2012-05-24 - 14:03
TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU?
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün Başkanlığı'nda toplandı. Komisyon gündeminde Kadına ve Aile Bireylerine Yönelik şiddetin İncelenmesi amacıyla kurulan alt komisyonca hazırlanan raporun görüşülmesi ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısını görüştü. Görüşmelerden sonra yapılan oylamada alt komisyon raporu kabul edildi. Komisyon ayrıca, ''tali olarak'' görüştüğü Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nı da benimsedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün Başkanlığı'nda toplandı. Komisyon gündeminde Kadına ve Aile Bireylerine Yönelik şiddetin İncelenmesi amacıyla kurulan alt komisyonca hazırlanan raporun görüşülmesi ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısını görüştü. Görüşmelerden sonra yapılan oylamada alt komisyon raporu kabul edildi. Komisyon ayrıca, ''tali olarak'' görüştüğü Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nı da benimsedi.

Komisyon gündemindeki konulara geçilmeden önce CHP Ankara Milletvekili Levent Gök gündem dışı konuşmak amacıyla Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstünden söz istedi ancak Komisyon Başkanı gündeme geçilmesi gerektiğini belirterek söz hakkını vermeyince CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, söz aldı ve ''Bütün Türkiye'nin konuştuğu bir olayı (Uludere) TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda konuşmazsak, meşru zeminde konuşmazsak nerede konuşacağız'' diye sordu. Tanrıkulu, Komisyonun 1 yıl içerisinde sadece 10 kez toplandığını ifade ederek, ''Türkiye'de insan hakları gündemi bu kadar yoğunken komisyonun sadece 10 kez toplanmasını kınıyoruz'' dedi ve Komisyon Başkanı'ndan yeniden gündemi belirlemesi amacıyla oylama yapmasını istedi. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün ise oylama yapılmasına izin vermedi ve Komisyon Başkanı'nın ''kendi gündemini komisyona dayattığını'' iddia eden Tanrıkulu ile Komisyonun CHP'li üyeleri toplantı salonunu terk ettiler.

Komisyon daha sonra gündemindeki konuları görüşmeye başladı.

Alt Komisyon Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Ülker Güzel, raporla ilgili bilgi verdi ve BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün çoğunlukla komisyon toplantılarına katılmamasına rağmen rapora muhalefet şerhi koymasını eleştirdi.

BDP 'li Kürkçü de kendisinin komisyonda partisinin tek üyesi olduğunu belirterek bazı toplantılara katılamamsının doğal olduğunu ifade etti ve raporu pek çok yönden olumlu bulduğunu söyleyerek , ''Ancak bu rapor aile içinde olmayan kadınları kapsamıyor'' dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Uludere ile ilgili bugün ortaya çıkanların, ''komisyondan bazı bilgilerin saklandığını ortaya koyduğunu'' öne sürdü.

Alt Komisyon Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Ülker Güzel, Kadının toplumda tarihi gelişimini incelediklerini ve Birleşmiş Milletler Fonu çerçevesinde az gelişmiş ve gelişmiş ülkelerin kadına verdiği önemi değerlendirdiklerini ifade etti.

Güzel, Kadının bir toplumda arz ettiği önem ve o bireylerin geleceğinde toplumdaki yeri ve önemine vurgu yaptı.

Alt Komisyon Başkanı Ülker Güzel, sözlerinde şunları kaydetti:

"Tarihi gelişim içinde insanlığın ilk dönemlerinden itibaren, kadının toplum içindeki yeri konusunu incelediğimiz zaman; karı-koca arasında daima bir dayanışmanın mevcut olduğunu müşahede ederiz.

O günkü toplumlarda görülen bu dayanışma özellikle, beslenme ve ekonomik ağırlıklı olarak üretimde, sosyal ve siyasi hayatta, milli mücadelede ve devlet temsilinde uygulanmıştır. Ancak ilk dönemlerde görülen bu ekonomik, sosyal ve siyasi işbirliği, tarihi değişim ve gelişim içinde ülkelerin sosyal yapısına örf ve adetlerine bağlı olarak değişmiştir.

Bu değişim, ülkelerin sınırlarının kaybolması ve dünya ülkelerinin siyasi, ekonomik ve sosyal açılardan birbirlerinin tamamlayıcısı durumuna girmeleri sonucu ortaya çıkmış, dolayısı ile ülkelerin bünyeleri içinde toplum dayanışmasını, kadın erkek, karı-kocanın hak ve hukuk yapısını değiştirmiştir.

Bu günün dünyasında bilimin, teknolojinin, sanayinin ulaşım ve haberleşme araçlarının süratle gelişmesi, uluslararası her türlü ilişkilerin artarak sınırların kaldırıldığı, ülke ekonomilerinin birbirlerinin içine girdiği bir düzende, nesillerin küçük yaşlardan itibaren düşünme ve algılama yeteneklerinin gelişmesini tetikleyerek ortaya hak ve hukuk açısından bir dengesizlik çıkarmıştır.

