2008-07-22 - 13:00
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM Grubunda yaptığı konuşmada,''şimdi zamanı değil'' diyerek, bazı sorunları halının altına süpüren eski siyaset tarzını asla benimsemediklerini belirterek, ''Türkiye geçmişte ne çektiyse, esas meselelerini halının altına süpürme siyasetinden çekmiştir'' dedi.
AK Parti TBMM Grubu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başkanlığında toplandı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, partisinin
TBMM Grubunda yaptığı konuşmada, bugünün, anlamlı
bir yıldönümüne rastladığını söyledi. Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerinin 1.
yıldönümü olduğunu anımsatarak, milletin, 1 yıl önce seçim sandığına
giderek, AK Parti'ye yeniden güçlü bir yetki verdiğini, ''Durmak yok,
yola devam'' dediğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, milletin, 5 yıldır iktidarda olan bir siyasi partinin
geçmiş icraat ve politikalarını onayladığını gösterdiğini, iktidardan
memnuniyetini ortaya koyduğunu, oylarını artırarak, demokrasi tarihinde
sadece Demokrat Parti'ye nasip olan, daha güçlü bir destekle,
kendilerini taltif ettiğini kaydetti.
Seçim meydanlarında ''marifet iltifata tabidir'' dediklerini dile
getiren Erdoğan, milletin, AK Parti'ye yönelik teveccühüyle, icraat ve
politikalarına iltifatını böylece gösterdiğini belirtti. Erdoğan,
kendilerinin de daha çok çalışarak, ülke ve millete daha çok hizmet
ederek, hiç durmadan yollarına devam ettiklerini vurguladı.
Erdoğan, 22 Temmuz akşamı, AK Parti Genel Merkezi balkonundan yaptığı
konuşmada, milletten aldıkları güçlü desteğin, omuzlara daha ağır
sorumluluk yüklediğini söylediğini, kazananın sadece AK Parti değil,
demokrasi, güven, istikrar, birlik, beraberlik, millet ve memleket
olduğunu dile getirdiğini belirtti.
-''HEP BİRLİKTE KAZANAMAYAN...''-
Sadece kendilerine oy verenlerin değil, oy vermeyenlerin, farklı siyasi
tercihteki vatandaşların da mesajını anladığını ve aldığını dediğini
ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İradelerini, tercihlerini saygıyla karşılıyorum. Tercihleri ne olursa
olsun, bütün vatandaşlarımız bizim için birdir, beraberdir. Herkesin
tercihi bizim için kutsaldır, aynı derece önemlidir, değerlidir.
Hepsinin meselesi bizim meselemiz, derdi bizim derdimizdir. Partimiz,
kurduğumuz gün bu düşünceyle kuruldu. 22 Temmuz seçimlerinden sonra da
aynı noktadayız, aynı anlayışla, düşünceyle yolumuza devam ediyoruz.
Milletimize hiçbir ayrımcılığa gitmeden, bir ve bütün olarak kucaklamak
suretiyle hizmet ettik. Bizim hareket noktamız; milletimiz, birlik ve
beraberliğimiz, hep birlikte kazanmaktır. Bütün tarihi tecrübe
göstermektedir ki, hep birlikte kazanmayı başaramayan milletler, hep
birlikte kaybetmeye mahkumdur. Biz herkes için özgürlük, adalet,
demokrasi, refah diyerek yola çıktık. İnanıyorum ki demokratik, laik,
sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetimizi daha da yükseklere taşıyacak
olan da bu birlik ve beraberlik ruhumuzdur.''
-''HALININ ALTINA SÜPÜRME''-
Erdoğan, AK Parti Hükümetini kurdukları ilk günden itibaren, belli başlı
ülke sorunlarının, birbiriyle doğrudan irtibatlı, çözümün de ülke
sorunlarını birbirinden koparmadan ele almakta olduğunu söylediklerini
bildirdi.
Bir tarafı düzeltirken, diğer tarafı bozmamak, bir alanda ilerlerken
diğer alanlarda geriye gitmemek gerektiğini vurguladıklarını ifade eden
Erdoğan, ''Demokrasiye yatırım yaparsanız, ekonomik istikrar ve güven
kök salar. İçerde, ülkenin siyasi istikrarını sağlarsanız, dışarıda
ülkenin itibarını sağlarsınız dedik. Bu hedefi yakalamak için bütün
politikalarımıza, daima ülkemizin bütün meselelerine eş zamanlı çözüm
üretmenin gereği üzerinde durduk'' diye konuştu.
