2012-05-30 - 18:00
TBMM GENEL KURULU...
Havacılık hizmetlerinde grev ve lokavt yasağı getiren, korsan taksicilere kesilen para cezalarını artıran kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin dünkü grup toplantısında BDP'lilere yönelik kullandığı ifadeler tartışmaya neden oldu.

Genel Kurul'da partisinin grup önerisi lehinde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Beyaz Toros''ların bölgede faili meçhullerde kullanıldığını öne sürerek, bu nedenle bölge insanı için ''beyaz canavar'' anlamına geldiğini söyledi. BDP'nin Uludere'de olanları gündeme getirdiği için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ağır sözlerle eleştirildiğini anlatan Sakık, Erdoğan'ın kendilerine yönelik ''ölü sevici, nekrofil, kalleş'' dediğini belirtti.

Sakık, ''Biz Anadolu çocuklarıyız, bilmeyiz. Biz ölülerimizi yad ederiz, Fatiha okuruz, onları yüreğimizde taşırız. Bir ölüyle cinsel ilişki olabileceğini düne kadar bilmiyordum, cehaletimi bağışlayın ama Başbakan'ın kafasında bu nerede kaldı, 'siz kalleşsiniz' diyor bize. Eğer kalleşlik varsa Başbakan dönsün, Cumhuriyet tarihine baksın. Kimin kime kalleşlik yaptığını kendisi görür. 1920'lerde Cumhuriyet kurulurken, 'Bu Cumhuriyet Kürtlerin ve Türklerin anayurdu' diyenleri, sonra Kürtlere ihanet edenleri Başbakan iyi biliyor'' ifadelerini kullandı.

Sakık, dün yapılan AK Parti TBMM grup toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve BDP'lilerin yuhalanmasını da eleştirdi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Sakık'ın ''Meclise hakaret ettiği'' gerekçesiyle söz alarak, ''Bu kürsüden Cumhuriyeti ve Meclis'i kuranlara hakaret ettiremeyiz. Bu kimsenin haddi ve hakkı değil. Size kim 'kalleş' dediyse, ona konuşacaksınız. Siz doğruları konuşmuyorsunuz; Kürt ve Türk, bunun adı Türk milleti. Kardeşliğe mi hizmet ediyorsunuz, düşmanlığı mı besliyorsunuz- Meclis'i ve Cumhuriyeti kuranlara kalleş dedirtemeyiz'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Meclis'i ve Cumhuriyeti kuranlar ancak teşekkür edilmesi gerektiğini ifade ederek, eleştirinin sınırının hakaret olduğunu söyledi. Bahçekapılı, dünkü AK Parti grup toplantısındaki davranışın ''bireysel çıkış'' olduğunu ve anında susturulduğunu ifade ederek, Sakık'a, ''Kendi grup konuşmalarına gözatın'' dedi

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Şandır'ın konuşmasında sataşma gerekçisiyle söz alarak, Cumhuriyet kurulurken Türk ve Kürt halkının beraber olduğunu belirterek, ''Siz Türk milleti dersiniz. 1921 Anayasasında 'Türkiye halkı' denmiştir; Kürdü, Türkü, Çerkezi, Arapı kapsamıştır. Kurucu felsefe budur. Kürt'ün Türk ve Çerkez ile eşit hakları istemesinden daha doğalı yok'' dedi.

AK Parti'nin dil ve üslup konusunda kendilerine öğreteceği bir şey olmadığını ifade eden Kaplan, ''Bu konuda en son konuşması gereken AK Parti'dir. Başbakanınız Cumhuriyet tarihindeki olaylarda kullandığı dil ve üslup aşağılayan, tehdit eden dil değil mi- BDP sizden mi ders alacak- Kürtlerin ana dili yasaksa, hala hapislere atılıyorsa, her ilde operasyonlar yapılıyorsa bu kalleşliktir, kalleşliğin ötesinde ihanettir. Türk ve Kürt kardeşliğini baltalamaktır'' diye konuştu.

Kaplan'ın Bahçekapılı'ya ''Utanmadan gelip burada konuşuyorsunuz. Siz bize ne konuşacağımızı öğretemezsiniz. Solcu olarak gelip döneklik yapacaksınız burada. Hadi bakalım...'' demesi, tartışmaya yol açtı.

Başkanvekili Meral Akşener, tartışma üzerine birleşime ara verdi. BDP'liler ile AK Parti'li Bahçekapılı arasındaki tartışma verilen arada da sürdü. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Bahçekapılı'ya doğru yürüyerek, ''Katil çok ağır bir hakarettir, bunu kullanamazsınız'' dedi.

