2013-05-07 - 13:00
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin, şu anda anketlerdeki oy oranının yüzde 52 civarında olduğunu belirterek, ''İnşallah Türkiye'nin en önemli meselesi olan terör meselesini çözdüğümüzde, kardeşliğimizi daha da pekiştirdiğimizde, engelleri kaldırıp, her alanda daha büyük hizmetleri gerçekleştirdiğimizde, milletimizin teveccühü daha da artacaktır'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin, şu anda anketlerdeki oy oranının yüzde 52 civarında olduğunu belirterek, ''İnşallah Türkiye'nin en önemli meselesi olan terör meselesini çözdüğümüzde, kardeşliğimizi daha da pekiştirdiğimizde, engelleri kaldırıp, her alanda daha büyük hizmetleri gerçekleştirdiğimizde, milletimizin teveccühü daha da artacaktır'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, 29-30 Nisan'da partisinin 81 il, 957 ilçe başkanıyla bir araya geldiğini, hafta sonu ise 20. İstişare Toplantısı'nı gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Ne siyasi tarihlerinde ne de bugün, istişare mekanizmasını bu kadar etkili işleten, istişare toplantılarını bu kadar düzenli, sürekli, geniş katılımlı sürdüren bir başka siyasi parti olmadığını belirten Erdoğan, ''Biz 12 yıl önce AK Parti'yi kurduğumuzda bize ömür biçenler vardı. Başarısız olacağımızı söylüyorlardı; yanıldılar. Saman alevi gibi parlayıp söneceğimizi iddia ediyorlardı; yanıldılar. Dağılacağımızı, bölünüp, parçalanacağımızı iddia edenler çok daha fazlasıyla yanıldılar. İşte bu öngörüleri tutmayanlar, demokrasi dışı yöntemlerle, tuzaklarla, tahriklerle bizi yıpratmaya, aramıza fitne sokup bizi parçalamaya yeltendiler. Onlar da başarısız oldu'' diye konuştu.

Erdoğan, Kızılcahamam'da gerçekleştirdikleri 20. İstişare Toplantısı'nın, her şeyden önce AK Parti'nin nasıl bir birlik, kardeşlik, nasıl taptaze heyecan içinde olduğunu, tekrar dosta, düşmana ispat ettiğini ifade etti.

Milletin, 3 Kasım 2002 seçimlerinde, yüzde 34 oy oranıyla kendilerine hükümet görevi verdiğini, 12 Haziran seçimlerinde milletin desteğinin yüzde 50 oranına ulaştığını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şu anda anketlerde AK Parti'nin oyu yüzde 50'nin de üzerine çıkarak yüzde 52 civarında görünüyor. İnşallah Türkiye'nin en önemli meselesi olan terör meselesini çözdüğümüzde, kardeşliğimizi daha da pekiştirdiğimizde, engelleri kaldırıp her alanda daha büyük hizmetleri gerçekleştirdiğimizde, milletimizin teveccühü daha da artacaktır. Şu anda hedefimiz 2023. Allah'ın izni, milletimizin desteğiyle 2023'e ve 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Eylül ayında büyük kongremizde, bir başka büyük, uzun vadeli hedefi 2071'i ilan etmiştik. Biz o tarihi göremeyecek olsak da bugün doğan çocukların öyle bir hayalle, öyle bir tasavvurla, öyle bir hedefle büyümesi için şimdiden zemini, yolu hazırlıyoruz.

Bu arada bugünün gençlerinin, çocuklarının inşallah erişecekleri bir başka önemli yıl dönümünü de bir hedef olarak burada, bugün ilan etmek istiyorum. İstanbul'un 1453 yılındaki fethinin 600. yıl dönümünü, yani 2053 yılını da AK Parti olarak hedeflerimiz arasına alıyor, o büyük yıl dönümü için de şimdiden hazırlıklara başlıyoruz. Muhtemelen şahsım dahil, bir çoğumuz o tarihe de erişemeyeceğiz. Ancak bugün 20-30'lu yaşlardaki gençlerimiz, çocuklarımız, torunlarımız için daha yaşanabilir, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye inşa etmek, İstanbul'un fethedildiği dönemdeki gibi dünya lideri bir Türkiye imar etmek için şimdiden kolları sıvıyoruz.

Genç kardeşlerimizin şunu özellikle akıllarında tutmalarını rica ediyorum; eğer Süleyman Şah olmasaydı, onun hayalleri, hedefleri olmasaydı, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi olmazdı. Eğer Osman Gazi, İstanbul'un fethinden 154 yıl önce İstanbul'un, Tuna'nın, Nil'in, Dicle ve Fırat'ın hayalini görmeseydi Fatih Sultan Mehmet olmazdı, İstanbul'un fethi olmazdı, bir çağ kapanıp, yeni çağ açılmazdı. Bizim neslimize birer Fatih Sultan Mehmet olma hedefi verilmedi, böyle bir özgüven aşılanmadı. Biz bugünün nesline, bugünün gençlerine birer Fatih olma, Fatihler yetiştirecek anne, babalar olma şuurunu vermek, onlara iddialı hedefler sunmak zorundayız. Merhum Arif Nihat Asya, Fetih Marşı'nda bunu çok güzel ifade ediyor: Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini/Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini-/Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini/Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.''

