2012-04-05 - 15:23
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, Adli Sicil Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifi ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nda değişiklik yapan yasa tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam Başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla söz alan AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, savunma olmadan bağımsız yargıdan bahsedilemeyeceğini söyledi. Başer, geçmişte avukatların bürokrasinin hantal yapısıyla uğraştığını, her türlü aksaklığı üstlenmek durumunda kaldıklarını, uzayan ve bu nedenle kaybedilen davalardan avukatların sorumlu tutulduğunu dile getirdi. AK Parti iktidarından önce adliyelerin, hükümet binalarının kuytu yerlerinde olduğunu, şimdi ise adalete yakışır fiziki mekanlar oluşturulduğunu anlatan Başer, yargı hizmetlerinin hızlandırılması için yasal değişiklikler yapıldığını ve yapılacağını kaydetti.

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, adaletin gerçekleşmesi için öncelikle yargının kurucu unsuru olan avukat, savcı ve hakimin tam bağımsız olması gerektiğini belirterek, ''Oysa bağımsız yargı bugün ağır darbe aldı. Avukat, savcı ve hakimler baskı altında görev yapıyor'' dedi. Devletin temelinin adalet, adaletin temelinin de bağımsız savunma olduğuna işaret eden Havutça, bu nedenle avukatlık mesleği ile ilgili gerekli düzenlemelerin de yapılması gerektiğini söyledi.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da milletvekillerinin yazılı soru önergelerine verilen yanıtlarla ilgili konuştu. ''Yazılı soru önergelerine verilen cevaplar iyice sulandırılmıştır' diyen Işık, önergelerin zamanında yanıtlanmadığını, eksik ya da ilgisiz yanıtlar verildiğini, bazen de yanıtlarda gerçek dışı beyanlarda bulunulduğunu savundu. Bunun yanında yanıtlanmayan soru önergelerinin de bulunduğunu ifade eden Işık, ''Bu anlayış, millet iradesini hiçe saymaktır, kınıyorum'' diye konuştu.

Genel Kurul'da bazı milletvekilleri yerlerinden söz alarak Avukatlar Günü'nü kutladı.

BDP'nin, uzak cezaevlerine sevk edilen tutuklu ve hükümlü ailelerinin yaşadığı sorunlarla ilgili Araştırma Önergesi'nin görüşülmesi önerisi, kabul edilmedi.

BDP, TBMM Danışma Kurulu toplanamadığı için grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri lehinde konuşan BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin kötü koşullarda yaşadığını, kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia ederek, uzak cezaevlerine gönderilmeleri nedeniyle ailelerinden sıkıntı yaşadığını söyledi. Dora, ''Bir yandan 12 Eylül yargılanırken, öbür yandan 12 Eylül düzenini aratan koşullar var'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tutuklu ve hükümlü sayısının 120 bini geçtiğini belirterek, özgürlüklerinden yoksun olan insanların bulunduğu şartların da iyi olmadığını söyledi.

Tutuklu ve hükümlülerin devlete ve topuma emanet edilmiş insanlar olduğuna işaret eden Şandır, ''Onları bulundukları şartlarda bu devlete ve topluma karşı kinlendirmemeliyiz. Cezaları neyse çekecekler ama onları devlete karşı durumlarından dolayı mahcup etmemiz lazım. Burada ifade etmekten hicap duyduğum bazı muamelelere maruz kalıyorlarsa, bu devlet de toplum adına utanç verecidir. Bu sorunlar, Meclis tarafından araştırılmalı'' diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da öneri lehindeki konuşmasında, hapishanelerde ''insanlığın ayaklar altında'' olduğunu ileri sürerek, ''evlere şenlik yasaklar listesi'' uygulandığını ileri sürdü. Cezaevlerine ilk girişte ''hoşgeldin dayağı'' uygulamasının geleneğe dönüştüğünü savunan Ağbaba, tutuklu ve hükümlülerin cinsel organlarına kadar arandığını ifade etti.

Ağbaba, ''Keyfi cezalar katmerli uygulanıyor. Binlerce gün mektup ve ziyaretçi yasağı var. F tipi, cezaevinin ötesine geçmiş, zindana dönüşmüştür. Cezaevlerine yaptığım ziyaretlerde gördüğüm manzara korkunç; 400'den fazla hasta mahpus var. Cezaevlerinde uygulamalar hukuk dışıdır. Kanserli olduğu halde tedavi olamadığı için 41 kişi öldü cezaevlerinde. Kışın yanmayan kalorifer yazın yanıyor. Mahkuma isteğine göre imam, haham, papaz veriliyor ama alevi dedesi vermiyorlar. Bu ayıpların sorumlusu en başta biz milletvekilleri ve Meclis'tir'' diye konuştu.

AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, 2006 yılı sonrası süreçte insan hak ve onuruna yakışır cezaevleri yapıldığını ifade ederek, hiçbir iktidarın cezaevlerinin doluluk oranı veya fiziki şartlarıyla övünmesinin mümkün olmadığını anlattı.

''Asıl olan tutuksuz yargılanmaktır'' diyen Şahin, tutuklu ve hükümlülerin ailelerinin yakınlarında cezasının infazı için var güçleriyle çalıştıklarını belirtti. Cezaevlerinde 132 bin tutuklu ve hükümlü bulunduğunu hatırlatan Şahin, ''Son günlerde cezaevlerinde bir yoğunlaşma var. Bu nedenle, insani ölçüler içinde daha az yoğunluklu cezaevlerine nakil gerçekleştiriliyor. Tutuklunun davasının görüldüğü mahkemeye en yakın cezaevinde olması asıldır. Kimse, farklı siyasi görüş ve inancından dolayı cezaevlerinde farklı muameleyle karşılaşmamaktadır'' dedi.

CHP'nin de destek verdiği BDP'nin grup öneri, kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, daha sonra Adli Sicil Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifinin görüşmelerine geçildi.

Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin teklif metnine TBMM Başkanlığı'nın tezkeresinin konulmasına itirazı nedeniyle usul tartışması açıldı. Hamzaçebi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunun görüşmelerinde, Meclis Başkanlığı'na yazdıkları yazının daha sonra komisyona intikal ettirildiğini anımsatarak, ''O teklif raporunun içinde bu yazışmalar yer almadı. Sayın Meclis Başkanı çifte standart uyguluyor'' dedi.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, komisyonların gündemlerine hakim olduklarını, bu nedenle esas kaydı yapılan her türlü teklifin, diğer tekliflerle birleştirilebileceğini söyledi. Özel, söz konusu teklifte, birleştirmenin rapora yazılmaması nedeniyle Meclis Başkanlığı'nın teklifi komisyona iade ettiğini, ancak eksikliğin daha sonra giderildiğini kaydetti. Özel, İçtüzüğe aykırı bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Meclis Başkanlığı ile Komisyon Başkanlığı arasındaki yazışmanın teklif metninde yer almaması gerektiğini söyledi. Bunun İçtüzük'te de yeri olmadığını anlatan Şandır, yazının buradan çıkarılması gerektiğini ifade etti.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam da geçmişte buna benzer örnekleri incelediklerini, bunun genel bir uygulama olduğunu belirti.

Usul tartışmasının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. CHP grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, çok yasa yapmanın övünç kaynağı olmadığını, ''çok'' yerine, ''yerinde'' yasa yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.

TBMM'de yasa yapma tekniğine uygun hareket edilmediğini savunan Aldan, bu nedenle yapılan yasaların bir süre sonra yeniden değiştirildiğini söyledi. Aldan, ''Son yıllarda kabul edilen yasalardan, üzerinde değişiklik yapılmayan yasa neredeyse kalmadı. 'Nasılsa Meclis çoğunluğumuz var' rahatlığı, özensizliği de beraberinde getirebiliyor. Yasalar yap boz tahtasına dönünce hak kayıpları oluşuyor. 'Millet istiyor' diye getirdiğiniz bazı yasalardan, bırakın milleti, milletvekilinin bile haberi yok'' diye konuştu.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora da ''Kişiye özel bilgilerin artık savcılıklar dışında da bilinir olması bir hak ihlalidir'' dedi.

Uzun tutukluluk sürelerini eleştiren Dora, bir tedbir olarak görülmesi gereken tutukluluğun, Türkiye'de artık cezalandırmaya dönüştüğünü, tutuklu milletvekillerinin buna örnek olduğunu söyledi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Şemdinli'de şehit olan üsteğmenin babasının, şehit haberinin verilmesi için Manavgat'ta jandarma karakoluna çağrıldığını belirterek, bu durumu kınadığını söyledi.

Teklife ilişkin eleştirilerde bulunan Bal, elektronik biletle ilgili düzenlemenin bu teklifle ilgili olmamasına rağmen metne konulduğunu, bunun kanun yapma tekniğine aykırı olduğunu ifade etti. Teklifin aceleyle getirildiğini, bu nedenle olgunlaşması için katkıda bulunacak yeterli zamanın kalmadığını anlatan Bal, buna rağmen, teklifin bir an önce yasalaşması için MHP'nin lehte oy kullanacağını kaydetti.

