2007-04-05 - 12:30
TBMM tarafından 47 kişi ve kuruluşa verilen Üstün Hizmet Ödül töreninde konuşan Erdoğan, Türkiye'nin itibarına, kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine çok önemli katkı sağlamış olan seçkin insanlara takdir ve şükran sunmak için toplandıklarını belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ülke ve millet
olarak taze baharların arefesinde, aydınlık yarınlara uzanan yolun başındayız''
dedi.
Bu yolculukta dikkat edilmesi gereken en önemli hususun, yapıcı olmak, katma
değer üretmek olduğuna işaret eden Erdoğan, ''Kavgalarla, çatışmalarla,
polemiklerle uğraşmayı bir kenara bırakmalı, yeni fikirler, yeni projeler
üretmeli, milletimizin ihtiyaçlarını karşılamalı ve dayanışma içinde olmalıyız.
Şer kapılarını kapatmalı ve yeni hayır kapıları açmalıyız'' diye konuştu.
TBMM tarafından 47 kişi ve kuruluşa verilen Üstün Hizmet Ödül töreninde
konuşan Erdoğan, Türkiye'nin itibarına, kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine çok
önemli katkı sağlamış olan seçkin insanlara takdir ve şükran sunmak için
toplandıklarını belirtti.
Bu anlamlı töreni gerçekleştirmek için milli iradenin en saygın kurumu olan
TBMM çatısı altında biraraya gelindiğini hatırlatan Erdoğan, Türk milletinin
baştacı ettiği şahsiyetlerin Meclis çatısı altında buluşmasının, kendilerine onur
verdiğini vurguladı. Erdoğan, ülkenin kısa zamanda büyük işler başarması ve
yaşadığı sıkıntıları geride bırakmasında, bugün biraraya gelen insanların büyük
katkısı olduğunu kaydetti.
''Toplumsal hayata yaptıkları katkılardan dolayı, ben de kendilerine
milletim adına teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum'' diyen Erdoğan, yaptığı
hizmetler karşılığında ödüle layık görülen, ancak geçen ay hayata gözlerini yuman
hayırsever İşadamı Kadir Has'ı rahmet, minnet ve şükranla andığını ifade etti.
Erdoğan, ''Kendileri, milletin yetiştirdiği en hayırsever vatandaşlarından biri
olarak aramızdan ayrıldı. Ama kurduğu üniversiteden, verdiği burslardan, yaptığı
hizmetlerden istifade edenler, onu aziz hatırasını daima yaşatacaklardır'' dedi.
-''BİNLERCE HAYRA VESİLE OLACAK''-
Erdoğan, Has ve diğer hayırsever kişi ve kuruluşların bugüne kadar yaptığı
hizmetlerin dalga dalga ve fersah fersah büyüdüğünü ifade ederek, yaptıkları
hayırların da kendilerinden sonra binlerce hayra vesile olacağını vurguladı. Bu
kişilerin sadece ülke kalkınmasına katkıda bulunmakla kalmadığını, aynı zamanda
genç kuşaklar için ideal örnek teşkil ettiğini, gelecek nesillere de ilham
kaynağı olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bu büyük ödüle hak kazanan vakıflarımızın, dünyanın en ücra yerlerine
kadar Türk insanının merhamet ve şefkat elini uzatmaları, çok özel bir teşekkürü
de hak ediyor. Sadece kendi ülkesinde değil, dünyanın uzak diyarlarında nerede
bir yoksul, nerede bir muhtaç varsa, oraya uzanmış olmalarını, burada onurla
ifade etmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyetini temsilen, Afrika'dan Uzakdoğu
ülkelerine kadar gittiğimiz her ülkede, bu hayır kurumlarının, bu önemli
kuruluşların meşalelerini, nişanlarını gördüm ve gurur duydum.