Erdoğan, bazı meseleleri erteleyen, ''şimdi zamanı değil'' diyerek, bazı
meseleleri halının altına süpüren, eski siyaset tarzını asla
benimsemediklerini belirtti.
-''ZAMAN VE ENERJİ KAYBETTİRDİ''-
''Türkiye geçmişte ne çektiyse, esas meselelerini halının altına süpürme
siyasetinden çekmiştir'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bazı meseleleri çözümsüz kabul ederek, bazılarıyla birlikte yaşamaya
vatandaşı alıştırmak, bazı sorunları, öteki sorunlarla yedeklemek
suretiyle toplumsal karşıtlıklar üzerinden siyaset yaparak, çözümü
güçleştirmek, çözümü adeta imkansız göstermek, Türkiye'ye büyük zaman ve
enerji kaybettirmiştir.
İktidara geldiğimizde, Türkiye'nin çözülemeyecek meselesi olmadığını,
sorunlarımız halının altına süpürülmezse, meselelerimizle yüzleşmekten
kaçınmazsak, Türkiye'nin bütün ağırlıklarından kurtulacağını söyledik.
Türkiye ağırlıklarından kurtulmazsa gelişemez, büyüyemez dedik. Bugün de
aynı şeyi söylüyoruz. Türkiye'nin, çözümsüz hiçbir meselesi yoktur, bunu
böyle bilelim. Yeter ki birbirimize güvenelim, yeter ki aynı cumhuriyet
idealleri, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenelim, yeter ki güven
ve istikrarın sürekliliğini sağlayalım, yeter ki açık ve şeffaf bir
demokrasiye inanalım.''
-''ÖYLE YAPMASAYDIK...''-
Başbakan Erdoğan, toplumsal ihtilaflardan beslenen, birleştirici olmak
yerine, ayrıştırıcı bir dil kullanan, eski kolaycı siyaset yolunu
benimsemediklerini dile getirerek, 70 milyon kişiyle konuşurken, aynı
dili kullandıklarını söyledi. Erdoğan, şöyle dedi:
''Öyle yapmasaydık, bölgesel adaletsizlikle mücadele edemezdik.
Türkiye'nin doğusu ve batısına ayrı dil kullansaydık, Türkiye'yi bir ve
bütün olarak kucaklamasaydık, 22 Temmuzda 80 ilden milletvekili çıkaran
bir parti olamazdık. Öyle yapmasaydık, devlet-millet bütünleşmesine bu
derece katkı sağlayamazdık. Eğer içe kapanmacı, Türkiye'yi dünyanın
gerçeklerinden tecrit eden bir yaklaşımı savunsaydık, Türkiye bugün ne
AB'ye katılım sürecinde olurdu ne de bölgesel sorunların çözümünde bu
kadar tayin edici bir misyon yüklenebilirdi.''
Başbakan Erdoğan, bütün bunların, Türkiye'nin sorunlarının çözümsüz
olmadığına olan inançlarıyla, sorunları eş zamanlı olarak ele
alışlarıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.
-''BUNDAN SONRA SİYASETİMİZ...''-
AK Parti'nin, bugüne kadar ekonomiden uluslararası ilişkilere,
demokratik reformlardan sosyal reformlara kadar bütün alanlarda
yürüttüğü siyasetin, ülke bütünlüğünün muhtaç olduğu siyaset olduğunu
belirten Erdoğan, ''Bundan sonra da siyasetimiz, birlik ve bütünlüğümüzü
esas almaya devam edecektir'' dedi.
Erdoğan, bunların, kısa bir yolculuk, akşam yatıp sabah kalkıldığında
olacak şeyler olmadığını vurgulayarak, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana
85 yıl geçtiğini, 80 yılda nereye, 5 yılda nereye geldiklerini söyledi.
Erdoğan, bunu, bütün alanlarda düşünmeye mecbur olduklarını ifade
ederek, ''Bütün alanlarda düşündüğümüzde, bir şeylerin olup olmadığını
aklıselim zaten kabul edecektir. Bugün çok sayıda meseleyi bir arada
konuşmamız, zaman içinde müzminleşen meseleyle yeniden yüzleşmemiz,
esasen toplumdaki değişim iradesinin olgunlaştığını gösteriyor'' diye
konuştu.
