2017-11-20 - 12:14
Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında TBMM Başkanlığı himayesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve UNICEF iş birliğinde, 81 ilden Çocuk Hakları Komitesi temsilcilerinin katılımıyla, 18. Ulusal Çocuk Forumu Meclis Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında TBMM Başkanlığı himayesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve UNICEF iş birliğinde, 81 ilden Çocuk Hakları Komitesi temsilcilerinin katılımıyla, 18. Ulusal Çocuk Forumu Meclis Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, burada yaptığı konuşmada, ülkelerin gelişmişliğinin sadece ekonomik güç veya zenginlikle ifade edilemeyeceğini, müreffeh toplumun temel unsurlardan birinin de çocuğa verilen önem ve değer olduğunu belirtti. Kaya, çocukların bakımı ve korunmasının bir toplumun geleceği bakımından önemli olduğunun altını çizdi.
Türkiye'de çocuk hakları konusunda 15 yılda önemli ilerlemeler sağlandığına işaret eden Kaya, Türkiye'nin düzenlemelerinde BM Çocuk Hakları Sözleşmesini esas aldığını söyledi.
Aileye Dönüş Ve Aile Yanında Destek Programını 12 yıl önce hayata geçirdiklerine dikkati çeken Kaya, program sayesinde ekonomik yoksunluk nedeniyle korunmaya ihtiyacı olan 105 bin çocuğu ailesinin yanında desteklediklerini ve çocukların ailelerinden kopmadan yaşamasına imkan sağladıklarını aktardı.
2005'te 20 bin 416 olan kurumlarda koruma altındaki çocuk sayısının destekler sayesinde bugün 13 bine düştüğünü bildiren Kaya, koruyucu aile uygulamasını da yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade etti.
Çocuk yurtları ve çocuk yetiştirme kurumlarında, Haziran ayında bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini, koruma altındaki çocukların tümünün artık çocuk evleri ve sevgi evleri sitelerinde yaşadığını anlatan Kaya, "Türkiye'de bin 191 çocuk evi ve 108 çocuk evleri sitesi mevcut. Dönüşüm sayesinde, korunmaya ihtiyacı olan çocuklarımıza, temel güven, aidiyet ve sorumluluk duygusunun kazandırılmasını hedefliyoruz." diye konuştu.
Çocukların, dili, dini, ırkı ne olursa olsun hiçbir ayrıma tutulmadan BM sözleşmesindeki tüm haklara sahip olduğuna işaret eden Kaya, Türkiye'de çocukların haklarından faydalanmaları konusunda önemli başarılara imza attığını vurguladı.
Dünya Suriye'deki çocukların katledilmesine seyirci kalırken Türkiye'nin bu çocuklara kapısını açtığını belirten Kaya, Türk çocuklarının da bombalardan kaçan çocuklara ev sahipliği yaptığını dile getirdi.
Türkiye'deki 3,2 milyon Suriyelinin yüzde 51'inin çocuk olduğuna işaret eden Kaya, Türkiye'nin Suriyeli çocuklara aileleriyle birlikte yaşamlarını sürdürmeleri için destek verdiğini belirtti.
Bunun için tüm imkanlarının seferber edildiğini aktaran Bakan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bize verilen sözlerin de bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz. AB, Türkiye'ye Suriyeliler konusunda vereceğini taahhüt ettiği desteğin, 3,3 artı 3 milyar avronun henüz sadece 800 milyon avrosunu sunmuş bulunuyor. Daha fazla Suriyeli çocuğun haklarına sahip bir şekilde hayat sürdürmesi için tüm dünyanın üzerine düşeni yapması gerektiğine inanıyoruz. Tüm dünyadaki çocukların aynı haklara sahip olduğunu ve tüm dünya çocuklarının eşit, adil bir şekilde yaşama hakkı olduğunu, savaşların bir an önce son bulması umuduyla bir kez daha ifade etmek istiyorum. Çocukların, kendilerine ve geleceklerine yönelik söz söyleme hakkı vardır. Bu alanlara ilişkin karar alma mekanizmalarında bu fırsatın kendilerine sunulması gerekir. Bu forum ile sizler de kendi geleceğiniz adına söz söyleme fırsatı buldunuz."
Doğru ve yerinde kullanılan teknolojinin hayatı kolaylaştırdığını dile getiren Kaya, internetin bilinçsiz kullanımının ise çok fazla riski beraberinde getirdiğine dikkati çekti.