Bal ayrıca, 12 Eylül davasının başlaması ile birlikte MHP'ye yönelik olarak bazı basın yayın organları ve bazı siyasiler tarafından eleştirilerde bulunulduğunu belirterek, ''(Anayasa değişikliğinde muhalefet ettiniz sonra davaya müdahil oldunuz) yönünde eleştiriler var. Referandumda karşı çıktık. Çünkü yargının siyasallaştırılmasına ilişkin hükümler yer alıyordu. Bugün bunları görüyoruz'' diye konuştu.

Sabıka kayıtlarının kaymakamlıklarca verilmesini, 80 yıl olan kayıtların arşivde saklama süresinin de 15 ve 30 yıla indirilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Yasaya göre, sabıka kayıtları tüm kaymakamlıklarca verilebilecek. Arşiv bilgileri; ilgilinin ölümü üzerine; Anayasa'nın ''Milletvekili seçilme yeterliliği''ni düzenleyen 76. maddesi ile bazı kanunlarda yer alan ve bir hak mahrumiyetine neden olan mahkumiyetler bakımından, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl ve her halde 30 yıl geçmesiyle; diğer mahkumiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle tamamen silinecek. Bu düzenleme, eski kayıtlar için de uygulanacak.

Bununla, mevcut yasada 80 yıl olan mahkumiyetleri arşivde saklama süresi 15 yıla indiriliyor, ancak kişi memnu haklarını almamışsa bu süre 30 yıl olarak uygulanacak.

Kanunla silinme koşullarının gerçekleşmesi halinde, daha önce mahkemelere ait olan arşiv kaydının silinmesi yetki ve görevi, iş yükü dikkate alınarak ve yargının hızlandırılması amacıyla Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne verilecek.

Yasa, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da da değişiklik içeriyor. Mevcut kanunda elektronik kart uygulaması ile kamera ve benzeri teknik donanımın, Spor Toto Süper Lig müsabakalarının gerçekleştirildiği stadyumlarda 14 Nisan 2012 tarihine kadar kurulması öngörülürken, yasayla, bu süre 14 Nisan 2014 tarihine uzatıldı. Yürürlükteki kanuna göre, bu yükümlülükleri yerine getirmeyen Spor Toto Süper Lig kulüplerine, her bir müsabaka için 100 bin lira idari para cezası verilecekti.

TBMM Genel Kurulu'nda, Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanunda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmelerinde söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''Bakan hangi yüzle burada oturuyor? Devri iktidarında adaleti siyasallaştıran insan. Tarafsız görev yapan hakim ve savcılar her an görevden alınıyor. Deniz Feneri ne oldu, savcıları görevden alındı, Bakan hala görevde kalabiliyor-'' dedi.

AK Parti milletvekilleri Genç'e tepki gösterdi.

Ergin, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Deniz Feneri soruşturmasının Ankara Adliyesi'nde ilgili savcılar tarafından devam ettiğini belirterek, ''Sonucu ortaya çıktığında beraberce göreceğiz'' diye konuştu.

Adliyelerdeki mübaşirlerin, yardımcı hizmet sınıfından genel idari hizmet sınıfına geçirilmesine ilişkin soruya Ergin, ''Bu haklı bir soru. Bizce de bunun yapılması gerekiyor. Buna dönük bir takım hazırlıklarımız var. Maliye Bakanlığı ile de görüşülüyor'' karşılığını verdi.

Osmaniye Cezaevi'ne ilişkin soruları yanıtlayan Ergin, şöyle konuştu:

''Cezaevinde asayişi devam ettirebilmek için uygulamamız gereken bazı kurallar, esnetemeyeceğimiz ilkeler var. Koğuşlar arasında sınırsız geçiş talebi var. Bunlar özelikle cezaevlerindeki yoğunluk söz konusu olduğunda bunların belli bir sistemle yapılmadığı takdirde asayişi koruma şansımız olmayacaktır. Karşılayabileceklerimiz varsa karşılayalım. Ama cezaevlerindeki kurallar, uzun tecrübeler sonucu oluşmuştur. Her gün değişen şartlara göre yeni kurallar getiriyoruz bazı kuralları esnetiyoruz. Bunların hiçbiri değişmez değil. Ama yönetmemiz gereken içerideki tutuklu ve hükümlülerin de kurumun da can güvenliğini sağlamaya dönük sorumluluğumuz var.''