Araya giren milletvekilleri Buldan'ı kendi sırasına götürdü. Kaplan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat'a, ''Sen hırsız milletvekilisin, milletin iradesiyle gelmedin'' diye bağırdı.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, kürsüde bulunan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin konuşmasından önce usul tartışması açılması istemine İnce, ''Sayın Genç, ben buraya çıktım aşağıya mı ineceğim şimdi- Böyle bir yöntem yok'' diyerek tepki gösterdi. İnce'nin sözlerini AK Parti'liler alkışladı.

BDP'nin grup önerisinin görüşülmesi sırasında çıkan tartışmanın ardından verilen aradan sonra CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce söz aldı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, başkanlığın tutumu hakkında açılmasını istediği usul tartışmasının daha önce görüşülmesi isteğine, kürsüde konuşmasına başlamak üzere bulunan İnce tepki gösterdi. İnce, Genç'e, ''Sayın Genç, ben buraya çıktım aşağıya mı ineceğim şimdi- Böyle bir yöntem yok. Kürsüye çıkmışım ben'' sözleriyle tepki gösterdi.

İnce'nin bu sözlerini AK Parti milletvekilleri alkışladı.

''Sorun Kürt sorunuysa çözeriz ama Kürdistan sorunuysa çözemeyiz'' diyen İnce, işsizlikten, telefon dinlemeden, asgari ücretten, herkesin şikayetçi olduğunu anlattı.

İnce, ''Türk'' tanımının bir ırk değil, bir bilinç tanımı olduğunu söyledi.

Kamer Genç'in Genel Kurul'dan ayrılması üzerine, usul tartışması açılmasından vazgeçildi.

BDP'liler, AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın gruplarına yönelik ''katil'' dediğini belirterek, özür dilemesini istediler. Bahçekapılı, söz alarak, şunları söyledi:

''Ben Türküm ama hayatımın her döneminde Kürt sorunuyla ilgili ne yapılması gerekiyorsa yaptım. İstanbul'da doğdum İstanbul'da büyüdüm. Bu artı puanlarına rağmen ezilme, sömürme, Kürt sorununda, en zor dönemlerde dahi elimi ateşin altına soktum. Doğru olanı yaptım. BDP sıralarından bir milletvekilinin 'dönek' diye hitap etmesi insanda sinirlerine hakim olma duygusunu zedeliyor. Ben geçmişimle gurur duyuyorum, bugünümle de gurur duyuyorum. Kastımı aşan bir cümlem oldu. Ben 'dönek olmak katil olmaktan daha iyidir' dedim. Yine de içimden, ruhumdan gelen bir cümle değildir bu. Üzüldülerse, üzüntümü bildirmek isterim, sizlerden de özür dilerim.''

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da ''Fikirleriniz değişmiş olabilir, bu, siyasi dönekliktir. Bunda gocunacak ne var- Özür dileyecek bir şey görmüyorum ama 'katil' sözünden dolayı özür dileyeceksiniz'' dedi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, korsan taksiciliğe ağır cezalar getiren, hava iş kolunda grev ve lokavt yasağını de içeren bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.

AK Parti Grubu adına konuşan teklif sahibi İstanbul Milletvekili Metin Külünk, korsan taksi ve servis taşımacılığının yıllardan beri ülke gündeminde olduğunu ve kayıt içindeki esnafın haklı feryadına neden olduğunu belirtti.

Korsan taksicilik ve servis taşımacılığının hak gasbı olduğunu savunan Külünk, olaya uzun yıllar göz yumulduğunu, artık organize hal aldığını söyledi. İstanbul'da korsan taksi sayısının, kayıtlı taksi sayısının birkaç katına ulaştığını ifade eden Külünk, ''Hizmet verenler ile bu hizmeti alanların cezaya muhatap olması kaçınılmazdır. Aksi takdirde, yasa ve cezalar yetersiz kalır. Otopark mafyası ve değnekçilikle ilgili sıkıntılar 1990'lardan beri sürüyor. Teklif bu konuda da caydırıcı tedbirler getirmektedir'' dedi.