Teknoloji bağımlılığının da bağımlılık türü olduğunu bildiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, "Madde bağımlılığıyla mücadele politikamıza teknoloji bağımlılığını da ekledik. Bağımlığın her türü gerçekten, bireye, çocuklara yetişkinlere zarar verecek boyutta. O yüzden artık madde bağımlılığıyla mücadele demiyoruz, bağımlılıkla mücadele diyoruz. Teknoloji bağımlılığıyla da hep birlikte el ele mücadele edeceğiz." diye konuştu.
Kaya, teknoloji ve medya okuryazarlığına gereken önemin verileceğinin de altını çizdi.
Referandumla seçilme yaşının 18'e düşürüldüğünü anımsatan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a buna öncülük ettiği için teşekkür etti.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ise yaptığı konuşmada, bu yıl "Dijital Medya ve Çocuk" başlığıyla düzenlenen forumun katılımcılarını Mecliste ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.
TBMM olarak çocukların geleceğin liderleri, ülkenin ve Meclisin yarınları olduğunun bilinci ile hareket ettiklerini anlatan Aydın, çocuk forumlarında ortaya konulan görüşleri ve dinamik bakış açısını dikkatle takip ettiklerini söyledi.
Meclis bünyesinde çocuklar ve çocuk haklarına yönelik çalışmalar ile bu kapsamda kurulan araştırma komisyonları hakkında bilgi veren Aydın, "Sadece araştırma komisyonlarıyla değil, diliyorum ve umuyorum inşallah ileride Meclisimizde çocuk haklarıyla ilgili kalıcı bir ihtisas komisyonu da kurulur. Bunu sadece bir niyet olarak değil, inşallah yakında gerçekleşecek bir düşünce olarak sizlerle paylaşmak istedim." diye konuştu.
Türkiye'de 18 yaş altı olarak tanımlanan ve nüfusun yaklaşık üçte birine denk gelen 23 milyon çocuk nüfus bulunduğunun altını çizen Aydın, bu rakama ilave olarak geçici koruma statüsünde 1,6 milyon civarında da Suriyeli çocuk yaşadığına işaret etti.
Aydın, çocukların savaş ve çatışmalardan en fazla etkilenen, en ağır bedeller ödeyen kesim olduğunu belirterek, hayatları boyunca taşıyacakları yara ve travmalar edindiklerini söyledi.
Son yüzyılda dünyanın yaşadığı en ağır insani krizlerden birine yol açan Suriye'deki çatışmalar yedinci yılına yaklaşırken, milyonlarca çocuğun hiç bilmediği bir geleceğe doğru kendini yollara atmak zorunda kaldığını ifade eden Aydın, Suriye'deki iç savaş ve diğer bölgelerden çatışma ve şiddet nedeniyle Türkiye'ye sığınan çocuk sayısının 2 milyona yaklaştığını bildirdi.
Türkiye'nin dünyada en fazla mülteci barındıran ülke konumunda bulunduğuna işaret eden Aydın, "Ülkemizde ağırladığımız Suriyelilerden 1,5 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma ve diğer alanlarda sağladığımız hizmetleri vicdani sorumluluk gereği, hiçbir ayrım ve çıkar gözetmeden sağlamaktayız." dedi.
Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın gözü önünde yaşanan bu drama maalesef dünya seyirci kalmaktadır. Biz Suriyeli kardeşlerimize bırakın kapıları açmayı, göğsümüzü açtık, ekmeğimizi paylaştık. Ama Avrupa'da da utanç duvarlarının, tel örgülerin nasıl örüldüğünü görmekteyiz. Sözüm ona 'medeniyet, demokrasi, insan hakları' diyenlerin mülteciler konusunda, bu bölgeden gidenler, Müslümanlar konusunda nasıl da sınıfta kaldığını net bir şekilde görüyoruz. Acaba ölenler, zulmedilenler Suriyeliler, Arakanlı Müslümanlar, Filistinliler olmasaydı, başka bir coğrafyadan, kendi inançlarından birileri olsaydı bu kadar duyarsız olacaklar mıydı? Caretta kaplumbağalarına gösterdikleri ilginin bir kısmını dahi Suriyeli mültecilere göstermeyenleri buradan kınamak istiyorum."
Ahmet Aydın, uluslararası toplumun yaşanan acılara daha duyarlı olması, çocukların gözyaşını, silahları ve şiddeti bilmeden büyümesi dileğinde de bulundu.