Uluslararası alanda ki bu değişim, farklı ülkelerde farklı uygulamaları getirmiştir. Dünya ülkelerinin kadının hakları ve hukuku konusuna verdikleri önem ülkenin toplum yapısı örf ve adetlerine göre farklılıklar arz etmiştir.

Günümüzde dünya ülkeleri süratle demokratikleşme eğilimi içine girmiş ve kadının toplum içindeki pozisyonunu, dünya ülkelerinin bu değişimine paralel olarak yeniden yapılandırılmaya çalışılmıştır.

Kadının toplum içindeki rolü ve pozisyonunun artırılması demokratikleşmenin bir sorunu mudur? Daha önceki toplumlarda böyle bir sorun yok muydu? Batı ve doğu kültürleri bu konuda aynı tarihi süreci mi yaşamıştır?

Bu soruların cevabını düşündüğümüz zaman konunun- kadın erkek eşitsizliğinin- demokratikleşmenin bir problemi olarak değil küresel tüketici kitlelerin öğütücü bir unsuru olarak "kendisinin kölesi olan insan" modelinden kaynaklandığını düşünmek mümkün müdür? Eğitimin ve demokratikleşmenin bu süreçteki rolü nedir?

Çalışmamızın temel felsefesi ailenin bütünlüğünü, saygınlığını ve devamını sağlamaktır. Bu hedefe erişmenin yolu sadece kanuni düzenlemelerden geçmemelidir. Aile müessesesinin önemini geliştiren bir anlayış çerçevesinde, karı-kocanın (kadın ve erkeğin) eğitimi saygı, sevgi, şefkat ve insan odaklı bir kültürün yerleştirilmesi hedef olmalıdır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki kadın anadır ve nesil yetiştirmektedir. Yetişen nesil ise milleti meydana getirecektir. Bu milletin en küçük birimi olan ailenin yapısı ne kadar güçlü, temelleri ne kadar sağlam olursa milletin geleceği olan nesillerde o kadar iyi yetişecektir.

Son dönemlerde toplumumuzda görülen, kadına karşı şiddet ve hak hukuk konusundaki ayrımcılık uygulamaları bu sosyal problemi "kadının insan hakları " çerçevesi içinde incelenmesini gerektirmiştir.

Nitekim bu haksız ve adaletsiz uygulama, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından bugüne kadar kapsamlı bir çalışmayla ele alınmamıştır. Ancak, özellikle son dönemde Türkiye'nin demokratikleşme ve insan hakları alanında kaydettiği gelişmeler ve örf-adet ve toplum kültürümüz çerçevesinde etkin bir şekilde mücadele edilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır."

BDP Mersin Milletvekili Kürkcü, Uludere olayı ile ilgili, ''Keşke CHP'li arkadaşlar çıkmadan bu görüşme yapılabilseydi, yapılabiliyormuş'' dedi.

Kürkcü, ''İçişleri Bakanı bize aktarmadığı bilgiyi basına söylüyor. Niye o bilgiyi bizden saklıyor da basına açıklıyor- Bir görüntü daha olduğunu, Türklerle Amerikalılar arasında bir müzakere olduğunu bilmeydik'' diye konuştu.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, insan yaşamı konusunda duyarlı olanların başkaca cinayetlere de aynı ilkesellikle karşı çıkması gerektiğini, aksi tekdirde inandırıcılıklarını yitireceklerini söyledi.

Kürkcü'nün ''Hangi cinayet konuşulmuş da karşı çıkmamışım'' sözlerine Metiner, ''Başkasının cinayetlerini savunmak size mi düştü-'' karşılığını verdi. Kürkcü'nün, ''Cevap vermeyin çünkü, siz Hükümeti temsil etmiyorsunuz'' sözleri üzerine, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat da araya girerek, Kürkcü'ye yönelik, ''Sen de PKK'yı temsil ediyorsun o zaman'' dedi.

Kürkcü ile Eronat arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından salondan ayrılan ve sonra yeniden salona gelen Kürkcü, Eronat'dan sözlerini geri almasını istedi.

Eronat, ''Bugüne kadar BDP olarak PKK'nın işlediği hiç bir cinayeti eleştirmedikleri gibi savunur görünmeleri dolayısıyla kendilerini öyle görüyorum. Sözlerimi geri almayı da düşünmüyorum'' diye konuştu.

Kürkcü de ''Sözünüzü size iade ediyorum ve ben de sizi bu cinayetlerle ilgili suçluyorum'' dedi.

Uludere'de bir kasıt bulunduğu kanaatinde olmadığını söyleyen Metiner, ''Komisyondan hiç kimsenin bilgi kaçırmaya hakkı yoktur. Bu komisyona bilgi akışı engelleniyorsa, parlamentoyu feshedelim, komisyon çalışmalarımızı feshedelim, özel yetkili savcılar komisyonları da parlamentoyu da yönetsinler. Ben bunu kabul etmiyorum'' diye konuştu.

Görüşmelerden sonra yapılan oylamada alt komisyon raporu kabul edildi.

Komisyon ayrıca, ''tali olarak'' görüştüğü Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nı da benimsedi. (14:03)