Türkiye'nin küresel oyuncu olabilmesinde en etkin kurumlardan ve en güçlü markalardan olan THY'nin, bugün kabuğuna sığmadığını ve 97 milyon yolcu sayısına ulaştığına işaret eden Külünk, iştirakleriyle birlikte son yıllarda insan kaynakları ve yatırımlarıyla sıradan bir şirket değil, 74 milyonun alınteri ve milli değir haline geldiğini söyledi. ''THY, özel şirket, holding şirketi değildir; Hakkari, Edirne, Konya, Muğla'daki çiftinin, işçinin, işadamının gözbebeği olan kuruluştur'' diyen Külünk, şöyle konuştu:

''Milletin sahibi olduğu şirketin küresel marka olma heyecanı yaşarken karşılaşabileceği engellerin ortadan kaldırılması Parlamento'nun da sorunudur. Hava-İş Sendikası'nın THY'deki grev ve iş bırakma eyleminde insanlar cenazelerine, işyerlerine, müşterilerine varamadı, vatandaş düğününe, öğrenci sınavına gidemedi. Millet mağdur olmuştur. Dünkü eylemin faturası 2 milyon doların üzerinedir. Bu milletin alınteri ve vergisidir. Bu grevle işveren değil, milletimiz cezaya uğratılmıştır. İşçinin en temel hakkı olan toplu sözleşme ve grev hakkı, şüphesiz kutsaldır. özgürlüklerden yana olan bir partinin grev yasağı taraftarı olması mümkün değil ama istisna haller söz konusudur. Çünkü, bu şirket millete aittir. Grev en son başvurulması gereken yöntemdir. THY çalışanlarının özlük haklarını diğer havayolu şirketleri ve içerideki rakipleriyle karşılaştırın. Eğer bir eksiklik varsa, bunu THY yönetiminden sormak bizim de görevimiz, sizin de...''

Külünk, yeni sendikacılık anlayışında çalıştığı işyerinin büyümesine ve gelişmesine katkının olduğunu belirterek, ''Grev gibi kutsal bir kavram üzerinden THY'yi yok etmek isteyen anlayış, 21. yüzyılın sendikacılık anlayışıyla örtüşmüyor. Bu anlayış soğuk savaştaki sendikacılık mücadelesinde görüyoruz. Sorumlu sendikacılık dönemindeyiz'' dedi.

Teklifin yasalaşmasının THY yönetimine çalışanların emeğine istismar hakkı vermeyeceğini belirten Külünk, ''Pilot ve kabin ekibinin emeklerine saygı gösteriyoruz. Hak aramak elbette ayakta alkışlanır ama millete ait kurumu bertaraf etme hakkı da kimseye ait değil'' ifadelerini kullandı.

CHP Grubu adına konuşan Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, grev yasağının ILO ilkelerine, Anayasa ve Avrupa Sosyal Şartı'na aykırı olduğunu savunarak, ''12 Eylül referandumunda çalışanların önündeki engelleri kaldırılacağınızı söylediniz. Niye halka doğruları söylemediniz- Grev yasağı getireceğinizi söyleseydiniz vatandaşlar ona göre oy kullanırdı'' dedi.

CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, teklif üzerinde şahsı adına konuşmasını, ceketinin içine ''THY'de grev yasağına hayır'' yazılı gömlekle yaptı. Işık, düzenlemenin THY'de grev yapılırken ''apar topar getirildiğini'' belirterek, 14 bin çalışanın hakkını gasp etmeye yönelik olduğunu ileri sürdü.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, milletvekillerinin THY'deki grevle ilgili sorularını yanıtlarken, dünyada havayolu şirketlerinin farklı uygulamaları olduğunu belirterek, ''Bazı ülkeler kanunla yasak getiriyor, bazıları da idari kararla bunu yapıyor. THY'yi stratejik alan olarak görüyoruz. Küresel bir düzeyde oyuncu haline geldi. Dolaylı olarak THY katkısıyla oluşan istihdam ve ekonomik faaliyet var. Bunların zarar görmemesi açısından... Eğer bir şirket, işletme bir yere geliyorsa çalışanlarının katkısıyla geliyor. Yönetici, hissedar, çalışan tüm kesimlerin paydaş olarak görülmesi lazım. Ortak çıkarları var. En büyük ortak çıkarları da şirketin korunması, büyümesi ve geliştirilmesi. Bundan herkes payını alacaktır'' diye konuştu.

Yılmaz, ''Suriye'den gelenlerin kaldığı Kilis'teki kamp ile Van'da depremzedelerin kaldığı konteyner kentin durumu'' ile ilgili soruya, Kilis'teki kamp konusunda Türkiye'nin gayretlerinin BM tarafından taktirle karşılandığını belirterek, ''Türkiye bu anlamda çok iyi sınav veriyor. Bu kampı depremzedeler ile karşılaştırmak, yarıştırmak doğru bir yaklaşım olmaz'' dedi.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmasından sonra maddelerine geçilmesi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, havacılık hizmetlerinde grev ve lokavt yasağı getiren birinci maddesi kabul edildi.