Forumun bu yılki konusunu oluşturan teknolojinin gelişim hızına ve bireylerin hayatındaki yerine de değinen Aydın, güvensiz internetin çocuklar açısından ortaya çıkardığı tehlikelere de dikkati çekti.
Aydın, "İnternet güvenliği nispeten yeni ve düzenlemeye muhtaç bir alan. Her gün çıkan yeni değişkenler ışığında ulusal ve uluslararası mevzuatı internetin değişim hızıyla uyumlaştırmak zorlu bir çaba. Ve maalesef kötü niyetli gruplar bu durumu istismar etmekte." ifadelerini kullandı.
İlgili bakanlıkların çocukları ve gençleri bu alandaki tehlikelerden korumak için çalışma yaptığını anlatan Aydın, "Ancak burada belki de en büyük görev sizlere düşüyor. Siz gençleri art niyetlilerden koruyacak olan en büyük güvenlik duvarı yine kendiniz olacaksınız. Haklar, ayrıcalıklar ve fayda beraberinde sorumluluk getirir. İnterneti bilinçli, sorumlu ve fayda sağlayacak şekilde kullanmanız hem sizleri hem toplumu korumada bizlere yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Aydın, Türkiye'nin referandum sonucu gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile seçilme yaşını 18'e indirdiğini hatırlatarak, gençlere siyasette katılma ve ülke geleceğinde söz sahibi olma çağrısı yaptı.
UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle de yaptığı konuşmada, dünya çocuk günü ile çocuk hakları komitelerinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Duamelle, TBMM, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile bürokratlarına çocuklara yönelik çalışmalara katkılarından dolayı teşekkür etti.
Çocukların da büyükler gibi eğitim, sağlık, barınma, korunma ile ayrımcılık, şiddet ve baskı olmaksızın topluma tam katılım hakkına sahip olduğunu vurgulayan Duamelle, UNICEF olarak çalışmalarının kalbine bu hakları koyduklarını belirtti.
Dünya üzerindeki olumsuzluklarda ilk mağdurların ve en fazla bedel ödeyenlerin çocuklar olduğunun altını çizen Duamelle, Suriye'den gelen 40 çocuk da dahil olmak üzere etkinliğe katılan tüm çocuklara teşekkür etti.
Türkiye çocuk hakları komitesi temsilcilerince çeşitli sunumların da yapıldığı etkinlik sonunda, komite üyesi çocuklarca, konuşmacılar, UNICEF Türkiye Temsilcisi Duamelle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'a çiçek ve plaket sunuldu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, burada yaptığı konuşmada, ülkelerin gelişmişliğinin sadece ekonomik güç veya zenginlikle ifade edilemeyeceğini, müreffeh toplumun temel unsurlardan birinin de çocuğa verilen önem ve değer olduğunu belirtti. Kaya, çocukların bakımı ve korunmasının bir toplumun geleceği bakımından önemli olduğunun altını çizdi.
Türkiye'de çocuk hakları konusunda 15 yılda önemli ilerlemeler sağlandığına işaret eden Kaya, Türkiye'nin düzenlemelerinde BM Çocuk Hakları Sözleşmesini esas aldığını söyledi.
Aileye Dönüş Ve Aile Yanında Destek Programını 12 yıl önce hayata geçirdiklerine dikkati çeken Kaya, program sayesinde ekonomik yoksunluk nedeniyle korunmaya ihtiyacı olan 105 bin çocuğu ailesinin yanında desteklediklerini ve çocukların ailelerinden kopmadan yaşamasına imkan sağladıklarını aktardı.
2005'te 20 bin 416 olan kurumlarda koruma altındaki çocuk sayısının destekler sayesinde bugün 13 bine düştüğünü bildiren Kaya, koruyucu aile uygulamasını da yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade etti.
Çocuk yurtları ve çocuk yetiştirme kurumlarında, Haziran ayında bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini, koruma altındaki çocukların tümünün artık çocuk evleri ve sevgi evleri sitelerinde yaşadığını anlatan Kaya, "Türkiye'de bin 191 çocuk evi ve 108 çocuk evleri sitesi mevcut. Dönüşüm sayesinde, korunmaya ihtiyacı olan çocuklarımıza, temel güven, aidiyet ve sorumluluk duygusunun kazandırılmasını hedefliyoruz." diye konuştu.
Çocukların, dili, dini, ırkı ne olursa olsun hiçbir ayrıma tutulmadan BM sözleşmesindeki tüm haklara sahip olduğuna işaret eden Kaya, Türkiye'de çocukların haklarından faydalanmaları konusunda önemli başarılara imza attığını vurguladı.