Bazıları farkında olmasa da Türkiye'nin geniş boyutlu değişim yaşadığını
dile getiren Erdoğan, kurdukları demokratik istikrar ortamının,
Türkiye'nin ufkunu büyüttüğünü, demokrasi ve özgürlükler alanında
kaydedilen gelişmelerle, toplumdaki değişim iradesinin, kendini ortaya
koyabilecek uygun bir zemine kavuştuğunu söyledi.
-''GERİ VİTES''-
Başbakan Erdoğan, siyasi, soysal ve ekonomik alanda, adeta her gün
güncellemesini yapabilen bir iradenin olduğunu belirterek,
''Demokraside, hukukta, temel hak ve özgürlüklerde güncelleme. Ekonomi,
uluslararası ilişkilerde kaydedilen bu gelişmeler, güncellemenin
sonucudur'' dedi.
Türkiye'deki yerleşik alışkanlıkları değiştirdiklerini kaydeden Erdoğan,
AK Parti'nin siyaseten öncülük ettiği ''istikrar içinde değişim''in,
toplumsal talep olarak, daha güçlü şekilde kendini duyurduğunu bildirdi.
Erdoğan, asıl memnuniyet verici hususun, milletin, toplumun, siyaseti
tayin etme iradesi olduğunu, bunu yakaladıklarını belirtti.
Erdoğan, bu durumun, vatandaşlık, yurttaşlık şuurunun ifadesi olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
''Hepimiz bu değişime, dönüşüme ayak uydurmak, uzlaşma, güven, birlik ve
beraberlik içinde bu süreci sürdürmek durumundayız. Uzlaşma dediğiniz
zaman, bir düşünce üzerinde yüzde 100 mutabakat anlamına gelmemelidir.
Eğer toplumun büyük çoğunluğu bir düşünce üzerinde uzlaşıyorsa, orada
uzlaşma sağlanmış demektir. Gönül arzu eder ki bu yüzde 100 olsun.
Olamıyorsa, geri vitese takacak halimiz yok. O zaman mutabakat
çoğunlukla varsa, durmak yok yola devam diyeceğiz. Ülkenin buna ihtiyacı
var. Aynı azim ve kararlıkla, ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye,
kalkındırmaya devam edeceğiz.''
***AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının tamamı haberin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünde yer almaktadır.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, partisinin
TBMM Grubunda yaptığı konuşmada, bugünün, anlamlı
bir yıldönümüne rastladığını söyledi. Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerinin 1.
yıldönümü olduğunu anımsatarak, milletin, 1 yıl önce seçim sandığına
giderek, AK Parti'ye yeniden güçlü bir yetki verdiğini, ''Durmak yok,
yola devam'' dediğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, milletin, 5 yıldır iktidarda olan bir siyasi partinin
geçmiş icraat ve politikalarını onayladığını gösterdiğini, iktidardan
memnuniyetini ortaya koyduğunu, oylarını artırarak, demokrasi tarihinde
sadece Demokrat Parti'ye nasip olan, daha güçlü bir destekle,
kendilerini taltif ettiğini kaydetti.
Seçim meydanlarında ''marifet iltifata tabidir'' dediklerini dile
getiren Erdoğan, milletin, AK Parti'ye yönelik teveccühüyle, icraat ve
politikalarına iltifatını böylece gösterdiğini belirtti. Erdoğan,
kendilerinin de daha çok çalışarak, ülke ve millete daha çok hizmet
ederek, hiç durmadan yollarına devam ettiklerini vurguladı.
Erdoğan, 22 Temmuz akşamı, AK Parti Genel Merkezi balkonundan yaptığı
konuşmada, milletten aldıkları güçlü desteğin, omuzlara daha ağır
sorumluluk yüklediğini söylediğini, kazananın sadece AK Parti değil,
demokrasi, güven, istikrar, birlik, beraberlik, millet ve memleket
olduğunu dile getirdiğini belirtti.
-''HEP BİRLİKTE KAZANAMAYAN...''-
Sadece kendilerine oy verenlerin değil, oy vermeyenlerin, farklı siyasi
tercihteki vatandaşların da mesajını anladığını ve aldığını dediğini
ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İradelerini, tercihlerini saygıyla karşılıyorum. Tercihleri ne olursa
olsun, bütün vatandaşlarımız bizim için birdir, beraberdir. Herkesin
tercihi bizim için kutsaldır, aynı derece önemlidir, değerlidir.