Madde üzerinde söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, düzenlemenin birçok uluslararası sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenle geri çekilmesi gerektiğini iddia etti.

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, ''Havacılık sektöründe grevi yasaklayan düzenlemenin, korsan taksilerle ilgili teklifte ne işi var-'' diye sordu.

''Emek, işçi, köylü düşmanı bir iktidarla karşı karşıyayız'' diyen Havutça, ''AKP'ye oy veren işçi, memur, emeklilere sesleniyorum; AKP'nin gerçek yüzü budur. Darbeler sona ermiştir ama darbe anlayışı devam etmektedir'' ifadesini kullandı.

Madde üzerinde soruları yanıtlayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, yolsuzlukları, yasakları kaldırmanın, hükümetin ve AK Parti'nin hedeflediği hususlar olduğunu söyledi. Getirilen düzenlemenin bir yasak olmadığını belirten Şahin, şunları söyledi:

''Bu düzenleme, başarıyı sürdürme düzenlemesidir. THY, Türkiye'nin yüz akı kurumlarından biridir. Türkiye'nin yüzakı bir kurumun, grev uygulamasıyla başarısının engellenmesinin kabul edilmesi mümkün değildir. Sendika, yetki belgesine itiraz ederek, oyalamak suretiyle 18 aydır sözleşme bağıtlanamamaktadır.

THY, diğer ülkelerin hava yollarının maruz kaldığı işletme hatalarından doğan sıkıntıları yaşamamak için bu tedbiri almak durumundadır.''

Verilen değişiklik önergesi üzerinde söz alan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, ''Grev yapmayan işçi, işçi değildir, köledir'' dedi.

Kürkcü, laf atan AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak'a yönelik, ''Yeter, bırak tıraşı. Hem yasak getirip hem işçi hakkından bahsediyorsunuz. Utanmaz'' diye konuştu.

AK Parti'li milletvekilleri, Kürkcü'den sözünü geri almasını istedi.

Sataşmadan söz alan Bak, ''Sözlerinizi size iade ediyorum. İşçilere 'koyun' dediniz. Türk işçileri bu sözleri sana iade ediyor'' dedi.

Bak ile Kürkcü bir süre tartıştı.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın konuşmasının ardından da Atıcı ile AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner tartıştı. Tartışmaya CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın da katılması üzerine, TBMM Başkanvekili Meral Akşener birleşime ara verdi.

Verilen aranın ardından yapılan oylamada, teklifin, havacılık sektöründe grev ve lokavt yasağı getiren birinci maddesi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, korsan taksiciliğe ağır cezalar getiren yasa teklifinin ikinci maddesi kabul edildi.

Teklifin, otopark düzenlemesiyle ilgili maddesi üzerinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, THY'nin zarar etmeye başladığını belirterek, ''THY dünya markası olma yolunda biraz fazla hızlı koşmaya başladı. Uçuş kulesindeki çalışanların pasif direnişi var. Onlar da 'pilotu uçuran biziz ama onlarla aramızdaki ciddi maaş farkı var' diyorlar. Göreceksiniz THY çalışanlarının direnişi karşısında fazla duramayacaksınız'' dedi.

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün teklifle, sokak, cadde ve kaldırımların paralı hale geleceğini belirterek, ''Ankara'da yıllık 100 milyon liralık park ücretinin 93 milyonu başka şirketlere, 7 milyonu belediyelere gidiyor. Evimizin önüne park ederken ücret ödeyeceğiz. Belediyeler ücretini almasına rağmen park yeri konusunda görevlerini yapmıyor'' diye konuştu.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son zamanlarda anlaşılmaz bir öfke içinde olduğunu savunarak, ''Bu dil ve üslubun düzeltilmesi lazım. Başbakan'ın 'kalleş BDP'liler' lafını aynen kendisine iade ediyorum. İçişleri Bakanı'nın en kısa zamanda görevden alınacağını düşünüyorum. Başbakan savunsa da üstünü örtse de en kısa zamanda Bakan'ı görevden alacak, almazsa kendi siyasi geleceği tehlikeye düşecek'' görüşünü ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da Adalet Bakanlığı'nın; Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı eliyle ''korsan taksicilik'' yaptığını iddia etti.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Hükümet ve belediyelerin otopark mafyasıyla bugüne kadar mücadele ettiğini belirterek, ''(Otopark mafyası) dediğimiz gerçek yok denilecek seviyeye gelmiştir. Ama her zaman haksız kazanç elde etmek isteyenler olabilir. Getirilen düzenlemeyle konunun üzerine kararılıkla gidilmesi söz konusu'' dedi.