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve siyasi partilerin yaptığı inceleme öncesinde kendi denetim elemanlarının da orada çalıştığını hatırlatan Ergin, ''Mevzuattan değil ama uygulamadan kaynaklanan sorunlarla ilgili bir takım tedbirlerimiz oldu. Hiçbir kişi kendi değerlendirmesine dayalı olarak bir takım uygulamalar ortaya koyamaz. Oradaki uygulamalar kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiştir. Maksadı aşan uygulamalara müsaade etmeyiz'' dedi.

Ergin, infaz koruma memurlarıyla ilgili bir çalışma olduğunu belirterek, Başbakanlığa sevkedilen Dış Güvenlik Yasa Taslağının, cezaevlerinin dış güvenliğinin jandarmadan alınarak infaz koruma memurlarına verilmesini içerdiğini ifade etti. Ergin, taslakta, infaz koruma memurlarının özlük ve statüsüne değerlendirmeye tabi tutan hükümler bulunduğunu ifade ederek, ''Ümit ediyorum ki o tasarıda infaz koruma memurları beklentilerine kavuşacaktır'' açıklamasında bulundu.

Tutuklu olan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile ilgili soruyu yanıtlayan Ergin, ''Cezaevi Gözlem Kurulu'nun karanını gerekçesini istedik. Yanına bir kişi verilmesi talebi kabul edilmedi değil. öteden beri istediği takdirde yanına bir kişi verilebilecek ya da kendisi başka yere gidebilecek durumdaydı. 2 katlı bir yere nakledilmesiyle ilgili talebinin mevzuata uygun olmadığına Gözlem Kurulu karar vermiş. Uygulamanın uygun olup olmadığını değerlendiriyoruz'' diye konuştu.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, ''Adli sicil deyince akla 12 Eylül, 12 Eylül denince fişleme gelir. Kişinin sadece çocukları değil, torunları dahi fişleme ve adli sicil kayıtları nedeniyle hariciye, askeriye gibi hassasiyeti olan hiçbir göreve alınmıyor. İşe girecek herkesten niye sabıka kaydı istenir. Vatandaşı buna niye mecbur ediyorsunuz- Vatandaş potansiyel suçlu mu, beyanı yeterli olmalı'' diye sordu.

5 Nisan Avukatlar Günü'nde ''içinin yandığını'' belirten Kaplan, şöyle konuştu:

''12 Eylül darbesinde bir tek avukat içeriye alınmadı. Bugün 40 avukat, avukatlık görevi nedeniyle görevinden alıkonuldu, özel yetkili mahkemelerde yargılanıyor. Eğer İmralı'ya gitmek, Abdullah Öcalan'ın avukatlığın yapmak suçsa yargılayın, 'gitmeyin' deyin. Adalet Bakanlığı yetkilisi de orada bulunuyor, onu da alın içeriye, Genelkurmay'ı da alın içeriye. Hikmet Fidan'ı da alın içeriye. Gücünüz avukatlara yetiyor. Siz, 'silahlar eşittir, özel yetkili mahkemenin savcısı ile avukatın eşit görev yaptığını' iddia edebilir misiniz- Hayatında bir kez adaya giden insanlar var. Bu zulümdür, hukuksuzluktur, adaletsizliktir. Evren'den de öte uygulamalardır. Bu cuntacılık, darbecilik, faşizmdir. Hangi ülkede darbeci tutuklanmadan yargılanmış- Evren, Şahinkaya tutuklu mu?''

Adalet Bakanı Ergin de Avukatlar Günü'nü kutlayarak, sıkıntıların palyatif tedbirlerle çözülmesinin mümkün olmadığını belirterek, Barolar Birliği ile belli anlayış içinde çalışma yürüttüklerini, 2012 yılı içinde yasalaşması halinde avukatlar için rahatlatıcı olabileceğini söyledi.

Ergin, ''Avukatlık mesleğinin; hem savunmanın gücünü artırmak, silahların eşitliği ilkesi gereğince olması gerekenleri getirmek hem de ekonomik olarak onları rahatlatacak bir takım tedbirleri o düzenleme çerçevesinde değerlendirmeye çalışıyoruz'' dedi.