Hepsinin meselesi bizim meselemiz, derdi bizim derdimizdir. Partimiz,
kurduğumuz gün bu düşünceyle kuruldu. 22 Temmuz seçimlerinden sonra da
aynı noktadayız, aynı anlayışla, düşünceyle yolumuza devam ediyoruz.
Milletimize hiçbir ayrımcılığa gitmeden, bir ve bütün olarak kucaklamak
suretiyle hizmet ettik. Bizim hareket noktamız; milletimiz, birlik ve
beraberliğimiz, hep birlikte kazanmaktır. Bütün tarihi tecrübe
göstermektedir ki, hep birlikte kazanmayı başaramayan milletler, hep
birlikte kaybetmeye mahkumdur. Biz herkes için özgürlük, adalet,
demokrasi, refah diyerek yola çıktık. İnanıyorum ki demokratik, laik,
sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetimizi daha da yükseklere taşıyacak
olan da bu birlik ve beraberlik ruhumuzdur.''
-''HALININ ALTINA SÜPÜRME''-
Erdoğan, AK Parti Hükümetini kurdukları ilk günden itibaren, belli başlı
ülke sorunlarının, birbiriyle doğrudan irtibatlı, çözümün de ülke
sorunlarını birbirinden koparmadan ele almakta olduğunu söylediklerini
bildirdi.
Bir tarafı düzeltirken, diğer tarafı bozmamak, bir alanda ilerlerken
diğer alanlarda geriye gitmemek gerektiğini vurguladıklarını ifade eden
Erdoğan, ''Demokrasiye yatırım yaparsanız, ekonomik istikrar ve güven
kök salar. İçerde, ülkenin siyasi istikrarını sağlarsanız, dışarıda
ülkenin itibarını sağlarsınız dedik. Bu hedefi yakalamak için bütün
politikalarımıza, daima ülkemizin bütün meselelerine eş zamanlı çözüm
üretmenin gereği üzerinde durduk'' diye konuştu.
Erdoğan, bazı meseleleri erteleyen, ''şimdi zamanı değil'' diyerek, bazı
meseleleri halının altına süpüren, eski siyaset tarzını asla
benimsemediklerini belirtti.
-''ZAMAN VE ENERJİ KAYBETTİRDİ''-
''Türkiye geçmişte ne çektiyse, esas meselelerini halının altına süpürme
siyasetinden çekmiştir'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bazı meseleleri çözümsüz kabul ederek, bazılarıyla birlikte yaşamaya
vatandaşı alıştırmak, bazı sorunları, öteki sorunlarla yedeklemek
suretiyle toplumsal karşıtlıklar üzerinden siyaset yaparak, çözümü
güçleştirmek, çözümü adeta imkansız göstermek, Türkiye'ye büyük zaman ve
enerji kaybettirmiştir.
İktidara geldiğimizde, Türkiye'nin çözülemeyecek meselesi olmadığını,
sorunlarımız halının altına süpürülmezse, meselelerimizle yüzleşmekten
kaçınmazsak, Türkiye'nin bütün ağırlıklarından kurtulacağını söyledik.
Türkiye ağırlıklarından kurtulmazsa gelişemez, büyüyemez dedik. Bugün de
aynı şeyi söylüyoruz. Türkiye'nin, çözümsüz hiçbir meselesi yoktur, bunu
böyle bilelim. Yeter ki birbirimize güvenelim, yeter ki aynı cumhuriyet
idealleri, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenelim, yeter ki güven
ve istikrarın sürekliliğini sağlayalım, yeter ki açık ve şeffaf bir
demokrasiye inanalım.''
-''ÖYLE YAPMASAYDIK...''-
Başbakan Erdoğan, toplumsal ihtilaflardan beslenen, birleştirici olmak
yerine, ayrıştırıcı bir dil kullanan, eski kolaycı siyaset yolunu
benimsemediklerini dile getirerek, 70 milyon kişiyle konuşurken, aynı
dili kullandıklarını söyledi. Erdoğan, şöyle dedi:
''Öyle yapmasaydık, bölgesel adaletsizlikle mücadele edemezdik.