Akçakale Hudut Kapısı'nın ne zaman açılacağı sorusuna karşılık Şahin, Suriye'deki gelişmelere bağlı olarak uygun şartlar oluştuğunda açılabileceğini söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in Uludere ile ilgili sözlerinin sorulması üzerine Şahin, ''Sayın Hüseyin Çelik hükümet sözcüsü değil, partimizin sözcüsüdür'' dedi.

CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ'ın, 19 Mayıs kutlamalarında Atatürk anıtına çelenk konulmasıyla ilgili sorusuna Şahin, ''Bayramlarla ilgili yönetmeliği bir kez daha okumanızı tavsiye ederim. Bayram günü kimlerin, nereye, nasıl çelenk koyacağı bellidir, onların dışında konulamaz. Bayram dışında çelenk konulması da yönetmelikle düzenlenmiştir. Bakanlığın genelgesi bunu açıklamaktan ibarettir'' diye konuştu.

Şahin, THY'nin tanıtım ve sponsorluk giderleriyle ilgili soruyu yanıtlarken, uluslararası saygınlığa sahip şirket olarak tanıtımı için reklam vermesinin doğal olduğunu belirterek, nereye ve ne zaman reklam verileceği ve bundan hangi kazanımın sağlanacağını uzmanların bildiğini söyledi. Şahin, ''THY işletme başarısına tanıtım başarısını da eklemiştir. Reklam verdiği takım da şampiyon olmuştur'' dedi.

İş akdi feshedilenlerin kanunu dayanağının olduğunu ifade eden Şahin'in, ''Türkiye'de hiçbir işlem kanunsuz yapılmaz. Varsa da Türkiye'de mahkemeler ve yargıçlar vardır'' sözlerine, CHP'li milletvekilleri tepki gösterdi. Bunun üzerine Şahin, kendilerine, ''Aman efendim, size göre mahkeme, yargıçlar yok mu- Ne biçim cevap bu'' karşılığını verdi.

Iğdır'da işçi ve mühendislerden oluşan 10 kişinin kaçırıldığını, arama çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Şahin, ''Bu da Türkiye'de bölücü terör örgütü gerçeğinin nerede, nasıl var olduğu ve ne amaçla çalıştığı, destekçileriyle birlikte neler yaptığının son işaretidir'' diye konuştu.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ''Türkiye'de eğer çalışanların ücretleri düşük olsa Avrupa havayollarından pilotlar gelip THY'de çalışmaz'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, korsan taksiciliğe ağır cezalar getiren yasa teklifinin 3. maddesi kabul edildi.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, ''THY'de grev yasağına hayır'' tişörtüyle konuşma yaptı.

Bazı AK Parti'li milletvekilleri, Çam'ın tişörtünü çıkartması yönünde TBMM Başkanvekili Meral Akşener'den talepte bulundu.

Akşener de ''Üşüyordur belki. Kravatı var'' karşılığını verdi.

Çam, ''THY'de çalışan emekçi kardeşlerimizin ekmeğine kan doğramayın. Yanlış yapıyorsunuz, hata yapıyorsunuz, bundan geri dönün'' diye konuştu.

3. madde üzerinde soruları yanıtlayan Bakan Yıldırım, İstanbul'a üçüncü köprünün, yapımını takiben ortalama 7-8 yılda sonra kamuya geri döneceğini, bundan daha karlı bir yatırım olmayacağını kaydetti. Yıldırım, kamu kaynağı kullanılmadan 4,5 milyar TL'lik yatırımın ülkeye kazandırılmış olacağını söyledi.

THY ile ilgili sorular üzerine Yıldırım, ''Türkiye'de eğer çalışanların ücretleri düşük olsa Avrupa havayollarından pilotlar gelip THY'de çalışmaz'' dedi.

Bugün 700 civarında pilotun ülkelerindeki işlerini bırakıp THY'de çalıştığını bildiren Yıldırım, bu pilotların 17 bin 100 TL ücret aldıklarını, 2003'de ise bu ücretin 8 bin 500 TL olduğunu ifade etti. Yıldırım, kabin memurlarının 2003'de 2 bin 400 TL, şu anda ise 6 bin 200 TL aldığını kaydetti.

Yıldırım, özel sektör havayollarında ücretlerin düşük olduğunu söyledi.

*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***