2007-06-05 - 17:30
CHP, Anayasa değişikliğini öngören yasanın iptali ve yürürlüğün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı.
CHP, Anayasa değişikliğini öngören yasanın iptali ve yürürlüğün
durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genel Sekreter Önder Sav ve 129
milletvekilinin imzasını taşıyan dava dilekçesinde, ''Cumhurbaşkanı tarafından
bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderilen Anayasa değişikliğine
ilişkin kanunların 2. tur görüşmesinde verilen, kanunun tümünün veya maddelerinin
aynen kabulü için gereken karar yeter sayısının, Meclisin üye tam sayısının beşte
üç çoğunluğuna ilişkin hükümle ilgili kanunun 366 oyla kabul edilen 1. maddesinin
kabulüne ilişkin TBMM kararının'' iptal edilmesi istendi.
TBMM'ye iade edilen kanunların 2. tur görüşmesinde usulüne uygun olarak
kabul edilmeyen veya reddedilen maddelerin, kabul edilen maddeleriyle birlikte
tümü üzerindeki oylamaya taşınacağı ve kanunun tümünün, Anayasanın öngördüğü
yeter sayıyla kabul edilmesi durumunda, bu kabul kararının geçerli sayılarak, tüm
maddelerinin kabul görmüş olacağı hükmüne ilişkin Meclis kararının iptal edilmesi
de talep edildi.
''PARLAMENTER SİSTEMİ BAŞKALAŞTIRACAK''
İptal isteminin gerekçesinde, iptali istenen ''eylemli içtüzük''
hükümlerinin yürürlüğünün durdurulmaması halinde, ilgili kanunla yapılan Anayasa
değişikliklerinin cumhurbaşkanınca onaylanacağı, Resmi Gazete'de ilan edilerek
yürürlüğe gireceği veya halkoylamasına sunulabileceği kaydedildi. Dilekçede,
şöyle denildi:
''Anayasa değişikliklerinin cumhurbaşkanı seçiminde getirdiği yöntemin,
siyasal yaşantımızda kuvvet ilişkilerini ve dengelerini değiştirecek ve
Anayasanın benimsediği parlamenter sistemi başkalaştıracak büyük boyutlu etkileri
olacaktır.
Bu etkilerin yasalaşma sürecinin, Anayasaya aykırı eylemli içtüzük
değişiklikleri çerçevesinde tamamlanmış bir yasayla gerçekleştirilmesi ise hem
hukuki hem de siyasi bakımdan kabul edilemez, hukuk devleti ilkesiyle
bağdaştırılamaz ve bundan doğacak toplumsal boyuttaki zarar ve olumsuzlukların
ileride giderilmesi beklenemez.
Bu gerekçelerle ve verilecek iptal kararının geriye yürümemesi nedeniyle
sonuçsuz kalmaması için iptali istenen söz konusu eylemli içtüzük hükümleriyle,
bunların ayrılamaz parçası olan TBMM kararlarının iptal kararı yürürlüğe
girinceye kadar, yürürlüklerinin durdurulmasının da istenmesine gerek
duyulmuştur.''
''KABUL İRADESİNİN GEÇERLİ OLAMAYACAĞI AÇIKTIR''
Gerekçede, Anayasa değişikliğine ilişkin TBMM kararının nasıl alındığı da
anlatılarak, kanunun 1. maddesinin, Anayasanın öngördüğü üçte iki çoğunluğuna
ulaşmadığı için reddedilmesi gerekirken, kanunun tümünün 370 oyla kabul
edildiğinin duyurulduğu belirtildi.
Ancak bir kanunun tümünün kabul edilmesinin, reddedilen maddelerinin kabul
edilmesine yol açmayacağı veya usulüne uygun olarak kabul edilmeyen maddelerinin
geçerlilik kazanmasını sağlamayacağı kaydedilen dilekçede, ''Reddedilen
maddeleriyle birlikte tümü üzerinde yapılan bir oylamanın sonucunda ortaya çıkan
kabul iradesinin de geçerli olamayacağı açıktır'' denildi.
Cumhurbaşkanınca Meclise iade edilen Anayasa değişikliklerinin TBMM'deki
görüşmelerinde maddelerinin ve tümünün kabulü için gerekli olan oy sayısının,
Meclis üye tamsayısının üçte ikisi olması gerektiğinin, Anayasa hükmü olduğu
belirtildi.