Başbakan Erdoğan, 2023 yılı somut hedefleri yakalama mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, buna ek olarak 2053 ve 2071 hedefleri için yeni Fatihler, yeni Alparslanlar yetiştirme şuurunda, bu özgüveni de gençlere güçlü şekilde aktaracaklarını kaydetti.

Bugünkü muhalefetin, 2053'de ne durumda olacağını tahmin etmenin hiç zor olmadığını vurgulayan Erdoğan, ''Yine büyük ihtimalle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2053'te yani 40 yıl sonra MHP'nin 140. yılda nasıl iktidara geleceğinin aritmetik hesaplarını yapıyor olacaktır. İnşallah AK Parti, bugünün gençleri, çocukları yönetiminde dünyanın en büyük devleti yaptıkları Türkiye'yi daha da büyütmenin, 2071 hedeflerine ulaştırmanın aşkı, şevki, mücadelesi içinde olacaktır. 2053 için bize de yakıştırmalar yapanlar olacaktır. Allah ömür verir de 2053'e ulaşırsak, emin olun biz 'durmak yok, yola devam' diyenlerden oluruz. Ya da 2053 yılında tek parti CHP döneminin zulümlerini hatırlatıyor olacağımızı iddia edenler olabilir. Ama hiç merak buyurmasınlar, biz Allah ömür verir, hayatta olursak, o gün yerimizi çoktan gençlere bırakmış, eserleriyle iftihar edilenlerden oluruz inşallah'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, her yıl çok anlamlı etkinliklerle idrak ettikleri Vakıflar Haftası'nın dün başladığını anımsattı. Erdoğan, 12 Mayıs'a kadar sürecek haftanın, vakıf medeniyeti ve şehir temasını taşıdığını dile getirerek, vakıf medeniyetinin şehirlere, mimariye, estetiğe yansımasının, Osmanlı şehirlerinin vakıf kültürüyle şekillenmesinin, bir hafta boyunca etraflıca ele alınacağını anlattı.

Hükümet olarak, vakıf geleneğine ve vakıf medeniyetinin yeniden canlandırılmasına özel önem verdiklerini dile getiren Erdoğan, son 10,5 yılda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelinde 2,6 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini, 70 bin kişiye istihdam sağlandığını, yılık ortalama 20 bin ihtiyaç sahibine el uzatıldığını bildirdi. Erdoğan, 10,5 yıl içinde Yenikapı Mevlevihane'sinden Fatih Camisi'ne; Süleymaniye Camisi'nden Iğdır Ejder Kervansarayı'na; Diyarbakır Hz. Süleyman Camisi'ne, Bitlis Eleman Hanı'na kadar 3 bin 750 eserin onarıldığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yaptıklarıyla birlikte 4 bini bulan tarihi vakıf eserinin onarıldığını vurguladı.

Bakanlar Kurulu'nda dün bazı vakıfları yakından ilgilendiren, çok önemli mağduriyeti giderecek kanun tasarısını görüştüklerine işaret eden Erdoğan, 28 Şubat'ta, herkesim gibi vakıfların da ciddi şekilde mağdur edildiğini belirtti. Erdoğan, bu süreçte 22 vakfa dava açıldığını, 20'sinin sonuçlandığını, 9 vakfın kapatılmasına, 1'inin dağılmasına karar verildiğini, 10 vakıfla ilgili kapatma davasının reddedildiğini anımsattı.

Erdoğan, 28 Şubat süreci sonucunda 9 vakfın kapatıldığını dile getirerek, şimdi bu mağduriyeti gidermek, antidemokratik uygulamaya son vermek amacıyla kapatılan bu vakıfların yeniden kurulmasına imkan sağlayacak tasarıyı, Meclis'e göndereceklerini bildirdi. Erdoğan, bu vakıfların hayatta bulunan kurucularının başvurması halinde, adı ve amacı aynı olmak kaydıyla yeniden açılabileceğini, faaliyetlerine başlayabileceğini vurgulayarak, ''Bu kapatılan vakıfların taşınmazları, Vakıflar Genel Müdürlüğü tasarrufundaydı. Yasa tasarısıyla, bu taşınmazlar mahkeme siciline tescilinden itibaren yeni vakıflara teslim edilecek. Ayrıca taşınmazların, Vakıflar Genel Müdürlüğü tasarrufunda bulunduğu dönem boyunca elde edilen kira ve satış geliri de bu yeni kurulan vakıflara iade edilecek. Özellikle binlerce öğrencinin elinden tutmuş, binlerce gence çatı, umut, aile olmuş vakıflarımıza hakkını teslim edecek bu uygulama hayırlı olsun'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Banyas'taki manzara en az Kerbela'daki kadar acıdır, katiller de en az Yezid kadar alçaktır'' dedi.