Türkiye'nin doğusu ve batısına ayrı dil kullansaydık, Türkiye'yi bir ve
bütün olarak kucaklamasaydık, 22 Temmuzda 80 ilden milletvekili çıkaran
bir parti olamazdık. Öyle yapmasaydık, devlet-millet bütünleşmesine bu
derece katkı sağlayamazdık. Eğer içe kapanmacı, Türkiye'yi dünyanın
gerçeklerinden tecrit eden bir yaklaşımı savunsaydık, Türkiye bugün ne
AB'ye katılım sürecinde olurdu ne de bölgesel sorunların çözümünde bu
kadar tayin edici bir misyon yüklenebilirdi.''
Başbakan Erdoğan, bütün bunların, Türkiye'nin sorunlarının çözümsüz
olmadığına olan inançlarıyla, sorunları eş zamanlı olarak ele
alışlarıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.
-''BUNDAN SONRA SİYASETİMİZ...''-
AK Parti'nin, bugüne kadar ekonomiden uluslararası ilişkilere,
demokratik reformlardan sosyal reformlara kadar bütün alanlarda
yürüttüğü siyasetin, ülke bütünlüğünün muhtaç olduğu siyaset olduğunu
belirten Erdoğan, ''Bundan sonra da siyasetimiz, birlik ve bütünlüğümüzü
esas almaya devam edecektir'' dedi.
Erdoğan, bunların, kısa bir yolculuk, akşam yatıp sabah kalkıldığında
olacak şeyler olmadığını vurgulayarak, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana
85 yıl geçtiğini, 80 yılda nereye, 5 yılda nereye geldiklerini söyledi.
Erdoğan, bunu, bütün alanlarda düşünmeye mecbur olduklarını ifade
ederek, ''Bütün alanlarda düşündüğümüzde, bir şeylerin olup olmadığını
aklıselim zaten kabul edecektir. Bugün çok sayıda meseleyi bir arada
konuşmamız, zaman içinde müzminleşen meseleyle yeniden yüzleşmemiz,
esasen toplumdaki değişim iradesinin olgunlaştığını gösteriyor'' diye
konuştu.
Bazıları farkında olmasa da Türkiye'nin geniş boyutlu değişim yaşadığını
dile getiren Erdoğan, kurdukları demokratik istikrar ortamının,
Türkiye'nin ufkunu büyüttüğünü, demokrasi ve özgürlükler alanında
kaydedilen gelişmelerle, toplumdaki değişim iradesinin, kendini ortaya
koyabilecek uygun bir zemine kavuştuğunu söyledi.
-''GERİ VİTES''-
Başbakan Erdoğan, siyasi, soysal ve ekonomik alanda, adeta her gün
güncellemesini yapabilen bir iradenin olduğunu belirterek,
''Demokraside, hukukta, temel hak ve özgürlüklerde güncelleme. Ekonomi,
uluslararası ilişkilerde kaydedilen bu gelişmeler, güncellemenin
sonucudur'' dedi.
Türkiye'deki yerleşik alışkanlıkları değiştirdiklerini kaydeden Erdoğan,
AK Parti'nin siyaseten öncülük ettiği ''istikrar içinde değişim''in,
toplumsal talep olarak, daha güçlü şekilde kendini duyurduğunu bildirdi.
Erdoğan, asıl memnuniyet verici hususun, milletin, toplumun, siyaseti
tayin etme iradesi olduğunu, bunu yakaladıklarını belirtti.
Erdoğan, bu durumun, vatandaşlık, yurttaşlık şuurunun ifadesi olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
''Hepimiz bu değişime, dönüşüme ayak uydurmak, uzlaşma, güven, birlik ve
beraberlik içinde bu süreci sürdürmek durumundayız. Uzlaşma dediğiniz
zaman, bir düşünce üzerinde yüzde 100 mutabakat anlamına gelmemelidir.
Eğer toplumun büyük çoğunluğu bir düşünce üzerinde uzlaşıyorsa, orada
uzlaşma sağlanmış demektir. Gönül arzu eder ki bu yüzde 100 olsun.
Olamıyorsa, geri vitese takacak halimiz yok. O zaman mutabakat
çoğunlukla varsa, durmak yok yola devam diyeceğiz. Ülkenin buna ihtiyacı
var. Aynı azim ve kararlıkla, ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye,
kalkındırmaya devam edeceğiz.''
***AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının tamamı haberin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünde yer almaktadır.