Kanun teklifinin maddeleri kabul edilmedikçe, tümünün kabul edilmesinin de
bir anlamı olmadığı ifade edildi.
durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genel Sekreter Önder Sav ve 129
milletvekilinin imzasını taşıyan dava dilekçesinde, ''Cumhurbaşkanı tarafından
bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderilen Anayasa değişikliğine
ilişkin kanunların 2. tur görüşmesinde verilen, kanunun tümünün veya maddelerinin
aynen kabulü için gereken karar yeter sayısının, Meclisin üye tam sayısının beşte
üç çoğunluğuna ilişkin hükümle ilgili kanunun 366 oyla kabul edilen 1. maddesinin
kabulüne ilişkin TBMM kararının'' iptal edilmesi istendi.
TBMM'ye iade edilen kanunların 2. tur görüşmesinde usulüne uygun olarak
kabul edilmeyen veya reddedilen maddelerin, kabul edilen maddeleriyle birlikte
tümü üzerindeki oylamaya taşınacağı ve kanunun tümünün, Anayasanın öngördüğü
yeter sayıyla kabul edilmesi durumunda, bu kabul kararının geçerli sayılarak, tüm
maddelerinin kabul görmüş olacağı hükmüne ilişkin Meclis kararının iptal edilmesi
de talep edildi.
''PARLAMENTER SİSTEMİ BAŞKALAŞTIRACAK''
İptal isteminin gerekçesinde, iptali istenen ''eylemli içtüzük''
hükümlerinin yürürlüğünün durdurulmaması halinde, ilgili kanunla yapılan Anayasa
değişikliklerinin cumhurbaşkanınca onaylanacağı, Resmi Gazete'de ilan edilerek
yürürlüğe gireceği veya halkoylamasına sunulabileceği kaydedildi. Dilekçede,
şöyle denildi:
''Anayasa değişikliklerinin cumhurbaşkanı seçiminde getirdiği yöntemin,
siyasal yaşantımızda kuvvet ilişkilerini ve dengelerini değiştirecek ve
Anayasanın benimsediği parlamenter sistemi başkalaştıracak büyük boyutlu etkileri
olacaktır.
Bu etkilerin yasalaşma sürecinin, Anayasaya aykırı eylemli içtüzük
değişiklikleri çerçevesinde tamamlanmış bir yasayla gerçekleştirilmesi ise hem
hukuki hem de siyasi bakımdan kabul edilemez, hukuk devleti ilkesiyle
bağdaştırılamaz ve bundan doğacak toplumsal boyuttaki zarar ve olumsuzlukların
ileride giderilmesi beklenemez.
Bu gerekçelerle ve verilecek iptal kararının geriye yürümemesi nedeniyle
sonuçsuz kalmaması için iptali istenen söz konusu eylemli içtüzük hükümleriyle,
bunların ayrılamaz parçası olan TBMM kararlarının iptal kararı yürürlüğe
girinceye kadar, yürürlüklerinin durdurulmasının da istenmesine gerek
duyulmuştur.''
''KABUL İRADESİNİN GEÇERLİ OLAMAYACAĞI AÇIKTIR''
Gerekçede, Anayasa değişikliğine ilişkin TBMM kararının nasıl alındığı da
anlatılarak, kanunun 1. maddesinin, Anayasanın öngördüğü üçte iki çoğunluğuna
ulaşmadığı için reddedilmesi gerekirken, kanunun tümünün 370 oyla kabul
edildiğinin duyurulduğu belirtildi.
Ancak bir kanunun tümünün kabul edilmesinin, reddedilen maddelerinin kabul
edilmesine yol açmayacağı veya usulüne uygun olarak kabul edilmeyen maddelerinin
geçerlilik kazanmasını sağlamayacağı kaydedilen dilekçede, ''Reddedilen
maddeleriyle birlikte tümü üzerinde yapılan bir oylamanın sonucunda ortaya çıkan
kabul iradesinin de geçerli olamayacağı açıktır'' denildi.
Cumhurbaşkanınca Meclise iade edilen Anayasa değişikliklerinin TBMM'deki
görüşmelerinde maddelerinin ve tümünün kabulü için gerekli olan oy sayısının,
Meclis üye tamsayısının üçte ikisi olması gerektiğinin, Anayasa hükmü olduğu
belirtildi.
Kanun teklifinin maddeleri kabul edilmedikçe, tümünün kabul edilmesinin de
bir anlamı olmadığı ifade edildi.