Erdoğan, Suriye'de yaşanan olaylara değindi. Suriye'de son derece trajik boyut alan durumun, en son Banyas'taki soykırım girişimiyle tahammül edilemez seviyeye ulaştığını belirten Erdoğan, oradan gelen haber ve görüntülerin, manzaranın gerçekten içler acısı durum arz ettiğini gösterdiğini söyledi. Kayıp sayısının henüz tam olarak bilinmediğini, ancak görgü tanıklarının 250 ile bin kişi arasına masum sivilin katledildiğini ifade ettiğini anlatan Erdoğan, katledilenler arasında abisinin, anne ve babasının yanında kurşuna dizilmiş çocuklar bulunduğunu kaydetti.

''Belki o resimleri gördünüz; katledilenler arasında çocuğunun gözü önünde kafasına kurşun sıkılmış anneler, babalar var. Toplu halde yakılmış insan görüntüleri var'' diyen Erdoğan, Banyas'taki manzaranın, insanlığı utandıracak derecede acı olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları söyledi:

''Her kim alınırsa alınsın. Hangi CHP'li yönetici, hangi ülke alınırsa alınsın şunu açık açık ifade edeceğim; Kalbinde zerre kadar merhamet olan bir insan böyle bir katliam yapamaz. Kalbinde zerre kadar inanç olan bir insan, bu çocuklara öyle kıyamaz. Emin olun 'insanım' diyen biri böyle vahşete ortak olamaz. Hele, altını çizerek ifade ediyorum; Kerbela acısından yüreğinde zerre miskal taşıyan, kalbinde zerre miskal Ehlibeyt sevgisi olan biri böyle bir vahşet sergilemeyemez. Böyle bir vahşetin arkasında duramaz, bunu görmezden gelemez. Banyas'taki manzara en az Kerbela'daki kadar acıdır. Katiller de en az Yezid kadar alçaktır. Hasan'a, Hüseyin'e, sevgili Peygamberimizin o güzel torunlarına ölümü layık görenleri Yezid ilan edenler, burada onların izinden giden, o Müslümanlara, o yavruları şehit edenleri niçin Yezid ilan etmiyorlar. Onlar da birer Yezid'tir. İnanın Baba Esed bunu yapmadı ve bu kadarını asla beceremedi. Şimdi buruda bir şey açıklıyorum; Hama, Humus katliamında İmam Humeyni, 'o katliamı yaptı' diye Baba Esed'i huzuruna kabul etmedi. Aylar sonra, neden sonra kabul etti. Peki şimdi aynı makamı devam ettirenlere de sesleniyorum; acaba daha ne kadar sizler bu katliama göz yumacaksınız- Suriye'nin gayrimeşru rejimine destek veren örgütler, Suriye'nin gayrimeşru rejimine arka çıkan devletler, özellikle BM ve Güvenlik Konseyi, bu vebalin altından kalkamazlar. Bu katliamı, bu insanlık dışı manzarayı mezhep dayanışması, konjonktür adına, uluslararası çıkarlar adına görmezden gelenler, bu ağır vebalden kurtulamazlar. Ağzında emzik olan bebeye kurşun sıkılıyor. Dengeler adına bütün dünya buna sessiz kalıyor. Ben o fotoğrafta, o yavruların üst üste şehit edilmiş haline görünce adeta çılgına döndüm. Ama demek diğerlerinin böyle bir derdi yok. Batsın sizin uluslararası siyasetiniz. Böyle vicdansız siyaset olmaz olsun.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Şam'a yaptığı hava saldırısının da asla kabul edilemeyeceğini, hiçbir gerekçe ve bahanenin bu operasyonu mazur gösteremeyeceğini söyledi.

''Bu saldırılar Esed'in eline, gayrimeşru Suriye rejiminin eline altın tepsi üzerinde sunulan kozlardır, fırsatlardır'' diyen Erdoğan, Esed'in İsrail saldırısını bahane ederek Banyas'taki soykırımın üstünü örtme gayreti içinde olduğunu kaydetti.

Erdoğan, ''Golan tepeleri için bırakın bir damla kanı, bir damla ter dökmeyen Esed'i, İsrail'in bu operasyonları dahi kurtaramaz. Önceki gün de ifade etim; Banyas'taki çocukların arşı inleten feryadı, inşallah Esed'in sonu olacak'' dedi.

Erdoğan, uluslararası toplumun, özellikle İslam dünyasının yanı başında yaşanan soykırım girişimi karşısında uyanmasını, derhal somut çözümler üretmesini beklediklerini, Güvenlik Konseyi, Arap Ligi'nin hemen toplanarak konuyla ilgili uygulayıcı kararlar alması gerektiğini bildirdi. Erdoğan, ''Banyas'taki soykırım girişimini derhal gündemine almalı. Somut tedbirler devreye konulmalı. Esed'in yolcu olduğu artık çok net anlaşılmıştır. Ancak bu caninin giderayak arkasında daha büyük trajediler bırakması önlenmelidir. İşte şu anda biliyorsunuz füzeler de kullanıyor, bir çok bombaları rahatlıkla kullanabiliyor. Banyas'ta katledilen kardeşlerime ben Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Suriyeli kardeşlerimize sabır temenni ediyorum. Unutmayın sabreden zafere ulaşır. Suriye inşallah zafere ulaşacaktır'' diye konuştu.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***