Doğu ve Güneydoğu illerindeki cezaevlerindeki yoğunluğun bir takım sıkıntılara yol açtığına işaret eden Ergin, zorunlu olmadıkça sevk yapmadıklarını ama mecbur kalındığında en yakın ilden başlayarak sevkler yapıldığını söyledi. Ergin, ''Yeni inşa edilen modern cezaevlerinin bitiminde bu sorun temelli çözülecek. 2017 yılına kadar 196 kurumu yeniliyoruz, 197 kurum kapatıyoruz, daha azını açıyoruz. Ama bu açtıklarımız daha insani şartlarda, cezaların infaz edilebileceği ve kapasiteleri biraz daha fazla olan kurumlardır. Birkaç yıl içinde bu rahatlatma sağlanacak.''

Ergin, ceazevlerinde internet bağlantısının sadece eğitim görenler için sınırlı ve okul sitesiyle sınırlı olarak kullanılabileceğini ifade ederek, bunun mevzuat gereği olduğunu söyledi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın ''Sincan cezaevindeki çocukları ziyaret etmek istedim, izin verilmedi'' demesi üzerine Ergin, çocuklarla ilgili uluslararası kriterlerin yanı sıra mevzuat uyarınca kendilerinin de uyguladığı kısıtlamalar bulunduğunu açıkladı.

Ergin, 18 yaş altı çocukların psikolojik durumlarını da gözetmek zorunda olduklarına işaret ederek, bunun büyüklerle olduğu gibi her ortamda yapılması ve çocuklara farklı soruların sorulmasının onların psikolojisini olumsuz etkileyeceği endişesini taşıdıklarını kaydetti. Ergin, ''Belki psikologlar veya cezaevindeki sosyal çalışmacılar eşliğinde bu tür ziyaretler yapılabilir'' diye konuştu.

Tutuklu milletvekilleriyle ilgili neler yapıldığı sorusuna karşılık Ergin, TBMM Adalet Komisyonu gündeminde olan 3. paketle ilgili maddeler içerisinde yargılama usullerine dönük bir takım hazırlığımız var. Ama siyasi partilerin değişik teklifleri birleştirilerek görüşülüyor. Hangi şekli alır bilemiyorum, önümüzdeki süreçte göreceğiz'' dedi.

Ergin, ''Artık 'adli sicil kaydı yoktur' belgesi istenmeyecek. 3 Nisan'da yönetmelik yayınlandı. İlgilinin beyan müracaatı alınacak. Adli sicil kaydı getirmesi istenmeyecek. Beyan esasına geçildi. Kurum sonra kendisi sorgulayacak. Yanlış beyan varsa gereğini yapacak'' açıklamasını yaptı.

Konuşmaların ardından teklif kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Genel Kurulunda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları kanunlarında değişiklik yapan yasa tasarısı görüşmelerine geçildi.

Tasarının 2. maddesi üzerinde AK Parti, CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin verdiği ortak önergeyle, düzenlemenin kapsamından yararlanacaklar genişletildi.

Buna göre, 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine 2 yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler ile ağır hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine 3 yıl veya daha az süre kalan hükümlüler de denetimli serbestlikten yararlanacak.

Tasarının görüşmelerinde ''tutuklu milletvekilleri'' gündeme geldi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''milletvekillerinin tutuksuz yargılanması'' amacıyla değişiklik önergesi verdi.

Önerge üzerinde konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''İlk kez sizden bir şey istiyorum, rica ediyorum'' dedi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayratutan da tutuklu milletvekili Mehmet Haberal'ı cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, ciddi sağlık sorunları bulunduğunu söyledi. Haberal'a ait raporu okuyan Bayraktutan, ''Sayın Bakan kötü bir durumla karşılaşırsak kime ne anlatabilirsiniz- Hayati tehlikenin ileri derecede devam ettiğine dair doktor raporları var. Meclis Başkanı'nı kınıyorum; 8 tutuklu milletvekilinin olduğu yerde TBMM Başkanı neyle uğraşır'' diye konuştu.

Milletvekillerinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, tutuklama kararını veren ve devam ettirenin mahkeme heyeti olduğunu belirterek, ''Milletvekillerinin tutuksuz yargılanmasına ilişkin, 'Parlamento inisiyatif alsın, müdahale etsin' diyorsanız ve Parlamento'da böyle bir irade oluşursa, bunun yeri bu değil. Ceza Usul Yasası'nda konu düzenlenmeli. Parlamento'nun böyle bir iradesi oluşursa bile yeri, bu kanun değildir'' dedi.

MHP'nin de destek verdiği CHP'nin değişiklik önergesi kabul edilmedi.

****HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ*****

(15.23)