Dünya Suriye'deki çocukların katledilmesine seyirci kalırken Türkiye'nin bu çocuklara kapısını açtığını belirten Kaya, Türk çocuklarının da bombalardan kaçan çocuklara ev sahipliği yaptığını dile getirdi.
Türkiye'deki 3,2 milyon Suriyelinin yüzde 51'inin çocuk olduğuna işaret eden Kaya, Türkiye'nin Suriyeli çocuklara aileleriyle birlikte yaşamlarını sürdürmeleri için destek verdiğini belirtti.
Bunun için tüm imkanlarının seferber edildiğini aktaran Bakan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bize verilen sözlerin de bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz. AB, Türkiye'ye Suriyeliler konusunda vereceğini taahhüt ettiği desteğin, 3,3 artı 3 milyar avronun henüz sadece 800 milyon avrosunu sunmuş bulunuyor. Daha fazla Suriyeli çocuğun haklarına sahip bir şekilde hayat sürdürmesi için tüm dünyanın üzerine düşeni yapması gerektiğine inanıyoruz. Tüm dünyadaki çocukların aynı haklara sahip olduğunu ve tüm dünya çocuklarının eşit, adil bir şekilde yaşama hakkı olduğunu, savaşların bir an önce son bulması umuduyla bir kez daha ifade etmek istiyorum. Çocukların, kendilerine ve geleceklerine yönelik söz söyleme hakkı vardır. Bu alanlara ilişkin karar alma mekanizmalarında bu fırsatın kendilerine sunulması gerekir. Bu forum ile sizler de kendi geleceğiniz adına söz söyleme fırsatı buldunuz."
Doğru ve yerinde kullanılan teknolojinin hayatı kolaylaştırdığını dile getiren Kaya, internetin bilinçsiz kullanımının ise çok fazla riski beraberinde getirdiğine dikkati çekti.
Teknoloji bağımlılığının da bağımlılık türü olduğunu bildiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, "Madde bağımlılığıyla mücadele politikamıza teknoloji bağımlılığını da ekledik. Bağımlığın her türü gerçekten, bireye, çocuklara yetişkinlere zarar verecek boyutta. O yüzden artık madde bağımlılığıyla mücadele demiyoruz, bağımlılıkla mücadele diyoruz. Teknoloji bağımlılığıyla da hep birlikte el ele mücadele edeceğiz." diye konuştu.
Kaya, teknoloji ve medya okuryazarlığına gereken önemin verileceğinin de altını çizdi.
Referandumla seçilme yaşının 18'e düşürüldüğünü anımsatan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a buna öncülük ettiği için teşekkür etti.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ise yaptığı konuşmada, bu yıl "Dijital Medya ve Çocuk" başlığıyla düzenlenen forumun katılımcılarını Mecliste ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.
TBMM olarak çocukların geleceğin liderleri, ülkenin ve Meclisin yarınları olduğunun bilinci ile hareket ettiklerini anlatan Aydın, çocuk forumlarında ortaya konulan görüşleri ve dinamik bakış açısını dikkatle takip ettiklerini söyledi.
Meclis bünyesinde çocuklar ve çocuk haklarına yönelik çalışmalar ile bu kapsamda kurulan araştırma komisyonları hakkında bilgi veren Aydın, "Sadece araştırma komisyonlarıyla değil, diliyorum ve umuyorum inşallah ileride Meclisimizde çocuk haklarıyla ilgili kalıcı bir ihtisas komisyonu da kurulur. Bunu sadece bir niyet olarak değil, inşallah yakında gerçekleşecek bir düşünce olarak sizlerle paylaşmak istedim." diye konuştu.
Türkiye'de 18 yaş altı olarak tanımlanan ve nüfusun yaklaşık üçte birine denk gelen 23 milyon çocuk nüfus bulunduğunun altını çizen Aydın, bu rakama ilave olarak geçici koruma statüsünde 1,6 milyon civarında da Suriyeli çocuk yaşadığına işaret etti.
Aydın, çocukların savaş ve çatışmalardan en fazla etkilenen, en ağır bedeller ödeyen kesim olduğunu belirterek, hayatları boyunca taşıyacakları yara ve travmalar edindiklerini söyledi.
