rapor etti, TBMM'ye gönderdi" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhuriyet tarihinin en büyük örtülü ödenek harcayan başbakanı olduğunu ileri süren İnce, "Milletin parasının hesabını soruyoruz, babanızın değil. Yolsuzluk yapmadım diyen başbakan Meclis denetiminden kaçamaz. Bu paralar devletin mahremi değildir, milletin vergisidir" dedi.

MHP Grup Bakanvekili Oktay Vural da Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı'nın, içinde Kürdistan ibaresi geçen BDP'nin muhalefet şerhine yönelik inisiyatif kullanamamasının zafiyet olduğunu savundu.

Vural, anayasaya aykırılığın komisyonda giderilemediğini öne sürerek, TBMM Başkanlığı'nın da bu konuda irade kullanmayıp, göndermemesinin de eksiklik olduğunu söyledi.

Tartıştıkları konunun sadece muhalefet şerhiyle sınırlı olmadığını ifade eden Vural, "Türkiye'de adım adım Kürdistan inşa modeli, AKP'nin çözüm ve barış sürecinin nihai hedefi olarak ortaya konmuştur" dedi.

Vural daha sonra Devlet Bahçeli'nin bugün yaptığı yazılı açıklamayı okudu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, silah, kan, ölümün çözüm olmadığının görüldüğünü dile getirdi.

Ünal, "Toplumsal talepler, kimlik talepleri sorun olamaz, bunlar ancak demokratik sistem içinde yönetilmesi gereken şeylerdir denmiş. Bu çerçevede çözüm siyaseti güdülmüş. Şimdi bunu nasıl ihanet, bölücülükle süsleyen kelimeler içinde kullanabilirsiniz? Tiribünlere oynuyorsanız kullanırsınız. Ama bizim gibi risk altına giriyorsanız, bedenini bu riskin altına atıyorsunuz, baldıran zehri içiyorsanız bizim yaptığımızı yaparsınız. Bu millete karşı sorumluluk alırsınız, bu milletin toplumsal, kimlik taleplerini sorun olarak görmezsiniz. Siyaset kurumunu da bu sorunu çözmek için kullanırsınız. Bunun adı ihanet değil vatanseverliktir" diye konuştu.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.

Genel Kurul'da daha sonra, Davutoğlu hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***