Burada ödül alan kuruluşlarımızın, işadamlarımızın, bilim adamlarımızın,
sanatçılarımızın hepsi kendi işlerini, üretim faaliyetlerini yürütürken, aynı
zamanda şehirlerimizin kalkınmasıyla ülkemizi ayakta tutan sosyal kurumların
inşaatında takdire şayan hizmetlere öncülük etmişlerdir. Milletim, ülkem adına
kendilerini yürekten kutluyorum.''
-''ÖRNEK ŞAHSİYETLER...''-
Başbakan Erdoğan, örnek şahsiyetler, öncü kişilikler, hayranlık uyandıran
dehaların kolay yetişmediğine işaret ederek, ''Bu nedenle topluma, gençliğe
öncülük eden örnek şahsiyetlerin hakkını teslim etmemiz, yüceltmemiz gerekir.
Çünkü hünerin, ehlinin kıymetini bilmek de büyük bir erdemdir. Bu ödüllerin
verilmesini bu bakımdan önemsiyor, destekliyorum'' dedi.
Milletvekilleri ve valilerin teklifleriyle TBMM Başkanlığının takdir ettiği
ödüllerin, Türk milleti adına verildiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Bu milleti, bu ülkeyi ayakta tutan en büyük güç, bazıları bugün aramızda
bulunan şahsiyetlerin çabalarıdır. Milletine, ülkelerine destek olmak, onun
varlığını yüceltmeye çalışmak, ancak milletini, ülkesini ve onun sahip olduğu
değerleri yürekten paylaşmakla olur. Başkalarından bekleyerek, kanuni zorunluluk
veya herhangi bir kazanç beklentisi olmadan bir sosyal yaraya merhem olmak, bir
toplumsal derde çare üretmek, insanların önünde bir ufuk açmak, bir eser ortaya
koymak... İşte bütün bunlar, bir gönül işidir. Ancak gönülden toplum yararına
gayret göstermek de başarılacak işlerdir. Türkiye'yi büyük kılan, işte bu gönlü,
ufku, aklı zengin insanların çok olmasıdır.''
-''DOĞRU ADIMLARI ATTIKÇA...''-
''Ülke ve millet olarak taze baharların arefesinde, aydınlık yarınlara
uzanan yolun başındayız'' diyen Erdoğan, bu yolu adım adım katederek, geleceğin
güçlü, mutlu, müreffeh Türkiyesine ulaşacaklarını söyledi.
Bu yolculukta dikkat edilmesi gereken en önemli hususun, yapıcı olmak, katma
değer üretmek olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Kavgalarla, çatışmalarla, polemiklerle uğraşmaya bir kenara bırakmalı,
yeni fikirler yeni projeler üretmeli, milletimizin ihtiyaçlarını, taleplerini
karşılamalı ve dayanışma içinde olmalıyız. Şer kapılarını kapatmalı ve yeni hayır
kapıları açmalıyız. Bu hayır kapılarını açmaya yarayan üstün bilgiye, medeniyet
birikimine ve hepsinden önemlisi, burada görüldüğü gibi hayırlar yaratan öncü
kadrolara, kıymetli insanlara, yüksek ruhlara sahibiz.
İnsanı ve insana hizmeti esas alan zengin birikimimiz, bizi bulunduğumuz
noktadan çok daha ileriye götürebilir. Yeter ki biz heyecanımızı kaybetmeyelim,
yeter ki yönümüzü hep ileriye çevirelim, aşkla, sadakatle ülkemizin geleceği için
çalışalım. Doğru adımları attıkça, doğru işlere yöneldikçe, bu ülkeye ve millete
güvenimizi kaybetmedikçe, her alanda büyüyeceğimize yürekten inanıyorum.''
TBMM Üstün Hizmet Ödülüne layık görülen kişi ve kuruluşlara Türk milleti
adına şükranlarını sunan Erdoğan, bu ülkeye gösterdikleri üstün gayretler,
bıraktığı eserlerin, millet tarafından daime hayırla yad edileceğini ve
hatırlanacağını söyledi.