Son yüzyılda dünyanın yaşadığı en ağır insani krizlerden birine yol açan Suriye'deki çatışmalar yedinci yılına yaklaşırken, milyonlarca çocuğun hiç bilmediği bir geleceğe doğru kendini yollara atmak zorunda kaldığını ifade eden Aydın, Suriye'deki iç savaş ve diğer bölgelerden çatışma ve şiddet nedeniyle Türkiye'ye sığınan çocuk sayısının 2 milyona yaklaştığını bildirdi.
Türkiye'nin dünyada en fazla mülteci barındıran ülke konumunda bulunduğuna işaret eden Aydın, "Ülkemizde ağırladığımız Suriyelilerden 1,5 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma ve diğer alanlarda sağladığımız hizmetleri vicdani sorumluluk gereği, hiçbir ayrım ve çıkar gözetmeden sağlamaktayız." dedi.
Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın gözü önünde yaşanan bu drama maalesef dünya seyirci kalmaktadır. Biz Suriyeli kardeşlerimize bırakın kapıları açmayı, göğsümüzü açtık, ekmeğimizi paylaştık. Ama Avrupa'da da utanç duvarlarının, tel örgülerin nasıl örüldüğünü görmekteyiz. Sözüm ona 'medeniyet, demokrasi, insan hakları' diyenlerin mülteciler konusunda, bu bölgeden gidenler, Müslümanlar konusunda nasıl da sınıfta kaldığını net bir şekilde görüyoruz. Acaba ölenler, zulmedilenler Suriyeliler, Arakanlı Müslümanlar, Filistinliler olmasaydı, başka bir coğrafyadan, kendi inançlarından birileri olsaydı bu kadar duyarsız olacaklar mıydı? Caretta kaplumbağalarına gösterdikleri ilginin bir kısmını dahi Suriyeli mültecilere göstermeyenleri buradan kınamak istiyorum."
Ahmet Aydın, uluslararası toplumun yaşanan acılara daha duyarlı olması, çocukların gözyaşını, silahları ve şiddeti bilmeden büyümesi dileğinde de bulundu.
Forumun bu yılki konusunu oluşturan teknolojinin gelişim hızına ve bireylerin hayatındaki yerine de değinen Aydın, güvensiz internetin çocuklar açısından ortaya çıkardığı tehlikelere de dikkati çekti.
Aydın, "İnternet güvenliği nispeten yeni ve düzenlemeye muhtaç bir alan. Her gün çıkan yeni değişkenler ışığında ulusal ve uluslararası mevzuatı internetin değişim hızıyla uyumlaştırmak zorlu bir çaba. Ve maalesef kötü niyetli gruplar bu durumu istismar etmekte." ifadelerini kullandı.
İlgili bakanlıkların çocukları ve gençleri bu alandaki tehlikelerden korumak için çalışma yaptığını anlatan Aydın, "Ancak burada belki de en büyük görev sizlere düşüyor. Siz gençleri art niyetlilerden koruyacak olan en büyük güvenlik duvarı yine kendiniz olacaksınız. Haklar, ayrıcalıklar ve fayda beraberinde sorumluluk getirir. İnterneti bilinçli, sorumlu ve fayda sağlayacak şekilde kullanmanız hem sizleri hem toplumu korumada bizlere yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Aydın, Türkiye'nin referandum sonucu gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile seçilme yaşını 18'e indirdiğini hatırlatarak, gençlere siyasette katılma ve ülke geleceğinde söz sahibi olma çağrısı yaptı.
UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle de yaptığı konuşmada, dünya çocuk günü ile çocuk hakları komitelerinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Duamelle, TBMM, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile bürokratlarına çocuklara yönelik çalışmalara katkılarından dolayı teşekkür etti.
Çocukların da büyükler gibi eğitim, sağlık, barınma, korunma ile ayrımcılık, şiddet ve baskı olmaksızın topluma tam katılım hakkına sahip olduğunu vurgulayan Duamelle, UNICEF olarak çalışmalarının kalbine bu hakları koyduklarını belirtti.
Dünya üzerindeki olumsuzluklarda ilk mağdurların ve en fazla bedel ödeyenlerin çocuklar olduğunun altını çizen Duamelle, Suriye'den gelen 40 çocuk da dahil olmak üzere etkinliğe katılan tüm çocuklara teşekkür etti.
Türkiye çocuk hakları komitesi temsilcilerince çeşitli sunumların da yapıldığı etkinlik sonunda, komite üyesi çocuklarca, konuşmacılar, UNICEF Türkiye Temsilcisi Duamelle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'a çiçek ve plaket sunuldu.
